Bölge Adliye Mahkemesi · Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2022/743 E. 2025/790 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/743
- Karar No
- 2025/790
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/743 KARAR NO : 2025/790
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/12/2021 NUMARASI : ... ESAS ... KARAR
DAVACI : ... VEKİLİ : AV. .. DAVALI : ... VEKİLLERİ : AV. .. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 28/04/2025 YAZIM TARİHİ : 28/04/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/12/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İDDİALARIN ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalı ile arasında devam eden ticari alışveriş neticesinde taraflar arasında mal alım satımı yapıldığını, ancak davalı borçlunun almış olduğu malların bedelini müvekkili şirkete ödemediğini, davacı şirket yetkilisinin tüm sözlü ihtarlarına rağmen taleplerine yanıt alamadığını belirterek .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, takibe yapılan itiraz ile takibin durdurulduğunu belirterek borçlunun haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamını, haksız ve yersiz itiraz nedeniyle %20 icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak taraflarına verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacıya borçlu olduğu iddiasının doğru olmadığını, müvekkilinin borçlarının tamamını ödediğini ve hatta davacıdan alacaklı konumunda olduğunu, öncelikle davacı tarafın başlatmış olduğu icra takibinde yalnızca faturaları sunduğunu, 2015 yılından sonra gelen cari hesap ilişkisinde yalnızca 2016 yılının sadece faturaların sunulmasının davacının kötüniyetli olduğunun göstergesi olduğunu, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin 2015 yılına dayandığını bu nedenle 2015 yılının da incelenmesi gerektiğini, müvekkilinin 50.790,00.TL alacaklı olduğunu belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacının kötüniyetli olması nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/12/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; davalı adına 3. kişilerce yapılan ödemenin 62.947,39.TL olduğunu, her ne kadar davacı tarafça 3. kişi ... tarafından yapılan ödemelerin davacıya ait alacak-borç kalemleri ile ilgisi olmadığını beyan etmiş ise de, 3. kişi tarafından yapılan ödemelerin ne için yapıldığı açıklanmadığını ve dosya kapsamı gereğince davalı borcu için ödendiği kanaati oluştuğundan 3. kişi ... tarafından yapılan ödemelerin davalının borcu için yapıldığının kabul edildiğini, bu kapsamda davacının bakiye alacağının 43.310,15.TL olduğunun hükme esas alınan bilirkişi raporundan anlaşılmakla, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf talebi ile; bilirkişi raporuna ilişkin beyanlarda, davalının ödeme yaptığını iddia ettiği ... adı altında yapılan ödemelerin davacıya ait alacak/borç talebiyle ilgisi olmadığının açıkça belirtildiğini, yapılan ödemlerin alacak miktarının hesabında, ödeme kabul etmediklerinin belirtilmesine rağmen mahkemenin bu ödemelerin davalı tarafından yapıldığının iddiasının hukuken kabul edilemeyeceğini, dava dosyası içerisinde mevcut bilirkişi raporlarında da, belirtildiği üzere davacı faturaları, davalının ödeme belgelerine göre davacının bakiye alacağının 106.257,54.TL olduğunu, davanın en başında davada da esas ihtilafın ödeme konusunda olduğunu, davalının ne kayıtları ile ne de defter ve belgeleri ile ödemelerini ispat edemediğini, mahkemenin davalı tarafından açık beyanla ödeme yaptığı iddiasının tersine çevirerek, davacı taraf olan müvekkiline 3. kişilerin ödemesinin ispat edilemediği gerekçesi ile davayı kısmen kabul kararı verilmesi usul ve kanuna aykırı olduğunu ve kaldırılması gerektiğini, bu nedenlerle; hüküm kesinleşinceye kadar icranın ertelenmesi (tehir-icra) talebinin kabulüne, mahkemenin davanın kısman kabulüne ilişkin kararının bozulmasına ve davanın tümü yönünden kabulüne karar verilmesi talep etmiştir. DELİLLER : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/12/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı, HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, İİK'nun 67.maddesi gereğince açılmış, faturadan kaynaklanan borcun ödenmesi amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline yöneliktir. Davacı tarafından, davalıya satılarak teslim edilen mallara ilişkin olarak düzenlenen fatura bedelinden kaynaklı borcun ödenmediği iddia edilmiş, davalı ise, borcun ödendiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Fatura ve cari hesap ilişkisine dayalı itirazın iptali davasında ispat yükü, alacaklı olduğunu iddia eden davacıdadır. Davacı, alacağa konu malları davalıya teslim ettiğini ve alacağa hak kazandığını yazılı deliller ile ispatlamak zorundadır. Faturada yazılı mal ve hizmetin teslim edildiğinin ispatı halinde, borcun ödendiğini ispat yükü ise davalıdır. Davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı tarafça kabul edildiği ve mal teslimi yönünden bir ihtilafın bulunmadığı, ihtilafın ödemeden kaynaklandığı anlaşılmıştır. Mahkemece taraflara ait ticari defterlerin incelenmesi suretiyle alınan bilirkişi raporunda, taraf defterlerinin birbirini doğrulamadığı ve sahibi lehine delil niteliği taşımadığı, davaya konu icra takibine konu edilen faturalar toplamının 245,686,53 TL olduğu, davalının 2016 yılından devir alacağının 25.075,20 TL olduğu, ödeme belgelerine göre davacıya 114.353,79 TL ödeme yapıldığı, bakiye alacağın 106.257,54 TL olduğu, davalı adına 3.kişilerce yapılan ödeme toplamının 62.947,39 TL olduğu, her ne kadar davacı tarafça 3.kişiler tarafından yapılan ödemelerin davacıya ait alacak-borç kalemleri ile ilgisi olmadığını beyan etmiş ise de, 3.kişi ...'nun kredi kartından doğrudan davacı tarafından tahsilat yapıldığı, davacının incelenen kendi defterlerine göre ... ile bir ticari ilişkisinin bulunmadığı, davacı tarafından bu kişi tarafından kredi kartı ile yapılan ödemelerin ne için yapıldığı hususunda açıklama yapılmadığı, bu sebeple dosya kapsamı gereğince ... tarafından yapılan ödemelerin davalının borcu için yapıldığının davalı tarafından ispat edilmiş olduğu, yine davalı adına ödeme yapan dava dışı iki şirketin mail order yoluyla davacı tarafın kredi kartından davacının bu şirketlere borcuna mahsuben tahsil edilmiş olduğu, mail order işlemlerinde davacının imzasının bulunduğu anlaşıldığından, davalı adına 3.kişilerce yapılan ödeme toplamı olan 62.947,39 TL yönünden davalının ödeme iddiasının ispatlandığı, kalan 43.310,15 TL yönünden ödemenin ispatlanamadığı görüldüğünden ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir. Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/12/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70.TL'nin mahsubu ile 534,70.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA, Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 28/04/2025 tarihinde karar verildi.
... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır