Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/929 E. 2024/2189 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/929
- Karar No
- 2024/2189
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/929 KARAR NO : 2024/2189
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/03/2022 NUMARASI : 2021/317 Esas - 2022/196 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 20/12/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/12/2024
Taraflar arasındaki davadan dolayı Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29/03/2022 gün ve 2021/317 Esas - 2022/196 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, 19.08.2017 tarihinde dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karşı yönden gelen bisiklet sürücüsü müvekkili ...'la çarpışması sonucunda müvekkilinin ağır derecede yaralandığını, kaza nedeniyle Ayvalık 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/17 E sayılı dosyasında kamu davası açıldığını, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00-TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 200,00-TL maddi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, kusuru oranında davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, davaya konusu kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde ZMMS Poliçesiyle sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında olduğunu, ceza dosyasında yapılan yargılamada sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun tespit edildiğini, davacı tarafça daimi sakatlığının bulunduğunu iddiası ile müvekkili şirketten sakatlık tazminatı talep edildiğini, ancak tüm tedavileri tamamlandıktan sonra sakatlığın 12 ay boyunca stabil ve kalıcı olması gerektiğini, geçici iş göremezlik giderinden müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, kaza sırasında davacının koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığının, müterafik kusurun araştırılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından zararın meydana gelmesinden sonra davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu ve başvuruya istinaden davacıya kısmi ödeme yapıldığı, kazanın TBK kapsamında haksız fiil niteliğinde olup davalı, sigortalısının kusuru oranında gerçek zarar miktarı ile sınırlı olarak ve poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğu, kusur oranının bilirkişilerce tespiti artık mümkün olmayıp kusur oranının mahkemece takdir edilmesi gerektiği, ancak kusur oranının tam olarak yargılamanın devamı aşamasında ara karar ile tespit edilip taraflara tebliğ edilerek mi, yoksa hüküm ile birlikte mi tespit edileceği hususlarının henüz açıklığa kavuşmadığı, yargılamanın devamı sırasında ara karar ile hakimin kusur tespiti yapmasının ihsas-ı rey kapsamında olacağından bu hususta bir ara karar kurulmadığı, davaya konu trafik kazasına ait yürütülen kamu davasında yapılan bilirkişi incelemesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kusursuz olduğunun tespit edildiği, söz konusu kusur raporunun incelenmesinde, kaza tespit tutanağı, eksper raporları ve taraf beyanları ile uyumlu olduğu kanaatine varıldığı, mahkemece de davacı tam kusurlu, davalı sigortalı sürücüsü de kusursuz olduğuna kanaat getirildiği, söz konusu kusur raporunun yapılan yargılamada okunduğu, davacı vekilince ceza mahkemesinden alınan rapora itiraz edilmeksizin kusur raporu alınmasının talep edildiği, kusurun takdirinin mahkemece yapılması gerektiğinden bu hususta yapılan değerlendirmede davacının tam kusurlu olduğuna kanaat getirildiğinden davalı sigorta şirketinin tazminat sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, yerel mahkemece davanın reddi kararına gerekçe olarak ceza dosyasındaki tek trafik bilirkişi tarafından düzenlenen kusur raporunun gösterildiğini, ancak somut uyuşmazlık yönünden herhangi bir kusur raporu aldırılmayarak, sadece ceza mahkemesi tarafından aldırılan kusur raporuna göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, söz konusu davaya konu trafik kazasında tutulan trafik kaza tespit tutanağında davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu bulunduğunu, kusur raporu aldırılmadığı gibi kaza tespit tutanağına aykırı şekilde düzenlenen tek trafik bilirkişince düzenlenen raporun çelişkiler barındırdığını, kaza tespit tutanağı ile ceza yargılamasında aldırılan rapor arasında çelişki bulunduğunu, söz konusu tutanak ile rapor arasındaki çelişkilerin giderilmesi gerektiğini, çelişkinin giderilmesi için en azından Trafik İhtisas Dairesinden denetime elverişli rapor alınması gerektiğini belirtmiştir. GEREKÇE :Dava, meydana gelen trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zararın ZMMS kapsamında giderilmesi istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince ceza yargılaması aşamasında alınan trafik bilirkişi raporuyla yetinilerek, davalı sigorta şirketine sigortalı bulunan araç sürücünün kusuru bulunmadığı gerekçesiyle gerekçeyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Somut olayda davalının sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların kusur durumun tespiti önem arz etmektedir. Dava konusu olaya ilişkin Ayvalık 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/17 E-2019/294 K sayılı dava dosyası kapsamında yapılan yargılamada aldırılan kusur raporu doğrultusunda dava dışı sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu gerekçesiyle CMK'nun 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmiş ve mahkemece söz konusu ceza dosyasında aldırılan kusur raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş ise de, TBK'nun 74 maddesi uyarınca Ceza Mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların Hukuk Hâkimini bağlamayacağı, ancak, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararının, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşıyacağı (Yargıtay HGK'nın 24/12/2014 tarih ve ve 2014/4-846 E.- 2014/1091 K), kaldi ki; yerel mahkemece söz konusu raporun kaza tespit tutanağıyla da uyumlu olduğu belirtilmiş ise de, ceza dosyasında aldırılan bilirkişi raporunun kaza tespit tutanağı ile uyuşmadığı, kaza tespit tutanağında davalı sigorta şirketine sigortalı bulunan araç sürücüsüne tali kusur verildiği, davalı şirket tarafından, araç sürücüsünün kısmen de olsa kusurlu kabul edilerek davacı tarafa kısmi ödeme yapıldığı, bu şekilde maddi olayın oluş şekline uygun düşmeyen ve eldeki dava dosyası kapsamında düzenlenmeyen kusur bilirkişi raporuyla yetinilerek kusurun ayrıca alınan bir bilirkişi raporuyla açık ve net bir şekilde takdir ve tayin edilmemesinde hukuki isabet görülmemiş, bu yönüyle davacı vekilinin istinaf itirazının haklı ve yerinde olduğu değerlendirilerek, yerel mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/03/2022 gün ve 2021/317 Esas 2022/196 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.20/12/2024