Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/46 E. 2024/46 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/46
- Karar No
- 2024/46
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/46 - 2025/1456 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/46 KARAR NO : 2025/1456
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09.10.2023 NUMARASI : 2022/168 Esas 2023/627 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 21.11.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 11.12.2025
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.05.2016 tarihinde, davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı araç ile davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını ve maluliyetinin meydana geldiğini, olay sonrası düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında kazanın meydana gelmesinde davalı ... Sigorta AŞ’ye sigortalı araç sürücüsünün asli, davalı ... Sigorta AŞ’ye sigortalı araç sürücüsünün tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacının dava konusu kaza nedeniyle maddi zarara uğradığını, zararlarından davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, her bir davalı şirket yönünden kusurları oranında ayrı ayrı 1.100,00’er TL maddi tazminatın başvuru tarihini takip eden 8 iş günü sonrasından başlamak üzere avans faiziyle tahsiline karar verilmesinin talep etmiş, 23.10.2017 tarihli dilekçesi ile her bir sigorta şirketinden ayrı ayrı istenilen 1.100,00-TL'nin 1.000,00-TL'nın sürekli iş göremezliğe, 100,00-TL'nın ise geçici iş göremezliğe dayalı tazminat olduğunu açıklamış, 16.02.2019 tarihli talep artırım dilekçesi ile davalı ... Sigorta AŞ'den olan sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 206.414,98-TL, ... Sigorta AŞ'den olan sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 68.894,99-TL olarak belirlemiştir. Davalı ... (...) Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde; davacının kusuru, zararı ve maluliyetini kanıtlaması gerektiğini, taşımanın hatır taşıması olduğunu, geçici iş göremezlik zararına yönelik talebin teminat dışında olup, bu kalem tazminat talebinin 6111 sayılı yasa gereği SGK’ya yöneltilmesinin zorunlu olduğunu, avans faizi talebinin yasal dayanağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... (...) Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan aracın davalı şirket nezdinde trafik sigortası poliçesi ile sigortalı olduğunu, sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı bulunduğunu, kusur ve maluliyet oranlarının Adli Tıp Kurumu tarafından tespit edilmesini müteakip hesaplamanın aktüer sıfatına sahip bilirkişi marifetiyle yapılmasını, davacının emniyet kemeri takmaması, anne ve babasının da davacı çocuğu çocuk koltuğunda oturtmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamında olmadığını, SGK tarafından yapılan rücuya esas tazminat var ise indirilmesi gerektiği, avans faizi talebinin yasal dayanağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesi tarafından daha önce verilen 24.06.2019 tarih 2016/794 E. 2019/529 K. Sayılı kararın, davalı sigorta şirketlerinin istinaf başvurusu üzerine; Dairemizin 10.02.2022 tarih, 2019/2402 E. 2022/279 K. Sayılı kararı ile eksik inceleme nedeniyle kaldırılması sonrasında yeninden yapılan yargılamada ilk derece mahkemesince; Davanın trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle tazminat davası olduğu, 27.05.2016 tarihinde, davalı ... Sigorta AŞ'ye ZMMS poliçesi ile sigortalı araç ile davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu diğer davalı ... Sigorta AŞ’ye ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında, alınan bilirkişi raporuna göre ... Sigorta tarafından sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında, davalı ... Sigorta tarafından sigortalı aracın %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, daha önce mahkeme kararının maluliyet raporuna yönelik olarak kaldırılması sonrasında Ankara BAM karar ilamı öncesi aldırılan maluliyet raporu ile uyumlu olacak şekilde, davacının vücut çalışma gücünden %30 nispetinde kaybettiği, 9 ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı, 3 ay süre ile başka birinin bakımına muhtaç olduğunun tespit edildiği, buna göre maluliyet sürelerinin ve oranlarının değişmediği, davacı vekilince ilk kararın istinaf edilmemiş olması da nazara alınarak yeniden aktüer hesaplama yaptırılmaksızın daha önceki karar gibi karar verildiği; davacı vekilince geçici iş göremezlik zararı kapsamında 100,00 TL'nin davalılardan tahsili talep edilmiş ise de; davacının kaza tarihi itibariyle 6 yaşında olup gelir getirici bir işte çalışmadığından geçici maluliyete dayalı tazminat talebinin reddine karar verilerek, dava değeri ile reddedilen tutar arasındaki cüzi fark nedeni ile yargılama giderlerinde oranlama yapılmaksızın hükmün tesisi yoluna gidildiği; gerekçesiyle; Davanın kısmen kabulüne,206.414,98 TL kalıcı maluliyet zararının 13.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta AŞ'den (Eski ... Sigorta) alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin geçici iş göremezlik talebinin (100,00 TL) reddine, 68.804,99 TL kalıcı maluliyete dayalı zararın 13.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Sigorta AŞ'den (Eski ... Sigorta) alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin geçici iş göremezlik talebinin (100,00 TL) reddine karar verilmiş hüküm davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Mahkemece hükme esas alınan raporda Ankara BAM 26 HD kararındaki kaldırma sebeplerinin yerine getirilmediğini, %30 engel oranına ilişkin tespitin fahiş ve kabul edilemez olduğunu, kaldırma sebebinde belirtilen, kaza ile illiyeti, 10.08.2018 tarihli muayenesinden sonra tedavisine devam edip etmediği, etmiş ise iyileşip iyileşmediğinin araştırılmadığını, 10.08.2018 tarihinden itibaren 4 yıl geçmiş olmasına rağmen, bu döneme ilişkin herhangi bir tedavi evrakı da yer almadığını, dilekçelerinde belirttiği emsal BAM kararında da belirtildiği üzere raporun Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan alınması gerektiğini, davacının rahatsızlığının daimi maluliyetine neden olmadığını, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemidir. Mahkemece, davacının davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından maluliyet raporunun karar vermeye elverişli olmadığı, maluliyet raporuna yönelik daha önceki Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin kaldırma kararının gereğinin yerine getirilmediğinden bahisle istinaf edilmiştir. Uyuşmazlık, maluliyet raporunun karar vermeye elverişli olup olmadığına ilişkindir. Haksız fiilden kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik zararlarına dayalı maddi tazminat davasında, maluliyet durumunun doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir. Zarar görenin maluliyet durumunun tespitinde; mevcut yaralanması nedeniyle sürekli sekel halini alan arazlarının olup olmadığı, mevcut arazların çalışma gücünün azalmasına ya da yitirilmesine etki edecek boyutta olup olmadığı, etki edecek boyutta ise hangi oranda maluliyetine/engeline neden olacağının, kaza sonrası tedavi evrakları ve muayenesi yapılarak, son durumu da değerlendirilmek suretiyle alanında uzman doktorlaca tanzim edilecek raporlarla değerlendirilmesi ve varsa maluliyetin kaza ile illiyetinin doğru bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir. Somut olayda, kaza tarihinde 6 yaşında olan davacının, kaza neticesinde yaralanarak maluliyetinin meydan geldiği iddiası ile eldeki dava açılmış, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından adli tıp uzmanlarından oluşan heyetten alınan 08.10.2018 tarihli raporda; Yozgat Şehir Hastanesine ait 08.05.2018 tarihli ve 97396145/569 sayılı Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Bölümüne ait rapordaki "Kendisinden ve ailesinden alınan öykü, yapılan ruhsal muayene sonucu ...'de 27.05.2016 tarihinde meydana gelen kaza ile ilgili olarak travma sonrası stres bozukluğu geliştiği, tedavisine devam edilmesinin uygun olduğu kanaatine varıldığı " yönündeki teşhis değerlendirilmek suretiyle, davacının kazaya bağlı yaralanması nedeniyle "Obsesif Kompulsif Bozukluk, Travma Sonrası Stres Bozukluğu" geliştiği, tedavi ile kısmen düzelecek seviyede olduğu değerlendirilerek, trafik kazasına bağlı kişinin bedensel özür oranının %30 (otuz) olduğu değerlendirilmiş ve söz konusu rapora istinaden ilk derece mahkemesi tarafından verilen karar davalıların istinaf başvurusu üzerine, raporun yeterli olmadığından bahisle Dairemizce kaldırılmasından sonra, ilk derece mahkemesi tarafından, davacının kaza öncesine ait SGK MEDULA hastane sistemindeki kayıtlar dosyaya kazandırılarak, aynı kurumdan rapor alınmış, Adli Tıp Uzmanlarından oluşan heyet tarafından yeninden tanzim edilen 21.07.2023 tarihli raporda, yeniden muayene ve son durum değerlendirmesi yapılmaksızın, ilk rapordaki tedavi evrakları ve tespitler çerçevesinde “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınarak bedensel özür oranı %30 olarak tespit ediliği anlaşılmaktadır. Maluliyet raporunda değerlendirilen Yozgat Şehir Hastanesine ait 08.05.2018 tarihli ve 97396145/569 sayılı Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Bölümüne ait rapor, mevcut yaralanmasının, sürekli sekel halini aldığını, kazayla illiyetini, maluliyet/özür oluşturacak boyutta olup olmadığını, tedavi ile iyileşeme ihtimalini değerlendirilmesi açısından yeterli olmadı gibi, maluliyet raporunda bu kapsamda ruhsal ve zihinsel hastalıklar konusunda uzman hekim tarafından değerlendirme yapılmadığı gibi, Dairemiz kaldırma kararından sonra, son durum değerlendirilmesi dahi yapılmaksızın raporun tanzim edildiği görülmüştür. Bu nedenle söz konusu rapor, karar vermeye ve denetime elverişli değildir. Bu durumda, davacının tüm tedavi evrakları, dosyaya kazandırılarak, kaza tarihinde yürürlükte bulunan ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından bedensel zarar nedeniyle çalışma gücünün kaybı ve azalmasının tespitinde esas aldığı "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan heyete psikiyatri uzmanı doktor bilirkişide dahil edilerek davacının meydana gelen kaza nedeniyle geçici ve sürekli maluliyetinin meydana gelip gelmediği, travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle tedavi görüp görmediğinin, tedavisinin sona erip ermediğinin, tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği, maluliyete neden olacak şekilde ömür boyu kalıcı hale gelip gelmediği, araz bırakacak şekilde çalışmasına engel teşkil edip etmediğinin belirlenmesi, geçici ve sürekli maluliyet meydana gelmiş ise süresinin ve oranın tespit ediliği, ayrıca geçici olarak bakıma muhtaç kalıp kalmadığı hususunda rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, karar vermeye elverişli olmayan maluliyet raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek yukarıda açıklandığı üzere eksiklikler giderilerek, kararın davalı ... Sigorta AŞ tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle, kesinleşen yönler ve davalının usulü kazanılmış hakları da korunarak davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalı sigorta şirketi vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 09.10.2023 tarih 2022/168 Esas 2023/627 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalı ... Sigorta AŞ vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 3-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davalıya iadesine, 4-Ankara 1. İcra Hukuk Mahkemesi 2024/192 D.iş 2024/207 K. Sayılı icranın geri bırakılmasına dair karar gereğince, Ankara 2. Genel İcra müdürlüğünün 2023/42727 esas sayılı dosyasına depo edilen 174.401,70 TL bedelli teminat mektubunun yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 21.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.