Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/4599 E. 2023/3797 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/4599
Karar No
2023/3797
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/712 KARAR NO: 2024/1717 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/10/2022 NUMARASI: 2021/733 Esas - 2022/787 Karar DAVANIN KONUSU: Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/05/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin OSB ... Cad. ... Yukarı Dudullu Ümraniye İstanbul adresinde yer alan ... numaralı parselin sahibi olduğunu, 22/09/2021 tarihinde davalı tarafın olağan genel kurul toplantısının yapıldığını, ancak toplantıda okunan faaliyet raporu, bilanço ve denetim raporunun kanun ve OSB uygulama yönetmeliğine aykırı olduğunu, raporların gerçeği yansıtmadığını, genel kurullara katılımcı olarak katılan ve katılma hakkı olan OSB içindeki kooperatiflerin yönetim aidatlarını vermek zorunda olduklarını ancak ..., ..., ..., ... Mak. .. A.Ş. ve ... Gıda ... A.Ş. yönetimlerinden bu güne kadar aidat alınmadığının tespit edildiğini ve toplamda tahsil edilmesi gereken aidat tutarının faiz ile KDV hariç 27.956.784,26 TL olduğunu, bu tespit ile bilanço, gelir ve giderlerin gerçeği yansıtmadığını, geçmiş dönemdeki kayıtların hatalı tutulması sebebi ile devam eden dönemlerdeki kayıtlarında hatalı tutulduğunu, 2018 ve 2019 yılında alınan kararların iptali ile ilgili davalar açıldığını ve davanın İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/324 Esas sayılı dosyasında görüldüğünü, davada bilirkişi raporlarına istinaden 18/09/2018 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısının 5. Maddesinin TTK 421/2 maddesi gereğince yoklukla malul ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunun tespit edildiğini ve 5 maddenin yoklukla malul olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını ayrıca İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/348 Esas sayılı dosyası kapsamında alındığı iddia edilen bilirkişi raporunda ise 11/09/2019 tarihli olağan genel kurul toplantısının 1. Maddesinin yoklukla malul ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunun tespit edildiğini ve yapılan bu tespitlerde 22/09/2021 tarihli genel kurulda alınan kararların da hukuka aykırı olduğunu, mezkur mahkeme kararı ile 11/09/2019 tarihli olağanüstü genel kurulunun 4 ve 8 gündem maddelerinin iptal edildiğini ve bu karar ile daha sonra alınan tüm genel kurul kararlarının dayanaksız olduğunu, bilanço ile gelir gider tablolarının gerçeği yansıtmadığını, 11/09/2019 tarihli olağan üstü genel kurulunun 4. gündem maddesinde alınan karar ile yönetimin, katılımcılardan ek katılım payı adı altında para topladığını ancak önceki toplantılarda Başkan'ın bu toplanmak istenen bedelin kredi kullanılması neticesinde faizlerin yüksek olması sebebi ile geri iade edilmek üzere borç yani avans olduğunu açıkça ikrar ettiğini, bu kapsamda toplanan paraların katılım mı yoksa avans bedeli mi olduğunun anlaşılamadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte kanun ve yönetmelik hükümlerine göre alınmış bir katılım bedeli olmadığını, bu bedelin avans olduğunun ikrar edilmesine rağmen gelir gider tablosunda katılım payı adı altında gösterilmesinin söz konusu tüm hesapların da hatalı tutulduğunu gösterdiğini, hukuka aykırı şekilde karar alarak bunları uygulamaya çalışan yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmemesi gerektiğini, dava konusu genel kurulun 8 maddesinin oy çokluğu ile kabul edildiği tespitinin usul ve hukuka aykırı olduğunu, yönetim kurulu ve katılımcı kooperatif başkanlarının divan başkanlığına 2 adet önerge sunduğunun belirtildiği ancak önergelerin taraflarına tebliğ edilmediği gibi okunmadan oylamaya geçildiğini, OSB başkanı aidat alınmadığı iddia edilen malik sahiplerinden OSB kurulduğundan beri aidat alınmadığını ikrar ettiğini, dava konusu genel kurulun 9. maddesinin katılımcıların hak ve menfaatlerini korumadığından hukuka aykırı olduğunu, emsal karar ile 11/09/2019 tarihli genel kurulun 4 ve 8 maddelerinin iptal ediliğini ve söz konusu bütçenin yeniden tespitinin gerektiğini, davalının kanuna uygun şekilde tebligat yapmadığını, toplantıda yeterli çoğunluğun bulunup bulunmadığını tespit etmediğini ve hukuka aykırı şekilde toplantı yapılarak kararlar alındığını, toplantıya katılan kişilerin katılımcı olup olmadığı tespit edilmeden oylamaya geçildiğini, ..., ... ve ...'da faaliyet gösteren iş yerlerine davetiye gönderilmediğini, yönetimin 2018 yılı olağanüstü genel kurul kararının 13 numaralı maddesinde borçları anapara ve faizleri ile üyelerinden bu şekilde tahsil etme gayesi ile iyi niyetli olamadığını, 2020 yılında yapılan toplantıda ise toplanan paraların iade edilmeyeceğini söylediğini ve daha önce toplanan paraların karara aykırı şekilde toplandığını ispat ettiğini, bu sebeplerle dava konusu genel kurul kararlarının yürütülmesinin ihtiyati tedbiren geri bırakılmasına, 22/09/2021 tarihli olağan genel kurul toplantısının Olağan Genel Kurul Toplantısının Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu ve Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinde belirlenen usullere ve diğer hususlara aykırı bir şekilde yapılmış olması sebebiyle olumsuz oy kullanarak muhalefet edilen 22/09/2021 tarihli genel kurulun 1. 6. 7. 8. ve 9. numaralı gündem maddelerinin yoklukla malul olduğunun tespitine, talep kabul edilmezse söz konusu maddelerin hükümsüzlüğüne bu talepte kabul edilmezse gündem maddelerinde alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Öncelikle aynı genel kurul toplantısının gündem maddelerine ilişkin alınan kararların iptali talebi ile İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/736 Esas sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini ve dosyanın mezkur mahkeme ile birleştirilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından olağan genel kurul kararlarının usul, yönetmelik ve kanun kararlarına tamamen uygun olduğunu, davacı tarafın usulüne uygun olarak toplantıya çağrıldığını, toplantının bakanlık temsilcisi huzurunda yapıldığını ve imzalandığını, toplantı tutanağında toplantı çağrısının usule uygun olarak 95 katılımcıya tebliği edildiğini ve gerekli sayıda katılımcının toplantıya katıldığını, davacının daha önceki kurul kararlarının da iptali istemli davalar açtığını ve bunu adet haline getirdiğini, davacının dilekçesinde belirtmiş olduğu bilirkişi raporlarına karşı tüm raporları sunmadığını sadece kendi lehine olan rapor sonuçlarının bilgisini paylaştığını, ayrıca davacının belirtmiş olduğu bilirkişi raporunu içeren davada kararların yoklukla malul olduğu yönünde bir kararın verilmediğini, yalnızca bir gündem maddesi ile ilgili olarak iptal kararı verilmiş ve kararın kesinleşmemiş olduğunu, bilanço ve gelir gider tablolarının gerçeği yansıtmadığı iddiasının soyut bir iddia olduğunu, davacının dava konusu toplantıya katılmadığını ve temsilcisi olarak huzurda görülen davadaki vekilinin katıldığını , ilgili maddelerin oylanarak karara bağlandığını, henüz Dudullu OSB kurulmadan önce de kooperatiflerin orada bulunduğunu ve OSB kurulurken yalnızca bölge sınırlarına aidat alınmaması kaydıyla dahil olduklarını, 4562 sayılı yasa doğrultusunda Bakanlık kararı ile OSB kurulurken görüşüldüğü iddia edilen ve ancak bu şekilde OSB sınırlarına orada hali hazırda mevcut olan kooperatiflerin dahil olduğunu, bu hususun ... firması içinde geçerli olduğunu, OSB kurulurken mezkur şirketin kalkınmaya destek vermek için arazisinin büyük bir kısmını OSB'ye verdiğini, aidat hususunda görüşmelerin devam ettiğini ve Bakanlıktan gelecek yanıta göre hareket edileceğini, davacı iddialarının tetkik ve takdir olunacağı yargı yolunun idari olduğunu ve iddiaların huzurdaki dava kapsamında değerlendirilemeyeceğini, davacının dava sonunda elde etmeyi amaçladığı değer hakkında tedbir kararı verilemeyeceğini, iddiaların soyut olduğu ve ispatlanması gerektiğini, bu sebeplerle davacının tedbir talebinin reddine, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin davalı OSB'de ... Cad. No:... yukarı Dudullu Ümraniye İstanbul adresinde yer alan ... parsel numaralı yerin maliki olduğunu, müvekkilinin yurt dışında olması ve korona hastalığı nedeni ile ülkeye dönememesi ve gerçek kişi katılımcıların vekaletle de olsa OSB Genel Kurullarında katılımcı olarak katılabilmesine imkan verilmediğinden dava konusu 22/09/2021 tarihinde yapılan genel kurula katılamadığını, dava konusu genel kurulun toplantı nisabı sağlanmadan toplandığını, hazirun cetvelinde her ne kadar 58 katılımcı temsilcilerinin imzası olsa da bu temsilcilerin kanun ve yönetmeliklerin aradığı yetki belgelerine haiz olmadıklarını, katılanların ise yetki belgelerinin celp edilerek kontrol edilmesi gerektiğini ve toplantıda alınan kararların yoklukla malul olduğunu, davalının daha önceki genel kurullarda da aynı işlemi yapması sebebi ile hakkında açılan davaların olduğunu, dava konusu genel kurulda verildiği iddia edilen önerge ile 01/01/2022 yılından itibaren uygulanacak yönetim aidatının 8,694 TL/M2 olduğunu, ancak bu yönetim aidatının OSB katılımcısı sanayi sitesi kooperatiflerden hiç alınmamasına ve ... Makine A.Ş. Katılımcısından ise OSB içindeki 372.170 M2 arsasının sadece 133.430 M2'sinden yönetim aidatı alınması şeklinde verilen kararın yok hükmünde olduğu ve ilgili yasa ile yönetmeliği de aykırılık teşkil ettiğini, katılımcı ... firması, ..., ... , ... ve ... Gıda A.Ş. Katılımcılarından eksik aidatlar alındığını ve davalının 30.259.457,15 TL maddi zarara uğratıldığını, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın davalı tarafa birden fazla yazı gönderdiği ve eksik işlemler ile ilgili hususların tamamlanması adına talimatlarda bulunduğunu ancak davalının talimat gereğini yerine getirmediğini, bu hususla ilgili T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Bölgeleri Genel Müdürlüğünce yapılan bir işlem olup olmadığının sorulması gerektiğini, davalının aidat almadığı maliklerinin de müvekkili ve diğer katılımcılara yüklediğini, bu durumun kanun ve yönetmeliklere aykırı olduğunu, ayrıcı ödeme yapmadığı iddia edilen maliklerin geriye doğru olan aidatlarının tahsil edilmesi ile davalının yönetim aidatı bakımından hiç bir sorununun kalmayacağını, bu sebeplerle, davalı OSB'nin 22/10/2021 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısına 4562 sayılı OSB kanunu ve OSB uygulama Yönetmeliğinin toplantıya katılım için aradığı şartları taşımadığı iddia edilen ve yetkisiz kişilerin katılmak suretiyle toplantı nisabının kanuna aykırı olarak sağlanması sebebiyle toplantının ve toplantıda alınan kararların tümünün yoklukla malul sayılmasına, talep kabul edilmez ise 22/10/2021 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısında gündemin 8. Maddesindeki ''2022 yılı Yönetim Aidatı ve Hizmet Karşılıklarının Parsel Büyüklüğüne Göre Belirlenmesi'' gündeminde sadece yönetim aidatları ile alınmış olduğu iddia edilen '' 01/01/2022 - 21/12/2022 tarihleri arasında her parselden yönetim aidatlarının 8,694 TL/m2 kooperatiflerden aidat alınmamasına ve ... Makine katılımcısından ise 133.430 m2'sinden aidat alınması'' şeklindeki kararın 4562 sayılı OSB Kanunu ve OSB uygulama yönetmeliği gereğince yok hükmünde olduğunun tespitine, talep kabul edilmez ise gündemin 8. Maddesi ile ilgili olarak sadece Yönetim Aidatları ile ilgili olarak alınan tüm kararların iptaline, telafisi imkansız zararların önlenmesi amacıyla dava konusu Genel Kurul Kararlarının yürütmesinin tedbiren geri bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Öncelikle aynı genel kurul toplantısının gündem maddelerine ilişkin alınan kararların iptali talebi ile İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/733 Esas sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini ve dosyanın mezkur mahkeme ile birleştirilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından olağan genel kurul kararlarının usul, yönetmelik ve kanun kararlarına tamamen uygun olduğunu, davacı tarafın usulüne uygun olarak toplantıya çağrıldığını, toplantının bakanlık temsilcisi huzurunda yapıldığını ve imzaladığını, toplantı tutanağında toplantı çağrısının usule uygun olarak 95 katılımcıya tebliği edildiğini ve gerekli sayıda katılımcının toplantıya katıldığını, davacının daha önceki kurul kararlarının da iptali istemli davalar açtığını ve bunu adet haline getirdiğini, davacının dava konusu toplantıya katılmadığını, toplantıda ilgili maddelerin oylanarak karara bağlandığını, henüz Dudullu OSB'nin kurulmasından önce de kooperatiflerin orada bulunduğunu ve OSB kurulurken yalnızca bölge sınırlarına aidat alınmaması kaydıyla dahil olduklarını, 4562 sayılı yasa doğrultusunda Bakanlık kararı ile OSB kurulurken görüşüldüğü iddia edilen ve ancak bu şekilde OSB sınırlarına orada hali hazırda mevcut olan kooperatiflerin dahil olduğunu, bu hususun ... firması içinde geçerli olduğunu , OSB kurulurken mezkur şirketin kalkınmaya destek vermek için arazisinin büyük bir kısmını OSB'ye verdiğini, aidat hususunda görüşmelerin devam ettiğini ve Bakanlıktan gelecek yanıta göre hareket edileceğini, dava konusu genel kurulda alınan kararların yönetmelik gereğince usulüne uygun olarak ilan edildiğini, askı süresi içinde herhangi bir itiraz olmadığını ve askıdan indirildiğini, kesinleşen kararın Bakanlığa gönderildiğini, davacının dava sonunda elde etmeyi amaçladığı değer hakkında tedbir kararı verilemeyeceğini, bu sebeplerle davacının tedbir talebinin reddine, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "...Bu açıklamalar ışığında, asıl ve birleşen davada genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespit talepleri yerinde görülmeyerek reddine karar verilmiş, iptal talepleri yönünden 6 ve 7 nolu kararda asıl dosya davacısının usulüne uygun muhalefet şerhi ve iptal şartları mevcut olduğundan iptal kararı verilmiş, diğer maddeler yönünden asıl ve birleşen davada iptal şartları da oluşmadığından taleplerin reddine karar verilerek... ASIL DAVA: 1-Asıl davada talep edilen davalı İstanbul Dudullu Organize Sanayi Bölgesinin 22/09/2021 tarihli genel kurulunda alınan 1,6,7,8,9 nolu genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespiti talebinin reddine, gündemin 6 ve 7 nolu genel kurul kararlarının iptaline, 1,8,9 nolu kararların iptali şartları mevcut olmadığından bu talebin de reddine, BİRLEŞEN DAVA: 2-Birleşen davada talep edilen davalı İstanbul Dudullu Organize Sanayi Bölgesinin 22/09/2021genel kurulunda alınan tüm kararların yoklukla malul olduğunun tespiti talebinin reddine, gündemin 8.maddesinin iptali talebinin şartları oluşmadığından reddine, ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı ... İmalat San. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; Asıl dava yönünden genel kurulun kısmen reddedilen maddelerinin kanuna açıkça aykırı olduğundan iptali gerekmesi sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; Müvekkili davacı ...'e davalı OSB tarafından genel kurula çağrı Tebligat Kanununa uygun olarak yapılmadığından usul ve yasalara, dosya içeriğine uygun olmayan kararın kaldırılarak, birleşen davanın kabulü ile 22.09.2021 tarihli Oağan Genel Kurul toplantısında Gündemin 8. Maddesinin iptali edilmesi gerektiğinden kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından verilen nihâi karar ile genel kurulun bir kısım katılımcılardan aidat alınmaması yönünde karar alabileceğinin bildirildiğinden idari karar beklenmesi gerektiğini, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı denetime açık olmadığını ve yerinde inceleme yapılması talebi ile ek rapor talebinin reddinin savunma hakkının ihlali niteliğinde olduğundan kararların kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. 4562 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi gereğince OSB'ler özel hukuk tüzel kişisidir. Bununla birlikte 6102 sayılı Kanun'un 11 inci maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmedikleri için aynı Kanun'un 16 ncı maddesi gereğince tacir olarak kabul edilmeleri mümkün değildir. Öte yandan OSB'lerin ticaret şirketi olduğu yönünde herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Bu sebeple OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerekir. Dairemizce daha önce aynı nitelikteki davalarda Asliye Ticaret Mahkemesinini görevli olduğuna karar verilmiş olsa da Yargıtay 11. Hukuk Daresi'nin 2022/4599 E.-2023/3797 K. Sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine dair kararında OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu belirtilmiş olup bağlayıcı olan işbu içtihat gereğince Dairemizce görüş değişikliğine gidilerek Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmiştir. Bu sebeple taraf vekillerinin istinaf isteminin usulen kabulü gerekir. Görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan (HMK m. 114/c) iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önünde bulundurulur (HMK m. 115/1). Yukarıda açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin istinaf kanun yolu başvurusunun usulen kabulü ile kararın esası ve diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/3. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Taraf vekillerinin istinaf başvurularının yukarıda açıklanan sebeplerle KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/10/2022 tarih,2021/733 Esas 2022/787 Karar sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/3. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/3 ve 362/1/c maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 08/05/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/4599, K. 2023/3797, T. 22.09.2021, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-4599-e-2023-3797-k-29af816e4de8