Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/787 E. 2026/1462 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/787
- Karar No
- 2026/1462
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/787 KARAR NO : 2026/1462
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/02/2023 NUMARASI : 2022/... Esas ve 2023/... Karar
DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. ... - DAVALILAR : 1- ... - ... VEKİLİ : Av. ... - 2- ... - DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 03/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/06/2026
Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/02/2023 tarih, 2022/... Esas ve 2023/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Mersin'e geldikten sonra arkadaş ortamında davalılardan ... ile tanışarak arkadaş olduğunu, diğer davalı ... ile ... aracılığıyla tanıştığını, her iki davalının da kendilerini maddi durumu çok iyi olan kişiler olarak tanıttığını, müvekkilinin maddi anlamda zor durumda kaldığını ve bu nedenle arkadaşı olan davalı ...’dan 60.000,00.TL borç para istediğini, ... ise bu parayı kendisinin veremeyeceğini ve ...’den borç alabileceklerini ancak bu borcun faiz karşılığı olacağını ve kendisinin de müvekkile kefil olabileceğini, normalde faiz oranını %12 olduğunu ancak kendisinin ricası ile %8'e düşürüleceğini, 60.000,00.TL için aylık 4.800,00.TL ödemeli para aldığını, davalı ... müvekkiline verdiği 60.000,00.TL borç karşılığı olarak müvekkilinden ....000,00.TL bedelli, 13/05/2014 keşide ve 30/10/2014 vade tarihli bir senet aldığını, Şaban'ınında kefil olduğunu, müvekkilinin 2 yıl düzenli olarak ödeme yaptığını, ödemelere ...'a elden yaptığını, ödemelerin miktarı 100.000,00.TL olmasına rağmen bu miktarın faizden sayıldığını, 60.000,00.TL olan borcu için yaklaşık 110.000,00.TL ödeme yapmış olmasına rağmen davalıların müvekkiline borcunun kapanmadığı konusunda baskı yaptıklarını, davalı ...'un davacı adına ...’e para verdiğini ve kendisine 85.000,00.TL borcu olduğunu söylemesi üzerine müvekkilinin 20/02/2015 keşide, 20/03/2015 vade tarihli 25.000,00.TL bedelli, 20/02/2015 keşide, 20/04/2015 vade tarihli 25.000,00.TL bedelli, 20/02/2015 keşide, 01/05/2015 vade tarihli 35.000,00.TL bedelli olmak üzere toplamda 85.000,00.TL bedelli olan 3 adet senedi davalı ...’a verdiğini, davalıların ellerinde bulunan ve tefecilik sebebiyle müvekkilinden almış oldukları senetler için müvekkili aleyhine icra takibi başlattıklarını, takipler neticesinde maaşına haciz konulduğunu, takip konusu senetlerin hükümsüz olduğunu, müvekkilinin tefecilik nedeni ile Mersin CBS'ye suç duyurusunda bulunulduğunu, Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/... Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama neticesinde her iki davalı hakkında tefecilik nedeni ile mahkumiyet hükmü kurulduğunu ve kararın kesinleştiğini, tefecilik nedeniyle senetlerin hükümsüz olduğunu, bu nedenlerle; davalıların taşınmazlarına, trafikte kayıtlı araçları üzerine ve 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına, üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için HMK. 390 gereğince teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını, icra dosyalarında tahsilat olması halinde icra veznesindeki paranın dava sonuçlanıncaya kadar davalılara ödenmemesi yönünde ihtiyat-i tedbir kararı verilmesine, dava konusu olan; 13/05/2014 keşide, 30/10/2014 vade tarihli ....000,00.TL bedelli, 20/02/2015 keşide, 20/03/2015 vade tarihli 25.000,00.TL bedelli, 20/02/2015 keşide, 20/04/2015 vade tarihli 25.000,00.TL bedelli, 20/02/2015 keşide, 01/05/2015 vade tarihli 35.000,00.TL bedelli senetlerin hükümsüzlüğünü, icra dosyalarına ödenen tutarların, ayrı ayrı ödeme tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont avans faiziyle birlikte istirdatına karar verilerek müvekkiline iadesini, toplamda 4.250,00.TL ve 79.708,00.TL müvekkilinden haksız olarak tahsil edildiğini ancak taraflarınca tespit edilemeyen ödeme tutarlarının mevcut olup olmadığının tespit edilmesini ve mevcut olması durumunda söz konusu ödenen tutarların ödeme tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont avans faiziyle birlikte müvekkiline iadesine karar verilmesini davalı ...’in, müvekkil aleyhine haksız ve kötüniyetli olarak başlattığını, Mersin 6. İcra Müdürlüğü'nün 2015/... Esas sayılı dosyası için alacak miktarının %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, davalı ...’un müvekkili aleyhine haksız ve kötüniyetli olarak başlattığını, Mersin 2. İcra Müdürlüğü'nün 2015/... Esas sayılı dosyası için alacak miktarının %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının açmış olduğu işbu davanın müvekkili yönünden haksız ve gerçeği yansıtmadığını, davacının açtığı bu dava ile menfi tespit talebinde bulunduğunu ve ayrıca ödenen paraların istirdadını talep ettiğini, davacının talebinin istirdat kısmıyla ilgili kısmının hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, davada davacının senetlerdeki imzayı inkar etmediğini, kambiyo hukuku açısından geçerli bir bono mevcut olduğunu, takibe konu bononun borç içeriği ve ikrarı açısından nakten hükmünü içerdiğini, bono da ispat hükümünün kural olarak senetin bedelsiz olduğunu iddia eden davacıya ait olduğunu, davacı borçlunun davalılar ile aralarında aşırı faizli para alış verme nedeniyle tefecilik ilişkisinin bulunduğunu iddia etmekte ise de bonoların bedelini ödediğini iddia etmediğini, bu paraları ödememesi gerektiğini iddia etmiş olup borçlunun müvekkiline borçlu olduğu konusunda şüphe olmadığını, davacının borcunu ödemiş olduğunu yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini, bu nedenlerle; davacının haksız ve dayanaksız davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/02/2023 tarih, 2022/... Esas ve 2023/... Karar sayılı kararında, davalılardan Tarkan Kandemir tarafından davacı aleyhine Mersin 6. İcra Müdürlüğünün 2015/... Esas sayılı dosyası ile senede dayalı icra takibi yapıldığını, takibin kesinleştiği ve davacıdan farklı tarihlerde toplam 79.708,00.TL borç tahsilatı yapıldığını, takibe dayanak senet uyarınca yapılan şikayet üzerine dava konusu senet hakkında ceza mahkemesi sonunda tefeciliğe ilişkin maddi vakıa kesinleştiğinden senedin hükümsüz olup her hangi bir borcunun olmamasına rağmen haciz baskısı söz konusu olduğundan ödemek zorunda kalındığını, davanın yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmakla tüm dosya kapsamı uyarınca davacının davalı ... Kandemir hakkında açtığı davasında haklı olduğunu, bu nedenlerle; davalı ... Kandemir aleyhine açılan istirdat davasının kabulüne karar verildiği diğer davalı ... yönünden davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararında da belirtildiği gibi davalılar aleyhinde ceza yargılaması sonuçlandığını ve her iki davalının da müvekkile karşı işledikleri tefecilik suçundan almış oldukları ceza kararının istinaf incelemesinden de geçerek kesinleştiğini, ceza mahkemesi kararından da görüleceği üzere sanıkların tefecilik suçunu beraber işlediklerini ve müvekkil ile aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, ceza yargılamasında sanıkların suçu işleyişleri bakımından birbirlerinden farklı değerlendirilmedikleri gibi her ikisi de ayrı ayrı hapis cezası ile cezalandırıldıklarını, yerel mahkemenin davaya dayanak ceza mahkemesi kararına göre tefecilik suçunu işlediği sabit olan davalılardan biri hakkında istirdat davasını kabul ederken diğeri hakkında davayı reddetmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararında "Her ne kadar ... aleyhinde istirdat talebiyle dava açılmış ise de alacaklı ... tarafından Mersin 2. İcra Müdürlüğü'nün 2015/... E. Sayılı dosyası ile başlatılan takibe dayanak senetlerin ceza yargılamasına konu edilmediği " gerekçesinin tamamen yanlış olduğunu, 26/08/2016 tarihli davalılar hakkındaki suç duyurusu dilekçesinde dava konusu icra takiplerinin delil olarak gösterildiğini ve takibe dayanak bonoların tefecilik sebebiyle alındığını, bu nedenlerle; istinaf talebimizin esastan kabulü ile yerel mahkeme kararının davalı ... yönünden kaldırılarak davanın kabulüne, davalılar aleyhinde toplam alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI ... TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın kaldırılması gerektiğini, cevap dilekçesindeki itirazlarının incelenmediğini, davanın hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle reddi gerektiğini, davacının senetlerdeki imzayı inkar etmediğini, kambiyo hukuku açısından geçerli bir bono mevcut iken takibe konu bononun borç içeriği ve ikrarı açısından bir borç doğurduğunu, bu senedin bedelsiz olduğunun kabulünün tamamen hukuka aykırı olduğunu, davacının iddiasının tefecilik olduğunu ve bu iddianın temel borç ilişkisini ortadan kaldırmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının ödemeyi yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini bu ödemelerin yapıldığına dair hiçbir delil sunulmadığını, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarına karşı yaptıkları itirazlar da haksız ve nedensiz olarak dinlenmediğini, yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu, bilirkişinin müvekkile ödenen miktarları hesaplamadığını, borçlunun dosyaya yatırdığı meblağları hesapladığını ve bunun da devlete ödenen harçları da kapsadığı belirtildiğini fakat bu itirazların kabul görmediğini, davacının müvekkilden aldığı borç para yönünden davanın kabulü mümkün olmadığını, paranın ödendiğine dair senede karşı senetle ispat külfeti gereğince yazılı bir belge sunulmadığını, müvekkilin alacağını alamadığı ve senedi icraya koyduğunu, davacının müvekkilden aldığı parayı ikrarı mevcut olduğunu, müvekkilden alındığı iddia edilen 60.000,00.TL'nin müvekkile ferileriyle birlikte ödenmesi gerektiğini, icra dosyasından yapılan tahsilatın bu miktarı karşılayıp karşılanmadığının tespiti yapılmadığını, “Senede karşı, senetle ispat kuralı” davacı için göz ardı edildiğini, Faizin uygulanacağı miktarlar ve tarihler açısından da kararın hatalı olduğunu, bu nedenlerle; Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 01/02/2023 tarih 2022/... Esas ve 2023/... Karar sayılı davanın kabulüne ilişkin kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/02/2023 tarih, 2022/... Esas ve 2023/... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş işbu karara karşı davacı vekilince suç duyurusunda bulunulurken her iki davalı hakkında da suç duyurusunda bulunulduğu, davalılar hakkındaki ceza dosyasının kesinleşmiş olduğu, bir davalı yönünden kabul kararı verilirken diğer davalı yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu ve davalıların kötüniyetli olduklarının sabit olduğu, davalı ... vekilince hak düşürücü süre itirazında bulunulduğu, davacının senet altındaki imzayı inkar etmediği, borcunu ödemediği ve ödediğini de ispat edemediği, davacının 60.000,00TL yi aldığını kabul ettiği, bu kabul yönünden hesaplama yapılması gerektiği yönünde istinaf kanun yoluna başvuruda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Somut olayda, davalılar hakkında verilen ve kesinleşmiş olan ceza dosyasının incelenmesinde her iki davalı ve davaya konu senetler yönünden tefecilik suçunu işlediklerinden bahisle davalılar hakkında hüküm kurulmuş olduğu ve kararın kesinleştiği, ceza mahkemesince verilmiş ve kesinleşmiş olan mahkumiyet hükmünün hukuk hakimi yönünden bağlayıcı olduğu, suç teşkil eden bir fiile dayalı olarak tanzim edilen senetlerin ahlaka ve kamu düzenine aykırı olduğu, davaya konu tüm senetlerin tefecilik fiiline dayalı olarak düzenlendikleri anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi hatalıdır. İlk derece mahkemesince tarafların iddia ve savunmaları, kesinleşen ceza dosyasındaki maddi vakıalar ve bu vakıaların istinafa konu menfi tespit ve istirdat davası yönünden eksiksiz değerlendirilerek her iki davalı yönünden Mersin 2. ve 6. İcra müdürlüklerindeki tüm senetler yönünden davacı tarafından yapılan ödemeler ve davacının davalı ...’dan 60.000,00-TL borç aldığı yönündeki ikrarı da değerlendirilerek hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalıdır. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ve davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/02/2023 tarih, 2022/... Esas ve 2023/... Karar sayılı kararına karşı davacı ve davalı ... tarafından yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2)-Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/02/2023 tarih, 2022/... Esas ve 2023/... Karar sayılı kararının HMK.'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3)-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 179,90.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde istinaf eden davacıya İADESİNE, 5)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 1.361,21.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde istinaf eden davalı ...'e İADESİNE,
6)-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA, 7)-Davalı ... tarafından istinaf için yapılan yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA, 8)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE, 9)-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 10)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olmak üzere 03/06/2026 tarihinde karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır