Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/3779 E. 2024/5872 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/3779
Karar No
2024/5872
Karar Tarihi

T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : KARAR NO : KARAR TARİHİ : 31/12/2024 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .. TARİHİ : .. NUMARASI : ... DAVACI : ... ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 14/01/2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine ...İcra Dairesinin .... (Eski dosya no: ... ) sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, yolcu taşımacılığı işi ile iştigal eden müvekkili şirketin araçlarından bazılarının yenilenmek üzere satılacağı olması sebebiyle borçlu olmadığı halde icra tehdidi altında dosya konusu borcun tamamını 27.06.2022 tarihinde ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin davalıya icra takibine konu ettiği fatura nedeniyle bir borcu bulunmadığını beyan ederek davanın kabulü ile müvekkili tarafından borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kalınan 23.411,17 TL’nin ödeme tarihi olan 27.06.2022 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduaat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan bu davayı kabul etmediklerini, davacı tarafından müvekkili borçlu şirket hakkında ... Mahkemesinde 26.06.2023 tarihinde dava açılmış olup Mahkemenin görevsizlik kararı vermesi üzerine dosyanın mahkemeye geldiğini, davacı tarafından mahkemede yargılaması yapılan davanın davacı tarafından açılmış yeni dava olmadığını, davacı tarafından yeniden harç yatırılmadığını, davacının ve davalının ticari bir şirket olduğunu, tarafların tacir olduğunu, davanın ticari dava olduğunu, davacı tarafından 26.06.2023 tarihinde görevsiz mahkemede dava açıldığını, arabuluculuk zorunlu dava şartı olup yerine getirilmediğini, davacı tarafın iddia ettiği gibi icra dosyası için 23.411,17- TL ödeme yapılmadığını, bu miktarı talep etmesinin söz konusu olamayacağını, beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Benzer bir uyuşmazlığa ilişkin Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/3779 E., 2024/5872 K. Sayılı ve 02.09.2024 tarihli ilamı ile dava görevsiz mahkemede açıldıktan sonra yapılan arabuluculuk başvurusu nedeniyle arabuluculuk dava şartının sonradan giderilebilir bir dava şartı olmadığından davanın usulden reddine dair verilen kararın onanmasına karar verildiği ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önüne alınarak; dava açılış tarihinden önce arabuluculuk yoluna başvurulmadığından, re'sen gözetilmesi gereken ve sonradan tamamlanabilir nitelikte olmayan dava şartına ilişkin 6102 sayılı TTK m. 5/A(1) ve 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükümleri gözetilerek davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine" dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ... Mahkemesince hazırlanan tensip zaptında dava tarihi 21/09/2023 olarak belirtilmiş olup bu tarihte arabuluculuk sürecinin tamamlandığını, bu nedenle mahkemece arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden bahisle davanın usulden reddine karar verilmiş olmasının hakkaniyete aykırılık oluşturduğunu, Yargılamanın geldiği aşama itibariyle işin esasına girildiğini, taraflara ait ticari defterlerin incelendiğini, iki ayrı bilirkişiden rapor alındığını, mahkemece müvekkilinden yüklü miktarda bilirkişi ücreti tahsil edildiğini, dosyada giren her iki raporda da müvekkilinin davasında haklı olduğunun tespit edildiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf cevap dilekçesinde özetle; Davacının istinaf nedenlerinin reddini ettiklerini, davacı ve davalı ticari şirket olduğunu, tarafların tacir olduğunu, Arabuluculuk Zorunlu dava şartı olup davacı tarafından yerine getirilmediğini, sonradan da tamamlanmasının mümkün olmadığını, Mahkeme kararında da belirtildiği üzere davanın açılma tarihinin 26.06.2023 olduğunu, davacının arabuluculuk kanun yoluna başvurmadan dava açtığının sabit olduğunu, hiçbir şeklide arabuluculuk dava şartının tamamlanmasına muvafakatlarının bulunmadığını, yerel mahkemesi tarafından verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunması nedeniyle karşı taraf davacının istinaf başvurusunun usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava istirdat istemine ilişkin olup; mahkemece davanın usulden reddine dair karar verilmiştir. HMK’nın 355.maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca; HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır. Resmi gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 Sayılı yasanın 41. maddesi ile HMK'nun 341. maddesinin 2. fıkrası değiştirilerek "Miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir." hükmü getirilmiş, ayrıca aynı yasanın 44. maddesi ile HMK'ya eklenen Ek madde-1'in birinci fıkrası ile parasal sınırların her yıl tespit edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacağı, ikinci fıkrası ile de, parasal sınırların uygulanmasında hüküm tarihinin esas alınacağı düzenlemesi yapılmıştır. 2024 yılı için bu miktar yeniden değerleme oranına göre 28.250,00 TL olmuştur. Yukarıda açıklanan hususlar gereğince istinafa konu edilen dava değeri olan 23.411,17 TL'nin ilk derece mahkemesi kararının verildiği tarih itibarı ile öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığı, ilk derece mahkemesince verilen kararın kesin nitelikte olduğu, dolayısıyla istinaf edilmesinin mümkün olmadığı 6100 Sayılı HMK'nın 346/1. maddesi gereğince miktar itibariyle ret kararının mahkemesince verilmesi gerekli ise de temyiz (istinaf) merciine de aynı yetkinin tanındığı 01/06/1990 gün ve 1989/03-1990/04 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı da gözetilmek suretiyle, davalı vekilinin istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2, 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-.. Mahkemesi'nin .. tarih, ... Esas .. Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2, 346/1 ve 352/1-b maddeleri uyarınca miktar yönünden kararın kesin olması sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin istinaf yoluna başvuran taraf üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-İstinaf aşamasında yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nın 333.maddesi gereğince yatıran tarafa İADESİNE, 6-HMK'nın 359/4.maddesi gereğince iş bu kararın mahal mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.31/12/2024 ... Başkan ... ... Üye ... ... Üye ... ... Katip ... Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/3779, K. 2024/5872, T. 26.06.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-3779-e-2024-5872-k-c7347998a6ba