Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/405 E. 2025/164 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/405
Karar No
2025/164
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/1110 KARAR NO: 2025/1301 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/02/2025 ESAS NO: 2024/405 KARAR NO : 2025/164 DAVANIN KONUSU: Kooperatif Üyeliğinin Tespiti İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/06/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 23/06/2025 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/02/2025 tarih ve 2024/405 Esas - 2025/164 sayılı kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilinin, 01/02/2014 tarihinden itibaren davalı kooperatifte üç adet 300 m2'lik ayrı ayrı beşer katlı işyeri üyeliğine istinaden hem peşinat ödemesini hem de kooperatif üyelik aidatlarını kooperatifin banka hesabına düzenli olarak yıllardır ödediğini, ancak davalı kooperatifin , yıllarca müvekkilinden hem tahsil ettiği peşinat bedelini hem de 2014 yılından itibaren müvekkilinin düzenli olarak her ay ödediği ve ödemekte olduğu aidatları resmi banka hesapları aracılığıyla tahsil ettiği ve bu paraları da kullandığını, ayrıca yine davalı kooperatifin müvekkiline ait olan cep telefonuna da düzenli olarak sms göndermek suretiyle ödenecek bedelleri bildirdiğini ve müvekkili tarafından da bildirilen ödemelerin de yapıldığını, ancak 2014 yılından itibaren müvekkilinin kooperatif ortağı olmasına rağmen kooperatif tarafından müvekkiline ödemelerle ilgili düzenli olarak bildirim ve sms gelmesine rağmen , müvekkilinin kooperatif resmi kayıtlarında üye olarak görünmediğini, davalı kooperatif tarafından müvekkilinin üye olarak gösterilmediği gibi hazirun cetvellerinde de kaydı bulunmadığı gibi kooperatif genel kurul toplantılarına ilişkin olarak da usule uygun olarak müvekkiline tebligat gönderilmediğini ve böylece müvekkilinin düzenli olarak aidatlarını ödeyen üye olarak genel kurul toplantılarında oy kullanma ve alınan kararlara itiraz edebilme hakları da ihlal edildiğini ancak bunun yanında müvekkilinin yıllardır ödediği paraların kullanıldığını, müvekkilinin tüm ödemelerini davalı kooperatife ait Türkiye Finans Bankası ...Şubesindeki ... hesaba yatırdığını, müvekkilinin 2014 yılından itibaren üye olarak ve kooperatiflerdeki açık kapı ilkesi gereğince tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve davalı kooperatifin de yıllarca müvekkiline sms ve telefon aracılığıyla bildirimlerle bulunmakla üyeliğini kabul etmiş olmasına ve tüm ödemelerini de sermaye olarak kullanmasına rağmen resmi kayıtlarda üye kaydını oluşturmadığını, bu sebeplerle müvekkilinin mağduriyetinin önlenmesi bakımından , hem peşinat bedeli hem de yıllardır düzenli olarak aidat ödediğini ve ödemekte olan müvekkilinin davalı kooperatife üyeliğinin (ortaklığının )tespiti istemiyle iş bu davayı açtıklarını" davanın kabulünü, müvekkilinin davalı kooperatif ortağı (üyesi) olduğunun tespitini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacı tarafından ifade edilen düzenli olarak ödemelerin yapıldığı beyanlarının gerçeklikten uzak olduğunu, davacı tarafın ödemeleri üye aidat tablosunda uygun olarak yapılmadığını, bu kapsamda davacı tarafından üyeliğe yönelik aidat ödemesi yapılmadığını, bu durum kooperatif tarafından tespit edildikten sonra gerekli işlemlerin başlatıldığını ve bu hususun genel kurul gündemine taşındığını, davalı tarafından yapılan ödemeler gerek kooperatif ile TOKİ arasından yapılan arsa satış sözleşmesi gereğince yapılan artışlar gerekse de yasal mevzuat, genel kurul kararları ve ana sözleşme hükümleri çerçevesinde belirlenen aidatlar, işletilecek faiz ve diğer hususlar çerçevesinde ilgilinin tüm fer’ileri ile birlikte mali yükümlülükleri tam ve olması gerektiği gibi yerine getirmediğini, davacının yaptığı ödemeler neticesinde "üç adet 300 m2' lik " üyeliğinin olduğu iddiasının da kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili kooperatifin, TOKİ tarafından yapılan ihale neticesinde kooperatif faaliyet konusu taşınmazı ihale neticesinde satın aldığını, toki ile yapılan sözleşme gereğince yapılacak ödemelere her 6 ayda bir TEFE-TÜFE oranında artış yapıldığını, bu artış da üyelerin aidatlarına yansıtıldığını, davacının müvekkili kooperatifte herhangi bir üyeliği bulunmadığını, iş bu nedenle de davacı adına kooperatif kayıtlarında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, davanın reddini, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; "....Somut olayda, mahkememizce ticari defter, tarafların sunduğu kayıtlar ve kooperatif kayıtları incelemesi sonucunda Davalı kooperatifçe 18.07.2024 tarihli yazı ekinde davacının davalı kooperatife yaptığı ödemeye ilişkin liste sunulmuştur. Söz konusu ödeme listesi incelendiğinde davacı için ... üye numarası verildiği ve üye grubu olarak 300’lük olduğu belirtildiği görülmektedir. Davacının yaptığı ödemelere ilişkin tabloda davacının 2014-2015-29016-2017-2018-2019-2020-2021 ve 2022 yıllarında toplam 2.531.934,78 TL ödeme yaptığı ve tek hesap açıldığı bu hesabın 300 m2 büyüklüğündeki işyeri üyeliği için olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda davalı kooperatifin mizan tablosu incelendiğinde üyeler için ayrı hesap açılmadığı, tüm üye ödemelerinin ...kodlu üye aidatları hesabında takip edildiği görülmektedir. Bahse konu raporumuz ekindeki mizan tablosunda davacının yapmış olduğu ödemelerin kaydedildiği özel bir hesap da olmadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla davacı ödemelerinin tamamının üye aidatları hesabı içine kaydedildiği anlaşılmaktadır. Yine kooperatifçe davacıya üye olduğu kabulü ile mesajlar gönderdiği tespit olunmuştur. Kooperatifler hukukunda “açık kapı” ilkesi mevcuttur. Bu kapsamda kooperatife üyelik için başvuru dilekçesi giriş iradesini yansıtan bir belge olmamasına karşılık davacının 2014 yılından beri kooperatife düzenli aidat yatırdığı, 9 yıl yatırılan paralara kooperatifin ses çıkarmadığı, kooperatif tarafından ''sayın üyemiz'' ifadeleri ile başlayan mesajlar attığı, kooperatif ana sözleşmesinin 6. Maddesine göre kooperatifin amacının üyelerinin iş yeri ihtiyacının karşılanması amacıyla kurulduğu, davacının Gelir İdaresi Balkanlığı'ndan Uyap üzerinden sorgulamada 2008 yılından beri aktif olarak kiralama işi üzerine faaliyet gösterdiği yine sözleşmenin 10. Maddesinde kooperatife ortak olmak için Türk vatandaşı olmak ve medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olmak şartı bulunduğu, açık kapı ilkesi geçerli olduğu, üye sıfatıyla mesajlar ve ödemeler dikkate alındığında davacının 1 adet kooperatif üyeliğinin mevcut olduğunun zımmen kabul edilmiş olduğu kanaatine varıldığından davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacının sair 2 üyeliğinin de bulunduğuna ilişkin talebi buna ilişkin bir delil sunulmamıştır. 3 adet üyelikle uyumlu ödemeler bulunmadığı tespit olunmuştur. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. (TMK m. 6) İleri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. (HMK m.190) Davacı 1 adet üyeliğinin bulunduğunu ispat etmiş olup diğer 2 üyeliğini ispat edemediğinden sair talepleri reddedilmiş...." gerekçesiyle Davacının davasının kısmen kabulü ile davacının davalı kooperatif bünyesinde 1 adet üyeliğinin bulunduğunun tespitine, davacının sair taleplerinin reddine, davacının tedbir talebi hakkında işbu davamızın kooperatif üyeliğinin tespitine ilişkin olması sebebiyle tedbir talebinin reddine, karar verilmiştir. İşbu kararı davacı vekili ve davalı vekili süresinde istinaf etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dosyada mevcut tartışmasız ve ezici delillerle (özellikle tarafınca 8 yıl boyunca yapılan fahiş ödeme miktarı, emsal tek üye ödemesinin yaklaşık 3 katı olması, davalı kooperatifin bu ödemeleri 8 yıl boyunca kesintisiz ve itirazsız kabul etmesi, tarafına defalarca "Sayın üyemiz" hitabıyla SMS göndererek üye muamelesi yapması, hatta davalının kendi sunduğu belgelerde dahi tarafıma üye numarası (...) tahsis ettiğini ikrar etmesi) desteklenen haklı istinaf nedenleri; Davalı kooperatifin, kendi önceki eylemleriyle ve sunduğu delillerle açıkça çelişen, dürüstlük kuralına (TMK m. 2) aykırı, kötü niyetli ve hukuki dayanaktan yoksun savunmaları; davalı kooperatifin, kendi ağır kusuruyla (KK m. 26, TTK m. 64) yasal kayıt tutma yükümlülüğünü ihlal etmesinin sonuçlarının, yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olarak üye aleyhine yorumlanamayacağı gerçeği; Davalı kooperatifin dayandığı 02.04.2023 tarihli Genel Kurul kararının, hem usul (davet ve savunma hakkı yokluğu) hem de esas yönünden (kazanılmış hak ihlali, maddi hata, kararın uygulanmaması, kötü niyet) hukuken geçersiz ve yok hükmünde olması; İlk derece mahkemesi kararının, zımni öyeliğin varlığını isabetle tespit etmesine rağmen, bu tespitin mantıksal ve hukuki sonucu olan tam üç (3) adet üyeliği, Anayasa m. 10 (Eşitlik İlkesi) ve Anayasa m. 35 (Mülkiyet Hakkı) ilkelerini de ihlal ederek ve HMK m. 297 anlamında hiçbir somut, denetlenebilir ve hukuki gerekçe sunmaksızın keyfi olarak BİR (1) adede indirmesi ve ayrıca tanık dinletme talebinin hatalı gerekçeyle reddetmesi nedeniyle bariz hukuka aykırılığı ve vahim usuli/esas hataları karşısında; tam üç (3) adet zımni üyeligimin tespiti, yalnızca bireysel hak ve menfaatlerinin korunması açısından değil, aynı zamanda kooperatifler hukukunun temel ilkelerinin (dürüstlük kuralı, kayıt tutma yükümlülüğü, eşitlik), hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik ilkesinin korunması ve özellikle aynı davalı kooperatif hakkında verilmiş emsal Yargıtay kararının (Ek-13) ışığında, kooperatiflerin kendi ağır kusurlarından yararlanmalarının önlenmesi bakımından da hukuki bir zorunluluk olduğunu belirterek; hukuka açıkça aykırı ve gerekçesiz olan ilk derece mahkemesi kararının reddedilen iki (2) adet zımni üyeliği yönünden kaldırılarak, davanın tümden kabulü ile; davacı ...'nun davalı ... Yapı Kooperatifi nezdinde, her biri 300 m2 taban alanlı, 5 katlı ve toplam 1500 m2 inşaat alanına sahip tam üç (3) adet iş yerine ilişkin zımni (örtülü) üyeliğimin mevcut olduğunun tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin HMK m. 323, 333 vd. gereğince tamamen davalı kooperatif üzerine yükletilmesine, istinaf incelemesinin HMK m. 356 uyarınca duruşmalı olarak yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacının üyelik için kooperatife yazılı yahut şifahi hiçbir başvurusu yahut müracaatı bulunmadığını, davacının kooperatifin kuruluşundan bu güne değin kooperatif ile hiçbir üyelik ilişkisinin kesinlikle bulunmadığını, üyelik için davacının hiçbir şekilde resmi veya gayri resmi başvurusu bulunmadığını, davacı tarafın kendince fiili durum oluşturarak haksız ve yersiz hak iddia etmeye çalıştığını, bu durumun kabulünün ise mümkün olmadığını, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda da davacı ile ilgili olarak ne Yönetim Kurulu kararı ne de Genel Kurul kararı olmadığı yine davacının resmi bir başvurusunun olmadığı gibi resmen kooperatifçe bir üyeliğe kabulünde yapılmadığının açık ve net bir şekilde tespit edildiğini, somut uyuşmazlıkta davacının yazılı herhangi bir başvurusu bulunmadığı gibi Yönetim kurulunun da üyeliğin kabul edildiğine dair herhangi bir kararının söz konusu olmadığını, davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, haksız ve yersiz taleplerde bulunduğunu, davacının düzenli olarak ödemelerini yaptığı üç adet üyeliğinin bulunduğu beyanının dosya kapsamında doğru olmadığının ortaya çıktığını, davacı tarafın haksız ve yersiz talepler ileri sürdüğünü, yine bizzat davacı tarafından 2022 yılından itibaren ödemeleri durdurduğunu ve hiçbir ödeme yapmadığının açıkça ikrar edildiğini, Kooperatif tarafından davacının ödemelerinin üye aidat tablosuna uygun olarak yapılmadığını, yine bu kapsamda davacının üyeliğe yönelik aidat ödemesi yapılmadığı ve bu durumun kooperatif tarafından tespit edilmesi üzerine gerekli işlemlerin başlatıldığı ve bu hususun Kooperatif Genel Kurulunun (Kooperatifin 02/04/2023 tarihli Olağan Genel Kurulun 9.maddesi) gündemine taşındığı cevaben bildirildiğini, davacı tarafın yapmış olduğu bir kısım ödemelerin üye aidat tablosuna uygun olarak yapılmaması nedeniyle üyeliğe yönelik aidat ödemesi olarak kabul edilmemesi gerektiğini, davacının üyelik için yazılı bir başvurusunun bulunmamasının, kooperatifçe davacının kooperatif üyeliğini kabulüne ilişkin bir kararın olmaması, davacının ana sözleşmede belirtilen ve yasada öngörülen koşulları yerine getirilmemesi, üyelik aidat tablosuna uygun herhangi bir ödemesinin bulunmaması ve bu husustaki Genel Kurul kararının varlığı, "dürüstlük kuralı" ve "hakkın kötüye kullanılması yasağı" karşısında davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, istinaf dilekçesinde açıkladığı nedenler ve Başkanlıkça re’sen gözetilecek nedenlerle Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/405 E. 2025/164 K. sayılı davanın kısmen kabul kararının kaldırılarak davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkindir. Davacı davalı kooperatifte üç adet üyeliği bulunduğunu iddia etmiş olup davalı ise davanın tümden reddini dilemiştir. İlk derece mahkemesince davacının bir üyeliği bulunduğunun tespitine dair kısmen kabul karar verilmiş, davacı ve davalının süresi içinde istinaf talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı ve davalı yanın bilirkişi heyet raporuna itiraz ettikleri ve fakat HMK 281. Md uyarınca itirazlar yönünden ek rapor alınmadığı anlaşılmakla tarafların bilirkişi raporuna itirazlarını karşılar nitelikte HMK 281. Md uyarınca bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme ile davanın kısmen kabulü yerinde görülmemiştir. Yukarıda belirtilen gerekçelerle sonuç olarak HMK'nın 355. Maddesi uyarınca istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda istinaf eden davacı ile davalı vekilinin istinaf sebepleri yukarıda belirtilen yönlerden yerinde görüldüğünden HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince istinafa konu edilen yerel mahkeme kararın kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı KABULÜ ile; 2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 20/02/2025 tarih ve 2024/405 Esas - 2025/164 sayılı nihai kararın KALDIRILMASINA, 3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı ile davalı tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talepleri halinde davacı ile davalıya iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Davacı ile davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf yoluna başvurma harçlarının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 7-HMK'nın 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 18/06/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/405, K. 2025/164, T. 02.04.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-405-e-2025-164-k-b05ef00a8968