Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1157 E. 2024/1862 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1157
- Karar No
- 2024/1862
T.C. ... BAM .... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... T.C. ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A .... HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO : 2024/1157 KARAR NO : 2024/1862
BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ... KARAR NO : -- KARAR TARİHİ : ... İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : DAVACI-İHTİYATİ HACİZ : ... İSTEYEN DAVALI-KARŞI TARAF : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali B.A.M. KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan dava nedeniyle istenen ihtiyati haciz isteminin reddine dair verilen karara karşı süresi içinde ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati haciz isteyen davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında, davacı şirketin yetkilisinin taşınmazı üzerine; depo inşaat yapılması ve ... tarihinde başlayarak ....... tarihinde teslim edilmek üzere 10.000.000,00 -TL bedel karşılığında anlaşma sağlandığını ve .../... tarihinde sözleşme akdedildiğini, söz konusu sözleşme ile; söz konusu yapılacak depo inşaatının belediye tarafından yıkılması yada eksiksiz teslim edilmemesi halinde yüklenici olan davalının, yapının yeniden yapılacağını taahhüt ettiğini, taahhüdün yerine getirilmemesi halinde alınan tüm ödemelerin tamamının iade edileceğinin de ayrıca kararlaştırıldığını, davalının ödemeleri aldığını ancak herhangi bir hizmet vermediğini, davalının işe zamanında başlayamadığını ve ödemelerin iadesi istenildiğinde, çeklerin ticarette kullanıldığından bahisle iade edilmediğini, sadece kullanımına verilen ... plakalı ... ... aracın davacıya iade edildiğini, söz konusu çeklerin tahsil edilmiş olmasına rağmen iadelerin gerçekleştirilmemesi ve yapılan tüm çabaların sonuçsuz kalması sebebiyle icra takibine geçildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, arabuluculuk sürecinden de sonuç alınamadığını, davalının söz konusu işe aradan geçen uzun süreler sonunda başlayabileceğini beyan ederek ... ....Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... D.İş dosyası ile tespit yaptırdığını ve tespitte borçtan kurtulma amacıyla mevcut yere ilişkin olduğunu iddia ederek rapor aldırdığını, davalının devam eden dava sürecinde borç ödemede aciz durumuna düşmüş olduğunu, borçlarının ödemesinin ötelenmesi ve davalı şirketin içinin boşaltılması amacıyla süre kazanarak davalının mal varlığını eksiltme ve kaçırma tehdidinin mevcut olduğunun piyasada konuşulduğunu belirterek gerekli görülmesi halinde teminat karşılığı ihtiyati haciz kararı verilmesini, sonuç olarak itirazın iptali ile %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, alacağın varlığının yaklaşık ispat vasıtaları ile ispatlanamadığı ve İ.İ.K 257. maddesindeki koşulları taşımadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraflar arasında, davacı şirketin yetkilisinin taşınmazı üzerine; depo inşaat yapılması, ... tarihinde başlamak üzere ....... tarihinde teslim edilmek üzere 10.000.000,00 -TL bedel karşılığında anlaşma sağlandığını ve .../... tarihinde sözleşme akdedildiğini, söz konusu sözleşme ile; söz konusu yapılacak depo inşaatının belediye tarafından yıkılması yada eksiksiz teslim edilmemesi halinde yüklenici olan davalının yapının yeniden yapılacağını taahhüt ettiğini, taahhüdün yerine getirilmemesi halinde alınan tüm ödemelerin tamamının iade edileceğinin de ayrıca kararlaştırıldığını, davalının ödemeleri aldığını ancak herhangi bir hizmet vermediğini, davalının işe zamanında başlayamadığını ve ödemelerin iadesi istenildiğinde, çeklerin ticarette kullanıldığından bahisle iade edilmediğini, sadece kullanımına ... plakalı ... ... aracın davacıya iade edildiğini, söz konusu çeklerin tahsil edilmiş olmasına rağmen iadelerin gerçekleştirilmemesi ve yapılan tüm çabaların sonuçsuz kalması sebebiyle icra takibine geçildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı tarafça taşınır ve taşınmaz mallarının azalttığı, satıldığı ve ....kişilere devredildiği bilgisine şifahen ulaştıklarını, somut olayda yaklaşık ispat kuralı gerçekleştiğini, huzurdaki dava kazanılsa bile davalı şirketin aktiflerini azaltması sebebiyle davacının bir kez daha zarara uğrayacağını ve alacağını tahsil edemeyeceğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına ve alacağın temini maksadıyla öncelikle teminatsız aksi halde uygun görülecek teminat mukabilinde davalının mal varlığına üzerine icra dosyasındaki borçla sınırlı olmak şartıyla ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir. Dava, eser sözleşmesi uyarınca taahhüdün yerine getirilmediği iddiasına dayalı ödenen bedelin iadesi, talep ihtiyati haciz kararı verilmesi istemidir. İhtiyati haczin şartları ve etkileri 2004 sayılı İİK’nun 257. ve devamı maddelerde düzenlemiş olup, 257. maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları; ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir. Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir. Maddenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. Somut olayda davacı vekili, taraflar arasındaki eser sözleşmesine konu taahhütlerin yerine getirilmediği iddiasıyla ödenen bedelin iadesini talep etmiştir. Uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır ve muaccel bir alacak bulunmamaktadır. Dosyanın geldiği aşama itibariyle davacı tarafın alacağın varlığı ve miktarına yönelik iddialarının yaklaşık olarak ispatı koşulunun sağlanmadığı, İİK'nın 258/1. maddesinde düzenlenen yaklaşık ispat kuralının gerçekleştiği yönünde yeterli koşul bulunmadığı, bunların yanında, aleyhine ihtiyati haciz istenenin; borçlarından kurtulmak amacıyla mallarını gizleme, kaçırma çabası içerisinde olduğuna ilişkin somut bir bilgi ya da belgenin de dosyaya sunulmadığı, yargılamanın ilerleyen aşamalarında değişen ihtiyati haciz koşullarının yeniden değerlendirilebileceği sonuç ve kanaatine varılmış olup, mahkemece ihtiyati haciz talebin reddi yönünde verilen ara kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ... sayılı ara kararı usul esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf kanun yolu başvurularının ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında harçlar peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, ...-İstinaf talebinde bulunan tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine, 4-Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-f hükmü uyarınca kesin olmak üzere .. tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip