Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/771 E. 2024/636 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/771
Karar No
2024/636
Karar Tarihi

T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/771 KARAR NO : 2024/636 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BALIKESİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/02/2023 NUMARASI : 2022/760 Esas - 2023/78 Karar DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ... DAVALILAR :1-... TASFİYE MEMURU : ... - ... VEKİLİ : Av. ... 2-TASFİYE HALİNDE .... DAVANIN KONUSU : Şirketin İhyası KARAR TARİHİ : 18/04/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/05/2024 Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/760 Esas, 2023/78 Karar ve 08/02/2023 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde; TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin .... Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti. ile ticari ilişkisi olduğunu, müvekkilinin ... Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'den zeytin çekirdeği satın aldığını, müvekkilinin ...Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti. ve temsilcisine 22.000 Avro ödemesine karşın ihyası talep edilen şirketin taahhüt ettiği zeytin çekirdeklerini Midilli'ye göndermediğini ve gönderdiği kısmın da ayıplı çıkması nedeniyle Ayvalık'a geri iade edildiğini, edimini yerine getirmeyen şirketin tasfiye sürecine girdiğini öğrenince alacaklarının ödenmesi için Ayvalık 1.Noterliğinin 17/05/2022 tarih ve ...yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edildiğini, davalının vekili vasıtası ile verdiği 27/05/2022 tarihli cevapta müvekkiline olan borcu kabul ettiklerini, bu nedenlerle davanın kabulü ile ... Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin gerçek olmayan tasfiyesinin iptali ile ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Tasfiye Halinde ...i. Vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin tasfiye edildiğini ve şirketin tasfiyesinin 05.07.2022 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, davacının Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmadığını, Türkiye'de mutad meskeninin de bulunmadığını bu nedenle teminat yatırmasının zorunlu olduğunu, davacı tarafından ödenmesi gereken 22.000,00 Euro'dan 10.000,00 Euro'nun banka kanalı ile ödendiğini, ancak 12.000,00 Euro'nun davacı tarafça ne davalı şirkete ne müvekkiline ne de müvekkilinin eşine ödenmediğini, davalı şirket tarafından anlaşmaya göre gönderilmesi gereken çekirdeklerin 25 tonluk kısmının 12.12.2019 tarihinde davacıya gönderildiğini, davacı tarafça ilk parti teslimatın kabul edildiğini, itirazda bulunulmadığını, ikinci partinin anlaşmaya uygun bir biçimde davalı şirketçe davacıya gönderildiğini ancak çekirdeklerde hiçbir problem ve kalite sorunu olmamasına rağmen gönderilen ürünlerin kalitesiz olduğu iddiasıyla ikinci parti çekirdeklerin davalı şirkete geri gönderildiğini, şirketin bu nedenle zarara uğradığını, davalı şirketin ifanın sözleşmeye uygun şekilde gerçekleşmiş olmasına ve hiçbir borcu olmamasına rağmen davacı tarafından yapılan 10.000,00 Euro’luk ödemenin 2.250,00 Euro’luk kısmını iade ettiğini, müvekkilinin kalan çekirdeği tekrar göndermeyi düşündüğünü ancak tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemisinin başladığını, bu nedenle birçok ülkenin sınırlarını kapattığını ve Yunanistan'ın da gümrüklerini kapatan ülkelerden birisi olduğunu, bu süreçte davacı tarafından ihtarname keşide edildiğini, ihtarnameye karşı gönderilen cevapta yer alan maddi hata ve hesap hatalarını kabul etmediklerini, müvekkili şirketin kayıtlarının incelediğinde davacı yana hiçbir borcu olmadığının teyit edildiğini bu kapsamda şirketin ihyasında hukuki bir yarar bulunmadığını, tasfiye işlemleri başladıktan sonra üç kez ticaret sicili gazetesinde alacaklılara alacaklarını bildirmesi için ilan yapıldığını, davalı şirketin usulüne uygun şekilde tasfiye edildiğini, davacının bir alacak iddiası var idiyse bu süreçte ileri sürdüğü alacağı bildirmesi gerektiğini, ilanlara rağmen alacak iddiasını bildirmeyen davacının tasfiye işlemleri hukuka uygun şekilde sonuçlandırıldıktan sonra huzurdaki davayı açmasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, ayrıca alacağın zamanaşımına uğradığını, bu nedenlerle haksız davanın reddine yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi davalı ... Sicil Müdürlüğü'ne usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş davaya cevap verilmediği anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesine göre tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebileceği düzenlenmiş olup, bu kapsamda ihyası istenen şirket ile davacı arasında şirket tasfiye edilmeden önceki bir tarih olan 15.06.2019 tarihinde zeytin çekirdeği alım satım sözleşmesi yapıldığı, dosya içerisindeki ihtarname ve cevabi ihtarnameler içeriğinden bu sözleşmenin varlığının her iki tarafın da kabulünde olduğu, ancak davacının halen alacaklı olduğunu iddia etmesi ve davalı tarafın Ankara 69.Noterliğinin 27/05/2022 tarih 14626 yevmiye sayılı cevabi ihtarnamesinde "...Özetle müvekkil şirketin iddia ettiğiniz miktarda bir borcu bulunmamaktadır. Müvekkil şirket tarafından 7.750,00-Euro'ya denk gelen 86.111 kilo çekirdek tarafınıza gönderilecektir" beyanı ile sonrasında davacı tarafa ayni veya nakdi herhangi bir ödemede bulunulmadığının anlaşılması karşısında taraflar arasında mevcut anılı sözleşme kapsamındaki alacak borç ilişkisi sona erdirilip tasfiye edilmeden davalı tasfiye memuru tarafından şirket tasfiyesinin yapılıp sonlandırarak 05/07/2022 tarihinde şirket tüzel kişiliğinin terkin edildiği, şirketten alacaklı olduğunu belirten davacının yeniden ihya talep etmekte hukuki yararının bulunduğu ve yasal koşulların oluştuğu değerlendirilerek şirketin yeniden ihyasına yönelik açılan davanın kabulüne karar verildiği, neticeten ...nde 4908 sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye edilerek terkin edilen ... Sanayi Ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin, davacı ile aralarındaki 15.06.2019 tarihli zeytin çekirdeği alım satım sözleşmesi kaynaklı borcun tasfiyesi ile sınırlı olmak üzere 6102 Sayılı TTK' nın 547/1 maddesi uyarınca ihyasına ve ticaret siciline yeniden tesciline, ihyasına karar verilen şirketin tasfiye işlemlerini yürütmek üzere önceki tasfiye memuru olan ... T.C. Kimlik numaralı ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına, Bu tür davalarda Ticaret Sicili Müdürlüğü yasal hasım konumunda bulunduğundan ve dava açılmasına sebebiyet vermediğinden davalı ... aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmediği, Şirketin tasfiye işleminin usulüne uygun şekilde yapılmadığı, bu suretle davalı tasfiye memurunun işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedildiği belirtilerek "Davacının davasının Kabulüne, Ayvalık Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 4908 sicil nosunda kayıtlı iken tasfiye uyarınca terkin edilmiş olan Alio Bitkisel Yağ Gıda İnşaat Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin; davacı ile aralarındaki 15.06.2019 tarihli zeytin çekirdeği alım satım sözleşmesi kaynaklı borcun tasfiyesi ile sınırlı olmak üzere 6102 Sayılı TTK'nın 643 ve 547/1 maddesi uyarınca İhyasına ve Ticaret Siciline Yeniden Tesciline, İhyasına karar verilen şirketin tasfiye işlemlerini yürütmek üzere önceki tasfiye memuru olan ... T.C. Kimlik numaralı ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına" karar verilmiştir. Karara karşı davalı Tasfiye ... Sanayi Ve Dış Ticaret Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı Tasfiye Halinde ....Sanayi Ve Dış Ticaret Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Tasfiye olan şirket hakkında tebligat kanunu madde 35 çerçevesinde tebligat yapılamayacağı, Şirkete yapılan tebligatın usulsüz olduğu, Davacının Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmadığı gibi Türkiye'de mutad meskeni de bulunmadığından teminat yatırmasının zorunlu olduğunu, taraflar arasında zeytin çekirdeği ticareti olduğunu ancak şirketin, tüm yükümlülüklerini anlaşmaya uygun şekilde yerine getirdiğini, buna rağmen 10.000,00-Euro’luk ödemenin 2.250,00-Euro’luk kısmını iade ettiğini, kalan çekirdeği Mayıs 2022 tarihi itibari ile gümrüklerin açılması ile birlikte, müvekkil -borcu olmamasına rağmen- göndermeye hazırlanırken davacı tarafından ihtarname keşide edildiğini, ve işbu davanın açıldığını, davacının ihtarnamesinin, şirket tasfiye olduktan sonra gönderildiğini, söz konusu hukuki ilişkinin tasfiye kapsamında değerlendirilemeyeceğini, şirketin ihyasında hukuki bir yarar bulunmadığını, asfiye sürecinde alacaklıların alacaklarını bildirmesi için üç kez ilan yapıldığını ve ardından Türk Ticaret Kanununa uygun olarak 05.07.2022 tarihinde tescil edildiğinin ilan olunduğunu, davacının bu süreçte ileri sürdüğü alacağı bildirmesi gerektiğini, ilanlara rağmen alacak iddiasını bildirmeyen davacının bu davayı açmasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, Kabul anlamına gelmemek üzere iddia olunan alacak zamanaşımına uğradığını, belirterek kararının kaldırılmasına, davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davanın Davacının davasının Kabulüne, karar verilmiş olup, karara karşı davalı Tasfiye Halinde .... Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. ...nnden getirtilen bilgi ve belgelere göre; ... sicil numarasında kayıtlı .... Sanayi Ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin tek ortaklı Limited şirket olarak kurulduğu, tek ortağının ... olduğu, şirketin 28/01/2022 tarihli Genel Kurulda tasfiyehaline girme kararı alındığı, tasfiye memuru olarak ... nın atandığı, bu kararın Ticaret sicil Müdürlüğünden tescil ve ilan edildiği, üç farklı tarihte alacaklılara ilan yapıldığı ,30/06/2022 tarihli Genel kurul toplantı kararı ile tasfiyenin tamamlandığı ve herhangi bir borç alacak bulunmadığından tasfiyenin sonuçlandırılmasına karar verildiği ve Ticaret Sicil Gazetisinde yapılan ilen ile 05/07/2022 tarihinde terkin edildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafça davalı şirkete karşı Ayvalık 1.Noterliğinden keşide edilen 15/06/2019 tarihli "zeytin çekirdeği" alım satım sözleşmesinden dolayı 27.232,50 EURO alacağın ödenmesinin talep edildiği ,25/8/2022 tarihinde de Ticaret sicil Müdürlüğüne müracaat edilerek tasfiyenin sonuçlandırılmamasının talep edildiği anlaşılmıştır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/6702 Esas-2022/580 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın madde 114/1-h gereğince davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartıdır. Hukuki yararın bulunması, sonuç istemlerin hükme bağlanmasında davacının menfaatinin bulunması demektir. Sicilden terkin edilmiş şirket hakkında alacağı bulunduğu iddiasıyla ihyasının istendiği davada, davacının alacağın varlığını kesin suretle ispatlamasına gerek bulunmamaktadır. İhyası istenen şirketten olan alacağı muhtemel gösteren bilgi ve belgelerin bulunması halinde, şirketin ihyasını istemekte davacının hukuki yararının olduğu kabul edilmelidir. Uyuşmazlığa konu somut olayda; davacının, dava dilekçesine eklediği Ayvalık 1. Noterliğinden keşide edilen 17/5/2022 tarihli ihtarname ile davalı şirketin Tasfiye Memuru tarafından keşide edilen Ankara 69.Noterliği'nin 27/05/2022 tarihli cevabi ihtarname ile taraflar arasında imzalandığı belirtilen 15/06/2019 tarihli "zeytin çekirdeği" alım satım sözleşmesinin her iki tarafın ihtarnamesinde bahse konu olması nedeniyle ,davacının alacağını ve taraflar arasındaki ticari ilişkiyi asgari ölçüde gösteren belgelerin sunulduğu, taraflar arasında mevcut anılı sözleşme kapsamındaki alacak borç ilişkisi sona erdirilip tasfiye edilmeden davalı tasfiye memuru tarafından şirket tasfiyesinin yapılıp sonlandırarak 05/07/2022 tarihinde şirket tüzel kişiliğinin terkin edildiği, şirketten alacaklı olduğunu belirten davacının yeniden ihya talep etmekte hukuki yararının bulunduğuna yönelik İlk Derece Mahkemesinin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Yine davanın şirkete ve tasfiye memuruna yönelik olarak açıldığı, Ticaret Sicil Müdürlüğü yönünden usulüne uygun dava dilekçesi ile açılmış bir dava bulunmadığı, anlaşılmış ise de yargılamanın başından itibaren dosyaya eklenen Ayvalık Ticaret Sicil Müdürlüğüne dava dilekçesi, duruşma gününü bildirir tensip zaptı, gerekçeli karar ve istinaf dilekçesinin tebliğ edildiği, ve karar başlığında da gösterildiği dikkate alınarak taraf teşkilinin sağlandığının kabulü gerekmiştir. Kabule göre de; şirketin tasfiye memuru yanı sıra şirket taraf olarak gösterilmiş ise de, tüzel kişiliğin tasfiye ve terkin ile sona erdiği gerekçesiyle işbu davada ihyası istenen şirket hakkındaki davanın husumet nedeni ile reddi gerekirken ihyası istenen şirkete dava dilekçesi ve karar tebliği yapılarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazı yerinde görülmüştür. Yine davalı tarafın davacının yabancı olduğunu ve MÖHUK gereğince teminat yatırmasına dair istinaf itirazı yönünden yapılan değerlendirmede; Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tabi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür. 5718 sayılı MÖHUK madde 48/1'e göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır”. MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK'nun 114/1-ğ maddesi uyarınca reddedilir. MÖHUK madde 48/2’de ise; “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar” hükmü yer almaktadır. Buna göre Türk hâkimi, yabancı davacının, davaya katılanın veya icra takibinde bulunanın vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise, bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir. Az yukarıda belirtilen anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup, anılan sözleşmenin 17. maddesinde; âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir. Davacının Yunan uyruklu olup, mahkemece başvurucunun teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 48/2. maddesinde dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu resen gözetilmelidir. Bu sebeple mahkemece, öncelikle davacıların statüsü belirlenerek teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacıların teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacıya kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi, mahkemece davalının bu yöndeki itirazları değerlendirilmeden ve araştırma yapılmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir.(Emsal Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin Esas No:2021/36 Karar No:2022/10078) Bu nedenle Davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazı da yerindedir. Açıklanan nedenlerle davalı Tasfiye Halinde ....Sanayi Ve Dış Ticaret Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Davalı Tasfiye Halinde Alio Bitkisel Yağ Gıda İnşaat Sanayi Ve Dış Ticaret Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/760 Esas, 2023/78 Karar ve 08/02/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 3-Davalı Tasfiye Halinde Alio Bitkisel Yağ Gıda İnşaat Sanayi Ve Dış Ticaret Ltd. Şti. tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istek halinde yatırana iadesine, 4-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından verilecek olan esas kararda dikkate alınmasına, 5-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 18/04/2024

... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/771, K. 2024/636, T. 18.04.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-771-e-2024-636-k-04b971bf0da4