Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/149 E. 2024/149 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/149
- Karar No
- 2024/149
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/149 - 2025/1446 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/149 KARAR NO : 2025/1446
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12.10.2023 NUMARASI : 2021/374 Esas 2023/646 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 21.11.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 19.12.2025
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili, 14.08.2012 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı, davalı ... adına kayıtlı, davalı ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın yaya davacı ...'a çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında, davacının ağır şekilde yaralanmasına ve malul kalmasına sebebiyet verdiğini, kaza tarihinde 3 yaşında olan davacının ve ailesinin kazadan ve kazanın neticelerinden olumsuz şekilde etkilendiğini belirterek HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak 5.000,00TL maddi ve davacılar ... için 130.000,00TL, anne ... için 10.000,00TL, baba ... için 10.000,00TL olmak üzere toplam 150.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, talep arttırım dilekçesi ile geçici iş göremezlikten kaynaklanan zararının 201,99 TL, sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan zararının 27.715,26 TL olarak artırmıştır. Davalı ... ve ... vekili, meydana gelen kazada tarafların kusur oranlarının ve davacının maluliyet durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, davacının maddi zararı var ise önce sigorta şirketi tarafından karşılanabileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı sigorta vekili, davacının manevi tazminat taleplerinin poliçe kapsamı dışında olduğunu, davalının kusuru oranında sorumlu olabileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 29.04.2021tarih, 2019/262E.-2021/879K.sayılı kararı ile verilen kaldırma kararından sonra yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulunun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre düzenlenen 22.05.2023 tarihli raporuna göre davacının %10,3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 2 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, davacının maddi tazminat talepleri yönünden müteselsil sorumlu sigorta yönünden davadan feragat ettiği, bu feragatin sigortalı araç sürücüsü ve malikine sirayet edeceği, sigortanın sorumluluğunun aslen bu sigortalıların sorumluluğunun yansıması olduğu, manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle maddi tazminat talepleri yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile, davacı anne ... için 3.000,00TL, davacı baba ... için 3.000,00TL, küçük ... için 10.000,00TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14.08.2012 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, kazanın meydana gelmesinde davacı ...'ın hiç bir kusurunun bulunmadığını, mahkeme tarafından davacıya atfedilen kusur oranını kabul etmediklerini, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarlarının davacıların yaşadıkları ruhsal ve yaşamsal olumsuzluklar göz önüne alındığında oldukça düşük olduğunu, maddi tazminat taleplerinden feragat nedeniyle reddine karar verilmesine rağmen davalılar lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Davacılar vekilinin HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan deliller, Dairemizce daha önce eksik inceleme çerçevesinde verilen kaldırma kararları ve oluşan usûli kazanılmış haklar gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacılar vekili, 14.08.2012 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı, ... adına kayıtlı, ...'nin sevk ve idaresindeki aracın yaya davacı küçük ...'a çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında, davacının ağır şekilde yaralanmasına ve malul kalmasına sebebiyet verdiğini belirterek geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat isteminde bulunmuş, Mahkemenin 08.11.2018 tarihli, 2014/929E.-2018/896K.sayılı kararı ile, davanın kısmen kabulüne, davacıların geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddine, sürekli iş gücü kaybı tazminat talebinin kabulüne, 27.715,26 TL sürekli iş gücü kaybı tazminat bedelinin davalı sigorta şirketinden dava tarihi olan 14.08.2014 tarihinden işleyecek avans faizi ile diğer davalılar ... ve ... yönünden olay tarihi olan 14.08.2012 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı anne ... için takdir edilen 3.000,00 TL, davacı baba ... için takdir edilen 3.000,00 TL, küçük ... için takdir edilen 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14.08.2012 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karar davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından maluliyet raporu ve faiz türüne ilişkin olarak, katılma yoluyla davacılar vekili tarafından kusur oranlarına ve manevi tazminat miktarına yönelik istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26.Hukuk Dairesinin 29.04.2021 tarihli, 2019/262E.-2021/879K.sayılı kararı ile, mahkemece maluliyet raporları arasındaki çelişki giderilmeden, gerçek kişi tarafların sosyal ekonomik durumları kolluk marifetiyle araştırılmadan hüküm verilmiş olması doğru görülmediğinden, davacılar ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf talebinin ayrı ayrı kabulüne, 6100 sayılı HMK.nın 353/1.a. 6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, kolluk marifetiyle gerçek kişi tarafların sosyal ekonomik durumlarının araştırılması, dosya kapsamında yer alan maluliyet raporları arasındaki çelişkiyi gidererek davacı ...’ın kaza nedeniyle oluşan işgöremezlik oranının kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi amacıyla dosyanın Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kuruluna gönderilmesi, gelen rapor kapsamında tüm deliller değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verildiği görülmüştür. Mahkemece yeniden yapılan yargılama neticesinde, Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulu tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre düzenlenen 22.05.2023 tarihli rapora göre davacı ...'ın %10,3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 2 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, davacının maddi tazminat talepleri yönünden müteselsil sorumlu sigorta yönünden davadan feragat ettiği, bu feragatin sigortalı araç sürücüsü ve malikine sirayet edeceği, sigortanın sorumluluğunun aslen bu sigortalıların sorumluluğunun yansıması olduğu, manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle maddi tazminat talepleri yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile, davacı anne ... için 3.000,00TL, davacı baba ... için 3.000,00TL, küçük ... için 10.000,00TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14.08.2012 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır. 1-Davacılar vekilinin kusur oranına ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde; Kazaya ilişkin olarak kaza tespit tutanağının düzenlenmediği, Karayolları Fen Heyetinden 3 makine mühendisi bilirkişi heyetince düzenlenen 04.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde davacı yaya ...'ın, bahçe kapısı ile birleşik yola girmeden önce her iki yönden yaklaşmakta olan araçların uzaklık ve hızlarını yeterince dikkatle kontrol etmeyerek, kendisinin önceden görülmesinin güç olduğu bahçenin içinde kontrol yapmadan taşıt yoluna girmekle, bu sırada sağından gelmekte olan davalı sürücü ... yönetimindeki aracın sol ön kesimi ile çarpılmakla, kendisine yakın mesafede bulunan davalı aracına ilk geçiş hakkını vermemekle, durup davalı aracının geçmesini beklememekle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 68.maddesinin (b) bendi hükümlerine aykırı, dikkatsiz ve tedbirsizce davranmakla olayda %85 oranında, davalı sürücü ...'nin, mahalle arasında dar ve virajlı olan ve bahçe kapıları direkt sokağa bağlanan olay yeri kesiminde seyretmekte iken, daha dikkatli ve tedbirli davranmamakla, bu hususları göz önüne alarak yönetimindeki aracının hızını düşürmemekle, bahçe kapılarından her an bir çocuk çıkabileceğini ön görmemekle, ön ilerisine azami dikkatini vermemekle buna bağlı olarak solundaki bahçe kapısının açılmasını dikkate alıp tedbirli davranmamakla, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52.maddesi (a) ve (b) bendi hükümlerine aykırı, dikkatsiz ve tedbirsizce davranmakla meydana gelen kazada %15 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, olaya ilişkin olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan hazırlık soruşturmasında alınan 09.10.2017 tarihli ve Ankara 5.Sulh Ceza Mahkemesi dosyasında Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen raporda da aynı tespitlere yer verildiği, raporların toplanan deliller ve kazanın oluş şekline uygun olduğu ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. 2-Davacılar vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde; İlk derece mahkemesince verilen ve Dairemizce kaldırılan kararda, davacılar yasal istinaf süresi geçtikten sonra davalı ... Sigorta AŞ'nin istinafına katılma yoluyla kararı istinaf etmiş olup, katılma yoluyla istinafta ancak ... Sigorta'nın sorumluluğuna karar verilen hususlarda karar istinaf edilebilir. Davalı ... Sigorta yönünden sadece maddi tazminata ilişkin karar verildiğinden manevi tazminata ilişkin olarak davacıların kararı katılma yoluyla istinaf hakkı bulunmadığından bu nedenle daha önce verilen manevi tazminat talepleri yasal süresi içerisinde istinaf edilmeyerek aleyhe hüküm verilen davalılar açısından usûli kazanılmış hak oluştuğundan davacıların manevi tazminatın yetersiz olduğuna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. 3-Davacılar vekilinin maddi tazminat taleplerinin feragat nedeniyle reddine karar verilmesine rağmen aleyhlerine vekâlet ücretine hükmedildiğine ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde; Somut olayda, Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulunun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre düzenlenen 22.05.2023 tarihli rapora göre %10,3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 2 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, davacı vekili 29.12.2021 tarihli dilekçesi ile, yargılama sırasında davacının maddi tazminata ilişkin zararının davalı sigorta şirketi tarafından ödendiğini bu nedenle sigorta şirketi yönünden davadan feragat ettiklerini, manevi tazminat yönünden diğer davalılara yönelik taleplerinin devam ettiğini açıklamıştır. Davanın açıldığı sırada davacının haklı olduğu, maddi tazminata ilişkin feragat beyanının davalı işleten ve sürücüye de sirayet edeceği kabul edilerek feragatin hakkın özünden vazgeçmeye yönelik olmayıp yargılama sırasında yapılan ödeme nedeniyle davacı alacağına kavuştuğu için feragat etmiş olduğu gözetildiğinde esasen dava tarihi itibariyle davacı davasında haklı olduğundan davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesi isabetsiz bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353.1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına kesinleşen yönler korunarak yeniden esas hakkında karar verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; A-)1-Maddi tazminat talepleri yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, 2-Maddi tazminat davası yönünden, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 22.maddesi ve 1 sayılı tarife uyarınca, feragat muhakemenin ilk celsesinden sonra yapıldığından 269,85 TL maktu karar ve ilâm harcının 2/3’ü olan 179,90 TL harcın, peşin alınan 603,57 TL'den (ıslah harcı dahil) indirilerek artan 423,67 TL harcın; karar kesinleştiğinde, istemi ve başvurusu hâlinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davacı ve davalılar yönünden vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-HMK m.333/1 gereğince harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine, B-)1-Davacıların manevi tazminat taleplerinin KISMEN KABULÜ ile, Davacı anne ... için takdir edilen 3.000,00 TL, Davacı baba ... için takdir edilen 3.000,00 TL, Küçük ... için takdir edilen 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14.08.2012 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Manevi tazminat davası yönünden; alınması gerekli 1.092,96 TL harcın harç tahsil müzekkeresi ile tahsil olunduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacılar iş bu davada kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden kabul edilen manevi tazminat üzerinden AAÜT gereğince hesaplanan; 3.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'a 3.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'a 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'a verilmek üzere davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, 4-Davalı ... ve ... işbu davada kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden reddedilen manevi tazminat tutarı üzerinden AAÜT gereğince hesaplanan; 3.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'ya ve davalı ...'ye verilmek üzere davacı ...'dan tahsiline, 3.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'ya ve davalı ...'ye verilmek üzere davacı ...'dan tahsiline, 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'ya ve davalı ...'ye verilmek üzere davacı ...'dan tahsiline, II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek hâlinde iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan 200,00TL yargılama gideri ile 738,00 TL istinaf başvuru harcının davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara verilmesine, 3-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 33.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren iki haftalık süresi içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 21.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.