Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/401 E. 2025/461 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/401
- Karar No
- 2025/461
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2023/401 - Karar No:2025/461 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/401 KARAR NO : 2025/461
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/01/2023 NUMARASI : 2022/371 E-2023/105 K
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 22.04.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 22.04.2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili özetle; taraflar arasında imzalanan 11.08.2021 tarihli "Kırka Şlam Atık İletim Sistemi İnşaatı Mekanik İşler Yapım İşi Teklif Birim Fiyat Sözleşmesi" ile sözleşme kapsamında yapılacak olan mühendislik, projelendirme, imalat, temin, nakliye ve montaj işlerinin ana yüklenici sözleşmesinde ve eklerinde yer alan teknik şartnamelere, birim fiyat tariflerine, onaylı uygulama projelerine göre tarif edilen şartlara uygun olarak yapılması işinin davalı şirket tarafından üstlenildiği, sözleşmenin 6. maddesi uyarınca; sözleşme konusu işin bedelinin 3.441.570,00-TL+ KDV olduğu, sözleşmenin 7. maddesi uyarınca; siparişte 200.000,00 TL peşin ve 30.09.2021 vadeli toplam 800.000,00 TL tutarlı parçalı çek ve avans ödemeleri için işveren firmaya avans tutarı kadar teminat senedi verilecek olup, yapılacak hak ediş tutarlarının teminat senedi bakiyesinden düşüleceği, sözleşmenin 8. maddesine göre ise işin sözleşme süresinin, yer tesliminden itibaren 18-20 hafta olduğu, sözleşmenin 9. maddesine göre taşerona mücbir sebepler dışında hiçbir neden ve sebeple süre uzatımı verilmeyeceği, taahhüdün tamamen ifasına kadar fiyatların yükselmesi, taşıma ve işçi ücretlerinin, işçi sigorta prim vs. artması gibi sebeplere dayanarak fiyat farkı veya süre uzatım isteğinde bulunamayacağı, sözleşmenin 10.maddesi uyarınca davalının işin süresinde bitiremediği takdirde teslim süresini aşan her takvim günü için gecikme cezası olarak günlük (sözleşme bedelinin binde 6'sı olan 20.649,42 TL) ödemeyi kabul ettiği, sözleşmenin 15. maddesi uyarınca taşeron sözleşmesine göre yapılacak ödemelerin, hak edişin yüklenici tarafından onaylanmasından sonra yapılacağı ve ilgili hak ediş konusu işleri içeren işverence yükleniciye yapılacak geç ödemeler dolayısıyla taşerona yapılacak geç ödemeye faiz uygulanmayacağı, 24.08.2021 tarihli, "Yer Teslim Tutanağı-İşe Başlama Tutanağı" ile aynı tarihte sözleşme konusu yapım işi davalı firmaya teslim edildiği, sözleşmenin 7. maddesine uygun olarak 200.000,00 TL peşin ve toplam 800.000,00 TL tutarlı parçalı çek ile olmak üzere toplam 1.000.000,00 TL ödemenin davalı şirkete yapıldığı, işin devamı sırasında davalı şirket tarafından Ankara 77. Noterliği'nin 02.12.2021 tarih ve 4351 yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek; "Bakiye 286.170,04 TL hak ediş alacağının gecikme faiziyle birlikte derhal ödenmesi, 02 numaralı hak edişe ilişkin sunulan hak ediş raporlarının imzalanarak teslimi, hak ediş bedellerin teminat senetlerinden düşülerek bilgi verilmesi, sözleşmede yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmesine kadar geçecek olan sürede sözleşmede yer alan işlerin yapımının durdurulacağı ve bu sürenin sözleşmenin bitimine ilave edileceği, sözleşmenin devamı için tamamlanmayan işlere ilişkin bedellerin döviz kurunda meydana gelen olağan dışı artış gözetilerek müzakere edilmesi ve uyarlanması, ödemelerdeki ve işin yapımındaki gecikmeler nedeniyle katlanılacak her türlü zararın davacı şirketten talep edileceği"nin bildirildiği, 11.01.2022 tarihinde sözleşme süresi tamamlanacak olmasına rağmen, 07.01.2022 tarihinde davalı şirket tarafından müvekkil işveren şirket yetkilileri haberdar edilmeden ve herhangi bir gerekçe gösterilmeden sözleşmenin 10. maddesine aykırı olarak tüm makine ve aletler de alınarak inşaat sahasının terk edildiği, bu tarih itibariyle sözleşme konusu işin sadece 1/4'ünün tamamlanmış olduğu, bunun üzerine tarafımızca Eskişehir 4.Noterliği'nin 13.01.2022 tarih ve 578 yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek sözleşmenin feshedildiği, bu durumda davalı şirket tarafından, sözleşme konusu iş tamamlanmadığı gibi, ihtar tarihi itibariyle sözleşmenin ifasında temerrüde düşüldüğü ve müvekkil şirketin zarara uğratıldığı, 3. kişi ile işin tamamlatılması için sözleşme yapıldığı, sözleşme gereği 3.441.570,00-TL+KDV'ye tamamlanması gereken işin, eksik kalan kısmının müvekkil şirkete maliyeti 3.273.243,82-TL + KDV olduğu, toplam 92.000,00 USD tutarında malzeme siparişi verilmiş olduğu, sözleşmenin 10. maddesinde düzenlenen ve işin süresinde bitirilmemesi halinde teslim süresini aşan her takvim günü için sözleşmenin toplam bedelinin %0,6'sı ( binde altı) oranında belirlenen 20.649,42-TL/gün oranındaki cezai şartın; iş bitim tarihi olarak belirlenen 11.01.2022 tarihinden, sözleşmenin fesih tarihi olan 13.01.2022 tarihine kadar hesaplanacak 2 günlük toplam 41.298,84 TL cezai şartın ödenmesi gerektiği, sözleşmenin 8. maddesi uyarınca sözleşme süresinin 11.01.2022 tarihinde sona erdiği ve sözleşmenin feshedilmesiyle birlikte 3.kişi konumunda olan ... Makina İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. isimli firmayla sözleşme konusu işin tamamlanması konusunda anlaşmaya varıldığı, sözleşme tutarının sadece işçilik yönünden 512.000,00 TL + KDV, eksik kalan malzemeler karşılığı müvekkil şirket tarafından harcanan bedelin ise 2.761.243,82-TL + KDV olduğu, buna göre, işçilik ve malzeme bedeli olmak üzere davalı şirket tarafından eksik bırakılan işlerin müvekkil şirkete toplam maliyeti 3.273.243,82 TL + KDV olduğu belirtilerek fazla olarak ödenen imalat bedellerine ve ana işveren Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü'ne ödenecek gecikme cezalarına ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; 41.298,84 TL cezai şartın sözleşmenin sona erme tarihi olan tarihi olan 11.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle, 30.000,00 TL yoksun kalınan karın sözleşmenin sona erdiği 11.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte menfi zarar kapsamında davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle; davalının sözleşme süresince üzerine düşen yükümlülüklerini eksiksiz bir biçimde yerine getirdiği, uyuşmazlığa ilişkin davalıya atfedilebilir hiçbir kusur bulunmadığı, davacı tarafından gerçekleştirilen feshin tamamen haksız ve hukuka aykırı olduğu, 01.09.2021-31.10.2021 tarihleri arasında ifa edilen işler kapsamında düzenlen 1 numaralı hakedişin davacı tarafından onaylandığı ve 31.10.2021 tarihli, 424.140,18 TL bedelli fatura düzenlendiği, sözleşmenin 15. maddesine aykırı şekilde davacının onayladığı hak edişlerin ödemesini sebep göstermeksizin gerçekleştirmediği, devam eden hak edişleri de onaylamaktan imtina ederek sözleşmeye en başından itibaren aykırı davrandığı, sözleşmenin ekleri arasında yer alan fiyat teklif formunun 6 numaralı madde hükmü uyarınca dövizde meydana gelen artış sebebiyle tamamlanmayan işler açısından hakkaniyete ve dürüstlük kurallarına uyacak şekilde birim fiyat cetvelinde yer alan işler için uyarlama talep edildiği, söz konusu belgenin genel koşullar başlıklı bölümünde yer alan düzenlemede, yabancı para cinsinden alınan malzemeler için hesaplanan kurların belirtildiği ve bazı kalem ürünlerin, hakediş günü kurlarda %5'in üzerinde artış olması durumunda kur farkı faturası düzenleneceğinin kararlaştırıldığı, davacının sözleşmeye aykırı ve kötü niyetli hareketleri neticesinde tamamlanan işlere ilişkin ödemeleri alamadığı, davacının kusuru sebebiyle siparişlerinde gecikme yaşadığı, bu nedenle davalının, sözleşmede yer alan birim fiyat cetveli uyarınca kalan işleri tamamlamasına imkan kalmadığı, ülkede yaşanan ekonomik kriz ve devülasyon sebebiyle USD kurunun 24.08.2021 tarihinde 8.5 TL dolaylarından, ihtarnamenin keşide tarihinde (02.12.2021) 13.4067 TL tutarına yükseldiği, maliyetlerin sadece döviz cinsi üzerinden 2 katın üzerinde arttığı, davacının 01 numaralı hakedişe konu ödemeleri yerine getirmemesi ve 02 numaralı hakedişe konu belgeleri onaydan kaçındığı, davacının üzerine düşen yükümlülüklerini ifa etmediği, herhangi bir süre verilmeksizin usul ve yasaya aykırı bir biçimde, asılsız iddialarla sözleşmenin feshedildiği, davacının ödemeleri sebep göstermeksizin gerçekleştirmemesi ve uyarlama talebine olumlu olumsuz herhangi bir yanıt vermemesine rağmen davalı tarafından sözleşmede yer alan işlerin ifasına devam edildiği, davalının sözleşmeye aykırı herhangi bir eylemi ve kusurlu davranışı bulunmadığı gözetildiğinde, davacının TBK’nın 182/2. maddesi hükmü uyarınca davalıdan cezai şart talebinde bulunmasına imkan bulunmadığı, davacı tarafından gerçekleştirilen feshin haksız ve geçersiz nitelikte olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davanın, eser sözleşmesinden kaynaklandığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın taraflar arasında imzalanan 11.08.2021 tarihli "Kırka Şlam Atık İletim Sistemi İnşaatı Mekanik İşler Yapım İşi Teknik Birim Fiyat Sözleşmesi" gereğince cezai şart, menfi zarar talebi, tarafların sözleşmedeki sorumluluklarını zamanında ve tam yerine getirip getirmedikleri, davacının sözleşmeyi fesihte haklı olup olmadığı ve bu durumla ilgili tarafların kusurlu veya ortak kusurlu olup olmadıkları, davacının cezai şart ve menfi zarar talep edip edemeyeceği noktalarında toplandığı, dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği ve bilirkişiler, Nitelikli Hesap Uzmanı ..., İnşaat Mühendisi ... ve Makine Mühendisi ... tarafından hazırlanan 01.01.2023 tarihli raporda sonuç olarak özetle; "...Taraflar arasında yapılan sözleşme gereği yapılan ve dava konusu olan Kırka Şlam Atık İletim Sistemi İnşaatı Mekanik İşleri Yapım İşinde sözleşme bedeli 3. 411.570,00 TL+KDV olup davalı tarafından yapılan iş bedelinin 1.046.300,00 TL+KDV TL olduğu anlaşılmaktadır. Davalının işi süresi içinde teslim edemediği ve geciktiği anlaşılmaktadır. Sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı hususundaki değerlendirmeler yukarıda yapılmıştır. İşin gecikmesinde hakedişlerin zamanında onaylanmaması nedeni ile ana yüklenicinin kusuru olduğu, ancak sözleşmede kur artışı nedeni ile ile bir madde olmadığı ancak dolar kurunun %55 oranında arttığı görülmüştür. Sözleşmenin feshi nedeni ile kalan işlerin yapımı hususunda yukarıda değerlendirme yapılmıştır. Mevcut belgelere göre davacı kaybı hesaplanamamıştır." şeklinde görüş bildirildiği, dosyanın esası üzerinde yapılan incelemede; davacının, taraflar arasında imzalanan 11.08.2021 tarihli sözleşme gereği, davalının sözleşme hükümlerine aykırı davranması ve sözleşmenin davacı tarafça feshi nedeniyle sözleşmede düzenlenen cezai şart ve menfi zarar talebinde bulunduğu, davaya ilişkin delillerin toplandığı ve ilgili yerlerden getirtildiği ve bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 01.01.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre, sözleşme bedelinin 3.411.570,00 TL+ KDV olup, davalı tarafından yapılan iş bedelinin 1.046.300,00 TL + KDV olduğu, davalının işi süresi içerisinde teslim edemediği ve geciktiği ve işin gecikmesinde hak edişlerin zamanında onaylanmaması nedeniyle ana yüklenicinin kusuru olduğu ve sözleşmenin feshi nedeniyle kalan işlerin yapımı hususunda değerlendirmelerin de yapıldığı, tüm dosya kapması ve deliller hep birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki ilişkinin TBK'nın 470 ve devamı maddeleri gereği eser sözleşmesinden kaynaklı olduğu ve yine aynı kanunun 125. maddesi gereğince borçlunun temerrüdü halinde alacaklıya seçimlik hakların tanındığı ve bu seçimlik haklardan sözleşmenin feshi tercih edilmiş ise ve alacaklı feshinde haklı ise olumsuz zararını isteyebileceği, diğer taraftan davacının cezai şart talebinde bulunduğu ve cezai şartın sözleşme hükümlerine aykırı davranılması halinde aykırı davranın tarafın ana sözleşmede yer alan bir ceza hükmü veya bağımsız bir ceza sözleşmesiyle diğer tarafa ödemeyi üstlendiği feri nitelikte bir edim borcu olduğu, sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın istenebilmesi için borçlunun kusurlu olmasının gerektiği ve alacaklı tarafından kusurlu bulunmamasının zorunlu olduğu ve her iki tarafın ortak kusuru ile sözleşmenin sona ermesi halinde tarafların birbirlerinden cezai şart isteyemeyecekleri dikkate alınarak ve bilirkişi raporuna göre somut olayda işin yapımında davacının kusurunun bulunduğu ve yukarıda da izah edildiği üzere cezai şart yönünden talep edenin kusurunun bulunmamasının gerektiği, menfi zarar yönünden ise sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi durumunda talep edilebileceği ve davacının davasında feshin haksız olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 24.08.2021 tarihli, "Yer Teslim Tutanağı-İşe Başlama Tutanağı" ile aynı tarihte sözleşme konusu yapım işi davalı firmaya teslim edildiği, sözleşmenin 7. maddesine uygun olarak 200.000,00 TL peşin ve toplam 800.000,00 TL tutarlı parçalı çek ile olmak üzere toplam 1.000.000,00 TL ödeme yapıldığı, sözleşmenin süresi 11.01.2022 tarihinde sona ermesine rağmen, davalı şirket tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeden ve haksız olarak 07.01.2022 tarihinde inşaat alanının terk edildiği tarihi itibariyle sözleşme konusu işin yaklaşık 1/4'ü tamamlanabildiği, bu durumda davalı şirket tarafından, sözleşme konusu iş tamamlanmadığı gibi, ihtar tarihi itibariyle sözleşmenin ifasında temerrüde düşüldüğü ve müvekkil şirketin zarara uğratıldığı, eksik bırakılan işlerin müvekkil şirkete toplam maliyetinin 3.273.243,82 TL + KDV olduğu, sözleşme gereği 3.441.570,00 TL+KDV'ye tamamlanması gereken işin, eksik kalan kısmının müvekkil şirkete maliyetinin 3.273.243,82 TL + KDV olduğu, sözleşmenin her iki tarafının da tacir olup basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü kapsamında işin bu sözleşme hükümleri sözleşmenin iki tarafını da bağlayıcı mahiyette olduğu, davalı şirketin kabulü ve imzasını taşıyan bu sözleşmeye aykırı davranılması ve ana yüklenici müvekkil şirketin zararına sebep olunacak şekilde, şantiye sahasının terk edilmesi ve işin yarıda bırakılması haksız olduğundan müvekkil şirket tarafından sözleşmenin haklı olarak feshedildiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, davalı tarafından tamamlanan işlere ilişkin olarak yapılan hesaplamada, sözleşmede belirlenen işlerin %30,40' ına tekabül ettiği hususunun ortaya konduğu, bu oranı kabul etmedikleri, işin eksik bırakıldığı, bilirkişi raporunun 10. sayfa son paragrafında; "sözleşmede yazmamasına rağmen kurdaki artışın mücbir sebep olarak kabul edilmesi halinde ve hak edişin onaylanmadığı da dikkate alındığında işin feshinin haklı olmadığı, ancak sözleşme dikkate alındığında ise feshin haklı olduğu ve gecikme cezasının uygulanabileceği kanaatindeyiz" değerlendirmesinin yapıldığı, öncelikle, işin feshinin haklı olup olmadığı yönündeki değerlendirmenin bilirkişilerin görev ve yetkisi kapsamında olmadığı, bilirkişi raporundaki bu değerlendirmeyi baz alarak işin feshinin haksız olduğuna kanaat getirmesi ve bundan başka da hiçbir gerekçe sunulamayışının HMK 297 maddesi uyarınca hukuka aykırı olduğu, davalının işini zamanında teslim edememesinin nedeninin müvekkil ana yüklenicinin hak edişleri onaylamaması olarak gerekçe gösterilmiş ise de, sunulan hak edişlerin ve davalının dava konusu diğer eylemlerin sözleşmeye aykırı mahiyette olduğu değerlendirilmeksizin eksik, hatalı saiklerle müvekkile kusur atfedildiği, yine burada da hüküm gerekçeden yoksun bırakıldığından davanın reddinin gerekçesi esasen anlaşılamadığı, mahkemenin, bilirkişilerin feshin haklı olup olmadığına dair üzerlerine vazife olmayan bir hususta yaptıkları yoruma dayanarak hüküm ve gerekçe oluşturmasının, hukuki olarak yapılan bu değerlendirmenin bizzat hakimin görev ve sorumluluğunda olması gerekirken bunun yargılama sürecinde hakim tarafından yapılmayışının hükümden de açık olduğu belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle taraflar arasındaki sözleşme konusu işin süresinde bitirilmesi ve ödeme hususunda tarafların sözleşme hükümlerinin ifasında kusurlu oldukları dikkate alındığından sözleşmenin feshinde tarafların ortak kusurlu olduğu anlaşıldığından sonuç itibari ile kararın doğru olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının peşin alınan 1.220,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 604,60 TL'nin talep halinde davacıya iadesine, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 22.04.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır