Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/952 E. 2025/755 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/952
- Karar No
- 2025/755
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/952 - 2025/755 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/952 KARAR NO : 2025/755 KARAR TARİHİ : 22/04/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/02/2022 NUMARASI : 2021/672 ESAS 2022/123 KARAR
DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit)
İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 22/04/2025 YAZIM TARİHİ : 22/04/2025
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/02/2022 tarih, 2021/672 Esas, 2022/123 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ : Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin dava dışı ... ile davalı banka arasında imzalanan krediye kefil olduğunu, kredi taksitlerinin vadesinde ödenmemesi üzerine davalı banka tarafından dava dışı ... ve kefil sıfatı ile müvekkili hakkında Adana 12. İcra Müdürlüğü'nün 2016/7460 Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, asıl borçlu hakkında sonuçsuz kalan bir takip bulunmaması nedeniyle kefiller hakkında icra takibi yapmak yürürlükte bulunan 4822 sayılı kanun ile değişik 4077 sayılı yasanın 10/3 maddeleri uyarınca mümkün olmadığını beyanla, müvekkilinin Adana 12. İcra Müdürlüğü'nün 2016/7460 sayılı dosyası üzerinden açılmış olan takipten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu kredi sözleşmesinde davacı tarafın müteselsil kefil olduğunu, dava dışı ...'nin borcunu ödememesi üzerine hem borçlu hem de kefil hakkında icra takibine geçildiğini, borca süresi içerisinde itiraz etmediğini, takibin kesinleştiğini, menfi tespit davası açılmasının hakkaniyet kurallarına aykırı olduğunu belirterek açılan davanın davanın reddini talep ve beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : Yerel mahkemece verilen karar ile; incelenen banka belgelerine göre borcun sebebinin Genel Kredi sözleşmesi'nden kaynaklandığını, davacının dava dışı asıl borçlu ...'nin kefili sıfatı ile kredi sözleşmesinde yer aldığını, sözleşmenin 6098 sayılı TBK'nın 583 mad. Göre şekil şartlarını taşıdığını, hesap katının takipten önce asıl borçluya tebliğ edildiğini ve tebliğin sonuçsuz kalması üzerine borçlu ve kefile doğrudan başlatıla takipte kredinin tüketici olmaması nedeni ile iddia edilen şekilde usulsüzlüğün bulunmadığını, davacı tarafça borcun esasına ilişkin bir iddia da öne sürülmemiş olması, dava dilekçesindeki öne sürülen iddiaların subut bulmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir. DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı ... ile davalı şirket arasında kredi sözleşmesi imzalandığını ve müvekkilinin kefil olduğunu, asıl borçlu olan ...’nin kredinin taksidini zamanında ödenmemesi üzerine davalı banka kefil sıfatı ile hem müvekkiline hem de dava dışı ... aleyhine icra takibi başlatığını, 4822 sayılı kanuna aykırı olarak kefil konumunda bulunan müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespit edilmesini istediklerini, yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu bozulması gerektiğini, kefil sözleşmesinin geçersiz olduğunu, çünkü kefalet sözleşmelerinde eşin rızası gerektiğini, müvekkilinin eşinin söz konusu kefillik durumu ile ilgili bir bilgisi olmadığını, bu sebeple söz konusu kefilliğin, geçerli olmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava; kredi sözleşmesin yönelik kefillikten kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı; dava dışı ... ile davalı banka arasında imzalanan krediye kefil olduğunu, kredi taksitlerinin vadesinde ödenmemesi üzerine davalı banka tarafından dava dışı ... ve kefil sıfatı ile kendisi hakkında Adana 12. İcra Müdürlüğü'nün 2016/7460 sayılı dosyası ile takip başlattığını, asıl borçlu hakkında sonuçsuz kalan bir takip bulunmaması nedeniyle kefiller hakkında icra takibi yapmak yürürlükte bulunan 4822 sayılı kanun ile değişik 4077 sayılı yasanın 10/3 maddeleri uyarınca mümkün olmadığını ileri sürmüş, davalı ise; kredi sözleşmesinde davacı tarafın müteselsil kefil olduğunu, dava dışı ...'nin borcunu ödememesi üzerine hem borçlu hem de kefil hakkında icra takibine geçildiğini, borca süresi içerisinde itiraz etmediğini, takibin kesinleştiğini, menfi tespit davası açılmasının hakkaniyet kurallarına aykırı olduğunu savunmuş, mahkemece davanın reddine karar verildiği anlaşılmış, davacı vekili tarafından ise bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; borcun sebebinin Genel Kredi Sözleşmesi'nden kaynaklandığı, davacının dava dışı asıl borçlunun kefili sıfatı ile kredi sözleşmesinde yer aldığı, sözleşmenin 6098 sayılı TBK'nın 583 mad. göre şekil şartlarını taşıdığı, hesap katının takipten önce asıl borçluya tebliğ edildiği ve tebliğ sonuçsuz kalması üzerine borçlu ve kefile doğrudan başlatılan takipte tüketici kredisi olmaması nedeni ile iddia edilen şekilde usulsüzlüğün bulunmadığına dair mahkemece isabetli şekilde değerlendirilme yapıldığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 80,70.TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70.TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip