Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1748 E. 2025/48 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1748
- Karar No
- 2025/48
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1748 Esas
KARAR NO: 2025/48 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI: 2024/240 Esas- 2024/716 Karar
TARİH: 16/09/2024
DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
KARAR TARİHİ: 23/01/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile dava dışı sigortalı ... San. ve Tic. A.Ş. arasında akdedilen sigorta sözleşmesine binaen nakliyat teminatı içeren nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalandığını, sigortalı tarafından ...’de yerleşik ... Limited Şirketine 23.01.2023 tarih ve ... numaralı fatura ve cfr teslim şekli ile toplam 5406 koli meyve aromalı toz içecek ürününün satıldığını, her bir kolide 10 gramlık özel paket ambalajlı 26’lı küçük kutu ve her bir kutuda da 24 parça ürün bulunduğunu, toplam 5406 koliden oluşan emtianın Gaziantep’ten Mozambik’e taşınması için 2. davalı ..., 3. davalı ... Taş. A.Ş. ve 4. davalı ... Deniz Taş. Ltd. Şti. ile anlaşıldığını, davalıların ise denizyolu nakliyesi için ... ile anlaştıklarını, ... firması tarafından temin edilen 2 adet konteynere emtianın 23.01.2023 tarihinde yüklendiğini, ... tarafından denizyolu nakliyesi için öncelikle xın shanghan gemisinin planlandığını fakat 25.01.2023 tarihinde davalılar dsv tarafından gemideki tonaj fazlası nedeniyle emtianın bir sonraki gemi olan colombo ekspress gemisine yükleneceğinin bildirildiğini, böylece; 25.01.2023 tarihinde yüklenmesi planlanan emtianın 06.02.2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli gerçekleşen deprem ve sonrasında meydana gelen yangın esnasında 1. davalıya ait limak port limanında bulunduğundan zayi olduğunu, bahse konu yangın sonucunda tcnu ... no’lu konteynerin yandığı bilgisinin sigortalı ile paylaşıldığını, buna ek olarak da, ...’un resmi internet adresinde yayınlanan “deprem nedeniyle oluşan yangında yanan konteynerler” duyurusunda yayınlandığını, böylece tcnu ... no’lu konteynerin 1248. sırada bulunduğunun teyit edildiğini ancak yangın sonrasında limana giriş izni verilmediği için konteynerler ve emtianın durumunun izin alınıncaya kadar görülemediğini, yetkililerinden gelen bilgi üzerine 19.03.2023 tarihinde 1. davalı’ya ait limanda sağlam konteynerin ilk ekspertiz çalışmasının yapıldığını, bu doğrultuda zayi olan emtia için sigortalı’ya 62.033,60 USD tazminat ödemesi yapıldığını, kamuoyunca da bilindiği üzere; 06.02.2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli gerçekleşen deprem ardından ...’ta sebebi bilinmeyen bir nedenle konteyner depolama alanında yangın meydana geldiğini, bahse konu yangının ancak üçüncü günde kontrol altına alındığını, 1. davalı yangına konu konteynerleri yanıcı maddelerle birlikte istiflemiş olduğundan bahse konu yangının meydana geldiğini, 1. davalının tesisine gelen tehlikeli yükleri sınıflarına göre sınıflandırması gerektiğini, yangından sonra ... tarafından yapılan duyuruda yanan konteynerin 1248. sırada yer aldığının belirtildiğini, yanan diğer konteynerlerin kaçıncı sırada yer aldıkları, içlerinde ne olduğu ve sigortalının emtialarını içeren yanmayan diğer konteynerin kaçıncı sırada yer aldığının tespit edilmesi gerektiğini, sigortalının ise emtianın kendi adresinden 20.01.2023 tarihinde davalılar dsv organizasyonu ile alınacağını, 20.01.2023 – 23.01.2023 tarihleri arasında emtianın limanda kalacağı süre boyunca günlük ücreti kendi karşılayacağını davalılar dsv’ye ilettiğini ve davalıların da kendisine bildirilen programı onaylandığını, davalıların 02.02.2023 tarihli taslak konşimentoyu 24.01.2023 tarihinde sigortalıya gönderdiklerini, sigortalının da aynı tarihte taslak konşimentoyu onayladığını ve 25.01.2023 tarihinde yükün 1. davalı’ya ait konteynere yüklendiğini, davalılar dsv tarafından sigortalıya gönderilen 26.12.2022 tarihi e-posta ile yükün taşınacağı geminin “...” olduğu ve “...” tarihinin de 26.01.2023 olduğu ve geminin İskenderun Limanından 30.01.2023 tarihinde ayrılacağı konusunda mutabık kalındığının anlaşıldığını, emtianın “...” isimli gemi ile taşınması taahhüt edildiği ve karşılığında taslak konşimento düzenlendiği için sigortalının bu gemi için kararlaştırılan “...” tarihinden önce emtiayı limanda hazır ettiğini ve bunu davalılar ...’ye bildirdiğini, davalıların ise emtia limanda çok önceden hazır edilmişken; emtianın “...” isimli gemiyle taşınmayacağını bildirdiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte; emtianın “...” isimli gemi ile taşınmayacak olmasının bilinmesi yahut bu hususta bilgilendirme yapılmış olması hâlinde eşyanın bir sonraki gemi için belirlenen “...” tarihinde teslim edilecek ve yine yangından etkilenmeyecek olduğunu, davalıların basiretli bir tacir gibi iş organizasyonunu doğru şekilde yapmamış olması nedeniyle meydana gelen zarardan sorumlu olduklarınıi bunun haricinde davalılar ... bizzat sigortalıya gönderdiği teklifte de yer aldığı üzere bahse konu taşımanın kapıdan limana olduğunu, bahse konu hasar emtia davalılar dsv’nin sorumluluğundayken meydana gelmiş olup bu doğrultuda davalıların meydana gelen dava konusu hasardan sorumlu olduklarını beyanla sigortalıya ödenen toplam 62.033,60 USD tazminatın 02/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... İşletmeciliği A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: davada yetkili mahkemenin davalı müvekkilinin yerleşim yeri ve dava konusu olayın da gerçekleştiği yer olan İskenderun mahkemeleri olduğunu, davanın görev yönünden de hatalı mahkemede açıldığını, davanın "denizcilik ihtisas mahkemesi" sıfatıyla görülmesi gerektiğini, davaya konu zararın, deprem sebebiyle başlayan yangından kaynaklandığını, müvekkili şirketin hizmet tarifesinde, deprem/yangın halinde, limanın sorumluluğunun bulunmadığının açıkça düzenlendiğini, müvekkil şirketin; deprem öncesinde, deprem anında ve deprem sonrasında her türlü önlemi aldığını, üzerine düşen bütün yükümlülükleri yerine getirdiğini, dava konusu zararın sebebinin liman hizmeti veren müvekkilinin kusurlu davranışı veya hizmet kusuru içerisinde olması olmadığını, zararlı sonuç ile sebep arasındaki illiyet bağının mücbir sebep hali teşkil eden deprem nedeniyle kesildiğini, bunun dışındaki hususların irdelenmesinin davadaki sorumluluğun tespiti noktasında hiçbir hukuki yararı olmadığını, yangının tehlikeli konteynerlerin diğer konteynerler ile yan yana istiflenmesi sebebiyle çıktığı ve büyüdüğüne dair iddia ve diğer iddiaların doğru olmadığını, aleyhine açılan delil tespiti davasının bilirkişi raporu ile de müvekkili şirketin kusurunun olmadığının tespit edildiğini, Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/357 Esas ve Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/634 Esas sayılı dosyalarında işbu davaya konu olayın mücbir sebep olduğu yönünde hüküm kurulduğunu, davacı yanın zararın karşılığı olarak öne sürdüğü fatura tutarının fahiş olduğunu, ispat yükünün aslen davacı yanın üzerinde olduğunu, davacı yan müvekkili şirketin kusurunu ispat etmek durumunda olduğunu ancak zararın müvekkili şirketin kusuru ile meydana geldiğinin hiçbir somut belge ile ispatlanamadığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... İşleri Org. A.Ş., DSV Hava Ve Deniz Taş. A.Ş., ... Taş. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafın davaya konu alacak talebinin Gaziantep-Mozambik destinasyonu arasında taşınacak olan yüklerin, İskenderun Limanında yüklerin gemiye yüklenmesi akabinde doğmuş olan bir zarara ilişkin olduğunu, deniz yolu ile taşınacak bir yükün hasarlanmasının davacının alacağının konusu olduğunu, Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatı taşıyan İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin işbu davanın görülmesinde görevli mahkeme sıfatına haiz olduğunu, müvekkili şirketlerin birbirinden farklı şirketler olduklarını, şirketlerden hangisi ile dava konusu emtianın taşınması konusunda anlaşılmış olduğunun davacı tarafından açık bir şekilde belirtilmediğini, davacının başlatmış olduğu yargılamada, ''...'' başlığı altında sorumlu olarak bu üç farklı şirketi göstermesinin husumet açısından kabul edilemeyeceğini, davaya konu emtianın Gaziantep - İskenderun destinasyonu arasındaki taşımalarda ... Taşımacılığı A.Ş. tarafından gerçekleştirildiğini, diğer iki şirketin işbu dava ile hiçbir ilgisi olmadığından davanın öncelikle bu iki şirket yönünden husumeten reddinin gerektiğini, hasar bildirim sürelerine uyulmadığını ve bunun aksini gösterir bir belgenin davacı tarafca dosyaya sunulmadığını, sürelerin kanuna uygun olarak ihbar edildiğine yönelik dosyaya sunulmuş olan herhangi bir belge bulunmadığını, zamanaşımı süresi dolduğundan davanın reddi gerektiğini, sigorta poliçesinin tarihlerinin ve konusunun incelenmesi gerektiğini, dosyaya sunulmuş evraklar üzerinden sigorta poliçesinin taraflarınca görülmediğini, mücbir sebebin şartlarının oluştuğunu, müvekkillerinden herhangi birinin dava dışı sigortalının zararını tazmin etme sorumluluğunun da bulunmadığını, talep edilen tutar sorumluluğun üst sınırını aştığını, sigortanın kapsamının açıklanması gerektiğini, müvekkili şirketlerden hiçbiri dava konusu deprem-yangın oluşmasına neden olmadığı gibi işbu yangını öngörecek, engelleyebilecek bir önlem alma olasılığının da bulunmadığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 16/09/2024 tarih 2024/240 Esas- 2024/716 Karar sayılı kararında;"6102 sayılı TTK'nın 5/2. maddesiyle, bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebileceği hükme bağlanmıştır. HSK tarafından, bu tür davalara bakmak üzere, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi görevlendirilmiş olup bu mahkeme ile İstanbul il sınırları içindeki diğer Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisidir. Mahkemenin görevli olması HMK'nın 114/1.c maddesi uyarınca dava şartı olup aynı Kanun'un 115/1. maddesi uyarınca, mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden gözetir. Somut olayda uyuşmazlıkta akdi taşıyıcı sıfatının bulunan bir kısım davalıların dava dışı sigortalının, taşımaya konu emtianın gemiye yüklenmesi, taşınması sürecinde bir kısım davalılar ile anlaştığı, eldeki davanı konusunu, taşımanın deniz yolu ayağına başlanılması sürecinde limanda meydana gelen yangın hadisenin oluşturduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu emtianın limandan alınması sürecine ait Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen deniz ticaretine ilişkin hükümler kapsamında tespit edilmesi gerektiğinden, bu tespiti yapma görevinin de de ihtisas mahkemesine ait bulunması sebebiyle ve uyuşmazlığın çözümünde TTK’nın deniz ticaretine ilişkin hükümlerinin uygulanması gerektiğinden görevsizlik kararı vermek gerekmiştir..."gerekçesi ile, ''1.Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından DAVANIN USULDEN REDDİNE,2-Taraflardan birinin karar süresi için kanun yoluna başvurmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize başvururarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatı ile)'ne gönderilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Huzurdaki uyuşmazlığın, dava dışı müvekkili şirket sigortalısı tarafından gönderilen ve taşıma işinin DSV tarafından üstlenildiği emtianın 06.02.2023 tarihinde meydana gelen deprem ve sonrasında meydana gelen yangın esnasında davalı ...'a ait ... limanında bulunması sebebiyle zayi olması sonucunda müvekkili şirketçe sigortalısına ödenen sigorta teminatının rücuen tahsili amacıyla ikame edildiğini, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/240 E. ve 2024/716 K. sayılı ve 16.09.2024 tarihli kararı ile; Mahkeme’nin görevsizliğine ve davanın usulden reddine karar verildiğini, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın; tamamen eksik incelemeye dayalı ve dosyada sunulu delillere açıkça aykırı olduğunu, bu nedenle, kararın istinaf yolu ile incelenip kaldırılmasını talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu; Mahkemenin uyuşmazlığa bakmakla görevli mahkemenin Denizcilik İhtisas Mahkemeleri olduğu yönünde karar verdiğini, müvekkili şirket sigortalısı ... tarafından dava dışı alıcısına satılan emtianın Gaziantep’ten Mozambik’e taşınması için davalılar ... ile anlaşıldığını, bahse konu emtianın deniz yolu nakliyesi için taşınacağı gemiye yüklenmeden yani deniz taşıması başlamadan, gemiye yüklenmek için henüz ... A.Ş'ye ait ... limanına teslim edildikten sonra 06.02.2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli gerçekleşen deprem ve sonrasında meydana gelen yangın esnasında zayi olduğunu;Emtianın deniz taşıması başlamadan evvel zayi olduğunu, davalı ...'un; navlun sözleşmesinin tarafı, taşıyanın adamı ya da ifa yardımcısı olmadığını, taraflar arasındaki ilişkinin iş görme sözleşmesi olduğunu, dolayısıyla Türk Borçlar Kanunu’nun iş görme sözleşmesi hükümlerinin uygulama alanı bulması gerektiğini, müvekkilinin sigortalısına ödediği sigorta tazminatı sonrasında Türk Ticaret Kanunu m. 1472 gereği onun haklarına halef olduğunu ve hukuken sigortalısının yerine geçtiğini ve sigortalısının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının tazmin ettiği bedel kadar müvekkiline intikal ettiğini, dolayısıyla müvekkilinin uyuşmazlığa konu ettiği davanın deniz sigortasından da kaynaklanan bir uyuşmazlık olmadığını; Müvekkili şirket sigortalısı ... ile davalı ... arasındaki ilişkinin iş görme sözleşmesi niteliğinde olduğunu, dolayısıyla uyuşmazlıktaki davada mahkemenin görevi belirlenirken müvekkili şirket sigortalısı ...’nun davalı ...’a açacağı davaya bakmakla görevli olan Mahkemenin; sigortalısının dava hakları kendisine intikal eden müvekkili için de belirleyici olacağını, her ne kadar mahkeme “eldeki davanı konusunu, taşımanın deniz yolu ayağına başlanılması sürecinde limanda meydana gelen yangın hadisenin oluşturduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu emtianın limandan alınması sürecine ait Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen deniz ticaretine ilişkin hükümler kapsamında tespit edilmesi gerektiğinden” gerekçesi ile görevsizlik kararı vermişse de, dava dışı satıcı ile dava dışı alıcının CFR teslim şekli ile anlaştığını, bunun anlamının, satım konusu emtianın Mozambik Limanına kadar bütün taşıma masraflarının tamamen sigortalı satıcı ... tarafından karşılanması olduğunu, bu doğrultuda da emtianın Gaziantep’ten Mozambik’e taşınması için davalılar ... ile anlaşıldığını, ...'nin ise emtianın denizyolu nakliyesi için dava dışı ... firması ile anlaştığını; Dava konusu emtiaların ise henüz deniz yolu taşıması başlamadan yükleme limanında beklerken zayi olduğunu, zira henüz deniz taşımasının başlamamış olması nedeniyle de dava dışı ... firmasına huzurdaki davada husumet yöneltilmediğini, bu gerçekler göz önüne alındığında ise hasarın “taşımanın deniz yolu ayağına başlanılması sürecinde” meydana geldiğinden bahsedilemeyeceğini, emtianın deniz taşıması henüz başlamadan zayi olmuş olması ve müvekkili şirket sigortalısı ... ile davalı ... arasında taşıma ilişkisi bulunmaması nedeniyle huzurdaki davaya bakmakla görevli mahkemenin Denizcilik İhtisas Mahkemeleri’nin değil İlk Derece Mahkemesi’nin olduğunu; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin, görev tayin ederken sigortalı ile davalı arasındaki temel ilişkiyi esas aldığını, sigortalı ile davalılar arasındaki ilişkinin iş görme sözleşmesi olduğunu, dolayısıyla burada TTK hükümlerinin değil, TBK’nın iş görme sözleşmesi hükümlerinin uygulama alanı bulması gerektiğini, müvekkili şirket sigortalısı ... ile davalı ... arasındaki ilişkinin TBK’nın iş görme sözleşmesi hükümlerine göre çözümü gerektiğinden ve deniz ihtisas mahkemelerinin görevi deniz ticareti ve deniz sigortasına ilişkin davalara bakmak olduğundan 16.09.2024 tarihli kararın bozulması gerektiğini beyanla İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/240 E. ve 2024/716 K. sayılı ve 16.09.2024 tarihli kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, nakliyat sigorta poliçesi (emtea-gemi) kapsamında, henüz gemiye yüklenmeden limanda bekletildiği sırada çıkan yangın nedeniyle zayi olan emtia için sigortalıya ödenen tazminatın taşıyıcı şirketler ile yükleme limanının işletmecisi olan şirketten rücuan tahsili talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dosya kapsamından; davacı tarafından düzenlenen sigorta poliçesi ile dava dışı ... Sanayi Ve Ticaret A.Ş.'ye ait meyve aromalı toz içecek niteliğindeki emtianın 2 konteyner halinde Türkiye'den Mozambik'e yapılacak denizyolu ile taşıması sırasında meydana gelecek hasarların sigorta edildiği, poliçede aktarma limanı, gemi bilgileri, yükleme tarihinin yer aldığı, dava dışı sigortalı ... Sanayi Ve Ticaret A.Ş. ile diğer davalılar (sunulan maillerde ... ifadesi geçmekte, davalılardan hangisi ile sözleşme yapıldığı anlaşılamamaktadır) arasında emtianın Türkiye'den Mozambik'e taşınması konusunda taşıma sözleşmesi yapıldığı, dava dışı sigortalı tarafından emtianın dava dışı ... Şirketi'ne teslim şeklinin CFR Nacala Limanı olarak kararlaştırıldığı, dava dışı sigortalı ile davalı ... Şirketleri arasındaki mail yazışmalarında emtianın İskenderun Limanı'na giriş tarihinin 23 Ocak, Cut Off tarihinin 26 Ocak, sefer başlangıç tarihinin 30 Ocak olarak belirlendiği, ardından emtianın gemideki tonaj fazlası nedeniyle bir sonraki gemi ile taşınacağının sigortalıya bildirildiği, emtianın konteyner içerisinde ve gemiye yüklenmek üzere İskenderun Limanı'nda bulunduğu sırada gerçekleşen deprem ve sonrasında çıkan yangın sırasında zayi olduğu, davacı tarafından dava dışı sigortalısına ödeme yapıldığı ve davacının TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğu, ayrıca davacı ile dava dışı sigortalı arasında düzenlenen ibraname ile davacının sigortalısından tüm dava haklarını temlik aldığı ve bu şekilde sigortalının yerine geçtiği anlaşılmıştır.Dava dışı sigortalı ile davalı ... Şirketleri arasındaki hukuki ilişki denizyolu ile taşıma sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Deniz yolu ile taşıma sözleşmesi TTK'nın 1138 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. TTK'nın 1178/1. maddesi uyarınca taşıyan, navlun sözleşmesinin ifasında, özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür. Aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre ise de; eşya, yükleten veya onun adına veya hesabına hareket eden bir kişiden yahut yükleme limanında uygulanan kanun ve düzenlemeler uyarınca eşyanın taşınmak üzere kendilerine teslimi zorunlu makamlardan ya da üçüncü kişilerden taşıyanca teslim alındığı andan; taşıyan tarafından gönderilene teslim edildiği ana veya gönderilenin eşyayı teslim almaktan kaçındığı hâllerde sözleşme veya kanun hükümlerine yahut boşaltma limanında uygulanan ticari teamüle uygun olarak gönderilenin emrine hazır tutulduğu ana ya da boşaltma limanında geçerli kanun ve düzenlemeler uyarınca eşyanın kendilerine teslimi zorunlu makamlara veya üçüncü kişilere teslim edildiği ana kadar taşıyanın hakimiyetinde sayılır. Açıklanan yasal düzenlemelere göre somut olayda; emtianın davalı taşıyıcı şirketler tarafından, dava dışı sigortalıdan teslim alındığı ve gemiye yüklenmek üzere limanda bekletildiği sırada yani davalıların hakimiyetinde iken ve sözleşmenin ifasına başlandığı sırada çıkan yangında zayi olduğu, davalı ... Şirketleri ile dava dışı sigortalı arasındaki hukuki uyuşmazlık deniz taşıma sözleşmesinden kaynaklandığından uyuşmazlığın çözümünde ihtisas mahkemesi olan Deniz Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu, diğer davalı ... İşletmeciliği A.Ş. yönünden her ne kadar davanın hukuki dayanağı farklı ve bu minvalde görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi ise de aynı olaya dayalı olarak dava açılması ve zararın davalıların tamamından tahsilinin talep edilmiş olması sebebiyle yargılamanın ihtisas mahkemesince birlikte yürütülmesi gerektiğinden Mahkemece verilen görevsizlik kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 23/01/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.