Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/803 E. 2025/1449 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/803
- Karar No
- 2025/1449
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/803
KARAR NO : 2025/1449
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 28/03/2023
NUMARASI : 2021/71 E. - 2023/55 K.
DAVANIN KONUSU: Telif Alacağı
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne sunduğu dava dilekçesinde; davacının üniversite giriş sınavları (TYT, AYT) için tamamını kendisinin yazdığı üç adet kitabının bulunduğunu, bu kitaplar için daha önce YAYFED’den bandrol aldığını, kitapları kendisine ait olan Tempo Yayınlarından bastığını, davalı şirketin kitapların basımı için müvekkiline teklifte bulunduğunu, toplamda üç adet her biri 10900 tane kitap basılacağı, her bir kitabın ücretlerinin farklı olacağı (41,00 TL, 38,00 TL ve 34,00 TL) , 08/07/2019 tarihli adi yazılı sözleşme uyarınca kitapların ... Yayınları adı altında basılacağı, her bir kitap için %15 telif ücreti üzerinden anlaştıklarını, 3X10900 kitap için 179.850,00 TL telif alacağı bulunduğunu, davacının kitapların incelenmesi için mail attığını, henüz ön görüşme yapılmadan davalının kitapları bastığını, kitapların birer örneğini dilekçe ekinde sunduklarını, davacıya hiçbir ödeme yapılmadığını, davacının davalıya telif hakları kapsamında haklarını kullanacağını bildirdiğini, davalının sözleşme uyarınca ödeme yapacaklarını beyan etmesine rağmen toplam 20.000,00 TL ödeme yaptığını, davalı tarafın TYT Fizik Soru Bankası kitabını 20000 adetten fazla bastığını öğrendiklerini, bu davanın konusunun 179.850,00 TL alacağın 30/09/2019 tarihinden itibaren ödenmemesi olduğunu, İstanbul Arabuluculuk Bürosuna başvuru yapıldığı halde uzlaşma sağlanamadığını belirterek, 179.850,00 TL ticari alacağın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalının tacir ve alacağın ticari nitelikte olması nedeniyle alacağın vadesi olan 30/09/2019 tarihinden itibaren asıl alacak kalemine işleyecek reeskont faiz oranıyla ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde; davacı tarafından açılan iş bu dava da, müvekkiline usulüne uygun olarak tebligat yapılmadığını, bu nedenle süresi içerisinde cevap verilemediğini, yargılaması devam eden huzurdaki davadan, davalı müvekkilinin haricen haberdar olduğunu, öncelikle davacının davasını ve dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını HMK'nun 128. ve devamı maddeleri gereğince reddettiklerini, davacının davasını ispatlar nitelikte hiç bir delil sunmadığını, davacının kendisine ait olduğunu ileri sürdüğü eserlerin bandrol hak sahibinin kendisi olmadığının ilgili bakanlığın cevabi yazısından da açıkça anlaşıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesince; Toplanan deliller, taraflara ait kitapların içerikleri, davalı şirketin temsilcisinin yeminli beyanı ve tüm dosya kapsamı ile; her ne kadar davacı tarafça davalı şirketle kendisine ait fizik, kimya, biyoloji sorularının basımı için sözleşme yapıldığı ve telif ücretinin kendisine ödenmediği iddia edilmişse de, taraflar arasında yazılı bir sözleşme mevcut değildir. FSEK'nun 52. maddesi uyarınca mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi zorunludur. Davacı tarafça davalı şirket yetkilisine taraflar arasında sözleşme yapıldığına dair yemin teklif edilmiş, davalı şirket yetkilisi yeminli beyanında davacı ile aralarında sözleşme bulunmadığını, davacıdan yalnızca danışmanlık hizmeti aldıklarını beyan etmiştir. Tüm bu deliller karşısında davacı ile davalı arasında davacıya ait sınavlara hazırlık sorularının davalı tarafça kitaplarında kullanılması ve karşılığında davacıya telif ücreti ödenmesi konularında sözleşme yapıldığının ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı şirket tarafından ve davacının yetkilisi olduğu şirket tarafından basılan kimya ve biyoloji kitaplarında benzer soruların yer aldığı Mahkememizce tespit edilmişse de, bu soruların davacının izni olmadan kullanılmış olması halinde dahi telif ücretinin hesaplanması için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, fizik kitaplarıyla ilgili bu konuda uzman bilirkişilerin soruları karşılaştırarak benzerlik bulunup bulunmadığını tespit etmeleri gerektiği, bu konuların Mahkememizin uzmanlık alanı dışında kalan ve hukuk bilgisi ile çözümlenmesi mümkün olmayan konular oldukları, davasını ve alacak miktarını ispat etmek zorunda olan davacının süresinde bilirkişi ücretini yatırmaması nedeniyle iddialarını ispat edemediği anlaşılmakla," davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında yazılı sözleşme olmadığından ötürü davanın her ne kadar İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemelerinde ikame edilmiş olsa da görevsizlik kararıyla dosya İstanbul Anadolu Fikri Sınai Mahkemelerine gönderildiğini, mahkemece taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığından bahisle Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu madde 52 uyarınca davanın reddi kararı verildiğini, mahkemece bilirkişi ücretinin yatırılmadığından bahisle kararın gerekçelendirildiğini, HMK madde 33'te geçtiği üzere hukuki nitelendirme vasfı hakime ait olduğunu, mahkeme müvekkili ...'a ait bandrollü kitapların davalı şirket tarafından birebir kopyalandığının tespit edildiğini belirtse de yazılı sözleşme bulunmamasından davanın reddine karar verildiğini, mahkeme Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu madde 68 ve devamına göre davanın devamını sağlamakla yükümlüyken hatalı şekilde karar verdiğini, davalı henüz sözleşme imzalanmadan sözleşme görüşmeleri esnasında dürüstlüğe aykırı davranarak ihtilafa konu olan kitapların basımını ve dağıtımını yaptığını, HMK madde 266 gereği hakimin ancak özel teknik bilgi gerektiren hallerde bilirkişiye başvurabileceği düzenlendiğini, mahkeme bilirkişilik ücretinin yatırılmadığını ve 6 tane kitabı yan yana koyup birebir aynı içeriğe sahip olup olmadıklarının incelemenin hukuk dışında kaldığını gerekçe göstererek davayı reddettiğini, okuma yazma bilen, hatta gözleri gören herkes bu kitapların aynı olduğunu fark edebilecek durumda olduğunu, mahkemece hükmedilen bilirkişi ücretinin fahiş olduğunu, mahkeme HMK 266 md.aykırı şekilde görevini yapmaktan kaçındığını, Mahkeme gerekçeli kararında Kimya ve Biyoloji kitaplarının birebir aynı olduğunu ikrar ettiğini, sadece hesap bilirkişisi atanması gerekirken, 6 tane bilirkişi ataması yapılmasının hatalı olduğunu, her bilirkişi için 2.000 TL ücret belirlendiğini, müvekkilinin fakirlik belgesi alamadığı için adli yardım talebinde de bulunamadığını, Mahkeme FSEK madde 53'e atıf yapsa da esasen davalarında kısmen dahi olsa haklı olduklarını, eserler arasında açıkça benzerlik hatta aynılık durumunun bulunduğunu gerekçeli kararın son kısmında belirtildiğini, davalı şirket yetkilisinin de mahkeme huzurunda ettiği yeminde birtakım iddialarını tevil yollu ikrar ettiği hususu da gözönüne alındığında kısmen dahi olsa haklı olduğu tespit edilen davacı müvekkilinin salt olarak yüksek bilirkişi ücretinin ödenmemesi gerekçesine dayalı olarak haksız çıkarılması ve davalıya karşı vekalet ücreti, yargılama gideri ödemeye mahkum edilmesi hakkaniyetle bağdaşmadığını belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulünü talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davanın konusu telif ücreti alacağına ilişkindir.Davacı dava dilekçesi ile, üniversite giriş sınavları (TYT, AYT) için tamamını kendisinin yazdığı üç adet kitabının bulunduğunu, bu kitaplar için daha önce YAYFED’den bandrol aldığını, kitapları kendisine ait olan Tempo Yayınlarından bastığını, davalı şirketin kitapların basımı için müvekkiline teklifte bulunduğunu, toplamda üç adet her biri 10900 tane kitap basılacağı, her bir kitabın ücretlerinin farklı olacağı (41,00 TL, 38,00 TL ve 34,00 TL) , 08/07/2019 tarihli adi yazılı sözleşme uyarınca kitapların ... Yayınları adı altında basılacağı, her bir kitap için %15 telif ücreti üzerinden anlaştıklarını, 3X10900 kitap için 179.850,00 TL telif alacağı bulunduğunu, davacının kitapların incelenmesi için mail attığını, henüz ön görüşme yapılmadan davalının kitapları bastığını, toplam 20.000,00 TL ödeme yaptığını, davalı tarafın TYT Fizik Soru Bankası kitabını 20000 adetten fazla bastığını öğrendiklerini, belirterek 179.850,00 TL alacağın 30/09/2019 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı şirket yetkilisi ...duruşmadaki yeminli beyanında; davacıyı tanımadığını, ancak yetkilisi olduğu şirketin bir yayın kurulu bulunduğunu, bu tebligat geldikten sonra yayın kurulu ile yaptığı görüşmelerde davacıya danışma ücreti olarak hesabından ve şirketin muhasebe görevlisinin hesabından bir kısım ödemeler yapıldığını öğrendiğini, fatura kesilemediği için ödemelerin şahsi hesaplardan yapıldığını, yetkilisi olduğu şirketin davacı ile TYT ve AYT sınavları dahil okullara giriş sınavları için kitap hazırlama konusunda ve 3 çeşit kitaptan her birinin 10.900 adet basılıp dağıtılacağına ve davacıya %15 telif ücreti ödeneceğine dair bir sözleşme ve taahhüt yapılmadığını, piyasada telif ücretlerinin %3 ve %7 arasında olduğunu, sadece kitapları çok satan popüler yazarlar için %7 telif ödendiğini, davacıdan soru hazırlama teknikleri ve piyasaya yayın hazırlama ve piyasada satılabilecek ihtiyaç duyulan kitaplar konusunda danışmanlık alındığını öğrendiğini, davacının yetkilisi olduğu şirketten dava konusu kitaplarla ilgili kendisine para ödenmesini talep ettiğine dair bilgi sahibi olmadığını, bu dava nedeniyle olaydan haberdar olduğunu, muhasebecisi ...'ın hesabından davacıya 10.000,00 TL ve kendi hesabımdan da iki kez 5.000,00'er TL olmak üzere 10.000,00 TL gönderildiğini, davacının hazırlamış olduğu bir kitap olmadığından bu kitapların satışının da söz konusu olmadığını beyan etmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemenin HMK 266'ya aykırı şekilde kendi işini bilirkişilere tevdi ettiğini, her bir (6 adet) bilirkişi için takdir edilen 2.000,00 TL bilirkişi ücretinin fahiş olduğunu, hak arama hürriyetinin ihlal edildiğini ve müvekkilinin fakirlik belgesi alamadığı için de adli yardım talebinde bulunmalarının mümkün olmadığını ileri sürmüş ise de, mahkemece, davalı şirket tarafından ve davacının yetkilisi olduğu şirket tarafından basılan kimya ve biyoloji kitaplarında benzer soruların yer aldığı tespit edilmişse de, bu soruların davacının izni olmadan kullanılmış olması halinde dahi, aynı/benzer olan soruların eser vasfında olup olmadığı, eser vasfında ise telif ücretinin hesaplanması için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, fizik kitaplarıyla ilgili bu konuda uzman bilirkişilerin soruları karşılaştırarak benzerlik bulunup bulunmadığı, eser vasfında olup olmadığı, rayiç bedelin tespit edilmesi gerektiği, "fizik, kimya, biyoloji" farklı bilim dalları olduğundan ve farklı uzmanlık gerektirdiğinden ayrı ayrı bilirkişi atanmasının da usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmaktadır.Davacı tarafın bilirkişi ücretinin yatırılmasına karar verilen 28/06/2022 tarihli duruşmada hazır bulunduğu, kesin süre verilmesine rağmen iki haftalık kesin süre içerisinde bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, adli yardım talebinde bulunmadığı ve mahkeme ara kararına itiraz edilmediği anlaşılmakla bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 28/03/2023 tarih ve 2021/71 E. 2023/55 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 06/11/2025