Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/455 E. 2024/220 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/455
- Karar No
- 2024/220
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2022/455 - Karar No:2024/220 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/455 KARAR NO : 2024/220
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/01/2022 NUMARASI : 2020/277 E-2022/78 K
DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI :
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 21.03.2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 21.03.2024 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili: Müvekkili şirketin, davalı kooperatifin farklı ilçelerde bulunan 19 mağazasında özel tasarım ve özel imalat led aydınlatmalı tabela işini yaptığını ve teslim ettiğini, bu aydınlatma işleri karşılığında 14.10.2019 tarihli KDV dahil 1.674.988,76TL bedelli fatura düzenlendiğini, bu faturanın 16.10.2014 tarihli noter ihtarnamesi ile davalıya tebliğ edildiğini, davalı tarafın yapılan işlerden haberi olmadığı gerekçesiyle 21.10.2019 tarihli cevabi ihtarnameyle bu faturaya itiraz ettiğini, bunun üzerine faturaya dayalı olarak davalı aleyhinde Eskişehir 3. İcra Müdürlüğü'nün 2019/12016 sayılı dosyada ilamsız takip başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, imalatların çalışır durumda olduğunu, bu durumun yapılan tespitler sonucunda bilirkişi raporları ile tespit edildiğini belirterek, davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına ve 1.674.988,76TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili: Taraflar arasında herhangi bir sözleşme imzalanmadığını, davacı tarafın iddia ettiği gibi sözleşme yapmadan güvene dayalı hareket ederek 1.674.988,76TL bedelli imalatların yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin bilgisi dışında kesilen ve içerik olarak gerçeği yansıtmayan faturayı kabul etmediklerini, davacı tarafın müvekkili kooperatifin yapılan işleri bilerek tahrip ettiği ya da ortadan kaldırdığı iddiasının tamamen asılsız olduğunu, bir arıza veya tahribat meydana geldiyse bunun sebebinin müvekkili kooperatif değil kullanılan malzemenin kalitesizliği ya da imalat hatasıyla alakalı olduğunu, tespit bilirkişi raporlarını kabul etmediklerini, yapılan ilk işler için de sözleşme yapılmadığını, bu işler için sadece fatura düzenlendiğini ve fatura bedelinin de davacı tarafa ödendiğini, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince: Davanın taraflar arasında eser sözleşmesine dayalı düzenlenen faturadan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğu, Eskişehir 3. İcra Müdürlüğü'nün 2019/12016 sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı ....Ltd.Şti. tarafından davalı borçlu kooperatif aleyhine 14/10/2019 tarihli faturadan kaynaklı 1.674.988,76 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili için ilamsız takip yapıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu vekilinin süresinde itirazı üzerine takibin durdurulduğu, iş bu davanın yasal süresinde açıldığı, dava konusu 19 adet mağazanın bulunduğu yerdeki mahkemeler tarafından değişik iş dosyaları üzerinden bilirkişiler marifetiyle yapılan iş ve metrajların tespit edilmiş olduğu, tarafların davanın esasını etkileyecek mahiyetteki delillerinin toplandığı, akabinde mali müşavir bilirkişiden 21/12/2020 tarihli raporun alındığı, raporda özetle; her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu davacıya ait ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının 1.674.988,76TL alacaklı olduğu, davalı kooperatifin ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle borcunun bulunmadığının belirtildiği, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, tarafların itirazlarının değerlendirilmesi ve ayrıca talebin eser sözleşmesinden kaynaklı olması nedeniyle yapılan iş ve bedelinin belirlenmesi amacıyla makine mühendisi ve elektrik elektronik mühendisi bilirkişilerden rapor 26/03/2021 tarihli raporun alındığı, raporda özetle; dava ve takibe konu edilen faturalara dayanan işlerin yapım yılı itibariyle mahalli rayiçlere göre yapılan imalat bedellerinin KDV dahil toplam 331.888,89TL olduğunun belirtildiği, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, tarafların itirazı üzerine alınan 24/05/2021 tarihli ek raporda tespit bilirkişilerinin metrajları dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, hesaplamalarda işçilik, nakliye, tasarım, montaj ve işletme karı dahil edilerek yapım yılı itibariyle mahalli rayiçlere göre fiyat belirlendiği, düzenlenen irsaliyeli faturadaki miktar bölümünde belirtilen miktarların tespit bilirkişilerince yapılan tespit miktarları ile uyuşmadığı, düzenlenen faturanın dosya muhteviyatında bulunan fotoğraflardaki ve tespit bilirkişilerince yapılan tespitlerdeki işler ile birebir örtüşmediği, bu nedenle kök raporda herhangi bir değişiklik olmadığının belirtildiği, ek raporun taraflara tebliğ edildiği, dosyadaki mevcut her iki bilirkişi raporu arasında çelişki bulunması ve tarafların itirazları dikkate alınarak üçüncü bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verildiği, elektrik mühendisi, inşaat yüksek mühendisi ve makine mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinin 26/11/2021 tarihli raporunda özetle; davalı kooperatife ait 19 adet satış mağazasının yapım yılı rayiçlerine göre fiyatlara montaj, nakliye ve yüklenici karı eklenmek suretiyle yapılan hesaplama sonucu yapılan iş bedelinin KDV dahil toplam 585.661,31TL olduğunun belirtildiği, her ne kadar taraf vekillerinin rapora karşı itirazda bulunmuş ve ayrıca davacı vekili itiraz dilekçesi ekinde uzman görüşü ibraz etmiş ise de, 26/11/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporuna; dava konusu 19 adet mağazaya ilişkin değişik iş dosyalarında bilirkişiler tarafından tespit edilen yapılan iş ve metrajların dikkate alınması, yapılan işin bedelinin yapım yılı rayiçlerine göre belirlenmesi ve fiyatlara montaj, nakliye ve yüklenici karının eklenmesi suretiyle değerlendirme yapılması nedeniyle itibar edildiği, davacı tarafın davalıya ait 19 adet mağazanın özel tasarım ve özel imalat led aydınlatma tabela işine dayalı eser sözleşmesinden kaynaklı olarak icra takibi ile alacak talebinde bulunduğu, eser sözleşmesinde iş sahibinin borcunun TBK 479/1 maddesi uyarınca iş bedelini ödemek, yüklenicinin borcunun ise TBK 471/1 maddesi uyarınca eseri iş sahibinin amacına uygun, haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek olduğu, TBK’nun 474. maddesinde ise ayıp nedeniyle yüklenicinin sorumluluğunun düzenlendiği, buna göre, açık ayıplar yönünden iş sahibi imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek, ayıpları var ise bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, gizli ayıplar yönünden ise 477/son maddesi uyarınca ortaya çıkar çıkmaz geçirmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunluluğu bulunduğu, ayıbın bildirilmemesi halinde eserin kabul edilmiş sayıldığı, ayıp ihbarının varlığının her türlü delil ile ispatının mümkün olduğu, taraflar arasında yazılı bir eser sözleşmesi bulunmadığı, her ne kadar davalı taraf cevap dilekçesi ile yapılan işlerden bilgileri ve rızaları olmadığını beyan etmiş ise de yargılama aşamasında 22/09/2021 tarihli celsede yapılan işi kabul ettiği, ancak yapılan işin bedeline itiraz ettiği, buna göre taraflar arasında sözlü eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu, ancak sözleşme ile işin bedelinin açık ve net olarak kararlaştırılmadığı, buna göre taraflar arasındaki ihtilafın davacı tarafça yapılan işin bedeline ilişkin olduğu, karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerektiği(TBK m.97), somut olayda da; tarafların ticari defter ve dayanak belgeleri, fatura, değişik iş dosyaları, bilirkişi heyetinin 26/11/2021 tarihli raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında davacı şirket tarafından davalı kooperatife ait Eskişehir merkez ve ilçeleri ile Bursa iline bağlı Yenişehir ve İnegöl ilçelerinde bulunan toplam 19 adet mağazanın tasarım ve led aydınlatma tabela işinin yapılmasına dair sözlü eser sözleşmesi yapıldığı, sözleşme uyarınca davacı yüklenici tarafından 19 adet mağazanın tasarım ve led aydınlatma tabela işinin yapıldığı, davacı tarafça icra takibine konu yapılan faturada belirtilen ve talebe bağlanan işler de dikkate alınarak bilirkişi heyeti raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu 19 adet mağazaya ilişkin değişik iş dosyalarında bilirkişiler tarafından tespit edilen yapılan iş ve metraj miktarına göre yapılan işin bedelinin fiyatlara montaj, nakliye ve yüklenici karının eklenmesi sonucu yapım yılı rayiçlerine göre KDV dahil toplam 585.661,31TL olduğu, uyuşmazlık konusu işin her iki taraf için de ticari iş olup avans faizi uygulanması gerektiği, her ne kadar davalı taraf delil listesinde yemin deliline dayanmış ise de, davalı vekilinin 22/09/2021 tarihli celsede yapılan işe itirazlarının olmadığını ancak fiyatın fahiş olduğunu beyan etmesi nedeniyle taraflar arasında işin yapıldığı yönünde ihtilaf bulunmaması, sözlü eser sözleşmesi ile iş bedelinin kararlaştırılmadığının her iki tarafın kabulünde olması ve ihtilafın yapılan işin yapıldığı tarihteki mahalli rayiç bedeline yönelik olması nedeniyle bu hususta yemin deliline başvurulması mümkün olmadığı anlaşılmakla, sübut bulan davanın kısmen kabulü ile, davalı tarafından Eskişehir 3. İcra Dairesi'nin 2019/2016 sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 585.661,31 TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi yönünden devamına, kabul dışı kalan talebin reddine, eser sözleşmesinden kaynaklı uyuşmazlıklarda alacak likit olmadığından davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine, reddedilen miktar yönünden davacı tarafın kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden koşulları oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalı tarafından Eskişehir 3. İcra Dairesinin 2019/2016 sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin 585.661,31 TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi yönünden devamına, kabul dışı kalan talebin reddine, alacak likit olmadığından davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine, koşulları oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemenin ara kararlarına ve dosya kapsamına aykırı olarak hazırlanan 26.11.2021 tarihli rapora dayanan kararın hatalı olduğunu, müvekkili şirketin davalı mağazalarına özel tasarım ve özel imalat led aydınlatmalı tabela işi yaptığını, belirtilen 19 mağazada işin yapıldığını ve teslim edildiğini, müvekkilince aydınlatma işlerinin tamamlandığını ve faaliyete geçirildiğini, bu aydınlatma işleri karşılığı 14.10.2019 tarihli KDV dahil 1.674.988,76 TL bedelli fatura düzenlendiğini ve bu faturanın 16.10.2014 tarihli ihtarname ile davalıya tebliğ edildiğini, bu ihtarnameye karşı davalı yanca 21.10.2019 tarihli ihtarname ile cevap verildiğini ve kurumun yapılan işlerden haberi olmadığı gerekçesi ile faturaya itiraz edildiğini, bunun üzerine Eskişehir 3. İcra Müdürlüğünün 2019/12016 sayılı dosyası ile 28.10.2019 tarihinde faturaya dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığını ve ödeme emrinin davalıya 12.11.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının takibe haksız itirazı ve yapılan imalatları inkar etmesi üzerine müvekkili şirketin talebi ile davalı yana yapılıp teslim edilen imalatlara ilişkin olarak Seyitgazi İlçesi, Doğançayır Mahallesi, Kırka Mahallesi, Gündüzler Mahallesi, Muttalip Mahallesindeki imalatlar için Eskişehir Ticaret Mahkemesinin 2019/1550 D.İş sayılı dosyasında, Sivrihisar İlçesi, Günyüzü İlçesi, Dümrek Mahallesi, Kaymaz Mahallesindeki imalatlar için Sivrihisar Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/19D.İş sayılı dosyasında, Çifteler ve Mahmudiye İlçelerindeki imalatlar için Çifteler Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/11 D. İş sayılı dosyasında, Mihalıççik İlçesi, Yunus Emre Mahallesindeki imalatlar için Mihalıççik Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/2 D.İş sayılı dosyasında, İnönü İlçesinde bulunan imalatın tespiti için Bozüyük Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/47 D.İş sayılı dosyasında; Alpu İlçesi, Osmaniye Mahallesi, Alpu Mısır Kurutma tesisindeki imalatlar için Beylikova Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/2 D.İş sayılı dosyasında, Yenişehir İlçesindeki imalatlar için Yenişehir Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/23 D.İş sayılı dosyasında, İnegöl İlçesindeki imalatlar için İnegöl Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/51 D.İş sayılı dosyasında keşifle elektrik mühendisi bilirkişilerce yapılan imalatların tespit edildiğini ve çalışır durumda olduklarının belirlendiğini, bu yapılan tespitler uyarınca mahallinde keşif yapılarak ve bizzat incelenerek elektrik mühendisleri tarafından hazırlanan bilirkişi raporlarında, imalat bedelleri olarak bir bilirkişinin tespit yapmamasına rağmen toplam 1.144.015,96 TL KDV hariç fiyat belirlendiğini, müvekkili ile davalı arasında işin yapılmasına dair bir sözleşme olmadığını, bunun sebebinin ise müvekkili şirketin davalının talebi ile önce davalı şirkete ait olan Eşkişehir Merkez İlçesi ( iki takım ), Beylikova İlçesi (bir takım) ve Bozan Mahallesinde (bir takım) bulunan mağazalarına toplam dört takım led aydınlatmalı tabela imalatı yaptığını ve bu imalatlar karşılığı olarak 14.11.2018 tarih ve 159.000,00TL bedelli fatura kesilmiş olup, bu fatura karşılığı olan bedelin davalı yanca müvekkilinin banka hesabına itiraz edilmeksizin ödendiğini, ilk imalatlar için dava dışı kesilen faturaların ödenmesi üzerine davalının talimatı ile ayrıca sözleşme yapmaya gerek duyulmadan davaya konu ek imalatların yapıldığını ve dava konusu faturanın kesilerek tebliğ edildiğini, dosya kapsamında yapılan mali müşavir incelemesinde dava konusu olmayan faturanın her iki şirket defterlerine kaydedilip bedelinin ödendiğinin tespit edildiğini, mahkemenin ticari defter incelemesinden sonra dosyayı imalatın bedelinin tespiti için bilirkişiye verdiğini, bu bilirkişiler makine mühendisi ve elektrik elektronik mühendisi tarafından hazırlanan raporda; 19 adet mağaza için 331.888,89 TL bedel tespit edildiğini, bu rapora karşı itiraz ettiklerini ve dosyaya fiyat tespitleri esas olmak üzere emsal fiyat teklifleri, müvekkili şirketin başkaca kamu kurumlarına yapmış olduğu imalatlara dair teknik şartname ve fiyatları gösteren fatura suretleri, müvekkilinin imalat sürecini gösteren işçilik bildirgelerinin sunulduğunu, bu itirazlarını haklı bulan mahkemenin 16.06.2021 tarihli duruşma ara kararı uyarınca, dosyanın bilirkişi kuruluna yeniden tevdi edilerek bilirkişi kuruluna gerektiğinde yapılan işler üzerinde inceleme yetkisi tanınmak sureti ile yeniden rapor hazırlanması görevi verildiğini, bunun üzerine aynı bilirkişiler tarafından hazırlanan raporda, piyasada yapılan tekliflerde malzeme liste fiyatı üzerinden %30 ile %60 arasında indirim yapıldığı gerekçesi ile yine aynı miktarın tespit edildiğinin belirlendiğini, bu tespiti yapan bilirkişilerin dosyada resimler üzerinden malzeme tespiti yaptığını, mahkemece verilen yerinde tespit görevini yerine getirmediğini, bu rapora karşı 13.06.2021 tarihinde itiraz ettiklerini, bu itirazlarının mahkemece haklı bulunarak 16.06.2021 tarihinden yapılan duruşmada alınan ara kararı ile bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verildiği, bu karar üzerine mahkemeye 30.06.2021 tarihli dilekçe ile çoğu kamu kurumu olmak üzere emsal fiyatları gösterir teknik şartname ve faturalar ile emsal fiyat tekliflerini sunduklarını, bu belgelerin sunulmasından sonra dosyanın yeniden aynı bilirkişiye gönderilerek alınan 04.08.2021 tarihli raporda, kök raporda ve ek raporda belirttikleri görüşlerde herhangi bir değişiklik olmadığı, mahalli rayiçlere göre değerin 344.066,13 TL olarak hesaplandığının belirtildiğini, bu raporu hazırlayan bilirkişilerin kendi aldıkları proforma fatura üzerinden %70 iskonto yapmak sureti ile imalat tespiti yaptığını, bunun üzerine 2. ek rapora karşı 01.09.2021 tarihinde verdikleri dilekçe ile itiraz ettiklerini ve yeni bir heyetten rapor talep ettiklerini, bu itirazlarındaki bilimsel tespitlerin mahkemece uygun görülerek 22.09.2021 tarihli duruşma ara kararı ile, "ek gider avansının yatırılması halinde davacı vekilinin itirazı doğrultusunda mahkememizin 03/02/2021 tarihli 1 nolu ara kararı ve 16/06/2021 tarihli 2 nolu ara kararlar uyarınca taraflar arasında dava konusu yapılmayan önceki işlere ait yapılan işler ve bunun karşılığı ödenen ücretlerde dikkate alınmak suretiyle bir makine mühendisi, bir elektrik elektronik mühendisi ve bir gayrimenkul değerleme uzmanı inşaat mühendisinden oluşacak bilirkişi heyetinden rapor alınmasına" karar verildiğini, bu karar gereği dosyanın elektrik mühendisi, inşaat mühendisi, makine mühendisinden oluşan yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edildiğini, bu heyet tarafından hazırlanan raporda eski bilirkişilerce yapılan hesaplama hatalarının tamamının yapıldığını ve mahkemece 22.09.2022 tarihli ara kararı uyarınca " 03/02/2021 tarihli 1 nolu ara kararı ve 16/06/2021 tarihli 2 nolu ara kararlar uyarınca taraflar arasında dava konusu yapılmayan önceki işlere ait yapılan işler ve bunun karşılığı ödenen ücretlerde dikkate alınmak suretiyle" rapor hazırlanması belirtilmesine rağmen bu hususların raporda geçmediğini, bu rapora karşı endüstri mühendisi ve inşaat mühendisinden oluşan bilirkişilere hazırlatılan özel raporda özel imalatın ne olduğu bu imalatlarda maliyete etki eden unsurların ne olduğu ve dosyadaki ara kararları da dikkate alınarak maliyetin fiyatının nasıl hesaplanması gerektiğinin açıkça ortaya konulduğundan bilirkişi raporuna itiraz edildiğini, itirazlarının mahkemece reddedildiğini ve 26.11.2021 tarihinde alınan bilirkişi raporuna dayanılarak mahkemece karar verildiğini, bu raporda gerek esasa dair beyanlarını içeren 20.01.2022 tarihli, gerekse aşamalarda ileri sürmüş oldukları hususların değerlendirilmediğini, dosyadaki raporların hiçbirinin birbiri ile uyumlu olmadığını, raporlar arasında açık çelişkiler olduğunu, davada davalının fatura konusu yapılan işleri inkar etmesi üzerine mahallinde keşif icraları ile delil tespiti yaptırdıklarını, bu tespitlerde hazırlanan raporlar ile 26.11.2021 tarihli rapor arasında fahiş farkların olduğunu ve bu farkların sebebinin bilimsel olarak 26.11.2021 tarihli raporda açıklanmadığını ve çelişkinin giderilmediğini, teknik bir rapor için Sivrihisar ve İnegöl raporları haricinde 26.11.2021 tarihli rapor arasında sadece 5 dosyada 629.085,81 TL gibi çok büyük ve fahiş fiyat farkları olduğunu, bu farkların sebebinin hükme esas olarak görülen bilirkişi raporunda irdelenip gerekçelenmediğini, dolayısı ile dosyada mevcut deliller arasında çelişkiyi giderecek bir ek rapor alınması zorunluyken mahkemenin aşamalarda alınan raporlar ve delil tespiti raporlar ile uyumsuz olan rapora göre hüküm kurduğunu, çelişkinin giderilmediği, arar kararları ve itirazların değerlendirilmediği raporun hükme esas alınmasının açıkça hukuka aykırı ve bilimsellikten uzak olduğunu, mahkemenin 14.04.2021 tarihli duruşmasında alınan 1 nolu ara kararına göre işlem yapılması gerekirken hükme esas bilirkişi raporunda buna ilişkin değerlendirme yapılmadığını, 26.11.2021 tarihli raporda "dosya muhteviyatında dava konusu imalatlarla ilgili olarak herhangi bir teknik şartname, Malzeme şartnamesi, proje test ve kabul tutanağı bulunmadığı, yapılan imalatlarda kullanılan malzemelerin test ve kabul tutanakları, tip test raporları, kalite belgesinin dava dosyasında almadığı" şeklinde tespitte bulunulduğu, mahkemenin 14.04.2021 tarihli ara karında da belirtildiği gibi 14.04.2021 tarihinde sundukları dilekçenin ekinde teknik şartname, malzeme şartnamesi, projenin mevcut olduğunu, ayrıca aynı tarihli ara kararı uyarınca dosyaya bilirkişilerin yerinde tespit yapabilmesi için 600,00 TL ücret depo edildiğini, malzemenin kalite ve evsafı ile ilgili tespit yapılabilmesi için bilirkişilere mahkemece yerinde inceleme yetkisi verildiğini, bu yetki hiç kullanılmadığı gibi malın evsafını bilmeden hangi yerden teklif alındığı belirtilmeden fiyat alındığını ve buna göre rapor hazırlandığını, bilirkişi raporunun bu hali ile dosyada mevcut delil durumuna uygun olmadığını, bu durumun açık çelişki ve hata oluşturduğunu, 26.11.2021 tarihli raporun mahkemenin kararına uygun hazırlanmadığını, mahkeme kararında belirtilen hususların teknik olarak değerlendirilmesi gerekirken aksine dosya muhteviyatında 14.04.2021 tarihli dilekçenin ekinde olan teknik şartname, proje ve malzeme şartnamesi ile 30.06.2021 tarihli dilekçe ekinde sunulan emsal işler, ücretler, fiyat teklifleri ve teknik şartnameler yokmuş gibi tespit yapıldığını, hesaplamanın afaki ve bilirkişilerin kendilerince uydurdukları verilere dayandığını, bu şekilde hazırlanan raporun hükme esas teşkil edemeyeceğini, yine raporun 4. sayfasındaki hesaplamalar kısmının 5. satırında kendi vasıflandırdığı malzemelere nereden fiyatlandırıldığı belli olmayan bir teklif alındığı belirtilerek ortalama bir fiyat belirttikten sonra "%20 Montaj, Nakliye, Müteahhitlik karı" ekleyerek hesap yaptığını, nakliyeyi montajı ve imalat işçiliğini malzeme fiyatı üzerinden hesaplamanın teknik olarak mümkün olmadığını, işçiliğe dair sunulan hizmet cetveli ile ham halde gelen malzemelerin birleştirilmesi ve Avanos ilçesinden Eskişehir merkez ve 19 ayrı lokasyona nakledilmesi ve montaj işçiliği ayrıca hesaplanıp buna göre fiyat tespiti yapılması gerektiğini, bunlar yapılmadan hiçbir veriye dayanmadan montaj, nakliye ve müteahhitlik karı olarak %20 rakamının belirlenmesinde hiçbir bilimsel gerçeklik bulunmadığını, dosyada sunmuş oldukları hizmet cetveli, Eskişehir'de hangi lokasyonlarda iş yapıldığının belli olması ve montaj ve imalat işçiliğinin ne kadar olması gerektiği hesaplanabilir olduğundan raporun dosya muhteviyatına ve dosyadaki delil durumuna aykırı olduğunu, belirtilen sebeplerle bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi için içinde akademisyen bir bilirkişinin bulunacağı yeni bir bilirkişi heyetinden rapor aldırılması gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın tümden kabulüne ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, mahkemece dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına ve özellikle taraflar arasında led aydınlatma yapımına ilişkin sözlü eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu ihtilafsız olmakla birlikte, uyuşmazlığın iş bedelinden kaynaklı olduğu anlaşılmakla, Yargıtay yerleşik içtihatlarında da kabul edildiği üzere mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında davaya konu işe ilişkin piyasa şartları değerlendirilmek suretiyle işin yapıldığı tarihteki piyasa rayiçleriyle bedelin belirlenip hüküm altına alınmış olmasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 21.03.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır