Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1732 E. 2026/488 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1732
Karar No
2026/488
Karar Tarihi

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: ... KARAR NO: ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/07/2024 NUMARASI: ... Esas- ... Karar DAVACILAR: 1-...... 2-... 3-... Mirasçıları a) ... b)... c)... d)... e)... VEKİLİ : Av... İSTİNAF EDEN DAVALI: ... VEKİLİ : Av... DAVA : Menfi Tespit İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 02/04/2026 YAZIM TARİHİ : 03/04/2026 Taraflar arasında görülen davada Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: DAVA: Davacılar vekili, müvekkillerinden ... ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin davalı şirketten aldığı mallar karşılığında ......'nin kendisine verdiği çekleri ciro ederek teslim ettiğini, .....'nin ekonomik sıkıntıya girmesi nedeniyle çeklerin ödenmemesi üzerine davalı şirket tarafından müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatıldığını ileri sürerek, müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili, yetki itirazında bulunmuş, davacı tarafça ileri sürülen senetlerin ve çeklerin takip dosyasına istinaden ödendiğine dair herhangi bir belge bulunmadığını, davacılar aleyhine başlatılan her bir takibin alacağın tahsili amacına ilişkin olup, kötüniyetli takip yapıldığı iddiasının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "... Yukarıda izah edilenler, ilgili icra dosyası uyap sureti, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesine göre;(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. Davalı şirkete ait 2012, 2013 ve 2015 yıllarına ait ticari defterlerin açılış tasdiklerinin kanuni süresi içinde yaptırıldığı ancak kapanış tasdiklerinin süresinde yaptırılmadığı bu bakımdan TTK hükümleri gereğince sahibi lehine delil teşkil etme niteliğini haiz olmadıkları, her ne kadar davalı şirketin 2014 yılına ait ticari defterleri usul ve yasaya uygun tutulmuş ise de yukarıda belirtilen diğer ticari defterlerle birlikte bir bütün halinde değerlendirmede bulunulduğunda davalının ticari defterlerindeki kayıtların tek başına davalının lehine sonuç doğurmayacağı, dosyadaki mevcut delil durumuna göre davacıların borçlu olduklarından bahsedilemeyeceği bilirkişi ...... tarafından düzenlenen 10.08.2018 tarihli kök rapor ve 07.03.2019 tarihli ek raporun denetime elverişli, gerekçeli, usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmakla ve davacıların istirdat talepleri yönünden bilirkişi Mehmet İnce tarafından düzenlenen 26/07/2023 tarihli rapor hükme esas alınması suretiyle davanın kabulü ile Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takip dosyasına konu 42.279,25 TL tutarında borç bakımından davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, davacı ... ile ... mirasçılarının istirdat taleplerinin kabulüne karar verilmiş, tarafların şartları oluşmayan tazminat taleplerinin reddine...." gerekçesiyle, davanın kabulü ile Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takip dosyasına konu 42.279,25 TL tutarında borç bakımından davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, davacı ...’in istirdat davasının kabulü ile; 32.204,48 TL’nin 22/03/2019 tarihinden, 928,25 TL’nin 29/03/2019 tarihinden, 1.700,34 TL’nin 18/04/2019 tarihinden, 1.833,97 TL’nin 17.05.2019 tarihinden, 1824,50 TL’nin 20/06/2019 tarihinden, 1.919,41 TL’nin 19/07/2019 tarihinden, 1.947,41 TL’nin 22.08.2019 tarihinden, 1.923,34 TL’nin 20/09/2019 tarihinden, 1.937,16 TL’nin 21/10/2019 tarihinden, 1.947,41 TL’nin 20/11/2019 tarihinden, 1.947,41 TL’nin 19/12/2019 tarihinden, 2.066,28 TL’nin 17/01/2020 tarihinden, 2.073,99 TL’nin 20/02/2020 tarihinden, 2.034,11 TL’nin 19.03.2020 tarihinden, 2.073,99 TL’nin 21/04/2020 tarihinden, 2.056,09 TL’nin 21.05.2020 tarihinden, 2.073,99 TL’nin 18.06.2020 tarihinden, 2.187,10 TL’nin 21/07/2020 tarihinden, 2.193,25 TL’nin 19/08/2020 tarihinden, 2.193,25 TL’nin 22/09/2020 tarihinden, 2.188,66 TL’nin 21/10/2020 tarihinden, 2.185,49 TL’nin 19/11/2020 tarihinden, 2.193,25 TL’nin 22/12/2020 tarihinden, 2.371,86 TL’nin 20.01.2021 tarihinden, 2.376,82 TL’nin 19/03/2021 tarihinden, 2.376,82 TL’nin 20.05.2021 tarihinden, 43,34 TL’nin 22/06/2021 tarihinden, itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte, Toplam 87.549,03 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ...’un istirdat davasının kabulü ile; 8.470,60 TL’nin 17.09.2012 tarihinden, 1.285,39 TL’nin 27/11/2013 tarihinden, 1.291,08 TL’nin 30/12/2013 tarihinden, 1.333,29 TL’nin 28/01/2014 tarihinden, 1.333,29 TL’nin 27/02/2014 tarihinden, itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte, toplam 13.713,65 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, davacının, dosya kapsamındaki borcu tamamen ve hatta borç tutarını aşacak şekilde ödediğini objektif ve somut delillerle ispat etmesi gerektiğini, davacının davasının, "davalı taraf defterlerinin lehine sonuç doğurmaması" gerekçesi ile kabul edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, üstelik müvekkilinin ticari defterlerinde; davacının lehine menfi tespit ve/veya istirdat davasını haklı gösterecek herhangi bir kayıt dahi bulunmadığını, dava dilekçesi sonradan tamamlatılan harç ile birlikte mahkemece talepten fazlasına hükmettiğini, dava değeri 42.279,25 TL iken dava bu değer ile harçlandırılmışken, dava ıslah edilmemişken mahkemenin talepten fazlasına hükmederek 87.549,03 TL bedel üzerinden davanın kabulüne ve istirdadına karar vermesinin hukuken mümkün olmadığını, iki bilirkişi incelemesi yapıldığını, ilkinin, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında davacının borçlu olduğunu gösterdiğini, davacının davasını ispat edemediğini, ikinci raporda ise borcun ödendiğinin peşinen kabul edildiğini ancak, bu kabulün hangi dayanağa göre yapıldığı, ticari defterlerde kayıtlı olup olmadığı, fatura içeriğindeki malların kime teslim edildiği ve en önemlisi, icra dosyasına ilişkin bir ödeme bulunup bulunmadığının dahi belli olmadığını, 2014 yılına ait müvekkili ticari defterlerinin usule uygun olduğunu, davacı tarafın da kendisine kesin süre verilmesine rağmen defterlerini sunamadığını, müvekkili ticari defterlerinin bir kısmının, kapanış tasdiklerinin yaptırılmamış olmasının, ispat yükünün yer değiştirmesine neden olmadığını, cari defterlerinin hiçbir yerinde davacının davasını ispatlayacak icra dosyasına isabet edecek bir ödeme ve kayıt bulunmadığını, mahkemenin yanlış hukuki değerlendirmesi ile müvekkilinin defter tasdik eksikliğini, tek başına davanın kabulüne gerekçe yapmasının kabul edilemeyecek düzeyde hata olduğunu, dava tarihi 31.12.2014 olup, her davanın, açıldığı günkü koşullar ile değerlendirilmesi gerektiğini, bu sebeple 2015 yılı ticari defterlerinin incelenmesinin, işbu davaya bir etkisinin bulunmadığını, usule uygun 2014 yılı ticari defterlerinin, davacı ile müvekkili arasındaki mevcut ticari ilişkinin dava tarihi itibariyle son halini ortaya koymuş olduğundan lehlerine delil olarak kabul edilmesi gerektiğini, nitekim bilirkişi tarafından hazırlanan 2 raporda da davacının müvekkiline 23.308,60 TL borçlu olduğunun açıkça tespit edildiğini, kaldı ki bu 23.308,60 TL'lik bedelin eksik hesaplandığını, davanın, icra takibine geçilmiş borca ilişkin olduğunu, davacının borcunun artık kesinleşmiş icra takibine göre hesaplanması gerektiğini, bu nedenle dava tarihindeki kapak hesabının dikkate alınması gerekmekte olup, bu yöndeki itirazlarının da hiç bir şekilde nazara alınmadığını ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Mahkemece daha önce verilen kararın Dairemizin ... E-... K. sayılı ilamı ile ''....Bu durum karşısında öncelikle, dava dilekçesinin konu ve talep sonucu kısmındaki tutarsızlık nedeniyle davacıya HMK'nın 31. maddesi uyarınca talebi açıklattırılarak, kısmi menfi tespit davası açılamayacağı da nazara alınarak, 42.279,25 TL dava değeri olarak gösterilen ve harcı da bu miktar üzerinden yatırılan işbu davada, davacıların mecburi dava arkadaşı olmadığı da göz önünde bulundurularak, her bir davacı yönünden de harç ikmal ettirilerek işin esasının incelenmesi gerekirken anılan husus göz önünde bulundurulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, kararın kaldırılma sebebine göre, davalı vekilinin istinaf istemlerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına...'' gerekçesiyle, kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemiz kaldırma kararı sonrası mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, öncelikle mahkemece ...'' Davalı şirkete ait 2012, 2013 ve 2015 yıllarına ait ticari defterlerin açılış tasdiklerinin kanuni süresi içinde yaptırıldığı ancak kapanış tasdiklerinin süresinde yaptırılmadığı bu bakımdan TTK hükümleri gereğince sahibi lehine delil teşkil etme niteliğini haiz olmadıkları, her ne kadar davalı şirketin 2014 yılına ait ticari defterleri usul ve yasaya uygun tutulmuş ise de yukarıda belirtilen diğer ticari defterlerle birlikte bir bütün halinde değerlendirmede bulunulduğunda davalının ticari defterlerindeki kayıtların tek başına davalının lehine sonuç doğurmayacağı, dosyadaki mevcut delil durumuna göre davacıların borçlu olduklarından bahsedilemeyeceği...''nden bahisle hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, mahkemenin işbu gerekçesi HMK'nın 297. maddesi kapsamında gerekçeli kararın ihtiva etmesi gereken bir gerekçe mahiyetinde olmadığı gibi, uyuşmazlığı çözen ve denetime elverişli bir gerekçe niteliğinde de olmadığından yerinde görülmemiştir. Ayrıca, davacı ...'un yargılama sırasında vefat ettiği nazara alınarak hükmün infaza da elverişli şekilde kurulması gerekirken anılan husus göz önünde bulundurulmaksızın karar verilmesi de yerinde olmamıştır. Öte yandan, mahkemece Dairemiz kaldırma kararı sonrası dava değerinin 42.279,25 TL olduğundan bahisle davacı ... ve davacı şirket yönünden bu miktar üzerinden harç ikmaline karar verilmiş ise de; Dava konusu Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında; davalı tarafından, davacı ... aleyhine, 01.08.2012 keşide, 01.08.2012 ibraz tarihli, ...... seri nol'lu, 17.000,00 TL, 05.09.2012 keşide ve ibraz tarihli, ...... seri no'lu, 8.000,00 TL, 20.07.2021 keşide ve ibraz tarihli, ...... seri no'lu, 17.000,00 TL bedelli çeke istinaden toplam 47.595,48 TL'nin tahsili için kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığı, Aynı icra dosyasından, davacı ...'un haciz sırasında kendisi ve davacı şirketi temsilen icra kefili olması nedeniyle davalı tarafından, davacı şirket ve ... aleyhine, Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... talimat sayılı dosya borcuna kefalet açıklaması ile, 42.279,25 TL asıl alacak üzerinden icra emri düzenlendiği anlaşılmıştır. Bu durum karşısında, mahkemece davalının, davacı ... aleyhine 47.595,48 TL üzerinden kambiyo takibi, diğer davacılar aleyhine icra kefilliği nedeniyle 42.279,25 TL üzerinden takip başlatması nedeniyle, dosyanın bu kapsamda incelenip değerlendirilmesi ve harç ikmalinin de bu husus nazara alınarak sağlanması gerekmektedir. Kaldı ki, davacılarca, dava dilekçesinde borcun tamamen ödendiği iddiasında bulunulduğundan işbu iddianın davacı tarafça ispatı gerektiği, davacıların bu hususta mal vermek sureti ile ödeme yaptıklarını ileri sürüp, fatura ve tutanaklar ibraz ettiği, davalı tarafça, ödemenin işbu icra dosyası için olmadığının savunulduğu, taraflar arasında birçok başka icra dosyalarının da olduğunun belirtilmiş olduğu anlaşılmakla, mahkemece davacı tarafça sunulan faturanın işbu davaya konu borcun ödenmesi için olduğu kabulünden hareketle bilirkişi raporu alınması, davalının yukarıda belirtilen savunması üzerinde durulmaması yerinde olmadığı gibi, ticari defterler hususundaki gerekçesi de yerinde olmadığından, davalının belirtilen savunması üzerinde de durularak diğer icra dosyaları ile açılmış dava dosyaları da getirtilerek değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken anılan hususlar nazara alınmaksızın hüküm tesisi de yerinde görülmemiş ayrıca, yemin usulüne riayet edilmeksizin işlem yapılması da usule aykırı olduğundan yerinde olmamıştır. Bu itibarla, yukarıda açıklanan nedenlerle, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, HMK'nın 297. maddesine, Dairemiz kaldırma ilamına da aykırı şekilde anılan hususlar nazara alınmaksızın karar verilmesi yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/07/2024 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan toplam 2.166,07 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 5-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/04/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/1732, K. 2026/488, T. 02.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1732-e-2026-488-k-8f8b093f152d