Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/490 E. 2024/1772 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/490
Karar No
2024/1772
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 27/12/2022 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit Birleşen Antalya 2. Tüketici Mahkemesi'nin DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 27/12/2024 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 27/12/2024

İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Asıl dosyada davacı vekili, müvekkilinin ... kredi kartı kullandığını, kredi kartı borcunun bir kısmını ödediğini, kalan borcunu ödeyemediğinden takibe düştüğünü, bankanın takip tarihinde işlemiş faizleri de ana paraya ekleyerek müvekkili adına Antalya 11. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile asıl alacak 7.707,51-TL takip başlattığını ve yıllık %30,24 sabit faiz uyguladığını, davalı bankanın ..'ye temlik ettiğini, dava tarihi itibari ile 28.394,30-TL borçlu bulunduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkiline haksız işletilen akdi ve temerrüt faizlerinin hesaplanarak dava tarihi itibari ile şimdilik 1.000,00-TL borçlu olmadığının tespitine, kalan borcunun bilirkişi incelemesi ile tespitiyle yasal sınıra çekilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dosyada davacı vekili; müvekkilinin ... kredi kartı kullandığını, borcun bir kısmını ödediğini, kalan borcunu ödeyemediğinden takibe düştüğünü, bankanın takip tarihinde işlemiş faizleri de ana paraya ekleyerek mükerrer 2 kez asıl alacak girerek müvekkilinin adına Antalya 8.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile asıl alacak 3.016,01-TL ana para borcu var iken 6.032,02-TL asıl alacak ile takip başlattığını ve yıllık %31,44 sabit faiz uyguladığını, davalı bankanın ...'ye temlik ettiğini, müvekkilinin dava tarihi itibariyle 22.813,71-TL borçlu olduğunu beyanla müvekkilinin fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00-TL borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami akdi ve temerrüt faizi oranlarının merkez bankasınca belirlenen sınırlar içerisinde yer aldığını, sözleşme ile kararlaştırılan akdi ve temerrüt faiz oranının değişen oranlarda Merkez Bankasınca belirlenen sınırlar içerisinde olduğundan davacının davasının reddinin gerektiğini beyanla haksız ve yersiz davanın esastan reddine, haksız dava nedeniyle davacı aleyhine alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "Taraflar arasında 12/06/2012 tarihli 50.000,00-TL limitli Genel Kredi sözleşmesi imzalandığı, davacıya ... kart ile...tahsis edildiği, 13/09/2013 tarihli kat ihtarı ile kat edildiği, ... kart yönünden kat tarihi itibarile 3.188,57-TL üzerinden borç bakiyesinin olduğunun bildirildiği, ... kart yönünden ise 7.707,51-TL üzerinden borç bakiyesinin bulunduğu davacının bu miktarlar yönünden takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğü anlaşılmaktadır. Her iki dosya yönünden takip konusu alacak kredi kartından kaynaklıdır. 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun, 26. Maddesinde; “...ı, azami akdi ve gecikme faiz oranlarını tespit ve ilan etmeye yetkilidir.” hükmü düzenlenmiştir. Buradan hareketle Business kart yönünden T.C. Merkez Bankası’nın 13.06.2013 tarihli ... sayılı duyurusunda 01.07.2013 – 30.09.2013 dönemi için yıllık %25,44, 14.09.2013 tarihli ... Sayılı duyurusunda da 01.10.2013’ten itibaren yıllık %24,24 oranında maksimum akdi faiz oranı ilan ettiği, takip tarihi itibariyle geçerli olacak Gecikme Faizi oranının ise yine aynı duyuru ile yıllık maksimum %30,24 olarak ilan ettiği, Gold kart yönünden ise yine gecikme faiz oranının yıllık maksimum %30,24 olarak uygulanması gerektiği hükme esas alınan bilirkişi raporu ile de tespit edilmiştir. Bu durumda TCMB tebliği ile ilan edilen en yüksek cari faiz oranı % %25,24 ile 24,24, temerrüt faizinin de % 30,24 sınırına tabi olduğu, takip ve dava konusu olan kredi kartlarına uygulanan faiz oranının % 31,44 olması nedeniyle takip ve dava konusu kredi için TCMB tebliği ile ilan edilen bu oranlar üzerinden hesaplama yapılması gerektiği anlaşılmıştır. Davacı vekili 17/11/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile değişen oranlarda faiz hesaplaması yaparak, takipte kesinleşen miktar+işlemiş faiz+ gider vergisi olarak her iki davasını ıslah etmiştir. Her ne kadar davacı taraf ana dava yönünden 1.321,50-TL ve birleşen dava yönünden 1.020,01-TL üzerinden davasını ıslah etmiş ise de, bu miktara asıl alacak miktarının da dahil olduğu ancak davacının asıl alacağa herhengi bir itirazının ve bu hususta bir talebinin bulunmadığı dava dilekçesinden ve ıslah dilekçesinden anlaşılmaktadır. Böylelikle takipten önce ve sonrasında işlemiş faiz ve faizin gider vergisi yönünden değerlendirme yapmak gerekmiş, davacının Antalya Genel İcra Müdürlüğünün.. Esas sayılı takip dosyasında işlemiş faiz ve faizin vergisi yönünden 26,82-TL; birleşen Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasında işlemiş faiz ve faizin vergisi yönünden 406,42-TL borçlu olmadığının tespitine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili adına birleşen ve esas dava yönünden müvekkilinin ticari kredi kartına ilişkin açmış oldukları Menfi Tespit davasında yerel mahkemenin konusunda uzman olmayan TCMB Tebliğlerini dikkate almadan 5464 Sayılı Kanunun 26/2-3 maddelerini dikkate almadan rapor düzenlediğini, yerel mahkemenin de davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verdiğini, öncelikle görevsiz Tüketici Mahkemesi'nin müvekkilinin kredi kartlarına ilişkin dava tarihi itibari ile borçlu olmadığı miktarın tespiti için bilirkişiden rapor aldırdığını, bilirkişi...nın 5464 Sayılı Kanunun 26/2-3. maddesi ve TCMB Tebliğlerini dikkate alarak usul ve yasaya uygun karar verdiğini; ancak Ticaret Mahkemesi 5464 SAyılı Kanun ve TCMB Tebliğlerini dikkate almayan bilirkişi ...rapor aldırdığını, bilirkişinin raporunda ve gerekçeli kararda da görüleceği üzere takip tarihi olan 07.11.2013 tarihinden dava tarihi olan 14.07.2021 tarihine kadar sabit % 30,24 üzerinden faiz hesaplaması yaptığını, iki bilirkişi raporunun öncelikle birbiri ile çelişkili olduğunu, ayrıca kredi kartlarına ve KMH borçlarına uygulanacak faizin 5464 Sayılı Kanunda ve TCMB'sının 3 ayda bir açıkladığı faiz oranları üzerinden talep edileceğini, Yargıtay içtihatlarında, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında, Ticaret Mahkemesi kararlarında ve Tüketici Mahkemesi kararlarında açıkça belirtildiği gibi Kredi Kartlarına ve KMH borçlarına uygulanacak temerrüt faizinin 5464 Sayılı Kanunun 26/2. maddesinde ve TCMB'sının 3 ayda bir açıklamış olduğu tebliğleri dikkate alınarak faiz hesaplaması yapılması gerektiğini, ancak yerel mahkemenin konusunda uzman olmayan bilirkişinin raporuna itibar ederek kredi kartına sabit faiz hesaplayan bilirkişinin raporuna itibar ettiğini; ancak usul ve yasaya uygun Merkez Bankası tebliğlerini dikkate alan bilirkişi... raporuna itibar etmediğini, faize ilişkin hükmün süresiz şikayete tabi olup verilen kararın açıkça Merkez Bankası Tebliğleri ve 5464 Sayılı Kanuna aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 30/01/2023 TARİHLİ EK KARARININ ÖZETİ: Mahkemece "... Davacı vekili, 27/01/2023 tarihli dilekçesi ile mahkememizin ... Esas, ...Karar sayılı kararını istinaf etmiş ise de; kararın karar tarihindeki 8.000,00-TL'lik istinaf sınırının altında olması nedeniyle kesin olduğu, bu nedenle davacı vekilinin istinafının HMK 341. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinin reddine" karar verilmiştir. EK KARARA KARŞI İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Ek karara karşı asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin esasa ilişkin gerekçe dahi belirtmeden davanın reddine karar verdiğini, karara karşı istinaf başvurularının da reddine karar verildiğini, red kararına karşı itirazlarının değerlendirilmesi gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Asıl dava ve birleşen dava Antalya 8. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyası ile Antalya 11. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasındaki akdi ve temerrüt faizleri yönünden İİK'nın 72. maddesi gereği icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, asıl ve birleşen davalarda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 1-Asıl davaya ilişkin ek kararın istinafı isteminin incelenmesinde; İstinafa konu kararda davanın değeri 1.152,20-TL olup kabul edilen miktar 26,82-TL, reddedilen kısım ise; 1.125,38-TL'dir. 02 Aralık 2016 gün ve 29906 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 Sayılı Yasanın 41. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00-TL'ye çıkarılmıştır. Bu miktar 2018 yılı için 3.560,00-TL, 2019 yılı için 4.400,00 TL'dir, 2020 yılı için 5.390,00 TL, 2021 yılı için 5.880,00-TL, 2022 yılı için 8.000,00-TL, 2023 yılı için 17.830,00-TL'dir. 2024 yılı için 28.250,00-TL'dir. İstinafa konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra 27/12/2022 tarihinde verildiğinden miktar itibariyle kesin nitelikte olup, ilk derece mahkemesince kesin nitelikteki kararın istinaf talebinin reddine ilişkin 30/01/2023 tarihli istinaf başvurusunun değerlendirilmesi kararının usule uygun olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle mahkemece kararın kesin olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin reddine ilişkin ek karar usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin asıl dava yönünden ek karara ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Birleşen davaya ilişkin ek kararın istinafı isteminin incelenmesinde; Davacı vekilince; dosya kapsamına sunulan 25/11/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile; birleşen davaya ilişkin taleplerini 12.840,96-TL olarak belirleyerek ıslah edildiği nazara alındığında; karar tarihi itibariyle birleşen davanın miktar itibariyle kesin olduğundan bahsedilemeyeceği, bu sebeple birleşen davaya ilişkin İlk derece mahkemesinin istinaf değerlendirme kararı ile istinaf dilekçesinin reddi kararının isabetli olmadığı anlaşılmış olup; birleşen dava yönünden istinaf değerlendirme kararının kaldırılmasına karar verilerek davacı vekillinin birleşen davaya ilişkin istinaf istemlerinin incelemesine geçilmiştir. 3-Birleşen davaya ilişkin davacı vekilinin istinaf istemlerinin incelenmesinde; 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 27 ve devamı maddelerinde, dava açılırken ödenmesi gerekli olan harçlar ile, eksik harç yatırılmış olması halinde yapılacak işlemler açıklanmıştır. Anılan yasanın 27. maddesinin son fıkrasında; “Harç peşin veya süresinde ödenmemiş ise, müteakip muamelelere ancak harç ödendikten sonra devam olunur.” hükmü, 30. maddesinde de; “Mahkeme sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. HUMK’nun 409. maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.” hükmü bulunmakta olup; söz konusu açık yasal düzenlemeler gereğince dava açılırken dava değerine göre eksik harç alındığının tespiti halinde bu hükümlere göre işlem yapılması zorunludur. Harçlar Kanunu'nun 32. maddesi gereğince eksik harç tamamlanmadan müteakip işlemler yapılamaz. Yukarıda anılan açık yasal düzenlemeler gereğince; Dava açılırken, harcın eksik veya hiç alınmamış olması halinde mahkemece davaya devam olunabilmesi için harcın Harçlar Kanunu'nun 30 ve 33.maddeleri uyarınca tamamlanması yoluna gidilir ve davacıya takip eden celseye kadar harcı yatırması için süre verilir. Şayet verilen süreye rağmen eksik harç ikmal edilmez ise; HMK'nun 150. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına, HMK'nun 150/5. maddesi gereğince üç ay içinde yenilenmeyen davanın ise açılmamış sayılmasına karar verilmelidir. 6100 sayılı Kanunun ıslaha ilişkin düzenlemelerine göre; aynı davada tarafların bir kez ıslaha başvurabilecekleri düzenlenmiş olup, aynı Kanunun kamu düzeninden olan 26. maddesiyle düzenlenen taleple bağlılık ilkesi gereği ve 176. maddesine göre, ilk ıslah olan 25/11/2021 tarihli ıslah dilekçesi kapsamına göre; dosya asliye ticaret mahkemesine görevsizlikle geldiği tarih itibariyle harç tamamlanmadan yargılamaya devam olunduğu anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince; müteakip celseye kadar verilecek süre içerisinde harcın tamamlatılması, tamamlanmaması durumunda 6100 sayılı HMK’nın 150. maddesi hükmüne göre işlem yapılması gereklidir. Bu husus kamu düzeninden olup Mahkemece re'sen gözetilmesi zorunludur. Mahkemece, açıklanan hususlar ve Harçlar Kanunu’ndaki açık hükümler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir. Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönden kabulü gerekmektedir. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun birleşen dava yönünden re'sen sebeplerle esastan kabulü ile sair istinaf istemleri incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-ASIL DAVA YÖNÜNDEN; a-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin EK KARARINA ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN; a-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin EK KARARINA ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,İlk derece mahkemesinin 30/01/2023 tarihli EK KARARININ KALDIRILMASINA, b-Davacı vekilinin asıl karara ilişkin istinaf başvurusunun re'sen sebeplerle ESASTAN KABULÜNE; c-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/12/2022 tarih ve .... Esas - ...Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, d-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, e-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 179,90-TL maktu istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, f-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, g-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, h-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE, ı-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-6. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a. maddesince kesin olarak karar verildi. 27/12/2024 ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/490, K. 2024/1772, T. 27.12.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-490-e-2024-1772-k-165306289935