Bölge Adliye Mahkemesi · Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2024/220 E. 2025/1524 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/220
Karar No
2025/1524
Karar Tarihi

T.C.

ERZURUM

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/220

KARAR NO : 2025/1524

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 05/12/2023 (Karar)

NUMARASI : 2022/637 Esas, 2023/847 Karar

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)

KARAR TARİHİ : 17/11/2025

KARAR YAZIM TARİHİ : 17/11/2025

Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17.09.2006 tarihinde davalı ... İnş.San ve Tic.Ltd.Şti adına kayıtlı olan ve yine davalı ... İnş.San ve Tic.Ltd.Şti çalışanı olan ...'ın kullandığı ... plaka sayılı kamyon ile Sivas'ta yapmış olduğu ölümlü trafik kazası nedeni ile kazada hayatını kaybeden ...'nın mirasçıları olan ..., ... ve ...'ın maddi ve manevi tazminat talepli olarak açmış oldukları davada, Sivas ....Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.02.2019 tarih ve 2018/... esas 2019... karar sayılı kararı ile verilen kararda; a)Asıl davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile, 1)Araç hasar bedeli olarak 1.000,00-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 06/11/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, 2)Davacı ... için 48.221,40-TL maddi , 15.000,00- TL manevi, Davacı ... için 12.201,00-TL maddi, 8.000,00-TL manevi, Davacı ... için 3.486,22-TL maddi, 8.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 94.908,62- TL maddi-manevi tazminatın olay tarihi olan 17/09/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine, b)Birleşen 2013/31 Esas sayılı davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile, Davacı ... için 19.264,79-TL destekten yoksunluk zararının dava tarihi olan 24/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine karar verildiğini, karara karşı yaptıkları temyiz başvurusu neticesinde mahkeme kararı Yargıtay 4 H.D.'nin 19.01.2021 tarih ve 2020/1642 esas 2021/65 karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiğini, alınan kusur raporunda davalı şirketin çalışanı olan sürücü ... kazada tam kusurlu olduğu ve davacılar murisinin ise kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru olmadığı tespit edildiğini, dava konusu olayda kazanın davalı şirketin tamamen kendi hakimiyetinde ve fiili tasarrufunda olan ... plaka sayılı araçla yine davalının kendi çalışanı olan sürücü ... tarafından müvekkil şirketin kargolarını taşırken meydana geldiğini, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın işleteni ve malikinin davalı şirket olduğunu, araç ruhsatı ile vergi levhasının davalı şirkete ait olduğunu, davalı şirketin tek başına aracın maliki ve işleteni durumunda olduğunu, aracın tamamen davalı şirketin kendi fiili tasarrufunda ve hakimiyetinde olduğunu, müvekkil şirketin bu araçla ilgisi ve fiili hakimiyetinin bulunmadığını, kaza yapan aracın müvekkil şirkete teslim edilmediğini, araç sahibi ile müvekkil şirket arasında kaza yapan araçla ilgili olarak uzun süreli herhangi bir kiralama sözleşmesinin bulunmadığını, kaza yapan sürücü ...'ın da davalı şirketin kendi çalışanı ve sürücüsü olduğunu, müvekkil şirket ile hiçbir ilişkinin olmadığını, davalı şirket çalışanı ...'ın tam kusurlu hareketleri ile kazaya sebep olması ve kazada bir kişinin ölümü nedeni ile müvekkil şirketin kazada ölen kişinin mirasçılarına ödenmiş olduğu tazminatların davalılardan rücuen tahsili için Erzurum ... İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, icra takibine davalı şirket tarafından itiraz edildiğini, itirazın iptali için iş bu davayı açtıklarını, itirazın iptali ile takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin devamına, takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmesi ve takibin vaki itiraz üzerine durması nedeniyle asıl alacak üzerinden %20 inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Erzurum....İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe itiraz ettiklerini, itiraz neticesinde davanın açıldığını, Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2020/1642 esas, 2021/65 karar sayılı 19/01/2013 tarihli onama kararı neticesinde kesinleşen mahkeme kararı doğrultusunda meydana gelen zarar dolayısıla sürcü ..., araç sahibi ... İnşaat Nak. Taah. San ve Tic. Ltd. Şti ve ... Kargo Servisi A.Ş'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davacı tarafın oluşan zararın tamamının ... ve ... İnşaat Nak. Taah. San ve Tic. Ltd. Şti tarafından karşılanıp ... Kargo Servisi A.Ş'ye tamamının rücuen ödenmesi talebinin haksız ve hukuku mesnetten yoksun olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

Mahkemece yapılan yargılama sonunda; "Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı şirketin işçisi müteveffa ...'ın davacı şirkete ait kargo dağıtım işini yaptığı sırada geçirdiği trafik kazasında vefat ettiği, Sivas ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/... Esas ve 2019... Karar sayılı dosyasında müteveffanın yakınları tarafından destekten yoksun kalma talebiyle kusurlu sürücü ile işbu dosyadaki taraflar aleyhine dava açıldığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilerek davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutuldukları, verilen kararın Yargıtay incelemesinden geçerek 19/01/2021 tarihinde kesinleştiği, davacı şirket tarafından Sivas İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi nedeniyle ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin ardından rücuen tahsil amacıyla davacı tarafça davalı aleyhine Erzurum .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas dosyası ile icra takibi başlatıldığı, icra dosyasında borca itiraz edilmesi nedeniyle eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, davacı tarafça her ne kadar davalıdan rücu talebinde bulunulmuş ise de her iki tarafın dava konusu kazada kusursuz sorumlu sıfatıyla müştereken ve müteselsilen sorumlu tutuldukları, rücunun ancak haksız fiil faili ve kusurlu sorumlu olan sürücüye karşı yapılabileceği, taraflar arasında ödenen bedelin rücu edilebileceğine dair hüküm içeren herhangi bir sözleşmenin de bulunmadığı" gerekçesiyle, davanın reddine, karar vermiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu olayda kazanın davalı şirketin fiili tasarrufunda olan ... plaka sayılı araçla yine davalının kendi çalışanı olan sürücü ... tarafından meydana geldiğini, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın işleteninin ve malikinin ... İnşaat San ve Tic. Ltd. Şti. olduğunu, müvekkili şirketin işbu araçla herhangi bir ilgisi ve fiili hakimiyetinin bulunmadığını, kaza yapan aracın müvekkili şirkete teslim edilmediğini, araç sahibi ile müvekkil şirket arasında işbu kaza yapan araçla ilgili olarak uzun süreli herhangi bir kiralama sözleşmesi de bulunmadığını, kaza yapan sürücü ...’ın da davalı şirketin kendi çalışanı ve sürücüsü olup, bu kişinin müvekkil şirketle hiçbir ilişkisi bulunmadığını, bu nedenlerle davalı şirketin çalışanı ölen sürücü ...’ın tam kusurlu hareketleri ile kazaya sebep olması ve kazada bir kişinin ölümü neden ile müvekkil şirketin kazada ölen polis memuru mirasçılarına ödemiş olduğu tazminatların davalılardan rücuen tahsili için başlattıkları icra takibine davalı şirket tarafından itiraz edilmiş olması nedeni ile işbu itirazın iptali davasının açıldığını, davanın reddine dair yerel mahkeme kararının usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:

Dava, rücuen alacağa yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

Somut uyuşmazlıkta; 17/09/2019 tarihinde, davacı ... Kargo A.Ş.'ye ait kargoları taşıyan, davalı şirketin maliki olduğu ve dava dışı sürücü ... yönetiminde bulunan ... plakalı aracın gerçekleştirildiği çift taraflı trafik kazasında 1 kişinin öldüğü, iki kişinin yaralandığı, kaza dolayısıyla meydana gelen maddi ve manevi zararın tespiti amacıyla Sivas Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/... Esas 2019... Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama da ... Kargo A.Ş. ve ... İnş. San ve Tic. Ltd. Şti.'nin işleten olarak zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesi ile karar verildiği, verilen kararın Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2020/1642 Esas 2021/65 Karar sayılı ilamı onanarak kesinleştiği, ilamın gereği için başlatılan takipte davacı ... Kargo A.Ş. tarafından toplam 312.819,72 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin rücuen tahsili amacıyla eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Davacı ve davalı taraf arasındaki hukuki ilişkinin niteliğini gösterir yazılı bir sözleşme dosyaya ibraz edilmemiştir. Davacı vekili 10/10/2023 tarihli dilekçesinde, bir defaya mahsus davalıya ait araç ve şoförle müvekkiline ait kargoların bir yerden bir yere taşınması konusunda anlaşma yapıldığını beyan etmiş, davalı tarafça herhangi bir beyanda bulunulmamıştır.

Öncelikle HMK'nın 31. maddesi uyarınca hakimin davayı aydınlatma görevi kapsamında taraflardan aralarındaki sözlü anlaşma konusunda açıklama yapılması istenilerek, taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği belirlenmesi gerekmektedir.

Ayrıca, müteselsil sorumlulukta birden çok kişinin aynı zarardan aynı sebeple yada çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabilecektir. Birden çok kişinin aynı zarara birlikte sebep olmalarından doğan zarar aynı sebebe dayanan zarardır. Müteselsil sorumluluğu doğuran “aynı sebep” veya “birlikte sebep” kusur olabileceği gibi sözleşme veya kanundan olabilir. Birden çok zarar veren, aynı veya değişik türden kusursuz sorumluluk haline göre tazminat yükümlüsü olabilir. TBK' nun müteselsil sorumlulukta iç ilişki başlıklı 62. maddesinde "Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur" şeklinde müteselsil sorumlulukta rücu düzenini tanımlamıştır, Tehlike sorumluğunda rücu ilişkisi sorumlu kişiler kusursuz ise tehlike derecesine, kusurlu iseler kusur oranına göre belirlenir. TBK nin 62/1 maddesinde düzenlenen rücu kategorisinin başında kusur sorumluları gelmektedir. Bir sebep sorumlusunun ( kusursuz sorumlunun ) kişisel kusuru yok ise yardımcısının kusuru kendi kusuru sayılmaz. Tazmin yükümlülerinin olağan sebep sorumlusu ile tehlike sorumlusu olması halinde tehlike sorumlusunun zarara daha yüksek bir pay ile katılması gerekir. Ancak kusur sorumlusu, akdi sorumluya veya ek kusuru bulunmayan sebep sorumlusuna rücu edemez. Borçlar Hukuku Genel Hükümleri s.y 822 v.d (Prof. Dr. ...)

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun " Müteselsil Sorumlulukta İç İlişki- Paylaşım" başlıklı 167. maddesinde; aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumlu olup, kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı olduğu, bu durumda borçlunun her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebileceği hükmü getirilmiştir.

O halde, taraflar arasında ki hukuki ilişkinin niteliği belirlenip ve Türk Borçlar Kanunun genel hükümleri uyarınca değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

Açıklanan bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile mahkemece verilen kararın HMK'nın 355, 353/(1)-a-6. maddeleri uyarınca, kaldırılmasına dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile, yerel mahkeme kararının, HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf peşin karar harcının başvuruda bulunan tarafa iadesine,

4-İstinaf başvurusu aşamasında yapılan yargılama giderlerinin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına alınmasına,

5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

6-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,

7-Gerekçeli kararın tebliği, teminat, gider avansı ve harç iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK’nın 362-(1)/g maddesi uyarınca kesin olmak üzere 17/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/220, K. 2025/1524, T. 17.11.2025, www.arakarar.com/karar/erzurum-bolge-adliye-mahkemesi-3-hukuk-dairesi-2024-220-e-2025-1524-k-0b414acc553b