Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/2791 E. 2025/1667 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/2791
- Karar No
- 2025/1667
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
37. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/2791
KARAR NO: 2025/1667
KARAR TARİHİ: 02/06/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/07/2024
NUMARASI: 2024/465 2024/563
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
Taraflar arasındaki davada İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi ile İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R İstanbul Anadolu7. Asliye Hukuk Mahkemesince, "...Adi ortaklığa konu işletme, ticari işletmenin niteliği taşıdığında ve bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kişi tacir sıfatına sahip olacağından bu hususta ortakların da tacir sıfatına haiz olduğu anlaşılmakla TTK 4/1 maddesi uyarınca ticari dava mahiyetinde olan işbu davanın çözüm yerinin asliye ticaret Mahkemesi olduğu..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, "... davacı ve davalılardan ... arasında Borçlar Kanunu 620. maddesinde düzenlenen adi ortaklık bulunduğu, davacının ve bir kısım davalının tacir olduğuna dair dosyaya yansıyan bir bilgi ve belge bulunmadığı gibi görevsizlik kararı veren mahkemece bu yönde bir araştırma da yapılmadığı ve görevsizlik kararı adi ortaklığa konu işletmenin niteliği gerekçe gösterilerek verilmiş ise de adi ortaklığın konusunun ticari bir işletme olmadığı, aksine TBK'da daüzenlenen eser sözleşmesi niteliğindeki kat karşılığı inşaat sözleşmesine ilişkin olduğu..." gerekçesiyle görevsizlik yönünde karar vermiştir. 6100 sayılı HMK'nın 2/1. maddesinde “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.” hükmüne yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Aynı Kanun'un TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. TTK 12/1. maddesinde, bir ticari işletmeyi “kısmen de olsa” kendi adına işleten kişi tacir kabul edilmiştir. Türk Borçlar Kanununun 620. maddesinde "Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir." hükmüne yer verilmiştir. Adi ortaklık TBK'nın 620 ve devam eden maddelerinde düzenlenmiştir. Davacı vekili, taraflar arasında akdedildiği idda olunan iki adet adi ortaklık sözleşmesine dayanmaktadır. Bu sözleşmelerin konusu, inşaat yapım işidir. Her ne kadar inşaat yapım işi bir ticari işletme faaliyetini gerektimekte de, iddia olunduğu üzere adi ortaklığa konu işe başlanmamıştır. Dolayısıyla davacı bu yönden tacir sıfatını kazanmamıştır. Yabancı kişi olan davacının kendi ülkesinde gerçek kişi tacir olduğuna dair sicil veyahut mükellefiyet kaydının bulunduğu iddia edilerek bir belge ibraz edilmemiştir. Davacı taraf, eldeki davada, adi ortaklık sözleşmesinin kandırma ve parasını almaya yönelik olduğunu iddia ederek vermiş olduğu paranın iadesini istemektedir. Bu durumda, nisbi ticari davanın varlığından bahsedilebilmesi için her iki tarafın tacir olması gerektiği, ne var ki davacının tacir olduğuna dair dosyaya yansıyan bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, adi ortaklığın da TTK'da düzenlenmediği, irade fesadına dair açıklanan dava sebebinin de mutlak ticari davaya vücut verecek bir nitelikte olmadığı nazara alındığında, davanın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 02/06/2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.