Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2075 E. 2016/15 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/2075
Karar No
2016/15
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1366 KARAR NO: 2024/1367 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/337 KARAR NO: 2024/642 TARİHİ: 25/06/2024 DAVA: İtirazın İptali DAVA TARİHİ: 03/04/2024 KARAR TARİHİ: 30/10/2024 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu firma ile 08.06.2022 tarihli " Danışmanlık Sözleşmesi" imza altına alındığını, Aralık 2022 dahil olmak üzere davalı firma tarafından müvekkili firmaca kesilen usulünce tebliğ edilen ve herhangi bir itirazda bulunulmayan fatura bedellerinin ödenmediğini, dosyaya ibraz etmiş oldukları cari hesap ekstresi ve müvekkili firma ticari defterleri ile de sabit olduğu üzere davalı borçlu firmanın ödenmemiş 88.740,74 TL hizmet bedeli bulunduğunu, davalı firmanın yapmış olduğu takibe itirazın iptali ile Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının devamı ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı arasında imzalanan 08.06.2022 tarihli İş Ve Sosyal Güvenlik Hukuku İle Sosyal Güvenlik Kurumu İstihdam Teşviklerine Dair Danışmanlık Sözleşmesi'nin 13. Maddesindeki yetki anlaşması gereğince işbu davaya bakmakta yetkili mahkemeler İSTANBUL ASLİYE TİCARET MAHKEMELERİ olduğunu, taraflar tacir olduğundan işbu yetki anlaşması geçerli olduğunu, neticede davacı tarafın takip tarihinden önceki döneme ilişkin işlemiş faize yönelik itirazın iptali istemi hukuka aykırı olup reddi gerektiğini, davacı tarafça tamamen haksız olarak açılan işbu davanın reddi ile tazminata karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece " 6100 sayılı HMK'nun yetki sözleşmesinin düzenlendiği 17'nci maddesinde; “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” denilmektedir. Bu maddeyle münhasır yetki sözleşmesi yapabilme imkânı getirilmiştir. Münhasır yetki sözleşmesinden; tarafların yetki sözleşmesi ile belirlenen mahkemenin dışında başka bir mahkemede dava açmama konusunda anlaşmış olmaları hâli anlaşılmalıdır. Başka bir deyişle, yetki sözleşmesinde taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça sözleşme ile belirlenen mahkeme veya mahkemelerin münhasır yetkili olduğu kabul edilmiştir. Taraflar şayet kanunla yetkili kılınan genel ve özel mahkemelerin yetkisinin de devam etmesini istiyorlarsa bu hususu ayrıca sözleşmede kararlaştırmaları gerekir. Burada vurgulanması gereken önemli hususlardan biri de HMK.nun 17. maddesinde öngörülen yetki sözleşmesinde belirlenen mahkeme ya da mahkemelerin münhasır hâle gelmesi kuralı ile kesin yetki kuralının birbirine karıştırılmaması gereğidir. Zira, yetkinin kesin olduğu hallerde yetki sözleşmesi yapılamaz. Somut olayda, davacı ile davalı arasında 08/06/2022 tarihli Danışmanlık Sözleşmesinin imzalandığını, işbu sözleşmenin 13. maddesine göre taraflar arasındaki ihtilaflarda İstanbul Mahkemelerinin yetkili olacağının kararlaştırıldığı, tarafların tacir olduğu, kesin yetkinin bulunmadığı, davanın tarafların serbestçe tasarruf edebileceği dava türlerinden olması karşısında yetki şartının geçerli olduğu, davalının yetki ilk itirazının süresinde yapıldığı da gözetilerek, HMK.'nun 17.maddesi uyarınca mahkememizin yetkisizliği" karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 08.06.2022 tarihli İş Ve Sosyal Güvenlik Hukuku İle Sosyal Güvenlik Kurumu İstihdam Teşviklerine Dair Danışmanlık Sözleşmesi'nin 13. Maddesinde iş bu sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde T.C. İstanbul İcra Daireleri yetkili kılındığını, HMK 17. Maddesiyle düzenlenen yetki kuralının kesin yetki kuralı niteliğinde olduğunu, Mahkemece yetkili yerde açılmış bir takip bulunup bulunmadığının res'en araştırılması gerektiğini, bu nedenle huzurdaki davanın HMK 114/2 maddesi uyarınca özel dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddi yerine yetkisizlik kararı verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; HMK m. 341 gereğince istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, HMK m. 355 gereğince resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava,danışmanlık hizmeti alım sözleşmesi kaynaklı fatura alacağı nedeniyle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK m. 67/1 fıkrası uyarınca iptali istemine ilişkindir. Mahkemece verilen yetkisizlik kararına karşı, davalı tarafça yetki sözleşmesinde belirlenen icra dairesinin kesin yetkili olması nedeniyle davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğine dair istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı tarafın istinafına göre uyuşmazlık; taraflar arasındaki yetki sözleşmesi ile belirlenen icra dairesinin kesin yetkili olup olmadığı, davanın bu nedenle özel dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır. Yetki sözleşmesi ya da sözleşmeye konulan yetki şartı ile belirlenen bir veya birden fazla mahkemenin yetkili kılınması hususu kesin yetki olarak değerlendirilemez. (Yargıtay HGK 2014/13-104 E. ve 2016/15 K., Yargıtay 3. HD 2023/2075 E. 2023/1622 K. ve Yargıtay 20. HD 2018/5573 E. 2018/7532 K.) Davaya dayanak icra takibindeki borçlu yani iş bu dava davalısı sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde yetki itirazında bulunmamış yalnızca borca ve ferilerine itiraz etmiştir. Davalı vekili tarafından iş bu davada sunulan cevap dilekçesinde ise yetki ilk itirazı ileri sürülmüştür. Mahkemece icra dairesinin yetkisine itiraz bulunmaması nedeniyle kesin yetki hali de yukarıda açıklandığı üzere söz konusu olmadığından mahkemenin yetkisine yapılan ilk itirazın değerlendirilerek kabulüne karar verilmesi isabetli olup davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Açıklanan gerekçelerle; incelenen mahkeme kararının istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı yapılan inceleme itibariyle usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b.1 gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.30/10/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/2075, K. 2016/15, T. 08.06.2022, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-2075-e-2016-15-k-715d6afc6037