Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/425 E. 2026/1324 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/425
- Karar No
- 2026/1324
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/425 KARAR NO : 2026/1324
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/12/2023 NUMARASI : 2023/727 Esas - 2023/956 Karar DAVANIN KONUSU : İstirdat KARAR TARİHİ : 14/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :14/09/2026
Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/12/2023 tarih 2023/727 Esas 2023/956 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, davalı tarafından davacı hakkında İzmir 27.İcra Dairesi'nin 2023/3144 E sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, usulsüz tebligat nedeniyle takibin kesinleştiğini ve davacının mal varlıklarına haciz konulduğunu ancak dava konusu takip dayanağı olarak davacının kiralama şirketine ait olan ..... plakalı aracının karışmış olduğu trafik kazası sonrası olay yerini terk nedeniyle meydana gelen zararın rent a car kaskosundan ödenmesi sonucu davacıya rücu olduğunun gösterildiğini, ilgili aracın .... şirketine ait olan bir araç olup, kiralama sözleşmesi ile 24.05.2021 tarihinde .... adlı kişiye kiraya verildiğini ve söz konusu kazanın da bu kişi tarafından gerçekleştirildiğini dolayısıyla sigorta şirketinin rücu edeceği kişinin aracı kiralayarak kazaya karışan kiralama sözleşmesinin tarafı olan .... olduğunu belirterek davacıdan haksız ve usulsüz bir şekilde İzmir 27.İcra Müdürlüğü'nün 2023/3144 E sayılı dosyasında tahsil edilen ödemenin iadesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili, istirdat davasının şartları oluşmadığını, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile davalı sigorta şirketine sigortalı .... plakalı aracın 31/05/2021 tarihinde sürücüsü tespit edilemeyen sigortalı .... plakalı araç sürücüsünün park halinde olan .... plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terkettiği ve KTK m.6/1-a gereğince kusurlu olduğu, kazadan sonra ... plakalı araç maliki .... tarafından açılan davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/686 E, 2023/44 K sayılı dosyasında alınan kusur raporunda; davalı .... A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesiyle sigortalı ... plakalı firar eden sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu kabul edildiğini, mahkemece yapılan yargılama neticesinde ise davanın kısmen kabulü ile, 25.370,00-TL hasar bedeli ile 295,00-TL araç çekici ücretinin davalıdan tahsiline karar verildiğini, verilen karar neticesinde davacı tarafından İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2023/1609 E sayılı dosyası ile başlatın takip nedeniyle icra dosyasına 23.02.2023 tarihinde 45.501,47 TL'nin ödendiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sigorta şirketi tarafından, .... plakalı araçta meydana gelen hasar neticesinde İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/686 E, 2023/44 K sayılı dosyasında hükmedilen bedelin İzmir 9. İcra Müdürlüğü 2023/1609 E sayılı dosyasından dava dışı ... plakalı araç malikine ödenen bedelin, sigortalı .... plakalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğinden bahisle davacıdan rücuen tahsilinin talep etmekte ise de, olay yerini terkin sadece bedeni hasara neden olan trafik kazalarında rücu sebebi olarak öngörüldüğü, maddi hasarlı trafik kazalarında olay yerini terkin, gerçekleşen rizikonun teminat dışı olmasını gerektirmeyip davalının trafik poliçesi ile üstlendiği sorumluluğunu ortadan kaldırıcı bir etkisi bulunmadığı kanaatiyle davanın kabulüne ve 62.333,10-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karara karşı Davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, Mahkemenin rücu sebebinin yalnız bedeni hasara neden olan trafik kazalarına ilişkin olduğu yönündeki kabulünün hatalı olduğunu, olay yeri terk nedenine dayalı rücu sebebinin maddi hasarlı trafik kazalarında da uygulanmasına engel bulunmadığını, kaza sonrası ekiplerce düzenlenen kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu ve olay yerini terkettiğinin blirtildiğini, davacıya ait araç sürücüsünün, hiçbir aciliyeti ve sağlığı ya da güvenliği tehdit eden bir durum oluşmadan, mazereti olmaksızın olay yerini terkettiğini, kazada hasarlanan ... plakalı araç maliki ....’ya ödenen bedelin, ZMMS sigortası genel şartlarına göre olay yerini terk sebebiyle ZMMS sigortalısı olan davacıya rücu edilmesi amacıyla haklı olarak icra takibi başlatıldığını, ZMMS Genel Şartlarının B.4.f bendi metninden anlaşılması gereken, maddi yada bedeni hasara neden olan tüm trafik kazalarında madde içeriğinde belirtilen ilgili belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması halinin rücu sebebi olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtiştir. GEREKÇE: Dava, Trafik Sigortası Genel Şartları'nın B.4-f maddesi gereğince olay yerini terk sebebine dayanılarak davacı aleyhine başlatılan icra takibi sonucunda davacıdan tahsil edilen bedelin; rücu şartları gerçekleşmediği gerekçesiyle istirdadı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Somut olayda, davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesiyle sigortalanan davacının rent a car firmasına ait .... plakalı aracın karıştığı kaza nedeniyle, davalı sigorta şirketince dava dışı 3.kişiye yapılan ödemenin Trafik Sigortası Genel Şartları'nın B.4-f maddesi gereğince olay yerini terk nedeniyle davacı sigortalısından rücuen tahsili hususunda başlatılan takip dosyasından yapılan haksız tahsilatın iadesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Sigortacı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasının 95/2. maddesi ve zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının B-4.maddesi gereğince, tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri, üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden, zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir. 01.06.2015 tarihinden önceki sigorta genel şartlarından olay yerini terk, kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması rücu şartı olarak öngörülmemişken, ilgili maddenin (f) bendinde, belirli durumların haricinde olay yerinin terk edilmiş olması, kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması da, rücu şartı olarak düzenlemiştir. Genel Şartlar B.4-f bendi kapsamında sigortanın, sigortalısına rücu edebilmesi için ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmemesi yeterli olup, sigortacının, sigortalısına rücu için sürücünün alkollü olduğunu yahut kasti eyleminin varlığını kanıtlaması istenemez. Sigorta genel şartları B.4-f bendi kapsamında sigortalının, kaza ister maddi zarara ister bedensel zarara neden olsun sürücünün olay yerine terk etmiş olması halinde, üçüncü kişilere yapmış olduğu ödeme nedeniyle sigortalısına rücu edebileceği düzenlenmiş, ilgili madde de, istisnai durumlar "hariç" denilerek, gösterilmiştir. Buna göre sigortalı ancak bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, bedeni hasara neden olsun veya olmasın can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerde ilgili maddeden kaynaklanan sorumluluklardan kurtulur. Yaralamalı kaza olmasa dahi olay yerinin terk edilmesi halinde sigorta şirketinin yukarıda belirtilen istisnalar haricinde sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiştir. Bu kapsamda, somut olayda, ispat yükü davacı sigortalıda olup, davacı tarafça araç sürücüsün olay yerini haklı sebeplerle terk ettiği ispatlanmak zorundadır. Nitekim, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair 13.02.2025 tarihli 2024/11202 E. 2025/2473 K. sayılı ilamı ile 01.06.2015 tarihinden sonra düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçeleri bakımından uygulanmakta olan Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS Genel Şartlarının B.4-f maddesi metni çok iyi kaleme alınmamış olmakla birlikte, madde metninden anlaşılması gerekenin maddi ya da bedeni hasara neden olan tüm trafik kazalarında olay yerini terk ile kazanın oluş koşullarına ilişkin gerekli belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması hallerinde sigortacının üçüncü kişilere yaptığı ödeme nedeniyle sigortalısına rücu edebilecek olduğu, istisnai durumlar ise "hariç" denilerek gösterildiği, buna göre bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, can güvenliği nedeniyle uzaklaşması gibi zorunlu hallerde sigortalı bu maddeden kaynaklanan rücu sebebinden kurtulacağı, olay yerini terkin zorunlu olduğu haller ve kazanın oluş koşullarına ilişkin gerekli belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması halleri sınırlı sayıda olmayıp örnek olarak sayıldığı, ancak istisnai haller madde metninin başına yazıldığı için sanki olay yerini terk etme hali sadece bedeni hasara neden olan kazalarda uygulanacakmış, maddi hasarlı kazalarda uygulama alanı yokmuş gibi bir anlama yol açtığı, oysaki bedensel hasarlı kaza olmasa dahi olay yerinin terk edilmesi halinde sigorta şirketinin belirtilen istisnalar haricinde sigortalısına rücu edebileceğinin kabul edildiği, olay yerini terk ile içe rücu sebebi gerçekleşmiş olup olay yerini Genel Şartların B.4-f maddesinde sayılan haller ile benzer zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiği, dolayısıyla rücu sebebinin oluşmadığını ispat yükünün ise sigortalı üzerinde olduğu, belirtilmiş olup, dairemizcede; anılan kararda belirtilen ilke ve esaslar çerçevesinde önceki uygulamadan vazgeçilerek, maddi hasarlı trafik kazaları nedeniyle koşulları gerekleşmiş ise olay yeri terk olgusunun rücu nedeni olabileceği kabul edilmiştir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında somut olay incelendiğinde, mahkemece kaza sonrası davacı araç sürücüsüne yönelik kaza mahallinden ayrılmasını gerektirir haklı bir nedenin bulunduğu ve dolayısıyla hasarın teminat kapsamında kaldığı hususunda ispat yükünün davacı sigortalıda olduğu kabul edilerek, bu hususta davacı delileri toplanıp değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığa konu kazanın bedeni zarara neden olmayan maddi hasarlı bir trafik kazası olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığı değerlendirilerek, yerinde görülen davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/12/2023 tarih 2023/727 Esas 2023/956 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine, 5-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.14/09/2026