Bölge Adliye Mahkemesi · Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 2023/185 E. 2024/711 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/185
Karar No
2024/711
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/185 KARAR NO : 2024/711

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) TARİHİ : 15/09/2022 NUMARASI : 2021/788 Esas - 2022/653 Karar

DAVACI : ALEPH PETROL VE KİMYA ÜRÜNLERİ SANAYİ TİCARET A.Ş. - ... VEKİLİ : Av. ... - Av. ... - ... DAVALI : ALFA AKDENİZ GEMİSİ DONATANI/TAŞIYANI DELA SHIPPING AND TRADING INC Marshall Adaları Cumhuriyeti VEKİLİ : Av. ... - ... DAVANIN KONUSU :Alacak (Deniz Taşımacılığı Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 25/10/2021

KARAR TARİHİ : 22/04/2024 KR. YAZIM TARİHİ : 02/05/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uluslararası pazarda petrol ürünleri ticareti ile iştigal eden, ülkemizin önde gelen şirketlerinden birisi olduğunu, müvekkilinin, bu faaliyeti kapsamında 2021 yılı Temmuz ayında, Yunanistan’dan asfalt üretiminde kullanılan temel malzeme olan Bitumen ithal ettiğini, 15.07.2021 tarihli konişmento kapsamında, Yunanistan’ın Agioi Theodoroi limanında Davalı’ya ait “ALFA AKDENİZ” isimli gemiye yüklenen yükün miktarının 2.498,043 metrik ton olup, konişmentoda "temiz yüklenmiştir" (Clean on Board) kaydının da yer aldığını, geminin Türkiye’ye gelip boşalttığı yük miktarının ise 2.344,600 metrik ton olduğunu, bu hususun uluslararası bağımsız gözetim firması SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş. tarafından tahliye sırasında düzenlenen tutanak ile tespit edilip gemi kaptanına ihbar edildiğini, gemi kaptanının da tutanağı ihtirazi kayıt ile imzaladığını, yük miktarının SGS A.Ş. tarafından tespit edildiği gibi 2.344,600 metrik ton olduğu, liman kantar tonaj raporu ile de tespit edildiğini, böylelikle, konişmentoya göre 2.498,043 metrik ton olarak yüklenen ve bedeli de müvekkilince buna göre ödenen yükün, tahliye limanında müvekkiline 2.344,600 metrik ton olarak teslim edildiğini, müvekkilinin, bahse konu yük için ton başına 445 USD ödediğini, buna göre, eksik teslim edilen yükün bedelinin (153,743 x 445=) 68.415,63 USD olduğunu, müvekkilinin bu tutara ilâveten eksik yük için 804,76 USD ek sörvey bedeli ve 80,70 USD ilâve gümrük gideri ödeyerek 885,46 USD ek masraf yaptığını, öte yandan, müvekkilinin söz konusu alacağının TTK m. 1352/1-f uyarınca “deniz alacağı” niteliğinde olup, TTK m. 1353 uyarınca müvekkiline geminin ihtiyaten haczini isteme hakkı verdiğini, bu doğrultuda Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi’nce 2021/206 D. İş dosyasından verilen 02.09.2021 tarihli kararı ile “ALFA AKDENİZ” gemisinin ihtiyaten haczine karar verildiğini, bu kararın İcra Müdürlüğü’nün 2021/21555 Esas sayılı dosyasından infaz edildiğini, her ne kadar davalının itirazı üzerine verilen 14.10.2021 tarihli ek karar ile ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiş ise de, anılan karar istinaf yolu açık olmak üzere verildiğini ve henüz kesinleşmediğini bu sebeple; eksik yük tesliminden kaynaklanan 69.301,09 USD tazminatın, tahliyenin tamamlandığı 19 Temmuz 2021 tarihinden itibaren kamu bankalarınca ABD Doları cinsinden mevduata uygulanan en yüksek oranda işleyecek avans faizi ve diğer fer’ileri ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki ikame edilen davada davacı yanın taraf ehliyetinin bulunmadığını, 13.07.2021 tarihli Tanker Seferi İçin Gemi Kira Sözleşmesinin müvekkili şirket ile GLOBOİL ENERGY DMCC arasında imzalandığını, ihtiyati haciz talep eden taraf GLOBOİL ENERGY DMCC adına vekaleten hareket etmediği gibi yasal temsilci sıfatının da bulunmadığını, bu sebepten taraf sıfatı olmayan yetkisiz 3. kişi tarafından ikame edilen davanın dinlenilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenlerle öncelikle davanın dava şartı noksanlığı nedeni ile usulden reddini talep ettiklerini, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi kapsamında müvekkili şirketin yalnızca gemi üzerindeki yükten sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun gemi üzerinde yapılan ölçümler ile yani gemiden tahliye edilen miktar ile sınırlı olduğunu, tahliye limanı Gebze-Efesan terminalinde, yine kiracı tarafından atanan ‘’SGS’’ gözetim firmasının yapmış olduğu ’’TAHLİYE ÖNCESİ GEMİ ÖLÇÜM RAPORU’nda yük miktarının 2500,238 M/Ton olarak tespit edildiğini, geminin yüklediği ve sorumlu olduğu tahliye öncesi tespit edilen miktarlar arasında eksiklik olmadığının gözetim firmaları tarafından tespit edildiğini, davacı şirket tarafından müvekkili şirkete gönderilen ihtarname sonrasında müvekkili şirket tarafından keşide edilen Kartal 9. Noterliği'nin 28.08.2021 tarih ve 25001 Yev. No’lu ihtarnamesinde ilgili hususların açıkça izah edilmiş olunmasına rağmen ihtiyati haciz talep eden şirketin haksız ve kötüniyetli davranarak mahkeme huzurundaki davayı ikame ettiğini beyanla; haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olarak ikame edilen işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... Davanın REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "Öncelikle, İlk Derece Mahkemesi, dosyayı teknik bilirkişilere tevdii ettikten sonra; bilirkişi heyetinde yükün eksik teslim edilip edilmediğini bilimsel bir değerlendirme ile tespit edebilecek kişiler mevcutken, bilirkişi heyetinin görüşünü de yok sayarak tam aksi yönde karar vermiştir. Karar yalnızca bu yönüyle dahi bozulmalıdır; zira İlk Derece Mahkemesi yükün Müvekkilimize eksik teslim edilip edilmemesi gibi tümüyle teknik bir konuda kendini teknik bilirkişilerin yerine koymuştur. Bu husus yerleşik Yargıtay içtihatlarıyla da benimsenmiştir ve istikrarlı olarak mahkemelerin kendilerini teknik bilirkişilerin yerine koyamayacağına hükmedilmektedir (Yargıtay HGK., 24.12.2008, 2008/734 E. 2008/766 K.), ayrıca, müvekkilimiz; taşıyan/taşıtan olmadığı ve taşıma sözleşmesine taraf olmadığından, sözleşme içeriği müvekkilimiz üzerinde sonuç doğurmayacaktır; kaldı ki doğursaydı dahi karara konu sözleşme hükmü geçersizdir yine uyuşmazlıkta düzenlenen konişmentoda geçerli bir çekince bulunmamaktadır. Konişmentoda yer verilen eşyanın ağırlığı, kıymetli evrak niteliğindeki konişmentodaki eşyanın tanıma güvenerek eşyayı teslim alan müvekkilimiz lehine karine teşkil eder. Taşıyanın navlun sözleşmesindeki sorumsuzluk anlaşmasını ileri sürerek navlun sözleşmesinin tarafı olmayan müvekkilimize karşı sorumluluktan kurtulması mümkün değildir. Zira Müvekkilimiz, Davalı/Borçlu’nun çekince koymaksızın kabul ettiği konşimentodaki yük miktarı doğrultusunda, yani konişmentoda yer alan mal miktarı üzerinden mal bedelini ödemiştir, diğer bir ifadeyle, konişmento hamiline karşı taşıyanın borç ve sorumluluklarını doğrudan ya da dolaylı olarak önceden kaldıran yahut daraltan bütün şartlar geçersizdir. Yerel mahkeme gerekçeli kararında navlun sözleşmesine dayalı gerekçelerinin hatalı tespitler içerdiği ortadadır. Davalı taraf, bilirkişi raporunda yapılan teknik tespitlerin hiçbirine karşı somut ve delile dayalı bir itirazda bulunmamıştır bunlara rağmen İlk Derece Mahkemesinin kendini de teknik bilirkişi yerine koyup delilleri yok sayarak karar vermiş olması, kabul edilmez" beyanı ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "davalı yanın malı eksiksiz olarak davacıya teslim ettiği kesin delille kanıtlanmıştır. Teslimden sonra malda meydana gelen hata, kusur ve eksiklikten davalının sorumlu tutulması mümkün değildir. Bilirkişi raporunda gemi üzerinde inceleme yapılmadan geminin kalibrasyon ayarlarının hatalı olduğu ifade edilmiştir. Ancak rapora itirazlarımızda da ifade ettiğimiz üzere bu hususun gemi üzerinde keşif ile yerinde tespit yapılmadan varsayıma dayalı rapor verilmesi raporun ne denli haksız ve bilimsellikten uzak olduğunu göstermektedir. Zaten esas mahkemesi de bu durumu göz önünde bulundurup rapora itibar etmemiştir. Zaten ispat yükü kendisinde olan davacı yan haksızlığını bildiğinden keşif deliline dahi başvurmamıştır" beyanı ile davacı yanın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) 15/09/2022 tarih, 2021/788 Esas - 2022/653 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davalıya ait geminin taşıdığı ve davacıya teslim edilen yükün eksik teslim edildiği iddiası ile açılan tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacının, uluslararası pazarda petrol ürünleri ticareti ile iştigal ettiği, davacının 2021 yılı Temmuz ayında, Yunanistan ülkesinden asfalt üretiminde kullanılan temel malzeme olan Bitumen ithal ettiği, 15.07.2021 tarihli konişmento kapsamında, Yunanistan ülkesinin Agioi Theodoroi limanından davalı’ya ait “ALFA AKDENİZ” isimli gemiye yüklenen yükün miktarının 2.498,043 metrik ton olduğu, konişmentoda "temiz yüklenmiştir" (Clean on Board) kaydının da yer aldığı, geminin Türkiye’ye gelip boşalttığı yük miktarının ise 2.344,600 metrik ton olduğu, bu hususun uluslararası bağımsız gözetim firması SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş. tarafından tahliye sırasında düzenlenen tutanak ile de tespit edildiği, gemi kaptanına durumun ihbar edildiği, gemi kaptanının da tutanağı ihtirazi kayıt ile imzaladığı, eksik yük tesliminden kaynaklanan 69.301,09 USD tazminatın, tahliyenin tamamlandığı 19 Temmuz 2021 tarihinden itibaren kamu bankalarınca ABD Doları cinsinden mevduata uygulanan en yüksek oranda işleyecek avans faizi ve diğer fer’ileri ile birlikte davalıdan tahsili için davacı tarafından eldeki davanın açıldığı, davalı yanca davanın reddinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince açılan davanın reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Dosya arasına alınan 18/07/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; gemi tanklarının kalibrasyonunun hatalı olması nedeniyle yükleme boşaltma limanlarında gemide yapılan ölçümlerin birbiri ile uyumlu olsa da hatalı sonuç verdiği ve bu nedenle konşimentoda yer verilen yük miktarının gerçekte yüklenenden fazla göründüğünü, yani taşımaya konu dava konusu yükün konşimento ve faturada belirtilen yüke göre 153,743 metrik ton eksik olarak alıcı davacıya teslim edildiğini, bu durumun malı satın alıp bedelini de konşimentoda yazılı yük miktarı üzerinden yapılan hesaplamaya göre fazla ödeyen davacı nezdinde zarara sebep olduğunu ve bu nedenle davacı tarafın davalıdan eksik teslim edilen yük bedeline karşılık olarak 68.415,63 USD talebe hakkının bulunduğunu, davacının ihtarnamesinin tebliğ şerhine rastlanmadığından, davalının en geç ihtarnameye cevap verdiği 25.08.2021 tarihinde ihtarı tebliğ aldığı ve bu tarihten itibaren tatil günleri hariç 3 iş günü eklendiğinde 31.08.2021 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü ve bu tarihten itibaren faiz ödemekle yükümlü olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. bildirilmiştir. Eldeki davada; davalıya ait “ALFA AKDENİZ” gemisi, Yunanistan'ın Agioi Thedoroi Limanından Kocaeli-Dilovası'ndaki Efesan Limanı'na “bitümen” taşımak üzere, 13/07/2021 tarihli “Tanker Seferi İçin Kira Sözleşmesi” kapsamında, dava dışı Globoil Energy DMCC tarafından kiralandığı, yükleme limanında, Letrina S.A. şirketi tarafından düzenlenen ve gemi kaptanının da imzasını taşıyan 15/07/2021 tarih ve 210553 sayılı Gemi Ölçüm Raporu'nda yükleme sonrası tanklarda 2.500,424 metrik ton (vac) 2.497,799 metrik ton yük bulunduğu, gemi kaptanının imzasıyla düzenlenen konişmentoda da, 2.500,670 metrik ton (vac), 2.498,043 metrik ton miktarda yükün yüklendiği, yükte herhangi bir hasar bulunmadığını teyid eder şekilde “clean on board” ibaresine yer verildiği, 15/07/2021 tarihli faturaya göre davacı, dava konusu yükü dava dışı gemi kiracısı Globoil Energy DMCC firmasından ton başına 445 USD, konişmentodaki yük miktarı (2.498,043 metrik ton) üzerinden toplam 1.111.629,14 USD bedelle satın aldığı, konişmento, geminin kiracısı olan Globoil Energy DMCC emrine düzenlenmiş ve davacı şirketin “varma yerindeki ihbar adresi” olarak gösterildiği, yükün 18/07/2021 tarih ve ... sayılı gümrük beyannamesi ile davacı tarafından ithal ve teslim alındığı, bağımsız gözetim şirketi SGS tarafından gemi boşaltma limanına ulaştıktan sonra ve boşaltmadan önce yapılan ölçümlerde gemideki yük miktarının 2.500,238 metrik ton olarak ölçüldüğü, tahliye sonrasında yükü alan kara tankerlerinin kantarda yapılan ölçümlerinde yük miktarının 2.344,300 metrik ton olarak belirlendiği. konşimentoda belirtilen yük miktarı (2.498,043) metrik ton ile tahliye sonrası karada ölçülen yük miktarı (2.344,300 metrik ton) arasındaki 153.743 metrik tonluk fark, bağımsız gözetim şirketi SGS'nin 19/07/2021 tarihli raporu ile tespit edildiği, gemi kaptanının, söz konusu SGS raporunu el yazısı ile “gemideki tüm balast tankları ile No.6 slop tanklarının boş ve yükten ari olduğu, SGS sörveyörü ve gemi baş zabiti tarafından tespit edildiği, yüklenen ve boşaltılan yük miktarlarının aynı olduğu ” şeklinde itiraz kaydı koyarak imzaladığı; ancak, bilirkişi heyetinin; "davalı ile dava dışı Globoil Energy DMCC arasındaki sözleşmede yer verilen “Gemi kaptanı / armatörleri, konşimento ve sahil ölçüm miktarları arasındaki fark dahil olmak üzere, yüklemeden önce ve boşaltmadan sonra ortaya çıkan yükün kayıp ve hasarından sorumlu olmayacaktır” şeklindeki kaydın davacı yük alıcısına karşı ileri sürülemeyeceği, bu nedenle davalının eksik yük tesliminden sorumlu olduğu" şeklindeki değerlendirmeleri; davalı tarafça sözleşmeye uygun taşıma yapılması ve bağımsız gözetim şirketi SGS tarafından gemi boşaltma limanına ulaştıktan sonra ve boşaltmadan önce yapılan ölçümlerde gemideki yük miktarının 2.500,238 metrik ton olarak ölçülmesi nedeniyle görüşü isabetli görülmemiştir. Eldeki davada, ilk derece mahkemesince; tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, müzekkere yanıtları, alınan bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde, yükleme limanı AG Theodori-Yunanistan’da alınan gemi ölçüm raporuna göre, final gemi yük miktarının 2497,799 M/Ton olarak tespit edildiği, tahliye limanı Gebze-Efesan'da SGS gözetim firmasının yapmış olduğu tahliye öncesi gemi ölçüm raporunda yük miktarının 2500,238 M/Ton olarak tespit edildiği, yükte eksiklik olmadığı, boş tank ölçümlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, survey tarafından düzenlenen gemi ölçüm raporlarında yük kaybı olmadığının belirlendiği, davacının dayandığı ölçüm raporunun tahliye sonrası kantar raporu olduğu, davalı taşıyan ile kiracı arasında düzenlenen "Charter Party" sözleşmesine göre konşimento ve sahil ölçüm miktarları arasındaki fark dahil olmak üzere yüklemeden önce ve boşaltmadan sonra ortaya çıkan yükün kayıp ve hasarından hiçbir şekilde gemi armatörü ve kaptanının sorumlu olmayacağının kararlaştırıldığı netice olarak davanın ispatlanamadığı kanaatiyle davanın reddine şeklinde karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, hukuki değerlendirme ve varılan sonucun yerleşik Yargıtay İçtihatlarına ve Daire'mizin uygulamalarına da uygun olduğu, yapılan tahkikatın yeterli ve ilk derece mahkemesi gerekçesinin davacının istinaf nedenlerini karşılar nitelikte bulunduğu anlaşıldığından, davacının istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçeli karar başlığında; davalı şirket adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile kalan 346,90-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın Dairemizce taraflara tebliğine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/04/2024

... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/185, K. 2024/711, T. 22.04.2024, www.arakarar.com/karar/sakarya-bolge-adliye-mahkemesi-7-hukuk-dairesi-2023-185-e-2024-711-k-1eddbd48b50a