Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/3053 E. 2026/2590 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/3053
Karar No
2026/2590
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/3053 - 2026/2590 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/3053 KARAR NO : 2026/2590

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2021/533 Esas, 2024/672 Karar TARİHİ : 19/09/2024

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- VEKİLİ : Av. DAVA İHBAR OLUNAN : VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 20/10/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/10/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/09/2024 tarih 2021/533 Esas, 2024/672 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.06.2021 tarihinde davalı ... nun sürücüsü ve maliki olduğu ve Türkiye Sigorta Aş tarafından 02.01.2021-02.01.2022 başlangıç/bitiş tarihli sigorta poliçesiyle sigortalanan ... plakalı aracıyla, davacının kullandığı ... plaka sayılı motorsiklete çarptığını, trafik kazası sonucunda davacı ...’nın yaralanmasına neden olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacının bir kusurunun bulunmadığını, meydana gelen kaza nedeniyle davacının lise ikinci sınıf öğrenci olması sebebiyle hem okul hayatının hem de çalışma hayatının sekteye uğradığını, bacağı ve kalçasında oluşan kırık sebebiyle platin takıldığını, aynı işi yaparken akranlarından daha fazla efor sarfedeceğini, yüzünde ve vücudunun diğer bölgelerinde sabit iz kalacak şekilde yaralanmaların bulunduğunu, iş göremez hale gelerek maddi zarara uğradığını belirterek, davacı ... için 3000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememiz tarafından dava dilekçesindeki taleplerinin açıklanması istenmiş ve davacı vekilinin 500,00 TL geçici maluliyet, 1500,00 TL kalıcı maluliyet, 500,00 TL bakıcı gideri, 500,00 TL tedavi gideri talebinde bulunduğunu 19.01.2022 tarihli beyanıyla açıklamıştır. CEVAP: Davalı Türkiye Sigorta AŞ. vekili cevap dilekçesinde özetle; usule ilişkin itirazlarının yanı sıra esas yönünden, davacının kaza anında 16 yaşında olduğunu, bu yaşta bir çocuğun çalışamaması sebebiyle iş gücü kaybı olmayacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte poliçe limitleri kadar sorumlu olduklarını, faizin yasal faiz olarak uygulanması gerektiğini, davacının kusuruyla kazaya sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. CEVAP: Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkilinin olayda kusurunun olmadığını tüm kusurun davacıda olduğunu, davacının herhangi bir işte çalışmadığı için gelir zararının olmadığını, davanın ... Sigorta Aş’ye ihbar edilmesi talep ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ 19/09/2024 TARİHLİ KARARI: Mahkemece Davanın kabulü ile; 1-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 16.856,73 TL geçici iş göremezlik ve 1.234.674,7 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.251.531,43 TL maddi tazminatın davalı ... ...'ndan temerrüt tarihi olan 25.06.2021 tarihinden, diğer davalı Türkiye Sigorta A.Ş.'den temerrüt tarihi olan 13.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müşterek müteselsil tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı Türkiye Sigorta A.Ş. Yönünden poliçe teminat limiti olan 430.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) 2-Davacının bakıcı gideri tazminatı talebinin kabulü ile 5.651,80 TL bakıcı gideri tazminatının davalı ... ...'ndan temerrüt tarihi olan 25.06.2021 tarihinden, diğer davalı Türkiye Sigorta A.Ş.'den temerrüt tarihi olan 13.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müşterek müteselsil tahsili ile davacıya verilmesine, ( davalı Türkiye Sigorta A.Ş. Yönünden sağlık gideri poliçe teminat limiti olan 430.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; mahkemece verilen karardaki eksik hesaplamalara ve hesaplamalara esas alınan hatalı kusur oranına, mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının kaza tarihinden itibaren hükmedilmesi talep edilmesine rağmen yasal faiz oranına hükmedilmesine, eksik hesaplanan yargılama masraf ve vekalet ücretine karşı istinaf kanun yoluna başvurduklarını belirterek itirazları doğrultusunda mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı Türkiye Sigorta A.Ş. vekili; yerel mahkemenin SGK tarafından davacıya yapılan geçici iş görmezlik ücretinin müvekkili şirket tarafından .... İş Mahkemesi'nin (sosyal güvenlik ihtisas) 2022/184 esas, 2023/28 karar sayılı kararı uyarınca sosyal güvenlik kurumuna ödediğine ilişkin beyanlarına rağmen bu hususu göz ardı ederek geçici iş görmezlik tzminatı için karar oluşturulduğunu ve bu kararın hatalı olduğunu, rapordaki hesaplamanın hukuka uygunluğunu kabul etmemekle birlikte raporda geçici iş göremezlik tazminatı hesaplaması yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, mağdurun kaza tarihinde gelir elde etme yaşından küçük olduğunu, müvekkili şirket tazminat yönünden poliçe limitleri ile sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin teminat limiti üstünde kalan kısım yönünden herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı gibi, limit üzerinde kalan miktarın ferileri (yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçlar) yönünden de sorumluluğu bulunmadığını, ancak yerel mahkeme ferilerin tamamından müvekkili şirketi sorumlu tuttuğunu, kararın bu nedenle hukuka aykırı olduğunu, mahkemece hatalı olarak müterafik kusur indirimi yapmadan karar verildiğini, kararın bu nedenle kaldırılması gerektiğini belirterek mahkemenin verdiği hukuka aykırı kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı ... ... vekili; kazanın oluşumunda müvekkili davalı ...'a verilen %80 kusur oranını kabul etmediklerini, mahkemece itirazlar değerlendirilmeden reddedildiğini, dava konusu edilen ve bilirkişi tarafından hesaplanan geçici iş göremezlik ödeneği yerel mahkemece kabul edilmişse de geçici iş göremezlik ödeneğinin sosyal sigortacılık gereği iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık sigorta kollarından istirahatli bulunan sigortalıya işten mahrum kaldığı günler için kurumca ödenen parasal yardım olduğunu, davacının kaza tarihinde 15 yaşından küçük olduğunu ve gelir getirici bir işte çalıştığını ispatlayamadığını, Yargıtay kararında 18 yaşından küçük olan davacı için herhangi bir işte çalışmıyorsa mahrum kaldığı bir kazanç olmayacağından geçici iş göremezlik ödeneğinin hesaplanmayacağı hususuna yer verildiğini, Adli Tıp Kurumundan verilen %14 oranındaki maluliyet oranını gerçekçi olmaması dolayısıyla fazla olması nedeniyle kabul etmediklerini, mahkemece gerekçeli kararda müvekkili davalı ... aleyhine hükmedilen maddi tazminat miktarına 25.06.2021 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verdiğini, mahkeme kararının bu yönüyle de hatalı olduğunu, davanın ihbar edildiği sigorta şirketinin de sorumluluğu bulunmasına rağmen mahkeme kararında sorumluluğa hükmetmediğini belirterek mahkeme kararının incelenerek kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, yaralanmalı trafik kazasına dayalı maddi tazminat (geçici, kalıcı maluliyet ve bakıcı gideri) istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı Türkiye Sigorta vekili tarafından istinaf edilmiştir. Kusur ve müterafik kusur yönünden yapılan istinafların incelemesinde: 25.06.2021 günü, saat 15:55 sıralarında davalı sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... Caddesini takiben Güney istikametinden Kuzey yönüne doğru seyir halinde iken, kaza mahalli olan kavşağa gelip kavşakta yolun sağında durakladıktan sonra sola dönüş manevrası yaptığı esnada idaresindeki aracın sol ön çamurluk kısımlarına, gerisinden gelen davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikleti ile çarpması sonucu dava konusu yaralamalı kaza meydana gelmiştir. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 13.04.2022 tarihli raporunda; "Davalı sürücü ... ..., sevk ve idaresindeki araç ile olay mahalli kavşakta yolun sağında durakladıktan sonra, gerisindeki araç trafiğini yeterince kontrol etmeden, seyir halinde olan motosikletin hız ve mesafesini dikkate almadan kavşaktan sola dönüş manevrası yaparak seyir halinde olan davacı sürücü idaresindeki motosikletin seyir yönünü kapattığı, ilk geçiş hakkını davacı sürücüye vermediği anlaşılmakla olayda kusurludur (%80 oranında). Davacı sürücü ..., sevk ve idaresindeki motosiklet ile olay mahalli kavşağa her an tedbir alabilecek şekilde yaklaşmamış, yolun sağında duraklayıp manevraya başlayan araca karşı zamanında hızını azaltarak gerekli olan tedbiri almamış olduğu anlaşılmakla olayda; kusurludur (%20 oranında). Her ne kadar ....Asliye Ceza Mahkemesinin dosyasında bulunan 11.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda; davalı sürücü ... ...'nun asli kusurlu olduğu, davacı sürücü ...' nın kusursuz olduğu kanaati belirtilmişse de ilk derece mahkemesince alınan ATK raporunda olay yeri görüntülerinin bulunduğu CD incelenerek değerlendirme yapıldığı, ceza dosyasında kabul edilen maddi olgunun aynen kabul edildiği ancak davacının da sevk ve idaresindeki motosiklet ile olay mahalli kavşağa her an tedbir alabilecek şekilde yaklaşmamış, yolun sağında duraklayıp manevraya başlayan araca karşı zamanında hızını azaltarak gerekli olan tedbiri almamış olduğu anlaşılmış olup bu durumda davacının da tali oranda kusurunun bulunduğu sabit olduğundan ATK raporunda belirlenen kusur oranına itibar edilmiş olması yerindedir. Taraf vekillerinin kusur oranlarına yönelik istinafları yerinde bulunmamıştır. Diğer yandan davalı sigorta şirketi davacının kaza sırasında kaskının takılı olmadığını ve bu nedenle müterafik kusurunun bulunduğunu ileri sürmüşse de; kaza tespit tutanağına göre davacının kaskının takılı olup olmadığının belirsiz olduğu, kaldı ki davacıdaki yaralanmanın kalça bölgesinde gerçekleştiği, meydana gelen yaralanma ile kaskının takılı olup olmaması arasında bir illiyet bağının olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinafı kabul edilmemiştir. Hesap raporuna yönelik istinafların incelenmesinde: Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/9757 Esas ve 2021/3262 karar sayılı kararları, 2021/3173 Esas ve 2944 Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile asgari ücret baz alınarak, davacının zararının belirlendiği anlaşılmakla raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davalı vekillerinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davacı kaza sırasında 18 yaşından küçükse de davacı hakkında soruşturma dosyasında alınan beyanlarda gelir getirici işte çalıştığı ve bu hususa ilişkin SGK yazı cevabı dikkate alındığında mahkemece geçici iş göremezlik tazminatının kabulüne karar verilmiş olması yerindedir. Davacı vekili davacının asgari ücretten yüksek geliri olduğunu ileri sürmüşse de bu hususta bir delil sunamadığından bu iddiaya itibar edilmemiştir. Bilirkişi tarafından davacının geçici iş göremezlik tazminatı 23.543,18 TL olarak hesaplanmış ve bu miktardan .... İş Mahkemesinin 2022/184 Esas ve 2023/28 Karar sayılı ilamı doğrultusunda davacıya ödenen 6.686,45 TL düşülmüştür. Davalı vekilinin SGK'ya yapılan ödemenin mahsup edilmediği yönündeki itirazı yerinde değildir. Davacı vekili tazminatların (geçici, kalıcı maluliyet ve bakıcı gideri) eksik hesaplandığını ileri sürmüşse de raporun aksine bir delil sunamadığından davacı vekilinin bu yöndeki istinafı yerinde bulunmamıştır. Davalı vekillerinin geçici iş göremezlik talebine yönelik yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde; Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı dikkate alındığında davacının geçici iş görmezlik zararının davacının gerçek zararı niteliğinde olduğu, dolayısıyla davalı sigorta şirketi tarafından davacının uğramış olduğu bu zararın karşılanması gerektiği, zararın teminat kapmasında olduğu anlaşıldığından bu miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. (Aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/6271 esas ve 2020/8104 karar sayılı 03/12/2020 günlü kararı). Ayrıca davacı 18 yaşından küçük olsa da gelir getiren bir işte çalıştığı ispatlandığından davacı için geçici maluliyet tazminatı ödenmesi haklıdır. Davalı Sigorta vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Maluliyet raporuna yönelik istinafın incelenmesinde: Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 ile 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01.09.2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01.06.2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri, yaralananın çocuk olması halinde ise 20.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir. (Yargıtay 4. HD'nin 16.11.2022 tarih 2021/18928 E. 2022/14804 K ve 23.11.2022 tarih 2021/18987 E.2022/15240 K. Sayılı ilamları) Her ne kadar davacı kaza tarihinde 18 yaşından küçük olup maluliyet tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'inin uygulanması gerekiyor ise de Yargıtay uygulamaları nazara alınarak Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanan ve hükme esas alınan ATK maluliyet raporunda davacının tüm vücut engellilik oranının %14 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği ve 2 ay başka birisinin yardımına gereksinim duyabileceği rapor edilmiş olup davalı vekili raporun aksine bir delil yahut eşdeğer rapor sunamadığından davalı ... vekilinin bu yöndeki istinafı yerinde görülmemiştir. Faiz başlangıç tarihi ve faiz türüne yönelik istinafın incelenmesinde: Davalı ... vekili faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, davacı vekili faizin avans faizi olması gerektiğini ileri sürmüşlerse de; dava haksız fiile dayalı olup davalı sürücü ve işleten yönünden temerrüd tarihi kaza tarihidir. Mahkemece de davalı ... yönünden bu tarih esas alınmış olup Davalı ... vekilinin istinafı yerinde değildir. Diğer yandan davacı vekili avans faizi uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür ancak davalı taraftaki araç hususi nitelikte otomobil davacının aracı ise motosiklettir. Dolayısıyla mahkemece yasal faiz uygulanması yerindedir. Davacı vekilinin istinafı haklı bulunmamıştır. Davalı Sigorta Şirketi vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik istinafının incelenmesinde; İlk derece mahkemesince hükmedilen tazminattan davalı sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde sorumluluğuna karar verilmiş ancak davalı sigorta şirketinin yargılama gideri ve vekalet ücretinin tamamından sorumluluğuna hükmedilmiştir. Dava, haksız eyleme dayalı maddi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, ZMSS Genel fiyatlarının 12/4. maddesi uyarınca, hükmolunan tazminat, sigorta bedelini geçerse, sigortacı yargılama giderleri ile avukatlık ücretini sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde ödemekle yükümlüdür. Hükmolunan tazminat miktarı, poliçe limitini aştığına göre, limitin tazminata olan oranı dahlinde davalılardan Sigorta şirketi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulmak gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. Bu durumda davalı Sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olduğundan, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden davalı şirketin oransal olarak sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken tamamından sorumlu tutulması hatalı olmuştur. Davalı Sigorta şirketi vekilinin bu yöndeki istinafı yerindedir. HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekili ve davalı ... ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı Türkiye Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı Türkiye Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; 2-Davacı ve davalı ... ... vekilinin istinaf başvurusunun REDDİ ile; 3-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/09/2024 tarih 2021/533 Esas, 2024/672 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 4-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 16.856,73 TL geçici iş göremezlik ve 1.234.674,7 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.251.531,43 TL maddi tazminatın davalı ... ...'ndan temerrüt tarihi olan 25.06.2021 tarihinden, diğer davalı Türkiye Sigorta A.Ş.'den temerrüt tarihi olan 13.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müşterek müteselsil tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı Türkiye Sigorta A.Ş. Yönünden poliçe teminat limiti olan 430.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) 5-Davacının bakıcı gideri tazminatı talebinin kabulü ile 5.651,80 TL bakıcı gideri tazminatının davalı ... ...'ndan temerrüt tarihi olan 25.06.2021 tarihinden, diğer davalı Türkiye Sigorta A.Ş.'den temerrüt tarihi olan 13.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müşterek müteselsil tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı Türkiye Sigorta A.Ş. Yönünden sağlık gideri poliçe teminat limiti olan 430.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) 6-Davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 59,30-TL başvurma harcı, 59,30-TL peşin harç ve 4.283,67-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 4.402,27‬-TL harç ile davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen (bilirkişi gideri, posta ve tebligat masrafı) 7.750,95-TL olmak üzere toplam 12.153,22‬-TL yargılama giderinin (davalı Türkiye Sigorta A.Ş. 4.176,18-TL'lik kısmından sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müşterek müteselsil tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Kabul edilen değer üzerinden hesaplanan 85.878,18-TL ilam ve karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harç ile 4.283,67-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 81.535,21‬-TL karar ve ilam harcının (davalı Türkiye Sigorta A.Ş. 28.016,32-TL'lik kısmından sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müşterek müteselsil tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 8-Kabul edilen dava değeri üzerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 168.290,16-TL vekalet ücretinin (davalı Türkiye Sigorta A.Ş. 57.826,19-TL'lik kısmından sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müşterek müteselsil tahsili ile davacı tarafa verilmesine, davalılardan müşterek müteselsil tahsili ile davacıya verilmesine, 9-6325 sayılı kanunun 18/A-14 maddesi uyarınca arabuluculuk aşamasında Devlet tarafından sarf edilen 1.320,00-TL arabulucu ücretinin (davalı Türkiye Sigorta A.Ş. 453.57-TL'lik kısmından sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müşterek müteselsil tahsili ile Hazineye irat kaydına, İstinaf giderleri açısından; 10-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 11-Davalı Türkiye Sigorta A.Ş: tarafından yatırılan istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde iş bu davalıya iadesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.20.10.2026

Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/3053, K. 2026/2590, T. 19.09.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-3053-e-2026-2590-k-b822bc3c5208