Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2025/251 E. 2025/867 K.

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/251
Karar No
2025/867
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/251 KARAR NO: 2025/867 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/11/2024 NUMARASI: 2024/11 E. - 2024/685 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Taşıma sözleşmesinden kaynaklı) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında şöforlü araç kiralamaya ilişki ticari ilişki olduğunu ve buna istinaden 16.11.2021 tarihli araç kiralama sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmeye göre davalının 9 adet aracını 18.11.2021- 28.02.2023 tarihleri arasında müvekkili şirkete kiraya verdiğini, davalının müvekkiline hiç bir surette bilgi vermeden araç kiralamaya yönelik taşıma hizmetine son verdiğini ve sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini, feshin sözleşmeye aykırı olduğunu ve davalının cezai şart ödeme yükümlülüğünün bulunduğunu, bu nedenle basiretli bir tacir gibi davranmayıp sözleşmeye aykırı hareket eden davalı aleyhinde 500.000,00 TL tazminatın İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına konu edildiğini beyan ile öncelikle sözleşmede ki cezai bedeli ödemeyi kabul eden davalının 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına haciz konulması ve ayrıca mallarına tedbir konulması için ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne, yapılacak yargılama neticesinde davalının haksız itirazın iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine %20 ‘sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/368 Esas, 2023/442 Karar ve 30.05.2023 tarihli kararı ile; mahkemenin görevli olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Dairemizin 2023/1786 Esas, 2023/1961 Karar ve 30.11.2023 tarihli kararı ile; görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Eldeki istinaf incelemesine konu karar, görevli mahkemece verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... davacı tarafın 26/03/2024 tarihli duruşmaya gelmediği ve dava dosyasının işlem kaldırıldığı, yenilerek tekrar duruşma günü tayin edildiği, 12/11/2024 tarihli duruşmada davacı vekilinin e-duruşma talebinde bulunduğu, talebinin kabul edilmiş olduğu, davacı vekilinin teknik sorun olduğunda mazeretli sayılmasını talep ettiği, ancak e-duruşma çağrısının davacı vekiline iletilmiş olması ve katılım sağlanmamış olması nedeniyle mazeretinin reddedilmiş ve dosya işlemden kaldırılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere 26/03/2024 ve 12/11/2024 tarihlerinde dosya iki defa işlemden kaldırılmıştır. Dava harca esas değeri itibariyle basit yargılama hükümlerine tabidir. 6100 sayılı HMK'nın 320/4'üncü maddesine göre, basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra tekrar takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılmasına karar verilir. Davacı davasının ikinci kez işlemsiz bırakmış olduğundan, ikinci kere işlemsiz bırakıldığı duruşma tarihi itibariyle HMK 320/4 maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş..." gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemenin davanın açılmamış sayılmasına karar verdiğini ve davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedildiğini, açılmamış sayılmasına dair kararın hukuka aykırı olduğunu, duruşma tarihinin 12.11.2024 ve saat 11:40 olarak belirlendiğini, aynı gün birden fazla duruşmalarının olması sebebiyle 10 dakika öncesinde celse üzerinden beklenmeye başlandığını, dava dosyasına e-duruşma talebinin gönderildiğini ve taleplerinin kabul edildiğini, saat 11:30'dan saat 12:20'ye kadar duruşma sorgulama ve duruşma takip sayfasının sürekli kontrol edildiğini, 11:40 olan duruşma için saat 12:22'de e-duruşma oturumunun başladığının bildirimi geldiğini, cep telefonu uygulaması celseden alınan ekran görüntüsünün dilekçe ekinde sunulduğunu, taraflarınca duruşmaya katılım butonuna basıldığını fakat duruşmada tek kişi yani kendisi olduğunun görüldüğünü, defalarca oturuma katılımın denendiğini, fakat bağlantı sağlanmasına rağmen karşı taraftan kimsenin olmadığının görüldüğünü, Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılması ve UYAP sistemi üzerinden sistem kayıtları ve logların incelenmesi neticesinde haklılıklarının ispatlanacağını, ayrıca ekran görüntülerinin ekli olduğunu, dokuz kere bağlantı sağlanmış olmasına rağmen mahkeme ile iletişime geçilemediğini, bunun üzerine 12:33'te mahkeme kaleminin arandığını ancak ulaşım sağlanamadığını, adil bir yargılamanın gereklerinin yerine getirilmediğinin sunulan ekran görüntüleri ile sabit olduğunu, e-duruşmanın taraflarınca sağlandığını, duruşma saatinden önce e-duruşmaya katılamama durumunda mazeretli sayılma talebinin gönderildiğini, Anayasa ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, duruşma zaptında duruşmanın 12:22'de sona erdiğinin görüldüğünü, bunu kabul etmediklerini, taraflarınca 11:30'da hazır bekleyerek saat 12:45'e kadar duruşmaya katılım sağlanmaya çalışıldığını, katılım çağrısının saat 12:22'de gelmiş olmasına rağmen duruşmanın saat 12:22'de sona erdiği hususunun kesinlikle gerçeği yansıtmadığını, emsal kararlar gereğince mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, ayrıca davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekli iken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, "Araç kira sözleşmesi" olarak adlandırılan ve hukuki niteliği taşıma olan sözleşme kapsamında ceza koşulu alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava 29.05.2023 tarihinde açılmış olduğundan, 28.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı kanunun 58. maddesiyle değişik TTK'nın 4/2. maddesi somut olayda uygulama bulacaktır. 26.03.2024 tarihli celsede, davacı vekilinin e-duruşma talep ettiği, bu talebin kabul edildiği, duruşma saatinde bağlantı için çağrı gönderildiği ancak çağrıya 5 dakika beklenmesine rağmen cevap verilmediği, mazeret de bildirmemiş olduğu, davalı vekilinin ise davayı takip etmiyoruz beyanı üzerine ilk derece mahkemesince takip edilmeyen dava dosyasının HMK'nın 150. maddesi gereğince yenileninceye kadar işlem kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Bundan sonra, dosya davacı vekili tarafından 29.03.2024 tarihli dilekçe ile yenilenmiştir. Mahkemenin 02.04.2024 tarihli yenileme tensip tutanağı ile duruşma 02.07.2024 tarihine bırakılmıştır. Söz konusu duruşmaya davacı vekili katılmıştır. Bir sonraki duruşma tarihi 12.11.2024, saat 11:40' olarak belirlenmiştir. Davacı vekili, 12.11.2024 tarihli ve 11:24 saatinde düzenlenen mazeret bildirme formunu UYAP sistemi üzerinden mahkemeye göndermiştir. Söz konusu bildirimde, duruşmaya e-duruşma olarak katılma talebi bulunduğunu, teknik sorun oluşması durumunda mazeretli sayılmasını talep etmiştir. 12.11.2024 tarihli duruşma tutanağına yenileme sonrasında asıl dosya davacısına duruşma gün ve saatinin tebliğ edilmiş olduğu, talebi üzerine e-duruşma çağrısının gönderildiği, on dakika beklenilmesine rağmen asıl dosya davacısının duruşmaya katılmadığı ve çağrıya cevap vermediği belirtilmiştir. Devamında ise asıl dosya davacısının teknik sorun oluşması nedeniyle mazeretli sayılması talebinde bulunmuş olduğunun görüldüğü, UYAP sisteminde asıl dosya davacısına katılım çağrısının gönderildiği ancak karşıdan cevap verilmediğinin görüldüğü ve davalı vekilinin asıl dosyayı takip etmeyeceğiz beyanı üzerine, asıl dosya davacısının teknik sorun olduğunda mazeretli sayılması yönündeki talebinin e-duruşma çağrısının davacı vekiline iletilmiş olması ve katılım olmaması nedeniyle mazeretinin reddine, asıl dosya yönünden takip edilmeyen davanın HMK'nın 150. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, birleşen İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/71 Esas sayılı dosyasının ise tefrikine, karar verilmiştir. Duruşma zaptında, duruşmanın bitiş saati 12:21 olarak gösterilmiştir. Dava basit yargılama usulüne tabi olmakla, HMK'nın 320/4. maddesi hükmü uyarınca da basit yargılama usulüne tabi davalarda işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa dava açılmamış sayılır.Somut davada, davacı vekili tarafından 12.11.2024 tarihli duruşma için gönderilen mazeret dilekçe saati 11:24'tür. Davacı vekilinin istinaf dilekçesine ekli görüntülü e-duruşmaya dair görsellerden, e-duruşmaya katılmak için bağlantı yapıldığı, çok sayıda aramanın gerçekleştirildiği anlaşılmıştır. Mahkeme tarafından davacı vekilinin e-duruşma talep ettiği, e-duruşmaya katılımı için çağrı gönderilmesine karşın duruşmaya katılmadığı, çağrıya cevap verip duruşmaya katılmadığı şeklinde tespitte bulunulmuştur. Ancak davacı vekilinin teknik sorun oluşması durumunda mazeretli sayılmasına dair talebi reddedilmiştir.HMK'nın 149. maddede ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla veya başka yerde duruşma icrası başlığı ile 1.fıkrada, mahkemenin taraflardan birinin talebi üzerine talep eden tarafın veya vekilinin aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden duruşmaya katılmalarına ve usul işlemleri yapabilmelerine karar verebileceği belirtilmiştir. 5.fıkrada; maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği ifade edilmiştir. 30/6/2021 tarihli ve 31527 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan Hukuk Muhakemelerinde Ses ve Görüntü Nakledilmesi Yoluyla Duruşma İcrası Hakkında Yönetmelik'in “e-Duruşma icrası” başlıklı 13. maddesinin 9. Bendinde, “(9) Taraf veya vekilin kusuru olmaksızın teknik sebeplerden dolayı e-Duruşmanın yapılamaması hâlinde, ilgili taraf veya vekil yönünden Kanunun 150 nci maddesinin birinci fıkrası uygulanmaz.” hükmü yer almaktadır. Mahkemece davacı vekilinin mazeretinin reddine kara verilmiş ise de mazeretin reddine dair gerekçe isabetli bulunmamıştır. Zira davacı, e duruşma talep etmekle duruşmayı takip etme iradesini ortaya koymuş, herhangi bir nedenle duruşmaya katılım sağlayamazsa mazeretli sayılmasını talep etmiştir.Mazeretin reddi için objektif bir gerekçe mevcut değildir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına dair karar usule aykırı bulunmuş ve kararın kaldırılması gerekmiştir. Kabule göre de yargılama giderleri karara bağlanırken, kamudan harcanan arabuluculuk giderinin hüküm altına alınmaması da usule aykırı olmuştur. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1a.5 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesini istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, 1-HMK'nın 353/1.a.5. maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,4-Yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,5-Kararın, ilk derece mahkemesince taraf vekillerine çıkarılacak davetiyelerle tebliğine dair;HMK'nın 353/1.a.5. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, 22.05.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. KANUN YOLU: HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2025/251, K. 2025/867, T. 22.05.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-14-hukuk-dairesi-2025-251-e-2025-867-k-f610d7ad6941