Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1514 E. 2026/1317 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1514
- Karar No
- 2026/1317
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2023/1514
KARAR NO : 2026/1317
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 07/07/2022
NUMARASI : 2020/191 Esas - 2022/583 Karar
Asıl davada;
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar)
DAVA TARİHİ: 13/03/2020
Birleşen 8 Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/652 Esas sayılı davasında;
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden KaynaklananZarar)
DAVA TARİHİ : 19/11/2020
KARAR TARİH: 03/06/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; dava dışı... ile müvekkili şirket arasında ... plakalı araç için 07/11/2017-2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere genişletilmiş kasko poliçesi tanzim edildiğini, sigortalı aracın, 26/01/2018 tarihinde zincirleme trafik kazasına karıştığını, davalının trafik sigortacısı olduğu ... plakalı aracın müvekkili şirkete kasko sigortalı olan aracai arkadan çarptığını, çarpmanın etkisiyle kasko sigortalı aracın önündeki... plakalı araca çarparak zincirleme trafik kazası meydana geldiğini, davalının trafik sigortalısı ... plakalı aracın sürücüsünün, kasko sigortalı araca arkadan çarpması nedeniyle kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğunu, müvekkili şirket tarafından sigortalı araç için ekspertiz raporuna uygun olarak toplamda 25.578,62-TL tazminat ödemesi yapıldığını, davalı borçlu aleyhine İstanbul 34.İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; dava dışı... ile müvekkili şirket arasında ... plakalı araç için 07/11/2017-2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere genişletilmiş kasko poliçesi tanzim edildiğini, sigortalı aracın, 26/01/2018 tarihinde zincirleme trafik kazasına karıştığını, davalıya ait ... plakalı aracın müvekkili şirkete kasko sigortalı olan aracai arkadan çarptığını, çarpmanın etkisiyle kasko sigortalı aracın önündeki... plakalı araca çarparak zincirleme trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı aracın sürücüsünün, kasko sigortalı araca arkadan çarpması nedeniyle kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğunu, müvekkili şirket tarafından sigortalı araç için ekspertiz raporuna uygun olarak toplamda 25.578,62-TL tazminat ödemesi yapıldığını, davalı borçlu aleyhine İstanbul 4. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın müvekkili şirket sigortalısı olan ...'ye ihbar edilmesini, davacının talebine konu poliçe ve hadiseye ilişkin olarak davacının poliçesinde yer alan temlik alacaklısı tarafından müvekkil şirket ve müvekkil şirket sigortalısı aleyhine İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 2018/390 E. Sayılı dava dosyası aracılığıyla değer kaybı ve hasar tazminatına ilişkin talep içerir dava açıldığını, dava sonucunda müvekkil şirket aleyhine değer kaybı ve hasar tazminatına hükmedildiğini, müvekkil şirket tarafından söz konusu karara ilişkin istinaf başvurusu yapıldığını, istinaf yargılamasının devam ettiğini, mahkemece söz konusu istinaf yargılamasının bekletici mesele olarak kabul edilmesini, müvekkili şirketin poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu ve parasal teminat limitinin 33.000 TL ile sınırlı olduğunu, 25.578,62 TL tutarındaki hasar onarım bedelinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen dosyada davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Esas dava yönünden davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul 34 icra müdürlüğünün... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin; 25.578,62TL asıl alacak ve 1.677,68TL işlemiş faiz olmak 27.256,30 TL üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, her iki dosya borcu aynı ve borçlular arasında müşterek müteselsil borçluluk ilişkisi bulunduğundan, İstanbul 34 icra müdürlüğünün... esas sayılı dosyası ile İstanbul 4 icra müdürlüğü ... esas sayılı dosyasından birine yapılacak borçlu ödemelerinin her iki dosya borcuna mahsubuna, dosyalardan herhangi biri tahsilat ile infaz olduğunda diğer dosyanın da infaz edilmiş sayılmasına, uyuşmazlık konusu alacak iddiası bilirkişi incelemeli yargılamayı gerektirip likit olmadığından davacının inkar tazminatı talebinin reddine; Birleşen 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/652 Esas, 2021/295 Karar sayılı dosya yönünden davanın kısmen kabulü ile İstanbul 4 icra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin, 25.578,62 TL asıl alacak, 3.355,35 TL yasal faiz olmak üzere 28.933,97 TL üzerinden devamına,
Asıl alcağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
Fazlaya ilişkin talebin reddine, Her iki dosya borcu aynı ve borçlular arasında müşterek müteselsil borçluluk ilişkisi bulunduğundan, İstanbul 34 icra müdürlüğünün... esas sayılı dosyası ile İstanbul 4 icra müdürlüğü ... esas sayılı dosyasından birine yapılacak borçlu ödemelerinin her iki dosya borcuna mahsubuna, dosyalardan herhangi biri tahsilat ile infaz olduğunda diğer dosyanın da infaz edilmiş sayılmasına,
Uyuşmazlık konusu alacak iddiası bilirkişi incelemeli yargılamayı gerektirip likit olmadığından davacının inkar tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı ...A.Ş vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ...A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin bekletici sorun talebini değerlendirmeden eksik hüküm verdiğini, müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, söz konusu parasal limitin 33.000 TL olduğunu, davacı tarafından ileri sürülen fahiş tazminat talebi bakımından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafından talep edilen tazminat talebi Sigorta Genel Şartları hükümlerine aykırı olup fahiş miktarda olduğunu, başvuranın veya üçüncü kişinin ağır kusurunun varlığı halinde müvekkili şirkete yöneltilen zarar talebine ilişkin illiyet bağı kesileceğini, her halükarda müterafik kusurun varlığı halinde takibe devam edilmesine karar verilmesi halinde kusur uyarınca kısmi red yapılması gerektiğini,
ekspertiz raporunu veya herhangi bir tazminat kalemini kabul anlamına gelmeksizin, davacı yalnızca icra takibi esnasında dayanak olarak gösterdiği delilleri yargılamada ispat vasıtası olarak kullanabileceğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirket yalnızca dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Hem asıl hem birleşen dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili istemiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından, 26/01/2018 tarihinde, davacıya genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı ... plakalı araçla, asıl dosya davalısı tarafından ... poliçesi ile sigortalanan ve birleşen dosya davalısına ait ... plakalı aracın karıştığı kaza neticesinde, davacıya sigortalı aracın hasarlandığı, davacının sigortalısına 25.578,62 TL ödeme yaptığı, bu ödemenin davalılardan tahsili için davaya konu icra takiplerini başlattığı, davalı borçluların itirazı üzerine de eldeki davaları açtığı anlaşılmıştır.
İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/390 Esas sayılı dosyasının davacısının dava dışı ...... Ltd.Şti. olup, eldeki dosyadaki davacı ile aynı olmadığı, verilen kararın kesin nitelikte olup istinaf başvurusunun reddi ile kesinleştiği anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi'nin İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/390 Esas sayılı dosyasını bekletici mesele yapmamasında bir isabetsizlik yoktur.
Kaza tespit tutanağının kazaya karışan araç sürücüleri tarafından tutulduğu, her iki sürücünün de beyanında asıl dosya davalısı tarafından ... poliçesi ile sigortalanan ve birleşen dosya davalısına ait ... plakalı aracın, davacıya sigortalı ... plakalı araca arkadan çarptığını, çarpmaya en öndeki aracın ani fren yapmasının neden olduğunu belirttikleri; İlk Derece Mahkemesince üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan 08/12/2020 tarihli kök ve 31/03/2021 tarihli ek raporda, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ...'nin %100 kusurlu olduğu, diğer araç sürücülerinin kusurunun olmadığının belirtildiği; ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 20/05/2022 tarihli raporda; olayın, dava dışı sürücü ...'ın idaresindeki araçla seyri sırasında ön ilerisinde seyrederken fren yaparak duran araç nedeniyle durması akabinde, gerisinden seyirle gelmekte olan davacı şirket tarafından sigortalanan aracı sevk ve idare eden sürücü ...'in de fren tedbiri alarak durması, ancak en geriden seyirle gelmekte olan davalı şirket tarafından sigortalanan aracı sevk ve idare eden sürücü ...'nin duramayarak önünde durmakta olan ... idaresindeki araca çarpması ve çarpmanın etkisi ile ötelemesi sonucu meydana gelmesi halinde, sürücü ...'nin %100 yüzde yüz oranında kusurlu olduğu, olayın, dava dışı sürücü ...'ın idaresindeki araçla seyri sırasında ön ilerisinde seyrederken fren yaparak duran araç nedeniyle durması akabinde aracın arka kısımlarına, gerisinden seyirle gelmekte olan davacı şirket tarafından sigortalanan aracı sevk ve idare eden sürücü ...'in duramayarak çarpması ve en geriden seyirle gelmekte olan davalı şirket tarafından sigortalanan aracı sevk ve idare eden sürücü ...'nin de duramayarak önünde kaza yapan ... idaresindeki aracın arka kısımlarına çarpması sonucu meydana gelmesi halinde, sürücü ...'in %75 oranında, sürücü ...'nin %25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği; İlk Derece Mahkemesince, davalı ...'nin %100 kusuruna göre karar verildiği ancak bu kabule dair gerekçe yazılmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda aynı olay nedeniyle alınan kusur bilirkişi raporları arasında kusur oranlarında çelişki ortaya çıktığı halde İlk Derece Mahkemesince kusur oranları bakımından bilirkişi raporları arasında oluşan çelişkinin giderilmesi için İTÜ Makine Mühendisliği bölümünde görevli akademisyenlerden oluşturulacak bilirkişi kurulundan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan, kaza tespit tutanağındaki sürücü beyanları da dikkate alınıp, İstanbul 12.ATM'nin 2018/390 Esas sayılı dosyasının tamamı getirtilerek, çelişkiyi giderecek şekilde kazanın oluşumunda kusur dağılımını belirleyen gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.
Esas davada, davalının kaza başına poliçe limiti sorumluluğunun aşılmaması dikkate alındığında, sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olacağının belirtmemesi sonuca etkili görülmemiştir.
Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle ... sigortacısı, işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu nedenle, kabul edilen tazminata faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak belirlenmesi gerektiği yönündeki istinaf yerinde görülmemiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, aracın hasar tespitine ilişkin değerlendirilme gerekçelerinin yetersiz olduğu, hasara ilişkin fatura kalemlerinin kaza ile uyumu ve gerekliliği ve miktarları yönünden tek tek değerlendirme yapılmadığı görülmektedir.
O halde Mahkemece yapılması gereken, kusura dair tespitten sonra araçların çarpma noktası dikkate alınıp, davacıya sigortalı aracın hasarlanan parçaları ve onarım bedelleri ayrı ayrı değerlendirilerek, sonucuna göre hukuki durumun takdir ve tayini olmalıdır.
Açıklanan nedenlerle, davalı ...A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1- Davalı ...A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5- Davalı ...A.Ş tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/06/2026