Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/996 E. 2026/1026 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/996
Karar No
2026/1026
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/996

KARAR NO : 2026/1026

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 16/01/2023

NUMARASI : 2022/589 Esas - 2023/46 Karar

DAVA: İtirazın İptali

DAVA TARİHİ: 16/06/2020

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/06/2026

Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA:Davacı vekili; davalının İstanbul Çatalca'da emlak komisyonculuğu yaptığını, dava dışı ...'nun davalı ile görüşerek Çatalca ilçesinde yatırım amaçlı bir arsa almak istediklerini söylediğini, bir süre sonra davalının arsa bulduğunu, peşin ödeme yapılırsa 160.000-TL'ye alınabileceğini söylemesi üzerine ...'ın Çatalca’ya giderek arsayı görüp beğendiğini ve 160.000-TL’yi 28/01/2009 tarihinde davalının banka hesabına arsa alımı için açıklamasıyla gönderdiğini, paranın gönderilmesinden sonra davalının arsanın satıldığını, geç kaldıklarını, başka bir yer bulacağını söyleyerek oyaladığını ve değersiz arsaları gösterdiğini, talep edilmesine rağmen davalının aldığı parayı iade etmediğini, bu nedenle davalı aleyhine Çatalca İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, müvekkili şirketin icra dosya alacağını alacaklı ...'ndan 10.07.2012 tarihli temlikname ile temlik aldığını belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili; müvekkilinin davacı şirket ile hiç bir ticari bağı ve iş ilişkisi bulunmadığını, bu nedenle borcunun da olmadığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; dava konusu havalenin "arsa alımı için" ibaresi ile yapıldığı, davalının davaya cevap vermediği, bu hali ile havale karşılığı edimin ifasına yönelik delil ibraz etmediği,işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davalının itirazının asıl alacak olan 160.000-TL üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden aynen devamına, fazla istemin reddine, alacağın %20si oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili; mahkemece temlik eden ile müvekkili arasındaki borç ilişkisi bakımından ticari defterler vs. incelenmeden karar verildiğini, banka dekontundaki açıklamanın tek başına yeterli delil niteliğinde olmadığını,tarafların ticari defterleri incelemeden sadece dekonta göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili ile icra temlik edenin babası arasında arsa alımına ilişkin tüm borçların Arnavutköy ilçesi ... Mahallesi ... ada 42 parselin icra dosyası üzerinden satılması esnasında karşılıklı olarak son bulduğunu,temlik edenin davaya dahil edilmesi talebi hakkında mahkemece bir karar verilmediğini, yine e-duruşma talepleri kabul olduğu halde duruşmaya katılmaları için gerekli bildirimin UYAP üzerinden gönderilmediğini ve duruşmaya katılmaları sağlanmadan karar verilerek savunma haklarının kısıtlandığını,temlikin geçersiz olduğunu, temlik edenin bu şekilde dolandırılması halinde on yıl boyunca şikayette bulunmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE :Dava, dava dışı temlik eden tarafından davalıya banka havalesiyle arsa alımı için gönderilen paranın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.

Somut olayda; dava dışı temlik eden ...'nun davalıya 28.01.2009 tarihinde banka havalesi yoluyla "... arsa alımı için" açıklaması ile 160.000-TL para gönderildiği, paranın tahsili için başlatılan takibe davalının süresinde itirazı nedeniyle takibin durdurulduğu, icra takibi konusu alacağın 10.07.2012 tarihli temlikname ile dava dışı alacaklı ... tarafından davacı şirkete temlik edildiği, temlik alan şirket tarafından işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Öncelikle davalı vekilince e-duruşma taleplerinin kabulüne rağmen mahkemece katılım daveti gönderilmediğinden duruşmaya katılamadıkları ileri sürülmüş ise de, bu hususta bir delil bulunmadığı gibi, davalı vekilinin bir sonraki celseye de katıldığı da dikkate alındığında, sonuca etkili olmayan istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Diğer yandan TBK'nın 184. maddesi hükmüne uygun şekilde yazılı sözleşme ile gerçekleşen alacağın temliki geçerli olup, alacağa ilişkin haklar temlik alana geçtiğinden, temlik edenin davaya dahil edilmesi isteği yerinde değildir.

6098 sayılı TBK'nın 555 vd maddelerinde düzenlenen havale, hukuksal niteliği itibariyle bir ödeme vasıtasıdır. Başka bir anlatımla, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur.Bu kapsamda somut olayda havale makbuzundaki "arsa alımı için" açıklaması ile paranın arsa alımı için gönderildiği kanıtlanmıştır. Bu halde karinenin aksini ispat yükü davalıda olup davalı, havale ile gönderilen paranın arsa alımı için gönderilmediğini veya borcun sona erdiğini yazılı ve kesin delillerle ispatlamalıdır. Davalı tarafça bu yönde bir delil ibraz edilmediği gibi, borcun bir taşınmazın icra yoluyla satışı esnasında son bulduğu savunmasına yönelik de hiç bir delil ibraz edilmemiştir.

Açıklanan nedenlerle,uyuşmazlığın niteliği gereği tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılması gerekmediğinden karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 10.929,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.733-TL harcın mahsubu ile kalan 8.196,60-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

Davacı tarafından yapılan 34,20-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 03/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/996, K. 2026/1026, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-996-e-2026-1026-k-3c1c0b686a27