Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/979 E. 2023/48 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/979
- Karar No
- 2023/48
- Karar Tarihi
T. C. K A Y S E R İ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/612 KARAR NO: 2024/317 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/01/2023 NUMARASI : 2022/979 Esas, 2023/48 Karar DAVA: Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi Tazminat DAVA TARİHİ: 29.09.2020 İSTİNAF KARARININ VERİLDİĞİ TARİH: 20.02.2024 YAZILDIĞI TARİH: 20.02.2024 Yukarıda ayrıntılı bilgileri yazılı Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/979 Esas, 2023/48 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize tevzi edilmiş olmakla dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde davacı müvekkili ...'in içerisinde yolcu olarak bulunduğu, dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı otomobil ile Sivas istikametinden Kayseri istikametine seyir halinde iken yol zeminin ıslah olması sebebiyle direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun solunda bulunan trafik levhasına çarpması neticesinde tek taraflı trafik kazasının meydana geldiğini, kazada müvekkilinin ağır bir şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını ve bakıcı ihtiyacı doğduğunu, yargılama konu kazanın meydana gelmesinde ... plaka sayılı otomobil içerisinde yolcu olarak bulunan davacının hiçbir kusurunun bulunmadığını, dava konusu trafik kazası sonucunda ağır olarak yaralanan müvekkilinin sırt omurlarında kırıklar başta olmak üzere vücudunun çeşitli yerlerinde çok sayıda kırık, yaralanma, ezilme ve berelenmelerin meydana geldiğini, iş bu trafik kazasında müvekkili ...'in yaralanması, geçici ve kalıcı iş göremezliğine maruz kalması ve bakıcı ihtiyacı doğması nedeniyle uğramış olduğu maddi zararların tazmini için gerekli bilgi ve belgeler ile 14/06/2019 tarihinde başvuruda bulunduklarını, bunlardan bahisle; kalıcı iş göremezlik bedeli olarak 9.000,00-TL geçici iş göremezlik bedeli olarak 500,00-TL bakıcı gideri olarak 500,00-TL olmak üzere toplam 10.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsil edilerek davacıya verilmesine, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...Anonim Şirketi vekili, cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı sigorta şirketince sigortalanan... plakalı araçta yolcu olarak seyahat etmekte iken araç sürücüsü ...'in seyir halinde yol zeminin ıslak olması sebebiyle direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun solunda bulunan levhaya çarptığını, tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, bilindiği gibi 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 9/1 maddesinde, zorunlu mali sorumluluk sigortasının, motorlu araç işletenlerinin aynı yasanan 85/1 maddesinde belirtilen sorumluluklarını karşılamak üzere yaptırıldığının açıklandığını, bu buna göre zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu işletenin sorumluluğu esasına dayandığını, sigorta şirketinin sorumluluğu aracın işleticisi veya aracın sürüsünün kusuru oranında olması gerektiğinin, kazanın meydana gelmesinde kusurun tamamının ... plakalı araç sürüsünde bulunduğu yönündeki iddianın doğru olmadığını, kazanın meydana gelmesinde yol durumunda önemli bir etken olduğunu, bu nedenle öncelikle kusur incelenmesinin yapılmasının gerektiğini, ayrıca geçici iş göremezlik bedeli, sigorta poliçesi teminat kapsamının dışında olduğunu, davacının kaza tarihinden itibaren faiz isteminin yasal olmadığı gibi avans faiz talebinin de yasaya uygun olmadığını, bunlardan bahisle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; Davanın kısmen kabulü ile 2.046,72-TL geçici bakıcı gideri zararı, 4.850,16-TL geçici iş göremezlik zararı, 223.655,46-TL sürekli iş göremezlik (maluliyet) zararı olmak üzere toplam 230.552,34-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 25/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verildiği görülmüştür. Taraflarca İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili, süresi içinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; Yargılama konusu trafik kazasına karışan, müvekkilinin de içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in müvekkili...'in amcası olduğunu, aralarında akrabalık ilişkisi bulunan aile bireylerinin taşınmasının ahlaki bir borcun ifası niteliğini taşıyacağını, taşımanın hatır taşıması olmasını giderecek olan yararın maddi olabileceği gibi manevi de olabileceğini, akrabaların taşınmasında veya aracın bu kişilere verilmesi durumunda maddi ve manevi yarar olduğundan böyle durumlarda hatır taşımasının söz konusu olmayacağını, dava dışı sürücü ...'in, davacı müvekkili ...’in amcası olduğundan hatır taşıması indirimi yapılmasının hakkaniyete aykırı olacağını, bununla birlikte hükme esas alınan aktüer raporunu tanzim tarihinin 28.06.2021 olup hesaplamaya esas alınan asgari ücretin 2021 yılı asgari ücreti olduğunu, güncel asgari ücretin esas alındığı yeni bir aktüer raporu alınması gerekirken 24.01.2023 tarihli celsede işbu talep reddedilerek 28.06.2021 tarihli aktüer raporu uyarınca karar verilmesinin hukuka aykırı olup bu kararın kaldırılması gerektiğini, asgari ücretteki artışların kamu düzenine ilişkin olduğudan olay gününden başlayarak hüküm verilmesine en yakın güne kadar bilinen kazanç unsurları üzerinden değerlendirme yapılmasının esas olduğunu, güncel verilerin ve asgari ücretteki güncel artışların aktüeryal hesaplamada ve hüküm tesisinde dikkate alınmasında hukuki zorunluk bulunduğunu, dilekçeye konu ilk derece mahkemesi kararının bu yönüyle de hukuka aykırı olup kaldırılması gerektiğini, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 24.01.2023 tarih, 2022/979 E. ve 2023/48 K. sayılı ilamı incelendiğinde, her ne kadar hüküm kısmının yargılama giderine ilişkin olan paragrafında, toplam 691,70- TL yargılama giderinin haklılık durumunda göre 573,25- TL'nin davalılardan alınmasına karar verilmişse de; dosya kapsamında 29/09/2020 tarihinde 250 TL, 09/12/2020 tarihinde 300 TL, 08/06/2021 tarihinde 550,- TL, 08/06/2021 tarihinde 150- TL gider avansı olmak üzere toplam 1.250-TL yatırılmış olup, dosyaya taraflarınca yatırılan gider avansından kalan miktarın 158.8 TL olmakla; toplam 1.091,2- TL gider avansı sarf edildiğini, dosyası kapsamında davacı müvekkilinin sevk edildiği Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nda yapılan muayene sonucunda düzenlenen rapora ilişkin olarak, adli tıp rapor ücreti olan 382,-TL ve buna ilişkin makbuzların 22.06.2021 tarihli dilekçe ekinde dosya kapsamına sunulduğunu, taraflarınca ödenen işbu rapor ücreti ve yatırılan gider avansı dikkate alınmaksızın yapılan yargılama gideri hesabının eksik ve hatalı olup bu ilamın bu yönüyle de usul ve yasaya aykırı olduğunu, bahse konu miktar da hesaba katılarak yargılama giderlerine ilişkin yeni bir hüküm kurulması gerektiğini, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın, davalı aleyhine kaldırılarak davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun değerlendirilerek incelemeye alınabilmesi için Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesinde sayılan ön inceleme koşullarının gerçekleşmiş olması zorunludur. Bu maddede sayılan koşullardan birinin mevcut olmaması halinde istinaf başvurusunun usulden reddedilmesi gerekir. Bu şartlar kamu düzeninden olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmaktadır. İstinaf talebine konu eldeki dosya kapsamı davacı vekilinin istinaf başvurusu bakımından incelendiğinde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesinde sayılan ön inceleme koşullarında herhangi bir eksiklik bulunmadığı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun ön inceleme bakımından kabul edilebilir olduğu tespit edilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesinde 6 bent halinde belirtilen koşulların varlığı durumunda ise davanın esası incelenmeden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verileceği aynı maddede düzenlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi 6. bendinde, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli deliller toplanmadan veya değerlendirilmeden ilk derece mahkemesince karar verilmiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması istinaf aşamasında duruşma yapılmadan istinaf başvurusunun kabulüne dair karar verilecek usul hatası olarak kabul edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin, incelemesini kamu düzenine ilişkin hususlar hariç olmak üzere istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplere bağlı olarak yapması gerektiği hususu düzenlenmiştir. İstinaf incelemesine konu dava, trafik kazasındaki yaralanma nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik zararı ile bakıcı gideri nedeniyle maddi tazminat taleplerine ilişkindir. Yukarıda yapılan genel açıklamalar ışığında, istinaf başvurusuna konu ilk derece mahkemesinin dosyası davacı vekilinin istinaf sebepleri ile kamu düzenine ilişkin hususlara bağlı kalınarak incelendiğinde; 1-) İlk derece mahkemesince, hesap bilirkişisinin 28/06/2021 tarihli raporu hükme esas alınmak suretiyle 24/01/2023 tarihinde nihai karar verilmiştir. Hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporunda Ocak 2021 tarihi itibariyle geçerli olan asgari ücret esas alınmıştır. Oysa ilk derece mahkemesinin karar tarihinden önce 2023 yılının asgari ücreti belirlenerek ilan edilmiş durumdadır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E:2021/20414, K:2022/3521 sayılı kararında da belirtildiği üzere gerçek belli iken varsayıma dayalı hesaplama yapılıp buna göre karar verilmesi mümkün değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15/05/1991 tarih 1991/9-102 E., 1991/267 K. sayılı kararında da “gerçek belli iken varsayıma gidilemez” ilkesi vurgulanmıştır. Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Bu anlamda gerçek zararın belirlenmesi ve giderilmesi önem arzetmektedir. Tazminat hükmünün değiştirilmesi başlıklı 6098 sayılı TBK m. 75 gereğince gerçek zararın belirlenmesi bakımından karar tarihine en yakın tarihlerdeki ölçütlerin kullanılması gerekmektedir. Asgari ücret kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemece re’sen gözönünde tutulması zorunludur. Davacının ilk asgari ücrete göre yapılan hesaba itiraz etmemesi, o günkü verilerin doğru olduğuna inandığı içindir. Bu durum sonraki gelişmeler nedeniyle asgari ücretlerde gerçekleşen artışlardan kaynaklanan hakkını istemesine engel olamaz. O halde mahkemece, hüküm tarihi itibariyle bilinen hale gelmiş asgari ücret nazara alınarak bilirkişiden ek rapor alınması gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Dolayısıyla davacı vekilinin istinaf itirazı bu yönüyle yerinde olup ilk derece mahkemesince esaslı deliller toplanmadan ve değerlendirilmeden verilen kararın kaldırılması gerekmiştir. 2-) Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/19530 Esas, 2019/9799 Karar sayılı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2010/7337 Esas, 2011/1331 Karar sayılı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2013/15913 Esas, 2015/3495 Karar sayılı ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2014/24482 Esas, 2017/4892 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere; Hatır taşıması tartışılırken tarafların yakınlığı da nazara alınması gereken ölçütlerdendir. Zira yakın akrabalar arasında hatır taşımasından bahsedilmesi mümkün değildir. Çünkü yakın akrabalar arasında taşımanın menfaat karşılığı yapılması söz konusu değildir. Hatır taşımasının kıstaslarından biri olan "menfaat karşılığı olmama" koşulu mevcut olmadığından yakın akrabalar arasında hatır taşıması indirimi yapılamaz. Dosya arasına alınan nüfus kayıt örneklerinden de görüldüğü üzere dava konusu trafik kazasında davacı ..., amcası ...'in idaresindeki ... plakalı araçta yolcu olarak bulunmaktadır. Davacı ile sürücü arasında yakın akrabalık bulunması sebebi ile söz konusu olayda hatır taşıması indirimi yapılması yönündeki ilk derece mahkemesi uygulamasının doğru olmadığı ve davacı vekilinin bu husustaki istinaf itirazının da haklı olduğu anlaşılmış, kararın bu yönüyle hatalı olup kaldırılması gerektiği tespit edilmiştir. Yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere davanın çözümünü sağlayacak ve esasına etki edecek nitelikteki deliller usulünce ve tam manasıyla toplanmadan dolayısıyla değerlendirilmeden ilk derece mahkemesince hüküm kurulmuş olduğundan, davacı vekilinin istinaf talebi kabul edilerek, ilk derece mahkemesi kararının, duruşma yapılmaksızın, kaldırılması ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye iadesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu nedenle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılıp davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair 6100 sayılı HMK md. 353/1-a-6 gereğince duruşma açılmaksızın aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere) 1-) Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.01.2023 tarihli 2022/979 Esas, 2023/48 Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 2-) Davanın yukarıda gerekçe bölümünde belirtilen hususlar değerlendirilerek yeniden görülmesi için dosyanın MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-) Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde istinaf kanun yoluna başvurana iadesine, 4-) İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-) İstinaf yargılaması bakımından istinaf kanun yoluna başvuran tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine, 7-) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin HMK'nın md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; tarafların yokluğunda, 6100 sayılı HMK md. 353/1-a/6. maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK md. 353/1 - a, 362/1 - g maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.20/02/2024