Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1007 E. 2026/1408 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1007
Karar No
2026/1408
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1007 - 2026/1408 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1007 KARAR NO : 2026/1408 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/03/2024 NUMARASI : 2022/226 E. - 2024/140 K.

DAVANIN KONUSU : Marka Hükümsüzlüğü, Marka Hakkı İhlali, Hükmün İlanı KARŞI DAVA : Markaların Kullanılmaması Nedeniyle Kısmen İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/03/2024 Tarih ve 2022/226 Esas - 2024/140 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı-karşı davalı ... Turz. Tic. Ltd. Şti tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı-karşı davalı vekili, müvekkili adına tescilli “...” ibareli 2003/01411 ve “...” ibareli 2009/53087 numaralı markalar ile davalı adına tescilli “...” ibareli 2011/19203 ve “...+...” ibareli 2016/22107 numaralı markalar arasında 6769 sayılı SMK’nın 5/1-ç maddesi uyarınca mutlak ret nedeni sayılabilecek mahiyette görsel, işitsel, anlamsal ve genel intiba açısından ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirketin kurucu ortaklarından dava dışı ... ... TUR. SAN. TİC. A.Ş. arasında “...” ibareli markalar yönünden altı ayrı dava görüldüğünü, bu davalardan kesinleşmiş ilamlarda “...” ibaresinin her iki tarafın markalarında da asli unsur, sair şekil ve ifadelerin ise tali (zayıf) olduğuna ve markaların mutlak ret sebebi teşkil edecek mahiyette görsel, işitsel, anlamsal ve genel intiba açısından ayırt edilemeyecek kadar benzer olduklarına hükmedildiğini, dava dışı ... ... TUR. SAN. TİC. A.Ş. ile davalı şirketin organik bağ içerisinde olduğunu, dava dışı ... ... TUR. SAN. TİC. A.Ş.'nin 2010/08677 sayılı markasının kötüniyetle tescil edildiğini, müvekkili şirket adına tescilli 2003/01411 ve 2009/53087 numaralı markaları bertaraf etmek maksadı ile davalı şirketin, dava dışı ... ... TUR. SAN. TİC. A.Ş.'nin 2010/08677 sayılı markasının hükümsüz kılınması ihtimaline binaen, kötüniyetle, dava konusu 2011/19203 ve 2016/22107 numaralı markaları tescil ettirdiğini, bu markaların tescil süreçlerinin müvekkilinin bilgisi dışında cereyan ettiğini, müvekkilinin dava dışı şirketin “...” ibareli marka kullanımına hiçbir zaman sessiz kalmadığını, dava dışı şirketin müvekkiline ait "..." ibareli 37, 39 ve 43. sınıf hizmetleri içeren 2003/01411 ve 2009/53087 kod numaralı markalara 2007 yılından beri tecavüz ettiğinin Ankara 2. FSHHM 2015/473 E. sayılı dosyasında 15 yıl süren yargılama sonucu tespit edildiğini, müvekkiline ait 2003/01411 ve 2009/53087 numaralı markaların kara taşımacılığı açısından tescilli olduğu 39. sınıfa, davalıya ait 2011/19203 ve 2016/22107 numaralı markalarda da yer verildiğini ileri sürerek, davalı şirketin dava konusu markalarını kullanımından kaynaklanan müvekkili şirketin marka hakkına tecavüzün durdurulmasına, ortadan kaldırılmasına, kararın ilanına, kötüniyetle davalı şirket adına tescil edilen müvekkilinin markaları ile aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer 2011/19203 ve 2016/22107 numaralı markaların tescil edildiği tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı-karşı davacı vekili, müvekkili şirketin 2009 yılından beri faaliyet gösterdiğini, lüks yat üretimi, satışı ve kiralanması, taşımacılık hizmeti verdiğini, “...” markasını çok yoğun bir şekilde uzun yıllardır kullandığını, ... nezdinde “...” ibareli birçok tescilli markası bulunduğunu, müvekkiline ait “...” markasının yapılan yatırımlar neticesinde tescil tarihinden önce tanınmış ve ayırt edici hale geldiğini, taraf markalarının kelime, şekil unsuru, logo, renk ve yazı karakteri bakımından ayrıştığını, müvekkili şirkete ait markalar ile davacıya ait markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığının kesinleşmiş mahkeme kararları ile de sabit olduğunu, müvekkili şirketin ağırlıklı olarak “...” sektöründe hizmet verdiğini, markaların hitap ettiği ortalama tüketici kesiminin dikkat düzeyinin üst seviyede olduğunu, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, dava dışı ... ... TUR. SAN. TİC. A.Ş.’nin müvekkili şirketin ortağı olduğunu, davacı ile dava dışı bu şirket arasında yıllardır husumet bulunduğunu, müvekkilinin davaya konu 2011/19203 sayılı “... ...” ibareli marka başvurusunun davacının davaya konu markaları gerekçe gösterilerek reddedilmesi üzerine 2012 yılında dava açıldığını, dava sonucu müvekkili markasının tescil edildiğini, davacının müvekkili şirketin ortağı olduğunu beyan ettiği ... ... San. ve Tic. A.Ş'yi çok iyi bilmesine rağmen ve bahse konu şirket ile çok uzun yıllardır karşılıklı davaları mevcutken davacının aynı markayı kullanan müvekkili şirketten ve markalarından haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının sessiz kalma yolu ile hak kaybına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiş, karşı davada, davacı-karşı davalıya ait 2003/01411 sayılı markanın "Kara taşımacılığı hizmetleri, Taşıma komisyonculuğu hizmetleri, özel şoförlük hizmetleri, Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri." bakımından, 2009/53087 sayılı markanın "Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri. Deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri. Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakımı (kreş) hizmetleri, huzurevleri hizmetleri dahil)." hizmetleri bakımından kullanılmadığını ileri sürerek, söz konusu markaların söz konusu hizmetler bakımından kullanmama nedeniyle iptal koşullarının oluştuğu tarihten itibaren iptal edilmelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, karşı davada, davacı-karşı davalının sunduğu belgelerin ciddi kullanım olarak değerlendirilmek için yeterli olmadığı, söz konusu evrak ciddi kullanım olarak değerlendirilse dahi, sunulan belgelere konu hizmetin “kara taşıtlarının kiralanması hizmeti” olduğu, ancak bu hizmetin, davaya konu edilmediği, bir diğer deyişle, davacı-karşı davalının dava konusu edilen hizmetler bakımından markalarının kullanıldığını gösterir herhangi bir belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, davacı-karşı davalı markalarının iş bu davaya konu edilen hizmetler üzerinde kullanılmadığı tespit edildiğinden, SMK m.27/2 son cümle hükmü uyarınca dava konusu markaların kullanmama nedeniyle iptali koşullarının oluştuğu ancak 2003/01411 sayılı markanın tescili kapsamında yer alan "39.SINIF: Kara taşımacılığı hizmetleri, Taşıma komisyonculuğu hizmetleri, özel şoförlük hizmetleri.Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri." hizmetleri bakımından, 01/12/2009 tarihinden itibaren kullanmama nedeniyle iptali koşunun oluştuğu anlaşılsa da, yargılama aşamasında söz konusu markanın geçerliliğini yitirdiği, asıl davada, hükümsüzlüğü istenen markalar ile davacı-karşı davalıya ait markalar arasında SMK m.5/1-ç hükmü uyarınca ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığı, hükümsüzlüğe mesnet 2003/01411 sayılı markanın geçerliliğini yitirdiği, geçerliliğini yitirmeseydi bile geçmişe etkili olarak talep edilen hizmetler bakımından kısmen iptali koşulunun oluştuğu, hükümsüzlüğe mesnet 2009/53087 sayılı markanın geçmişe etkili olarak talep edilen hizmetler bakımından kısmen iptaline karar verildiği, davalı-karşı davacı ile ilişkili ... ... Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş ile davacı-karşı davalı ve davacı-karşı davalı markalarının önceki sahibi ... arasında muhtelif yargı uyuşmazlıkları bulunsa da, davalı-karşı davacının, "..." ibaresini lüks yat üretimi, satışı, kiralanması ve taşımacılık hizmetinde kullandığını cevap-karşı dava dilekçesinde beyan ettiği, davalı-karşı davacının ticari defterleri incelendiğinde, 25/05/2010 tarihine dayanan faturasında tekne üretimi yaptığının anlaşıldığı, davalı-karşı davacının adına kayıtlı markaların iktisadi fonksiyonlarından yararlanma gayesi haricinde, engelleme, spekülasyon, tuzak, şantaj vb ticari dürüstlük kuralları ile bağdaşmayan bir kasıtla hareket ettiğine ilişkin yeterli nitelikte delil bulunmadığı, 4721 sayılı TMK m.3 hükmü uyarınca aslolanın iyi niyet olduğu da dikkate alınarak, davalı-karşı davacı yanın, davaya konu markaları tescil ettirirken kötü niyetli olarak hareket ettiği iddiasının yerinde bulunmadığı, davacı-karşı davalının marka hakkı ihlali iddiaları değerlendirildiğinde, davalı-karşı davacının 16/12/2009 tarihinde tescil edilerek kurulduğu, şirketin faaliyet konuları arasında yat, gemi, tekne, yelkenli, kayık, bot, deniz aracı inşa etmek ve ettirmek gibi konuların bulunduğu, davalı-karşı davacı vekilinin, müvekkilinin "..." ibaresini lüks yat üretimi, satışı, kiralanması ve taşımacılık hizmetinde kullandığını cevap-karşı dava dilekçesinde beyan ettiği, davalı-karşı davacının ticari defterleri incelendiğinde, 25/05/2010 tarihine dayanan faturasında tekne üretimi yaptığının anlaşıldığı, hükümsüzlüğe mesnet 2003/01411 sayılı markanın geçerliliğini yitirdiği, geçerliliğini yitirmeseydi bile geçmişe etkili olarak talep edilen hizmetler bakımından kısmen iptali koşulunun oluştuğu, hükümsüzlüğe mesnet 2009/53087 sayılı markanın geçmişe etkili olarak talep edilen hizmetler bakımından kısmen iptaline karar verildiği, söz konusu markaların geçmişe etkili olarak kısmen iptali koşullarının oluştuğu dikkate alındığında, tescil kapsamlarında kalabilecek "Kara taşıtlarının kiralanması hizmetleri." ile davalı-karşı davacının "..." ibaresini kullanarak faaliyet yürüttüğü lüks yat üretimi, satışı, kiralanması ve taşımacılık hizmetleri arasında benzerlik bulunmadığı, zira bunların farklı tüketici kesimine hitap ettikleri, farklı ihtiyaçları karşıladıkları, farklı yerlerde satışa arz edildikleri, aralarında rekabet veya birbiri yerine ikame imkânı bulunmadığı, söz konusu hizmetlerden yararlanma amacının farklı olduğu, yine davalı-karşı davacının faaliyetlerinin 2010 yılına kadar geriye gittiği, iş bu dava açılana kadar davalı-karşı davacının markasal kullanımlarına karşı sessiz kalındığı anlaşıldığından, marka hakkı ihlali iddiasından kaynaklı ileri sürülen istemlerin de yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine, karşı davanın kabulüne, 2009/53087 sayılı markanın "39.SINIF: Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri (tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, kurye hizmetleri dahil). Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. 43.SINIF: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakımı (kreş) hizmetleri, huzurevleri hizmetleri dahil)." hizmetleri bakımından 02/11/2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere iptal edilmesine, 2003/01411 sayılı markanın kısmen iptali edilmesi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı-karşı davalı ... Turz. Tic. Ltdi.Şti vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı şirket ile dava dışı ... ... Turizm San. Tic. A.Ş. arasında organik bağ bulunduğunu, müvekkili adına tescilli markaları bertaraf etmek için davalı ile anılan dava dışı şirketin birlikte hareket ettiklerini, dava konusu markalarla müvekkilinin mesnet markaları arasında asli unsurlarının "..." ibaresinden oluşması nedeniyle SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzerliğin söz konusu olduğunu, davalı şirketin ortaklarından ... ... Turizm San. Tic. A.Ş.'ye ait 2010/08677 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde kurucu ortağının yine "..." markası ile faaliyet gösterebilmesini teminen 2011/19203 ve 2016/22107 sayılı markaların kötüniyetle tescil ettirildiğini, müvekkili tarafından davalının marka kullanımına sessiz kalınmadığını, davalının organik bağ içinde bulunduğu ... ... aleyhine 2007/48256 ve 2010/08677 sayılı markalarına karşı dava/yargılamanın yenilenmesi yollarına başvurulduğunu, kötüniyetle tescil edilen dava konusu markaların kötüniyetin bölünmesi mümkün olmadığından tüm sınıflar yönünden hükümsüz kılınmasının gerektiğini, Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2015/473 Esas, 2027/433 Karar sayılı kararında davalı karşı davacının müvekkilinin marka haklarına tecavüz ettiğine ve tazminata hükmedildiğini, davalı markaları kötüniyet nedeniyle hükümsüz kılındığında , kullanmama nedeniyle marka iptali davası yönünden davalı/karşı davacının aktif dava ehliyetinin ortadan kalkacağını, öte yandan müvekkilinin faaliyette bulunduğu araç kiralama hizmetleri ile kara taşımacılığı hizmetlerinin birbirinden ayrılamayacağını, bu nedenle kara taşımacılığı hizmetleri yönünden kullanmama nedeniyle marka iptaline karar verilmesinin hatalı olduğunu, asıl davada davalı lehine marka hakkına tecavüz ve hükümsüzlük istemleri yönünden tek vekalet ücretine hükmedilmesinin gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE :Asıl dava, marka hükümsüzlüğü, marka hakkı ihlalinin durdurulması ve önlenmesi, hükmün ilanı, karşı dava, davalı/asıl davacı markaların kullanılmaması nedeniyle kısmen iptali istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, kullanmama nedeniyle marka iptaline ilişkin karşı dava yönünden markalarını kullandığını ispat yükü altında bulunan davacı/karşı davalının sunduğu "2004 tarihli şirket ana sözleşmesi , 06.08.2004 tarihli oda kayıt belgesi, TC. Ulaştırma Bakanlığı Kara Ulaştırması Genel Müdürlüğü’nün düzenlediği 2010-2015 tarih aralığına ilişkin yetki belgesi (Belge, yurtiçi eşya taşımacılığı için verilmiştir.), ... adresinden alınan ekran görüntüleri (Belgede ... ... markası yer almaktadır.), sarptr.com alan adının yer aldığı domain yönetimi başlıklı tarih bulunmayan belge , ... tarafından marka sahibi adına düzenlenen 2017-2018 tarihli 2 adet fatura, 2019-2022 tarih aralığına ilişkin 4 adet ... ekstresi, 9 adet fotoğraf (Fotoğraflar siyah-beyaz olup, net değildir. Fakat fotoğraflarda “... ...” ibaresinin yer aldığı işyerinin bulunduğu anlaşılmaktadır.)" delillerinin, işbu dosya bakımından markaların ciddi kullanımını ispatlamak için yeterli olmadığı, ciddi kullanım olarak değerlendirilse dahi, sunulan belgelere konu hizmetin “kara taşıtlarının kiralanması hizmeti” olduğu, bu hizmetin de dava konusu edilmediği, davacı-karşı davalının markalarının, dava konusu edilen hizmetler bakımından kullanıldığını gösterir herhangi bir belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, bu nedenle mahkemece karşı davada, 2003/01411 sayılı markanın 01/12/2009 tarihinden geçerli olmak üzere kullanılmaması nedeniyle geçmişe etkili olarak kısmen iptal edilmesi koşulları oluşmakla birlikte, yargılama aşamasında söz konusu marka geçerliliğini yitirdiğinden, kullanmama nedeniyle marka iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2009/53087 sayılı marka yönünden 02/11/2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere kullanmama nedeniyle marka iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, asıl davada ise, davacı tarafından, davalının birlikte hareket ettiği dava dışı ... ... TUR. SAN. TİC. A.Ş.'nin 2010/08677 sayılı markasının hükümsüz kılınması ihtimaline binaen, kötüniyetle dava konusu 2011/19203 ve 2016/22107 numaralı markaları tescil ettirdiği ileri sürülmüş ve ilgili dosyaya işbu davada delil olarak dayanılmış ise de, 2010/08677 sayılı marka tescilinin kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle verilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 29/01/2026 tarih, 2025/3593 Esas, 2026/582 Karar sayılı kararı ile onandığı, bunun dışında da dosya kapsamı itibariyle davalının dava konusu markaları kötüniyetle tescil ettirdiğinin ispat olunamadığı, davacı vekilinin dava dilekçesinde davalı adına tescilli markaların 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 5/1 (ç) maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmesini de talep ettiği, mahkemece verilen gerekçeli kararda, markalar arasındaki benzerliğin SMK'nin 6/1 fıkrası kapsamında karıştırılma tehlikesine yol açıp açmadığının değerlendirilebilmesinin ancak ilgililer tarafından anılan Kanun çerçevesinde itirazda bulunulmasına bağlı olduğu belirtildikten sonra, davacının talebi ile bağlı kalınarak, taraf marka işaretleri arasında SMK'nın 5/1-ç maddesi kapsamında benzerlik değerlendirmesi yapılmak suretiyle bu anlamda bir benzerliğin bulunmadığının kabul edilmesinin yerinde olduğu, nitekim davacı vekili tarafından sunulan istinaf başvuru dilekçesinde dahi SMK'nın 6/1.maddesine dayalı bir talebin öne sürülmediği ve mahkeme kararının gerekçesinin bu yönden istinaf edilmediği, sonuçta davalı markalarının hükümsüzlüğü bakımından yasal şartların oluşmadığı, davalı/karşı davacının markasal kullanımlarının 2010 yılına dayandığı, işbu dava açılana kadar davacı tarafından bu kullanımlara sessiz kalındığı, öte yandan davacı/karşı davalı markalarının 2009 ve 2016 yıllarından itibaren kısmen kullanılmama nedeniyle iptali şartlarının oluştuğu gözetildiğinde, tescil kapsamlarında kalan "Kara taşıtlarının kiralanması hizmetleri." ile davalı-karşı davacının markalarını fiilen kullandığı lüks yat üretimi, satışı, kiralanması ve taşımacılık hizmetleri arasında benzerlik bulunmadığı, bu nedenle marka hakkı ihlaline dayalı istemlerinin reddine karar verilmesinin de isabetli olduğu anlaşılmakla, davacı/karşı davalı vekilinin asıl davaya ve karşı davaya ilişkin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı/karşı davalı vekilinin asıl davaya ve karşı davaya ilişkin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca asıl dava ve karşı dava bakımından alınması gereken 732,00'şer -TL (toplam 1464,00 TL) maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı/karşı davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL ve 615,40 TL (toplam 1043,00 TL) maktu istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 421,00 -TL'nin davacı/karşı davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı/karşı davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 02/07/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/07/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1007, K. 2026/1408, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1007-e-2026-1408-k-2db52cd7a5c5