Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/981 E. 2026/111 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/981
- Karar No
- 2026/111
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/981
KARAR NO : 2026/111
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2014/1154
KARAR NO : 2022/184
DAVA TARİHİ: 17/09/2014
KARAR TARİHİ: 03/03/2022
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 28/01/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili şirket ortağı ...'a maden ve mermer sahaları için tüm muameleleri takip etmek üzere Kadıköy 12. Noterliğinin 10/10/2003 tarihli vekaletname verdiğini, müvekkili şirket ortağı ...'un Sicil ...-Erişim ... ruhsat numaralı sahada ... olduğuna dair davalının Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü'ne hitaben antetli kağıdı ile beyanda bulunduğunu, müvekkili şirket ortağı ... tarafından Beykoz 2. Noterliğinin 16/11/2012 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davalıya yasal yükümlülüklerini yerine getirerek eksiklikleri tamamlaması gerektiğini ihtaren bildirdiğini, müvekkili tarafından davalıya verilen ... numaralı maden sahası teknik nezaretçilik hizmeti karşılığı 01/10/2012 tarihli 973,50 TL bedelli, 01/11/2012 tarihli 58.410,00 TL bedelli, 01/11/2012 tarihli 973,50 TL bedelli ve 05/11/2012 tarihli 973,50 TL bedelli faturalar tanzim edilerek davalıya gönderildiğini, faturaların davalı tarafından kayıtlarına almadığı ve ödemeyeceği beyan edilerek Kadıköy 15. Noterliğinin 12/12/2012 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile iade edildiğini, ...'un mevcut durumu 17/12/2012 tarihinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı- Maden İşleri Genel Müdürlüğü'ne bildirdiğini, fatura bedelleri ödenmediği için müvekkilinin 61.330,50 TL fatura bedeli ve 7.769,75 TL faiz olmak üzere toplam 69.100,25 TL alacağının tahsili amacı ile İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının takibe ve borcun tamamına itiraz etiğini, icra takibine yapılan itirazdan sonra davalı tarafından müvekkili şirket ortağı ... adına kayıtlı ...Bankası A.Ş. Pendik şubesinde bulunan hesaba 05/12/2013 tarihli 3 ayrı dekontla 12.100,00 TL, 10.200,00 TL ve 12.000,00 TL olmak üzere toplam 34.300,00 TL ödeme yaptığını, bakiye 34.800,25 TL için iş bu itirazın iptali davasını açma zorunluluğu doğduğunu beyan ederek; İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına davalının yapmış itirazın iptalini, %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin teknik (fenni) nezaretçi olarak ... ile anlaştığını, 27/06/2003 tarihli “... Beyannamesi” ile ...'u ... olarak Maden İşleri Genel Müdürlüğü'ne bildirdiğini, Maden Mühendisleri Odasında da tescil sahibi olarak ...'un gözüktüğünü, davacı şirket ile müvekkili arasında yazılı veya şifahi olarak yapılmış teknik nezaretçi sözleşmesi olmadığını, müvekkili şirkete teknik nezaretçi hizmeti vermeyen davacının fatura keserek alacaklı olduğunu iddia etmesinin hukuki dayanağı olmadığını, bu nedenle faturaların iade edildiğini, davacı şirketin ortağı olan ...'un şahsı adına teknik nezaretcilik yapmış olmasının ortağı olduğu şirketi taraf haline getirmeyeceği gibi alacaklı da yapmayacağını, bu nedenle davacı alacaklı olmadığını bilmesine rağmen kötüniyetli olarak icra takibi başlattığı, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmadığını, müvekkili şirket ile davacı arasında teknik nezaretçi ilişkisi bulunmadığı için davanın husumetten reddi gerektiğini, davacı şirketin ortağı ...'un teknik nezaretçilik görevini yerine getirmeyip sahaya hiç gelmediğini, teknik nezaretçi tarafından tutulması gereken teknik nezaretçi defterinin tutulmadığının Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından sahada tutulan tutanakla tespit edildiğini, teknik nezaretçi ... görevini yerine getirmediği için müvekkili şirkete idari para cezası uygulandığını ve teknik nezaretçi ...'un ise Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından uyarıldığını beyan ederek; davanın reddini ve alacağın %20'si nispetinde tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; "...Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; açılan davanın davacı tüzel kişi tacir olan ticari şirketin ortağı dava dışı ...'un davalının ruhsatına haiz olduğu demir madeninde teknik nezaretçilik yapıp yapmadığı ve davaya ve takibe konu faturaların davacı tarafından haklı yere düzenlenip düzenlemediği ve davalıdan tahsil edilip edilmeyeceği hususunda itirazın iptali talepli olduğu, esasında dava dosyasına da yansıdığı üzere dava dışı ... ile davalı şirket arasında yapılmış her hangi bir teknik nezaretçilik sözleşmesinin bulunmadığı, ancak davalının Kadıköy 12. Noterliğinin 10/10/2003 tarihli vekaletname ile dava dışı ...'u teknik nezaretçi atamak yetkisi de dahil bilimum maden işlerinin adına görülmesi için vekil tayin ettiği, akabinde 27/06/2003 tarihli ... beyannamesi ile davalının dava dışı ...'u teknik nezaretçi olarak atadığını Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğüne bildirdiği, esasen süregelen süreçte ödenmeyen ve takip ve dava konusu yapılan faturaların tanzimine kadar taraflar arasında her hangi bir ihtilafın da bulunmadığı, dosyamız arasında bulunan Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün 20/05/2014 tarihli yazısından Teknik Nezaretçi ücretlerinin ödendiği ve makbuzların genel müdürlüğe verildiğinin belirtildiği ancak teknik nezaretçi defterinin tutulmaması ve imzalanmaması sebebiyle maden ruhsatının sahibi olan davalı şirkete Maden Kanunun 10. maddesi gereğince idari para cezası kesildiği, yine Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün 10/12/2012 tarihli tutanağına göre de teknik nezaretçi defterinin hiç tutulmadığının tutanak altına alındığı, dosya kapsamındaki tüm belgeler ve hükme esas alınan bilirkişi raporları çerçevesinde mahkememizce dava dışı teknik nezaretçi ...'un teknik nezaretçilik görevini meri olan Maden Kanunu ve Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği kapsamında tam, eksiksiz ve doğru olarak yerine getirmediği, idarenin tutmuş olduğu tutanaklar ve yazı cevapları ile bu husus dosya kapsamından sarahaten anlaşılmış ve mahkememizce davalının davacının takibe ve davaya konu ettiği 2012 yılına ait 4 adet faturayı ödemeyip iade etmesinin ve takibe yaptığı itirazın yerinde olduğu değerlendirilmiş, 04/11/2021 tarihli bilirkişi raporu gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla hükme esas alınmış..." gerekçesiyle davanın ve ispatlanamayan kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; karara dayanak alının bilirkişi raporunun önceki raporlarla tamamen çelişkili olduğunu, itirazlarının dikkate alınmadığını, verilen kararda da itirazları hakkında bir açıklama yapılmadığını, müvekkili defterlerinin usulüne uygun tutulduğunun ve delil vasfı olduğunun, buna karşılık davalı tarafından davacıya ödenen paraların gider olarak kayıtlara alınmasının ise usulsüz olduğunun tespit edildiğini, ayrıca yargılama boyunca takip tarihinden sonra ödenen bedellerin hangi gerekçeyle ödendiğinin de davalı tarafından açıklanmadığını, davalı hakkında idari para cezası kesilmesinin sebebinin Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği gereğince ruhsat sahibi olan davalı tarafından Ek Form 15'teki satış bilgi formunun düzenlenmemesinden kaynaklandığını, dava dosyasına sunulan delillerinin incelenmediğini, ...'un teknik nezaretçi olarak görevini yerine getirdiğini, davalıya yapmış olduğu uyarının davalı tarafça dikkate alınmadığını, atandığı 2003 tarihinden itibaren dava tarihine kadar olan süreçte tüm teknik nezaretçi ücretlerinin ödendiğini, ancak dava konusu faturaların ödenmediğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek kararın bu yönden kaldırılmasını, davacı tarafın istinaf isteminin ise reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava, davalı tarafından teknik nezaretçi olarak atanan dava dışı ...'un teknik nezaretçilik ücretlerinin ödenmediği iddiasına dayanmaktadır.Kadıköy 12. Noterliği'nden düzenlenen 10/10/2003 tarih ve ... yevmiye no.lu vekaletnameye istinaden, dava dışı ... (davacı şirket ortağı), davalı şirketin sahip olduğu maden sahaları ilgili olarak Maden İşleri Genel Müdürlüğü ve il müdürlüklerinde işleri takip etmek, ... tayin etmek, ruhsat almak, bilanço, faaliyet raporları, imalat haritalarını tanzim etmek gibi hususlarda vekil tayin edilmiştir. Yine 27/06/2003 tarihli "... beyannamesi" ile Sicil- ... - Erişim ... Ruhsat nolu sahaya Maden Kanunu'nun 31.maddesi uyarınca ... olarak atanmıştır. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlı Maden İşleri Genel Müdürlüğünden celp edilen kayıtlar ve 08/05/2019 tarihli yazı ekinde yer alan CD incelendiğinde; ...'un Maden İşleri Genel Müdürlüğüne sunduğu 09/11/2012 tarihli dilekçesinde ... Ruhsat Nolu Sahada 18/11/2012 tarihinde yapmış olduğu rutin kontrollerde çeşitli noksanlıklar saptayarak tutanak altına aldığını ve fotoğrafladığını belirterek durumu arz ettiği, yine 10/12/2012 tarihinde ... Ruhsat Nolu Sahanın işletme izinin alındığı tarihi müteakip 1 yıl içinde faaliyete geçilmediği, ruhsat harçlarının süresinde yatırılmadığı, teknik nezaretçilik görevi devam ettiğinden ücretlerinin ödendiğinin tevsik edilmesi gerektiğini belirtir dilekçe sunduğu anlaşılmıştır. Maden İşleri Genel Müdürlüğünce görevlendirilen heyet tarafından sahada denetim yapılarak 18/12/2012 tarihli rapor düzenlenmiştir. Rapor ve akabinde yapılan işlemler incelendiğinde; raporda tespit edilen eksikliklere istinaden Maden Kanununun 12.maddesinin 4.fıkrası uyarınca 2009 ve 2011 yıllarında beyan edilmeyen üretimlerden oluşan ve tabloda belirtilen ödenmeyen Devlet haklarının on katı tutarında idari para cezası uygulanmasına, 13.maddesi kapsamında süresi içerisinde ödenmeyen 2010 yılı çevre ile uyum teminatı için işletme ruhsat teminatının irat kaydedilmesi, teminatların güncelleştirilmesine müteakip 2011 ve 2012 yıllarına ait çevre ile uyum teminatlarının süresi içince ödenmemesi nedeniyle de ayrı ayrı teminat irat işlemi yapılmasına, 2013 yılına ait işletme ruhsat harcının tamamlatılmasına, 29.maddesi kapsamında süresi içerisinde verilmeyen 2011 yılı faaliyet bilgi formu için 13.madde kapsamında yapılacak teminat irat işlemlerinin tamamlanmasına müteakip teminat irat işlemi yapılması ayrıca geç verilen 2009 yılı faaliyet bilgi formu nedeniyle 2009 yılı üzerinden teminat tamamlattırılarak, tamamlanmasını müteakip irat kaydedilmesine, ruhsat sahasında can ve mal güvenliğinin korunması için gerekli önlemlerin alınması yönünde ruhsat sahibinin uyarılarak 6 ay süre verilmesine, 10.maddesi kapsamında en son güncelleştirilerek olan ruhsat sahasında 2009 ve 2011 yıllarında yapılan ancak heyet tetkikinden sonra beyan edilen üretimler için işletme ruhsat teminatının irat kaydedilmesine, teminatın iki katına çıkarılmasına ve uygulanan 10.maddenin sicil kayıtlarına işlenmesine, teknik nezaretçi defterinin tutulmadığının tespit edilmesi nedeniyle, tespit tarihi olan 2012 baz alınarak 10 (on) yıllık işletme ruhsat harç değeri üzerinden idari para cezası uygulanmasına, 10/06/2010 tarih ve 5995 Kanun ile zorunlu hale getirilen ibranamelerle ilgili olarak 2010, 2011 ve 2012 ait teknik nezaretçi ücretlerinin Maden Mühendisleri Odası asgari ücret tablosu üzerinden ...'a ödendiğine dair dekontların Genel Müdürlüğe verilmesi nedeniyle teknik nezaretçi ücretleri kapsamında yapılacak işlem olmadığına ayrıca yapılan işlemler yönünden eski teknik nezaretçi ...'a bilgi verilmesine, teknik nezaretçi defterinin tutulmaması ve imzalanmaması nedeniyle ...'un 10.madde kapsamında yazılı olarak uyarılmasına karar verilmiştir. Davalı şirket tarafından 29/11/2012 tarihinde Maden İşleri Genel Müdürlüğüne sunulan dilekçe ile ... ... tarafından bugüne kadar herhangi bir işlem yapılmadığı, buna rağmen 01/11/2012 tarihli faturaların (takibe konu) düzenlendiği, faturaların iade edildiği ve vekaletin iptal edildiği, fenni nezaretçilik görevine son verildiği bildirilmiştir. Ekinde yer alan ihtarnameler incelendiğinde; -Kadıköy 12.Noterliğinin 14/11/2012 tarih ... yevmiye sayılı azilnamesinde ...'un Kadıköy 12. Noterliği'nden düzenlenen 10/10/2003 tarih ve ... yevmiye no.lu vekaletname ile verilen tüm yetkilerden azledildiği belirtilmiştir. -... tarafından Beykoz 2. Noterliğinden davalıya keşide edilen ve bilgi için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilen 16/11/2012 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamede; sahada 1780 m3 Tüvanan demir cevherinin çıkartılarak ocak başında stok edildiğini ocakta yaptığı tetkik sırasında tespit ettiğini, bu tarihten itibaren müteaddit defalar uyarmasına rağmen davalının noterden onaylı ... Defterini hazırlayarak işletmede bulundurmadığını, sahaya gittiğinde bir muhatap bulamadığını, yıl sonunda 3213 sayılı Maden Kanunu ve Yönetmelikleri gereğince Maden İşleri Genel Müdürlüğüne verilmesi gerekli 29. Madde belgelerinin tarafına intikal ettirilmediğini belirterek 23 Temmuz 2008 tarihli işletme izinin yürürlük tarihinden itibaren bu güne kadar ocaklarda yapılan imalatlar ile ilgili belgelerin ve Noter onaylı Teknik Nezaretçi defterinin 10 gün içinde tarafına intikal etirilmesini ihtar etmiştir. -Davalı şirket tarafından Kadıköy 15.Noterliğinden ...'a keşide edilen 22/11/2012 tarih ... yevmiye sayılı cevabi ihtarnamede; ... tayin edildiği tarihten itibaren sahaya hiç gelmediği, sahada faaliyet olmadığını da bu nedenle bilmediği, ... defterini bugüne kadar hiç istemediği, ilk defa para istemek amacıyla aradığı, Maden İşleri Genel Müdürlüğüne verilmesi gereken raporları vermediği, bu nedenle birçok teminat iradının ve sahanın iptalinin gündemde olduğu, faaliyette olmayan sahada fenni nezaretçilik görevini yapmadan kağıt üzerinde devam ettirdiği, hiç bilgi ve belge vermediği belirtilmiştir. Maden Mühendisleri Odasından celp edilen kayıtlar incelendiğinde; dava dışı ...'a ait "Faaliyet Belgesi" başlıklı belgede 12/06/2002 tarihinden itibaren Serbest Mühendislik Müşavirlik hizmetinde bulunduğunun belirtildiği, ...'a ait "Teknik Nezaretçi Sertifikası" başlıklı 08/06/2015 tarihli belgenin "21 Eylül 2005 tarih ve 25943 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Odamız 'Serbest Maden Mühendisliği Hizmetleri Uygulama, Tescil, Denetim Ve Belgelendirme Yönetmeliği' hükümlerine uygun olarak tescilini yaptırmış olup, serbest maden mühendisliği hizmeti vermeye yetkilidir" şeklinde düzenlendiği, davacı ... Ltd. Şti'ye ait "Büro Tescil Belgesi" başlıklı 06/07/2015 tarihli belgenin "21 Eylül 2005 tarih ve 25943 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Odamız 'Serbest Maden Mühendisliği Hizmetleri Uygulama, Tescil, Denetim Ve Belgelendirme Yönetmeliği' hükümlerine uygun olarak tescilini yaptırmış olup, ilgili sicile kaydedilmiştir." şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır. İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından A-31147 no.lu 01/11/2012 tarihli "2006 yılı fenni nezaret ücreti olarak 6.000 TL, 2007 yılı fenni nezaret ücreti olarak 6.300 TL, 2008 yılı fenni nezaret ücreti olarak 6.600 TL, 2009 yılı fenni nezaret ücreti olarak 7.200 TL, 2010 yılı teknik nezaretçilik ücreti olarak 7.800 TL, 2011 yılı teknik nezaretçilik ücreti olarak 9.000 TL, 2012 yılı Ocak-Ağustos ayları teknik nezaretçilik ücreti olarak 6.600 TL" açıklamalı ve %18 KDV dahil toplam 58.410,00 TL bedelli, ... no.lu 01/11/2012 tarihli "....... Ruhsat Nolu Sahanın Ekim 2012 Ayı Teknik Nezaretçilik ücreti olarak 825 TL" açıklamalı ve %18 KDV dahil toplam 973,50 TL bedelli, ...no.lu 01/10/2012 tarihli "....... Ruhsat Nolu Sahanın Eylül 2012 Ayı Teknik Nezaretçilik ücreti olarak 825 TL" açıklamalı ve %18 KDV dahil toplam 973,50 TL bedelli, ... no.lu 05/12/2012 tarihli "....... Ruhsat Nolu Sahanın Kasım 2012 Ayı Teknik Nezaretçilik ücreti olarak 825 TL" açıklamalı ve %18 KDV dahil toplam 973,50 TL bedelli dört adet faturaya dayalı olarak 61.330,50 TL asıl alacak, 7.769,75 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 69.100,25 TL'nin tahsili için 04/11/2013 tarihinde takip başlatılmıştır. Davalı tarafından söz konusu faturalar defterlerine kaydedilmeyerek süresi içerisinde davacıya iade edilmiştir. Ayrıca davalı tarafından, dava dışı ...'un hesabına 05/12/2013 tarihinde "... nl sahanın 2010 yılı teknik nezaretçi ücreti" açıklamasıyla 10.100,00 TL, "... nl sahanın 2011 yılı teknik nezaretçi ücreti" açıklamasıyla 12.000,00 TL, "... nl sahanın 2012 yılı teknik nezaretçi ücreti" açıklamasıyla 12.100,00 TL ödeme yapılmıştır.
3213 sayılı Maden Kanunu'nun 4.maddesinde; "...Nezaret : İşletmelerin tekniğine ve emniyet nizamnamelerine uygun olarak yürütülmesinin kontrolü. Nezaretçi : İşletmelerin teknik ve emniyet yönünden nezaretini yapan sorumlu ve yetkili maden mühendisi." olarak tanımlanmıştır. Kanunun dava tarihinde yürürlükte olan 31.maddesinde; "Maden işletme faaliyetleri, maden mühendisi nezaretinde yapılır. Yeraltı üretim yöntemiyle çalışan işletmeler ile en az onbeş işçi çalıştıran açık işletmeler asgari bir maden mühendisini daimi olarak istihdam etmek zorundadır. Teknik daimi nezaretçinin görev, yetki, sorumlulukları, atanma usul ve esasları, vardiyalı çalışan işletmelerde işletmenin büyüklüğü ve niteliği esas alınarak her vardiyada zorunlu olarak istihdam edilecek maden mühendisi ile ruhsat sahasında görevlendirilecek teknik elemanların çalışma usul ve esasları Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." şeklindedir.03/02/2005 tarih ve 25716 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maden Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin 4. maddesinde; "...Teknik Nezaretçi: İşletmelerdeki faaliyetlerin teknik ve emniyet yönünden nezaretini yapan, Kanunun 29 uncu maddesi gereği faaliyet bilgi formunun hazırlanmasından sorumlu ve yetkili maden mühendisini, Teknik Nezaretçi Defteri: Muhafazasının sorumluluğu ruhsat sahibine ait olan, noter tarafından onaylanmış, teknik nezaretçinin raporunu yazdığı defterini... ifade eder." şeklinde tanımlanmıştr.Teknik Nezaretçilik başlıklı kısımda, teknik nezaretçinin görevi 107.maddede; "Teknik nezaretçi, 3213 sayılı Maden Kanunu ile 4857 sayılı İş Kanununun ilgili maddelerinde ve yönetmeliklerinde yer alan görevleri yerine getirmekle yükümlüdür.", atanması 108.maddesinde düzenlenmiştir.Yetki ve sorumluluk başlıklı 111.maddesinde; "Teknik nezaretçisi olmayan ruhsat sahalarında üretim yapılamaz. Teknik nezaretçinin görev, yetki ve sorumlulukları şunlardır: a) Teknik nezaretçi, işyerinin her yerinde görevi ile ilgili inceleme yapmak ve gerekli her türlü bilgiyi alma yetkisine sahiptir. Bu yetkinin kullandırılmamasından ruhsat sahibi sorumludur. b) Teknik nezaretçi, nezaret görevini 3213 sayılı Maden Kanunu ve 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri kapsamında yürütür. Teknik nezaretçi, ruhsat sahasındaki faaliyet ve üretimleri on beş günde en az bir defa denetlemek, tespitlerini ve önerilerini teknik nezaretçi defterine not etmek zorundadır. İşyerinde yaptığı inceleme ve gözlemlerde iş sağlığı ve güvenliği yönünden tehlikeli bir durumun varlığını tespit etmesi ve hemen tedbir alınmasının mümkün olmadığını belirlemesi durumunda, işletme faaliyetini tedbir alınıncaya kadar durdurma yetkisini kullanarak ilgili kuruluşlara bildirir. c) Teknik nezaretçi, atanmış olduğu işyerindeki faaliyetler ile ilgili eksiklik ve aksaklıkları, öneri ve önlemleri belirler. Bunları işyerinde çalışanların görebileceği şekilde ilan eder ya da panoya asar. Aynı zamanda noter onaylı "Teknik Nezaretçi Defteri" ne rapor ederek ruhsat sahibine bildirir. Eksiklik ve aksaklıkların, öneri ve önlemlerin rapor edilmemesinden teknik nezaretçi, bunların yerine getirilmemesinden ruhsat sahibi sorumludur.
d) Teknik nezaretçi, 4857 sayılı İş Kanununda belirtilen iş güvenliği uzmanı olabilme şartlarını sağlaması halinde aynı zamanda iş güvenliği uzmanı olarak da görev yapabilir. Ancak, 300'den fazla işçi çalıştıran sahalarda ayrıca bir iş güvenliği uzmanı maden mühendisi görevlendirilir."Görevin sona ermesi başlıklı 113.maddesinde; "Teknik nezaret görevi; işveren ile yapılan sözleşmenin feshedilmesi, ruhsatların devri, intikali, tescili te knik nezaretçinin istifası veya ölümü halinde sona erer. Bu gibi durumlarda ruhsat sahibi tarafından en geç on beş gün içerisinde yeni bir teknik nezaretçi atanmak zorundadır. Yeni teknik nezaretçi atanıncaya kadar teknik ve emniyet yönünden meydana gelecek tüm olaylarda sorumluluk ruhsat sahibine aittir. İstifa ve azillerin Genel Müdürlüğe on beş gün içinde bildirilmesi zorunludur. Aksi halde tarafların sorumluluğu devam eder. Bu süreden sonra üretim faaliyetlerine devam edilmesi halinde teminat irat kaydedilir.
Ruhsat ile ilgili olarak;
a) Teknik nezaretçilik yapan mühendisin istifası halinde, teknik nezaretçi, görev yaptığı döneme ait faaliyet bilgi formunu iki nüsha düzenleyip, bir kopyasını ruhsat sahibine diğer kopyasını ve sahanın son durumuna ilişkin öneri ve önlemlerini içeren raporu ve işletme faaliyet bilgi formunu Genel Müdürlüğe verir. Aksi halde teknik nezaretçi olarak yeni bir göreve bir yıl süresince atanamaz.
b) Ruhsat sahibinin teknik nezaretçiyi azletmesi ya da ruhsatın devri, iptali ve terk edilmesi hallerinde, teknik nezaretçi görev yaptığı döneme ait işletme faaliyet bilgi formunu, sahanın son durumuna ilişkin öneri ve önlemleri içeren raporu Genel Müdürlüğe verir. Aksi halde azledilen teknik nezaretçi yeni bir göreve bir yıl süresince atanamaz.
Teknik nezaretçi ataması gerçekleşmeden üretim yapılması halinde ruhsat teminatı irat kaydedilerek faaliyet durdurulur. Teknik nezaretçi atanmasının sağlanması ve teminatın yenilenmesi ile faaliyete izin verilir." hükümleri yer almaktadır.06/11/2010 tarih ve 27751 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği'nin 4.maddesinde; "...zz) Teknik nezaretçi: İşletmelerdeki faaliyetlerin teknik ve emniyet yönünden nezaretini yapan, Kanunun 29 uncu maddesi gereği faaliyet bilgi formunun hazırlanmasından sorumlu ve yetkili maden mühendisini, aaa) Teknik nezaretçi defteri: Muhafazasının sorumluluğu ruhsat sahibine ait olan, noter tarafından onaylanmış, teknik nezaretçinin raporunu yazdığı ve ruhsat sahibi/vekili ile birlikte imzaladığı defteri... ifade eder."Teknik ve Daimi Nezaretçilik ile Teknik Eleman başlıklı kısımda, teknik nezaretçinin görevi 130.maddede; "Teknik nezaretçi, maden işletmelerinin teknik ve emniyet yönünden nezaretini yaparak Kanun ve ilgili yönetmeliklerde yer alan görevleri yerine getirmekle sorumlu ve yükümlüdür." şeklinde açıklanmış, atanması 131.maddede düzenlenmiştir. 134.madddede ise teknik nezaretçilerin yetki ve sorumluluklarına yer verilmiştir; "(1) Teknik nezaretçisi olmayan ruhsat sahalarında üretim yapılamaz.(2)
Teknik nezaretçinin görev, yetki ve sorumlulukları şunlardır:
a) Teknik nezaretçi, sorumluluk alanı Genel Müdürlükçe onaylanmış ruhsat sahasının her yerinde görevi ile ilgili inceleme yapmak ve gerekli her türlü bilgiyi alma ve Kanun kapsamında gerekli önlemlerin aldırılması yetkisine sahiptir. Bu yetkinin kullandırılmamasından ruhsat sahibi sorumludur.
b) Teknik nezaretçi, nezaret görevini Kanun hükümleri kapsamında yürütür. Teknik nezaretçi, atandığı ve sorumlu olduğu ruhsat sahasının faaliyetlerini ve üretimlerini on beş günde en az bir defa denetlemek, tespitlerini ve önerilerini teknik nezaretçi defterine not etmek zorundadır. Aksi takdirde teknik nezaretçi uyarılır. İkinci kez aynı ruhsat ile ilgili olarak bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda teknik nezaretçinin Kanun gereğince yapacağı beyanlar bir yıl süre ile geçersiz sayılır. Fiilin her tekrarında hak mahrumiyeti uygulamasına devam edilir. Uygulanan uyarı ve hak mahrumiyeti Maden Mühendisleri Odasına bildirilir. Ayrıca teknik nezaretçi defterinin, teknik nezaretçi ve ruhsat sahibince/vekilince birlikte imzalanması zorunludur. Defterin imzalanmaması veya EK-4'te belirtilen şekilde düzenli tutulmaması halinde, ruhsat sahibine on yıl süreli işletme ruhsatları için belirlenen yıllık işletme ruhsat harcı tutarında idari para cezası uygulanır.
c) Kamu kurum ve kuruluşlarına ait hammadde üretim izin sahalarında yükleniciler marifeti ile çalışılması ve teknik nezaretçi atama belgesinde yüklenicinin de imzasının bulunması halinde, yüklenici firma yetkilileri teknik nezaretçi defterlerini teknik nezaretçi ile birlikte imzalar. Aksi takdirde uygulanacak idari para cezası yüklenici tarafından ödenir.
ç) Teknik nezaretçi, görev aldığı işyerindeki faaliyetler ile ilgili eksiklik ve aksaklıkları, öneri ve önlemleri belirler. Ruhsat sahibi/vekili tarafından, bu öneri ve önlemler işyerinde çalışanların görebileceği şekilde ilan edilir ya da panoya asılır. Aynı zamanda içeriği Genel Müdürlük tarafından belirlenmiş ve noter onaylı "Teknik Nezaretçi Defteri"ne rapor ederek ruhsat sahibine bildirir. Eksiklik ve aksaklıkların, öneri ve önlemlerin rapor edilmemesinden teknik nezaretçi, bunların yerine getirilmemesinden ruhsat sahibi sorumludur.
d) Teknik nezaretçi, işyerinde yaptığı inceleme ve gözlemlerde işletme projesine aykırı faaliyette bulunulduğunu ve faaliyetlerin can ve mal güvenliği açısından tehlikeli bir durum oluşturduğunu tespit etmesi halinde maden üretimine yönelik faaliyetleri durdurur ve durumu ilgili kurum veya kuruluşlara bildirir.
e) Genel Müdürlük tarafından belirlenen veya faaliyet bilgi formu ya da imalat haritalarında beyan edilen pasa, atık/artık ve cüruflar ile stoktan maden sevkiyatı yapılması esnasında teknik nezaretçi atanma şartı aranmaz. Bu sevkiyatlar sırasında can ve mal güvenliği ile ilgili tedbirlerin alınmasından sevkiyatı yapan kişiler sorumludur.
f) Galeri sürülmesi ve/veya üretime hazırlık çalışmalarında teknik nezaretçi atanması zorunludur."
Teknik nezaretçi ücretleri başlıklı 136.maddesinde; " (1) Ruhsat sahası ile ilgili bir önceki yıla ait teknik nezaretçilik ücretinin ödendiğine dair belgelerin her yıl Nisan ayı sonuna kadar ve ayrıca çeşitli nedenlerle görevi sona eren nezaretçilerin ise görevin sona erdiği tarih itibarı ile bir önceki yıl ve içinde bulunulan yılın çalışılan aylarına ait teknik nezaretçilik ücretlerinin tam olarak ödendiğine dair belgelerin, Kanunun 29 uncu maddesinde sayılan belgelerin ekinde Genel Müdürlüğe verilmesi zorunludur. Ödeme belgelerinin, verilmemesi durumunda Kanunun 10 uncu maddesinde yer alan hata ve noksanlık kapsamında değerlendirilir.
(2) Teknik nezaretçi ücretinin ödendiğine dair ibra sözleşmesi, teknik nezaretçi tarafından kesilen serbest meslek makbuzu, banka makbuzu, fatura, teknik nezaretçi tarafından imzalanmış maaş bordrosundan herhangi birinin Genel Müdürlüğe verilmesi zorunludur." 21/09/2005 tarih ve 25943 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Mühendis Ve Mimar Odaları Birliği Maden Mühendisleri Odası Serbest Maden Mühendisliği Hizmetleri Uygulama, Tescil, Denetim Ve Belgelendirme Yönetmeliği'nin Tanımlar başlıklı 4.maddesinde; "...MMH: Maden mühendisinin ifaya ve imzaya yetkili olduğu maden mühendisliği hizmetlerini, SMMH: Sadece SMM Belgesini haiz maden mühendislerinin ifaya ve imzaya yetkili olduğu serbest maden mühendisliği hizmetlerini, SMM belgesi: Maden mühendislerinin SMMH ifa ve imza edebilmek için yetkili olduğunu gösteren ve Oda tarafından verilen belgeyi, SMM: SMMH den birini ya da birkaçını kendi adına ya da ortak sıfatıyla veya ücretli çalışan olarak yürüten SMM belgesi sahibi maden mühendislerini, Büro tescil belgesi: SMMH icrası için kurulan veya faaliyet konuları arasında SMMH bulunan, bu Yönetmelikte öngörülen koşulları haiz olan ve gerekli başvuruyu Yönetmelik hükümleriyle uyarlı şekilde yapmış olan kuruluşlara Oda tarafından verilecek belgeyi, ...ifade eder."Maden mühendisliği hizmetleri başlıklı 5.maddesinde; "Maden mühendisliği hizmetleri şunlardır: ...b) Uygulama, yönetim ve denetim hizmetleri; 1) Teknik nezaret hizmeti, 2) Daimi nezaret hizmetleri, 3) İş güvenliği uzmanlığı kapsamındaki hizmetler, 4) Maden mühendisliği uygulama hizmetleri..."Serbest maden mühendisliği hizmetleri başlıklı 6.maddesinde; "(Değişik cümle:RG-2/5/2014-28988) 5 inci maddede belirtilen hizmetler SMM belgesi ve/veya büro tescil belgesine tabi serbest maden mühendisliği hizmetleridir. Bu hizmetler, anılan belgelere sahip olmayan ya da bu Yönetmelikte belirtilen istisna koşullarını taşımayan maden mühendislerince yürütülemez."Serbest maden mühendisliği belgesinin verilmesi başlıklı 7.maddesinde; "Aşağıdaki koşulları taşıyan maden mühendislerine başvuruları halinde SMM belgesi verilir:
a) TMMOB veya Oda tarafından herhangi bir mesleki kısıtlamaya uğramamış olması,
b) Oda üyesi olması ve üyelik borcu bulunmaması,
c) Oda Yönetim Kurulunca belirlenen SMM belgesi tescil harcını ödemiş olması,
ç) (Değişik:RG-08/02/2007-26428) Son altı ay içerisinde düzenlenmiş noter onaylı imza sirküleri, şahsen doldurulup imzalanmış taahhütname ve başvuru formunun teslim edilmiş olması,
d) Oda tarafından düzenlenen SMMH ile ilgili meslek içi eğitim faaliyetlerine ve bilgi yenileme eğitimlerine katılmış olması,
e) Bunlara ek olarak:
1) Ücretli çalışıyorsa;
İş koşullarını ve çalışma şartlarını düzenleyen hizmet sözleşmesinin ve son ay bordrosunun bir örneğini sunarak, aldığı ücretin ve çalışma koşullarının Oda tarafından belirlenen asgari standartların altında olmadığını belgelemesi,
(Değişik ibare:RG-15/3/2012-28234) Sosyal Güvenlik Kurumu işe giriş bildirgesi ile hizmet döküm cetvelinin bir örneğini sunması,
2) Kendi adına serbest çalışıyorsa;
Serbest meslek sahiplerine ilişkin vergilendirmeye tabi olduğunu belgelemesi,
Yanında ücretli olarak çalışan maden mühendisi varsa, bununla/bunlarla imzaladığı iş koşullarını ve çalışma şartlarını düzenleyen hizmet sözleşmesinin ve son ay bordrolarının bir örneğini sunarak, verdiği ücretin ve sunduğu çalışma şartlarının Oda tarafından belirlenen asgari standartların altında olmadığını belgelemesi,
3) Adi ortaklıkta ortak olarak çalışıyorsa, bu maddenin birinci fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendinde yazılı belgelere ek olarak, ortakların tamamı tarafından imzalanmış ortaklık sözleşmesinin noter onaylı suretini vererek kuruluşta ortak olarak çalıştığını ve kuruluşun faaliyet konuları arasında SMMH olduğunu belgelemesi,
4) Sermaye şirketi ortağı olarak faaliyet gösteriyorsa;
Şirket ana sözleşmesinin yayımlandığı Ticaret Sicil Gazetesini veya noter onaylı suretini vererek şirketin faaliyet alanları arasında SMMH bulunduğunu ve kendisinin şirket ortağı olduğunu belgelemesi,Şirket bünyesinde ücretli olarak çalışan maden mühendisi varsa, bununla/bunlarla imzalanan, iş koşullarını ve çalışma şartlarını düzenleyen hizmet sözleşmesinin ve son ay bordrolarının bir örneğini sunarak, verilen ücretin ve sunulan çalışma şartlarının Oda tarafından belirlenen asgari standartların altında olmadığını belgelemesi."
Büro tescil belgesi verilmesi başlıklı 9.maddesinde; "Aşağıdaki koşulları taşıyan kuruluşlara başvurmaları halinde büro tescil belgesi verilir:
a) SMM belgesi sahibi en az bir maden mühendisinin şirket ortağı olması,
b) Yönetim Kurulunca belirlenen tescil harcının yatırılmış olması,
c) (Değişik:RG-08/02/2007-26428) İlgili maden mühendisine ait son altı ay içerisinde düzenlenmiş noter onaylı imza sirküleri, taahhütname ve başvuru formunun ilgili maden mühendisi tarafından doldurulup imzalanmış olması.
ç) Bunlara ek olarak;
1) Sermaye şirketi niteliği taşımayan bürolar için:
Ortaklı çalışmayan bürolarda bu Yönetmeliğin 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendinde sayılan belgelerin verilmesi,
Adi ortaklık olarak faaliyet gösteren bürolarda, bu Yönetmeliğin 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin (3) numaralı alt bendinde sayılan belgelerin verilmesi suretiyle ortaklar arasında SMM belgesi sahibi maden mühendisi olduğunun belgelenmesi,
2) Sermaye şirketi niteliği taşıyan kuruluşlar için:
Şirket ana sözleşmesinin yayımlandığı Ticaret Sicil Gazetesinin veya noter onaylı suretinin verilmesi suretiyle şirketin faaliyet alanları arasında SMMH bulunduğunun ve şirket ortaklarından en az birinin SMM belgesi sahibi maden mühendisi olduğunun belgelenmesi,Şirket bünyesinde ücretli olarak çalışan maden mühendisi varsa, bununla/bunlarla imzalanan, iş koşullarını ve çalışma şartlarını düzenleyen hizmet sözleşmesinin ve son dört (4) ay bordrolarının birer örneği sunularak, verilen ücretin ve sunulan çalışma şartlarının Oda tarafından belirlenen asgari standartların altında olmadığının belgelenmesi." şeklinde düzenlenmiştir. İtirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir ve ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Takibe sıkı sıkıya bağlı olan itirazın iptali davasında, mahkemece tarafların iddia, savunma ve delilleri yalnızca takibe konu belgeler çerçevesinde değerlendirilip incelenerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekmektedir. İtirazın iptali davası, takip alacaklısı tarafından, takibe itiraz eden borçluya karşı açılır. Borcun muhatabı olmayan kişi hakkında takip başlatılması ve itirazın iptali davası açılması halinde ise bu husus usulüne uygun bir icra takibi başlatılıp başlatılmadığı yani itirazın iptali davası yönünden ön şartın gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılarak değerlendirilmelidir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15/06/2023 tarihli 2022/612 E. 2023/3823 K. sayılı ilamı; "...İtirazın iptali davasında husumet takip dosyasındaki taraflara ait olup itirazın iptali davasının ön şartı usulüne uygun (mesmu) takibin bulunmasıdır. Mahkemece ve istinaf mahkemesince her ne kadar davanın aktif husumetten reddine karar verilmiş ise de, işbu dosyayı icra takip dosyasında alacaklı görünen davacı açtığından aktif husumet ehliyeti bulunmaktadır. Ancak istinaf mahkemesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere dava konusu sözleşmenin davacının temsilci olarak hareket ettiği şirket tarafından imzalandığı, davacının davalıya karşı takip yapma sıfatı ve ehliyeti olmadığı, davalıdan alacak talebinde bulunamayacağı hususları dikkate alındığında itirazın iptali davasının ön şartı olan usulüne uygun takip şartının gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. O halde davanın bu nedenle reddi gerekirken, aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş olması doğru değil ise de sonucu itibariyle doğru olan ret kararının bu gerekçe ile onanması gerekmiştir..." Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18/11/2023 tarihli 2022/3558 E. 2023/7436 K. sayılı ilamı; "...İtirazın iptali davasında husumet takip dosyasındaki taraflara ait olup, anılan davanın ön şartı, usulüne uygun (mesmu) takibin bulunmasıdır. Her ne kadar pasif husumet yokluğu nedeni ile ret kararı verilmiş ise de iş bu davanın, icra takip dosyasında borçlu görünen ve takibe itiraz eden davalı aleyhine açılmış olması dolayısıyla adı geçene husumet yöneltilmesi usul ve yasaya uygundur. Ancak ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin gerekçelerinde de belirtildiği üzere takibe konu sözleşmenin tarafları arasında davalının yer almadığı, dolayısıyla icra takibinin yükü taşıtan/yükleten ....’ye yönelik başlatılması gerektiği hususları dikkate alındığında, itirazın iptali davasının ön şartı olan usulüne uygun takip şartının gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. O halde davanın bu nedenle reddi gerekirken, pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir..."Somut dava, takip alacaklısı olan davacı tarafından, takip borçlusu olan davalıya karşı açıldığından, tarafların işbu dava açısından taraf sıfatının yani davacının aktif, davalının pasif husumetinin bulunduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamı değerlendirildiğinde; davacı şirket ile davalı şirket arasında teknik nezaretçi hizmeti verilmesi hususunda bir sözleşme olmadığı, davalı şirket tarafından davacı şirket ortağı maden mühendisi ...'un ... olarak atandığı ve Bakanlığa bildirildiği, Bakanlıktan gelen evraklarda davacı şirkete dair bir kaydın bulunmadığı, dosya kapsamına göre gerek Bakanlık gerekse davalı şirketle yazışmaların doğrudan ... tarafından yapıldığı, davalı şirket defterlerinde davacı şirkete dair bir kayda rastlanmadığı, yine aynı şekilde davacı şirket kayıtları incelendiğinde ise iddiaya göre taraflar arasındaki ilişki ...'un ... olarak atanmasıyla 2003 tarihinde başlamasına rağmen takibe konu faturaların ilkinin tanzim edildiği 01/10/2012 tarihine kadar davacı defterlerinde herhangi bir kaydın bulunmadığı, teknik nezaretçi hizmetinin serbest maden mühendisi ... tarafından kendi adına verildiği, şirket ortağının ortağı olduğu şirket üzerinden bu hizmeti vermesi yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca mümkün ise de davacı şirkete ait "Büro Tescil Belgesi" başlıklı belgenin 06/07/2015 tarihli olduğu yani hizmetin 2003-2012 tarihleri arasında verildiği iddia edilmesine rağmen yönetmeliğe göre sahip olması gereken büro tescil belgesinin 2015 tarihinde alındığı, ayrıca yukarıda açıklandığı üzere dosya kapsamında hizmetin şirket üzerinden verildiğine dair bir delil olmadığı anlaşıldığından, yukarıda yer verilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal kararları da nazara alınarak davanın ön şart yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi hatalıdır. Ayrıca davalı taraf kötüniyet tazminatı isteminde bulunmuş ise de İİK'nın 67/2. maddesinin açık hükmüne göre dava esastan reddedildiği takdirde kötüniyet tazminatı koşulları tartışılacak olup, davanın usulden reddine karar verildiğinden bu hükmün uygulama olanağı bulunmadığı için kötüniyet tazminatı istemine dair bir hüküm tesis edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin istinaf taleplerinin HMK'nın 355.maddesi uyarınca kabulü ile davanın ön şart yokluğundan usulden reddine dair HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde yeniden hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca KABULÜ ile, HMK'nın 353/1.b.2 bendi uyarınca İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/03/2022 tarihli 2014/1154 E. 2022/184 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİS EDİLEREK;
a-Davanın HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca ön şart yokluğundan USULDEN REDDİNE,
b-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 594,35 TL'nin mahsubu ile bakiye 137,65 TL harcın davacı taraftan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
ç-Davalı tarafından yapılan 1.900,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
d-Davalı vekille temsil olunduğundan, Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince hesap edilen 34.800,25 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
e-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince iadesine,
2-İstinaf yargılaması giderleri yönünden;
a-Davacı ve davalı tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,
b-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, davacı tarafça yatırılan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 651,30 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
c-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, davalı tarafça yatırılan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 651,30 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
ç-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin taraflar üzerinde bırakılmasına,
d-Yatırılan gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara ilk derece mahkemesince iade edilmesine,
e-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 7550 sayılı Yasa'nın 20.maddesi ile değişen 6100 sayılı HMK'nın Ek 1.maddesi ve HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.28/01/2026