Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2225 E. 2026/1110 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/2225
- Karar No
- 2026/1110
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2225 Esas
KARAR NO : 2026/1110 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2022/227 Esas- 2023/876 Karar
TARİH: 24/10/2023
DAVA: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 04/06/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
DAVA: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, cari ilişki içerisinde sattığı ürünler nedeni ile davalı şirketten toplam 14.108,28 TL alacağı bulunduğunu, bu alacağın ödenmediğini, müvekkili şirketin alacağını alamadığı için davalı şirket aleyhine Bakırköy 16. İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı asıl alacağa, faizine ve fer’ilerine itiraz etmiş olup takibe dayanak olan faturalara karşı herhangi bir itirazda bulunmadığını beyanla itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile karşı taraf arasında ... markalı ürünlere ilişkin 18.000 çift ayakkabının yapımı (taban imalatı) konusunda anlaşma yapılmış olduğunu, davalının teslim ettii ürünlerde gizli ayıp olması nedeni ile müvekkili şirketin sipariş sahibi ... Ltd. Şti.'ye karşı zor durumda kaldığını ve müvekkili şirkete bu ürünlerdeki gizli ayıplar nedeni ile ... tarafından 09.12.2021 tarihli 290.779,20 TL bedelli reklamasyon faturasının kesildiğini, davalının üretimden kaynaklanan ayıpları nedeni ile müvekkiline bu faturanın düzenlenmiş olduğunu, müvekkilinin, ayrıca üretimi yapılan 2.000 çift ayakkabıyı da ayıp nedeni ile müşteriye verememiş/müşteri ...'in bu ürünleri ayıp nedeni ile kabul etmemiş olduğunu, bu ayakkabıların da elinde kalmış olduğunu, ayakkabıların halen müvekkilinde bulunduğunu, müvekkili şirketin karşı tarafın üretimini yapmış olduğu ürünlerdeki gizli ayıplar nedeni ile büyük zarara uğradığını, davalıya 09.12.2021 tarihinde Çal Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile zararlarının tazmini için ihtar gönderildiğini ancak karşı tarafın bu ihtara cevap vermediğini, üretimi yapılan ürünler ... markalı ürünler olup, bu ayakkabıların marka hakkı sahibi ... olduğu için 3. kişilere satılmasının da mümkün olmadığını, bu ürünler müvekkilinin deposunda yer kapladığı gibi, müvekkilinin bu ürünlerin satışı ile elde edeceği kardan da mahrum kaldığını, karşı taraf ile yapılan arabuluculuk görüşmesinin anlaşamama ile sonuçlanmış olduğunu, karşı taraf müvekkili aleyhine Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/227 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açmış olup, bu davada müvekkili şirketin karşı taraftan alacakları olması nedeni ile takas mahsup def'inde bulunmuş olduklarını beyanla fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 30.000,00 TL maddi tazminatın/zararının ihtarnamenin tebliğ tarihi itibarı ile ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması nedeni ile Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/227 Esas sayılı dosyası ile iş bu dosyanın birleştirilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili ıslah dilekçesi ile; asıl davada takas mahsup talepleri ile birlikte taleplerini 276.670,92 TL olarak ıslah ettiklerini beyanla anılan bedelin ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının teslimini yaptıkları ürünlerde gizli ayıp olması nedeniyle müvekkili şirketin, sipariş sahibi ... Ltd. Şti.ne karşı zor durumda kaldığını ve müvekkili şirkete bu ürünlerdeki gizli ayıplar nedeni ile ... tarafından 09.12.2021 tarihli 290.779,20 TL bedelli reklamasyon faturası kesildiğini, ayrıca davacının müvekkili şirkete teslimini yapmış olduğu 2.000 çift ayakkabıyı da gizli ayıp nedeniyle müşteriye veremediğini, bu ayakkabıların da elinde kaldığını, müvekkili şirketin davacıdan alacakları nedeniyle takas mahsup def’inde bulunulduklarını, ayrıca karşı tarafa 09.12.2021 tarihinde Çal Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile zararların tazmini için ihtar gönderildiğini beyanla davanın reddine, takas mahsup talebinin kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının gizli ayıp iddiasının kesinlikle gerçeği yansıtmadığını, asıl davaya konu icra takibinde ödeme emri kendisine tebliğ edildikten sonra davacının gizli ayıp iddiasını müvekkiline bildirdiğini, halbuki ürünlerin davacıya aylar önce teslim edildiğini, müvekkiline böyle bir bildirim yapılmadığını, davacının ayıplı olduğunu iddia ettiği ürünlerin müvekkilinin gönderdiği ürünler olmadığını, davacının dava dilekçesinde ürünlerin ... markalı olduğunu iddia ettiğini ancak müvekkili tarafından markasız çocuk ayakkabısı üretildiğini, davacının yalnızca müvekkiline ayakkabı ürettirmediğini, ayıplı olduğunu iddia ettiği ürünlerin müvekkili tarafından üretilen ürünler olduğunu ispat etmesi gerektiğini, aksi halde ise müvekkili tarafından davacıya ürünlerin 17/09/2021, 23/09/2021, 24/09/2021 ve 25/10/2021 tarihinde teslim edildiğini, davacının ise bu teslim tarihlerinden 1,5 ay sonra müvekkiline ayıp ihtarnamesi gönderdiğini, süresinde yapılmış ayıp ihbarı olmadığını, davalının dayandığı ... Şirketi tarafından düzenlenen reklamasyon faturasının neye ilişkin olduğunun anlaşılamadığını, müvekkili davacıya toplamda 129.108,28 TL tutarında satış yapmışken davacının ... tarafından kendisine 290.779,20 TL tutarında fatura düzenlediğinden bahsettiğini, bu durumun kabul edilemez olduğunu beyanla davanın reddine, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; asıl davanın alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkin olduğu, birleşen davanın ayıp nedeniyle oluşan maddi zararın tahsili istemine ilişkin olduğu, asıl dava yönünden uyuşmazlığın faturadan kaynaklı cari hesap alacağı bulunup bulunmadığı, davalı tarafın ayıp iddiasında haklı olup olmadığı noktasına, birleşen dosya yönünden ise taraflar arasında 18.000 çift ayakkabı yapımı konusunda anlaşma sağlanıp sağlanmadığı, davalı tarafından teslim edilen ürünlerde gizli ayıp olup olmadığı, süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı, davacının satışını yapamadığı 2000 çift ayakkabı yönünden zarara uğrayıp uğramadığı ve maddi zararın miktarı noktasında olduğu, alınan bilirkişi ek raporunda davacı tarafından üretilen ürünlerde açık ayıp olduğunun tespit edildiği, dinlenen tanık beyanlarında paketleme bölümünde yardım için davacı firmaya gittikleri ve ürünlerin ayıplı olduğunun her iki tarafın da farkında olduğunun anlaşıldığı ve dosya içerisinde bulunan evraklardan son faturaların 25.10.2021 tarihli olduğu, ayıp bildirimlerinin 23.08.2021, 15.09.2021 ve 23.09.2021 tarihlerinde yapıldığı, buna göre ayıp ihbarının süresinde olduğu, bilirkişi raporlarında da ürünlerin ayıplı olduğu ve birleşen dosya davacısının zararının 290.779,20 TL olduğunun tespit edildiği, asıl davada davacı tarafın 14.108,28 TL cari hesap alacağına karşılık davalının ayıp nedeniyle takas mahsup talebi bulunduğundan asıl dosya yönünden davacının alacak iddiasının yerinde görülmediği ve asıl davanın reddine karar verildiği, birleşen dosya açısından da davacının ayıp nedeniyle uğradığı zararın cari hesap alacağından mahsubu sonucu, bedel artırım dilekçesi de dikkate alınarak 276.779,20 TL yönünden davanın kabulüne karar verildiği gerekçesi ile asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş ve her iki davada verilen karara karşı davacı birleşen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DAVACI-BİRLEŞEN DAVADA DAVALI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; Her ne kadar Mahkemece asıl davanın reddine ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bütün yargılama boyunca davalı birleşen davada davacı tarafından kendilerine süresi içerisinde yapılmış bir ayıp ihbarı olmadığını, davalı birleşen davada davacının başka bir şirket ile arasında yapmış olduğu yazışmaların vs belgelerin müvekkiline yapılmış bir ayıp ihbarı olarak kabul edilemeyeceğini beyan ettikleri ancak Mahkemece bu itirazlarının hiçbir şekilde dinlenmediği, davalı birleşen davada davacının ayıp ihbarını 09/12/2021 tarihli noter ihtarnamesi ile yaptığını ve birleşen dava dilekçesinde de ayıbın gizli olduğunu ve bu ihtarname ile müvekkiline bildirildiğini iddia ettiği, başkaca bir bildirim iddiası olmamasına ve birleşen davada cevaba cevap dilekçesi sunma hakkı olmamasına rağmen sunduğu dilekçe ile müvekkili ile yapılmamış bir takım mesajlaşmaları ve ... Şirketi ile kendisi arasında düzenlenen bir takım belgeleri sunarak, bunların ayıp ihbarı olduğunu iddia ettiği, iddia ve savunmanın genişletilmesine muvafakat etmedikleri, bilirkişi ek raporunda müvekkiline ayıp bildirimlerinin 23/08/2021, 15/09/2021 ve 23/09/2021 tarihlerinde yapıldığına dair, ne şekilde yapıldığını anlayamadıkları bir tespit yapıldığı, oysa müvekkili tarafından düzenlenen faturaların tarihleri ile bu tarihlerin dahi uyuşmadığı, Mahkemece de ek rapora itirazları değerlendirilmeksizin doğrudan rapora göre karar verildiği, davalı birleşen davada davacının sunduğu ve hangi ürünlere ilişkin olduğu anlaşılamayan bir takım raporlarda müvekkilinin imzasının olmadığı, ... isimli kişinin müvekkilinin çalışanı olmadığı, bilirkişi heyetince incelenen ürünlerin müvekkili tarafından üretilen ürünler olmadığı, Mahkemece tanık beyanlarının da yanlış değerlendirildiği, davalı birleşen davada davacının kontrol yükümlülüğünü yerine getirmediği, davalı birleşen davada davacı tarafın tanık beyanlarından, davalı birleşen davada davacının çalışanlarının müvekkilinin çalışanları ile birlikte ürünleri paketleyip kolilediklerinin ve bu şekilde ürünlerin incelendiğinin anlaşıldığı, yine ek raporda dava dışı ... Şirketi tarafından davalı birleşen davada davacı adına düzenlenen reklamasyon faturası kadar zarar olduğunun tespit edildiği, bu tespitin ne şekilde yapıldığının, reklamasyon faturasının tamamının müvekkili tarafından üretilen ürünlere ilişkin olduğunun ne şekilde tespit edildiğinin açıklanmadığı, kararın eksik ve hatalı değerlendirmelere dayandığı ve kaldırılması gerektiğine ilişkindir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Asıl dava, faturaya dayalı bakiye alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine, birleşen dava ise satış sözleşmesine konu ürünlerin gizli ayıplı olduğundan bahisle uğranıldığı iddia edilen zararın tazmini talebine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davacı birleşen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Dosya kapsamından; davacı birleşen davada davalı tarafından, davalı birleşen davada davacı adına düzenlenen satış faturalarının 17/09/2021, 23/09/2021, 24/09/2021, 06/10/2021 ve 25/10/2021 tarihli oldukları, faturaların tamamında çocuk ayakkabısı açıklamasının yer aldığı, Mahkemece alınan bilirkişi kök raporunda, davacı birleşen davada davalının usulüne uygun şekilde tutulan ticari defterlerinde toplam tutarı 129.108,28 TL olan faturaların kayıtlı olduğunun ve davalı birleşen davada davacının yapmış olduğu, en sonuncusu 12/11/2021 tarihli olan ödemelerden sonra takip tarihi itibariyle 14.108,28 TL alacağının kaldığının, davalı birleşen davada davacı tarafça ticari defterler incelemeye ibraz edilmemiş ise de, bağlı olduğu vergi dairesine ibraz ettiği 2021 yılı BA formunda davacı birleşen davada davalının düzenlediği tüm faturaları beyan ettiğinin tespit edildiği, esasen asıl davada davalı tarafın, fatura konusu ürünlerin teslim edilmediğine dair bir savunmasının olmadığı, satışı yapılan ürünlerin gizli ayıplı olması sebebiyle zarara uğradığından bahisle asıl davada takas mahsup savunmasında, birleşen davada ise tazminat talebinde bulunduğu, buna göre davacı birleşen davada davalının, takip tarihi itibariyle davalı birleşen davada davacıdan 14.108,28 TL alacaklı olduğunun sabit olduğu, bilirkişi heyetince düzenlenen ek raporda, tekstil mühendisi tarafından yerinde yapılan incelemede ... marka ve davacı birleşen davada davalının ürettiği iddia edilen ürünlerin açık ayıplı olduğunun tespit edildiği, her ne kadar Mahkemece, davalı birleşen davada davacı tarafından davacı birleşen davada davalıya 23/08/2021, 15/09/2021 ve 23/09/2021 tarihlerinde ayıp ihbarının yapıldığı ve davalı birleşen davada davacının, ... Şirketi tarafından kendisine düzenlenen reklamasyon faturasının tutarı kadar zarara uğradığından bahisle, asıl davada davacının alacağı bu zarardan mahsup edilerek asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verildiği anlaşılmış ise de; öncelikle birleşen davada davacının tazminat talebinin satış konusu ürünlerde açık değil gizli ayıp bulunduğu iddiasına dayandığı ve dava dilekçesinde açık bir şekilde, davacı birleşen davada davalıdan aldığı ürünleri, dava dışı ... Şirketine sattığını, bu şirket tarafından ürünlerin gizli ayıplı olduğunun tespit edildiğini ve davacı birleşen davalıya 09/12/2021 tarihli ayıp ihbarnamesini gönderdiğini beyan ettiği, açık ayıp iddiasında bulunmadığı ve açık ayıbın davacı birleşen davada davalıya ihbar edildiğine dair bir delil sunmadığı, bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi ekinde sunulan whatsapp yazışmalarının davacı birleşen davalıya yapılmış ayıp ihbarı olmadığı, bu yazışmaların kiminle ve hangi ürünler için yapıldığının dahi anlaşılmadığı, yine bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi ekinde sunulan ve dava dışı ... Şirketince düzenlenen raporların, hangi ürünlere ilişkin olduğunun anlaşılamadığı, raporlarda imzası olan kişilerin davacı birleşen davada davalının çalışanı olduğu iddia edilmediği gibi davacı birleşen davada davalı tarafından da imzaların çalışanlarına ait olmadığının, bu raporların kendisine gönderilmediğinin beyan edildiği, aksini ispat eder bir delilin ise sunulmadığı, kaldı ki söz konusu raporların ikisinin 19/08/2021 ve 23/08/2021 tarihlerinde düzenlendiği ve bu tarihlerin davacı birleşen davada davalı tarafından düzenlenen faturaların ve ürünlerin teslimine dair irsaliyelerin tarihlerinden öncesine ait olduğu, dinlenen tanıkların beyanlarından, ürünlerin iki tarafın çalışanlarınca birlikte paketlendiği, birlikte kontrol edildiği ve davalı birleşen davada davacı tarafından mevcut hali ile kabul edilerek dava dışı ... Şirketine satıldığı ve ... Şirketi tarafından iade edildiğinin anlaşıldığı, buna göre davalı birleşen davada davacının ürünlerdeki açık ayıpları davacı birleşen davalıya teslim tarihinden itibaren 2 günlük yasal süre içerisinde bildirmediği, ürünleri mevcut hali ile kabul ettiği, bu sebeple davacı birleşen davada davalıdan herhangi bir tazminat talep edemeyeceği, Mahkemece hatalı değerlendirme ile ayıbın süresinde bildirildiği ve tazminat talep edilebileceğinin kabul edilmiş olması yanında, davacı birleşen davada davalı tarafça satışı yapılan toplam ürün miktarı 129.108,28 TL iken, davalı birleşen davada davacı adına ... Şirketi tarafından düzenlenen 290.779,20 TL bedelli reklamasyon faturasının zarar olarak kabul edilmesinin gerekçesinin de açıklanmadığı, bu fatura bedelinin tamamının davacı birleşen davada davalının ürettiği ürünlere ilişkin olduğuna dair tespitin ne şekilde yapıldığının anlaşılamadığı, bizzat davalı birleşen davada davacının sunduğu yazışmalarda ... Şirketinin, reklamasyon faturasının ayıplı ürün bedeli yanında, geç teslim nedeniyle oluşan zararı da içerdiğinin beyan edildiği, bu minvalde Mahkemece asıl davanın kabulüne, takipte talep edilen alacak likit ve itiraz haksız olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına ve birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde verilen kararın isabetsiz olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacı birleşen davada davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı birleşen davada davalının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/10/2023 tarihli, 2022/227 Esas ve 2023/876 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle,
2-Asıl davanın kabulüne, davalının Bakırköy 16. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin talep edildiği şekilde devamına,
Hüküm altına alınan 14.108,28 TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 2.821,65 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Birleşen davanın reddine,
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:
4-Asıl dava yönünden; alınması gerekli 963,74 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 170,40 TL harcın mahsubu ile kalan 793,34 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
5-Asıl dava yönünden; davacı tarafından yapılan 2.307,25 TL yargılama gideri ile peşin olarak yatırılan 170,40 TL harç toplamı olan 2.477,65 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Asıl dava yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 14.108,28 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Asıl dava yönünden; davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
8-Asıl dava yönünden; 1.560,00TL arabulucuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
9-Birleşen Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/484 Esas sayılı davası yönünden; alınması gerekli 732,00 TL harcın hazineye gelir kaydı ile fazla yatırılan 3.992,85 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
10-Birleşen Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/484 Esas sayılı davası yönünden; davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
11-Birleşen Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/484 Esas sayılı dosyası yönünden; davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
12-Birleşen Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/484 Esas sayılı dosyası yönünden; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
13-Birleşen Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/484 Esas sayılı dosyası yönünden; 1.560,00 TL arabulucuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
14-Asıl ve birleşen davada kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN:
15-Harçlar Kanunu gereğince davacı birleşen davada davalı tarafından asıl ve birleşen davaya yönelik olarak yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,
16-Asıl dava yönünden; davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
17-Birleşen dava yönünden; davalı tarafından peşin olarak yatırılan 4.724,85 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
18-Asıl dava yönünden; davacı tarafından istinaf aşamasında yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 203,00 TL posta gideri olmak üzere; toplam 941,00 TL' nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
19-Birleşen dava yönünden; davalı tarafından sarf edilen 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davacıya verilmesine,
20-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 04/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.