Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/922 E. 2026/832 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/922
- Karar No
- 2026/832
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2022/922
KARAR NO : 2026/832
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 29/12/2021
NUMARASI : 2018/810 (E) - 2021/981 (K)
DAVANIN KONUSU: Tazminat
ASIL DAVA TARİHİ: 05/09/2018
Birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası
DAVANIN KONUSU: Tazminat
BİRLEŞEN DAVA
TARİHİ: 08/10/2020
KARAR TARİHİ: 04/06/2026
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/06/2018 tarihinde davalı sürücü ...'ın yönetimindeki ... plakalı araç ile müvekkili ...’ye çarpması ile meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralanması sonucu gördüğü tedaviler kapsamında şimdilik 5.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatının davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 27/06/2018 tarihinde yaya olarak yürüdüğü sırada tek şeritli yoldan ve ters istikametten geri geri hızlı bir şekilde gelen ... olarak çalışan aracın çarpması sonucu yaralandığını, dava konusu kaza ile ilgili İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/810 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, anılan mahkeme dosyasından aldırılan raporda davacının toplam tedavi masraflarının 38.402,53 TL olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde bir kusuru olmadığını, anılan tedavi masraflarının davalı ... tarafından karşılanması gereken masraflar olduğunu, davalıdan tahsilinin gerektiğini beyan ile dava dosyasının İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini ve 38.402,53 TL nın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, 08/12/2019 tarihli talep attırım dilekçesiyle fazlaya ilişkin her türlü hak, alacak ve itiraz hakları saklı kalmak kaydıyla tedaviye ilişkin maddi masraflarını 33.735,71 TL olarak arttırarak 38.735,71 TL'yi kaza tarihi olan 27/06/2018 tarihinden itibaren davalı .... Ltd. Şti. ve davalı ...'dan avans faizi ile birlikte ve davalı ... için başvuru tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 10.000 TL manevi tazminatın ise .... Ltd. Şti. ve ...'dan kaza tarihinden itibaren avans faizi ile davalı ...AŞ için başvuru tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... AŞ, davalı ...AŞ vekili, davalı .... Şti. ve ... vekili, davalı ...vekili cevap dilekçelerinde davanın reddini savunmuşlardır.
İlk derece mahkemesince; asıl davanın geçici/sürekli iş göremezlik ve bakıcı giderleri yönünden feragat nedeniyle reddine, asıl davanın tedavi giderleri talebi yönünden reddine, asıl davanın manevi tazminat istemi yönünden kabülü ile, 10.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ile .... Şti'den kaza tarihi olan 27/06/2018 tarihinden itibaren, davalı ...şirketi yönünden başvuru tarihi olan 17/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, birleşen İstanbul 5. ATM'nin ... E. Sayılı davasının kabulü ile, 38.402,53 TL tedavi giderinin birleşen dava tarihi olan 08/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin trafik kazası sonucu sağ kol bilekten eklem yerinde çok parçalı kırık olarak kırıldığını ve bu kırıklar nedeniyle yaşam fonksiyonlarının ağır derecede zedelendiğini, hem sağ kolu olması hem de koluna takılan ağır plantinler sebebiyle tek başına hayatını idame ettiremeyecek hale geldiğini ve tek başına hareket edemediğini, müvekkilinin sağlığında aktif çalışan bir elektrik mühendisi olduğunu ve kaza sebebiyle psikolojik olarak da olumsuz etkilendiğini, uzun bir tedavi süreci geçireceğini, mahkemenin müvekkili için kararlaştırdığı manevi tazminat miktarının düşük olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran asıl dava davalılar ... ve ... Şirketi vekili dilekçesinde özetle; 15/09/2020 tanzim tarihli bilirkişi raporunda müvekkili ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu tespit edilmişse de bu oranın gerçeği yansıtmadığını ve hükmedilen tazminat miktarının da hatalı olmasına sebebiyet verdiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının karşılanmadığını ve delillerinin toplanmadığını, söz konusu bilirkişi raporundaki kusur değerlendirmesinin ve kusur tespitinin de tamamen ceza dava dosyasının soruşturma aşamasında tanzim edilen bilirkişi raporu esas alınarak yapıldığını, ceza dosyasındaki bilirkişi raporunun kesin delil teşkil etmemesi bir yana, ayrıca kusur oranı tespit etme yetkisinin trafik ihtisas dairelerine ait olduğunu, buna karşın ceza dosyasındaki bilirkişinin polis memuru sıfatına haiz olduğunu, kusur raporu doğrultusunda hazırlanarak huzurdaki davada alınan kusur raporuna itibar edilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, davacının dava konusuyla aynı olarak daha öncede kolunun kırıldığını ancak bu hususun incelenmediğini, müvekkilleri aleyhine hükmedilen manevi tazminat miktarının dosya kapsamı ile uyumlu olmaması nedeniyle manevi tazminata ilişkin kararın kaldırılması gerektiğini belirterek ilk derece derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran birleşen dosya davalı ...vekili dilekçesinde özetle; ... Sağlık Uygulamaları Tebliği'nin ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda davacının kaza sonrasında acil müdahalesinin ... Şişli Hastanesi'nde yapıldığını, incelenen kayıtlarda acil tedavisine ilişkin müvekkili kuruma fatura edilen bir faturaya rastlanılmadığını, ilgili kurumun sözleşmesiz SHS'lerden alınan hizmetlerde sorumluluğunun acil tedavisinin giderleri ile sınırlı olduğunu, ancak davacının daha sonra yine kendi isteği ile adı geçen özel hastaneye giderek orada ameliyat olduğunu, dosyada ...'ye sevk istendiğine dair bir belge ve kaydın bulunmadığını, hastanenin Sosyal Güvenlik Kurumuna gönderdiği 11/09/2018 tarihli yazıda davacının tedavisine ücretli hasta statüsünde devam etmek istediğini beyan ettiğini, acil halin sona erdiğine dair taahhütname imzalandığını, sözleşmesiz sağlık kuruluşunda yapılan giderlerinin ... tarafından karşılanmasının mümkün olmadığını, yine davayı kabul anlamına gelmemek birlikte mahkemece tüm fatura tutarı üzerinden hüküm kurulduğunu, tedavi giderlerinin KTK 98. maddesi uyarına SUT kapsamında ödendiğini ve bu doğrultuda hesaplama yapılması gerekirken tüm fatura bedeli üzerinden hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğunu, ayrıca davaya bakmakla görevli olan mahkemenin iş mahkemesi olduğunu, davanın görev yönünden reddi gerekirken kabul edilmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:
Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
27/06/2018 tarihinde, asıl dosya davalısı sürücünün araçla davacıya çarpması neticesinde yaralanan davacının, özel sağlık kuruluşlarında yaptığı tedavi giderlerinin ...'dan tahsili için birleşen davayı açtığı anlaşılmıştır.
Trafik kazası nedeniyle sağlık hizmet sunucularınca verilen tedavi hizmet bedellerinin tamamının ... tarafından karşılanması esasının getirilmesi amacıyla, 25/02/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanunun 59. maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi değiştirilmiş, anılan değişiklik ile trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesinin olup olmadığına bakılmaksızın ... tarafından karşılanacağı kararlaştırılmıştır. Bu nedenle davacının dava konusu belgeli/faturalı sağlık giderlerinin tümünden ... sorumludur.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; ...'nun, tüm tedavi giderlerinden değil, 6111 Sayılı Yasa ile değiştirilen 2918 Sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan ve belgeli tedavi giderlerinden sorumlu olmasına, mahkemece alınan bilirkişi raporu ve bu doğrultuda yapılan değerlendirme sonucunda KTK 98. maddesi gereğince kaza ile illiyet bağı bulunan belgeli tedavi giderinden birleşen dosya davalısı ...'nin sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ile birlikte istinaf başvuru nedenleri de göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde; dosyadaki bilgi ve belgelere göre ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmamasına, Mahkemece hükme esas alınan olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun kusur raporuna ilişkin değerlendirmesinin yerinde olmasına, yaralanan davacı için takdir edilen manevi tazminat tutarlarının, kazanın gerçekleşme biçimi, kusur oranları, ortaya çıkan zararın ağırlığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları birlikte değerlendirildiğinde, TBK'nin 56/1. maddesi kapsamında manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun olmasına göre, istinaf eden taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekili, birleşen dava davalı ...vekili ve asıl dava davalılar ... ve ...Ltd. Şti. vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurularının HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 732 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 732 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 170,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 561,20 TL istinaf karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Davalı ...harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı ..., davalı ...ve davalılar ... ve ...Ltd. Şti.'nin istinaf başvuruları nedeniyle sarf ettikleri yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
7-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 04/06/2026