Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2089 E. 2026/976 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/2089
- Karar No
- 2026/976
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/2089
KARAR NO: 2026/976
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/06/2022
NUMARASI: 2016/42 Esas, 2022/637 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak (Yayımlama Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 13/07/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında 14.08.2014 tarihinde akdedilmiş olan sözleşme ile yüklenici tarafından üstlenilen ... dış cephe kaplaması işinin ayrıntısı sözleşme ve eklerinde kararlaştırıldığı üzere yüklenici davacı tarafından imalatını, proje uygulaması ile diğer idari, teknik, mali ve hukuki sorumlulukların yerine getirilmesi hususlarının kararlaştırıldığını, sözleşmenin 7. maddesi ile ödeme koşullarının düzenlendiğini, 20. maddesi ile fesih ve sona erme şartlarının düzenlendiğini, toplam 495,79 m2 ... malzemenin 6 seferde davalıya teslim edildiğini, davalı tarafından gönderilen 16.12.2014 tarihli e-mailde de 6 adet sevkiyat olduğunun kabul edildiğini, sözleşme gereği toplam 407,16 m2 malzeme teslimi taahhüt edilmiş olmasına rağmen 495,79 m2 malzeme tesliminin gerçekleştiğini, malzemelerin sevk edilmediğinden bahisle sözleşmeye uygun ödeme yapılmadığını, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/96 D. İş sayılı dosyası ile 26.01.2015 tarihinde mahallinde yapılan keşif üzerine 495,79 m2 ... malzemenin şantiye alanına teslim edildiğinin tespiti yapıldığını, malzeme sevki tamamlandığında 30.000-TL ödemenin davalı tarafından yerine getirilmediğini iddia ederek, sözleşmeye uygun şekilde ödenmesi gereken 30.000- TL nın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 06.01.2015 ihtar tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ve sözleşmede kararlaştırılan aylık %2 akdi faizi ile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP VE KARŞI DAVA
Davalı vekili cevap dilekçesi ve karşı dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında dış cephe kaplama uygulamalarının götürü fiyat esasına göre yapılması konusunda 14.08.2014 tarihli eser sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 5.maddesine göre işin ön keşif bedelinin 107.000-TL olarak belirlendiğini, bu bedelin; 7.maddeye göre, sözleşmenin imzasından sonra 5 işgünü içinde 35.000.- TL, ilk malzeme sevki ile 25.000.- TL, kalan malzeme sevki tamamlandığında 30.000.- TL ve işin tesliminde kalan 17.000.- TL ödeneceğini, iş programının 10 gün gecikmesi durumunda geçen her gün için işveren yükleniciden 500.- TL kesinti uygulayacağını, müvekkili tarafından toplam 66.000.- TL ödendiğini, davacı tarafından işin tamamlanmadığını, işin yapılması için gerekli malzemelerin teslim edilmediğini, hatalı ... imalatlar ve hatalı cephe uygulamaları, tasarıma uygun yapılmayan ... ürünler olduğunun davacı tarafa birçok kez bildirildiğini, davacının 11.12.2014 tarihinde işçileri şantiyeden çektiğini ve çalışmayı durdurduğunu, İstanbul 14. Sulh Hukuk Mahkemesi 2014/145 D. İş sayılı dosyası ile 08.01.2016 tarihinde delil tespiti yapıldığını, tespit edilen hususlar hakkında .... Noterliğinin 14.01.2015 tarih ... yevmiye no.lu ihtarnamesinin gönderildiğini, ayıp ihbarlarının davacıya yasal süreler içinde yapıldığını, teslim edilmeye çalışılan ürünler hatalı ve eksik olduğundan teslim belgelerinin müvekkili tarafından imzalanmadığını, imzaların müvekkiline ait olmadığını iddia ederek davanın reddini, karşı davada ise, işin teslim süresi 70 gün iken 154 günde işi teslim etmeyerek 84 gün geciktiren davacı-karşı davalıdan sözleşmeye göre günlüğü 500.- TL dan gecikme bedeli olarak 42.000.- TL, İstanbul 14. Sulh Hukuk Mahkemesinde yapılan tespite göre; cepheye montajı yapılan ve kullanılabilir ... ürünlerin toplam tutarı 52.936,07 TL ve yapılan ödemeler toplamı 66.000.- TL olup, buna göre müvekkilinin davacı-karşı davalıya fazladan yapmış olduğu ödeme bedeli olan 13.063,93 TL, şantiye alanına.... Şti. personelince kötü istifleme ve kullanımlardan dolayı verilen zararlar karşılığı olarak 900,00 TL olmak üzere toplam 55.963,93 TL nın davacı-karşı davalıdan ihtarname tarihinden itibaren sözleşmesel faizi ile tahsilinin talep edildiği, açıklanan nedenlerle; davanın reddine, her türlü fazlayı ve iş sahibinin müvekkilinden talep edecek olduğu tazminatlarla ilgili rücu hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 55.093,93 TL nın ihtarnamenin tebliğinden itibaren sözleşmesel faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda özetle, 08/01/2015 tarihli ilk tespit tarihinde davacının sözleşme konusu malzemeleri eksiksiz ve tam teslim etmediğinin görüldüğü ancak sonraki 26/01/2015 tarihli tespit raporunda bu eksikliklerin giderildiği dolayısıyla davacının ikinci tespit tarihi itibarıyla yani 26/01/2015 tarihi itibarıyla davalıdan 30.000,00 TL talep edebileceğinin anlaşıldığı, her ne kadar davacı taraf davalı tarafa 06/01/2015 tarihinden itibaren ihtarat çektiğini ve faiz talep ettiğini iddia etmiş ise de işin tamamlandığı 26 Ocak 2015 tarihi itibarıyla tespit olunduğundan davacının 26 Ocak 2015 tarihinden itibaren faiz isteyebileceği, davalı taraf ise karşı davasında gecikme bedeli olarak 42.000,00 TL fazla yapılan ödeme olarak 13.063,93 TL verilen zarardan dolayı 900,00 TL olmak üzere toplam 55.963,93 TL talep ettiği, taraflar arasındaki sözleşmeye göre işin tümüyle bitim süresi 23 Ekim 2014 günü olduğu, yine sözleşmeye göre buna 10 günlük süre eklendikten sonra 2 Kasım 2014 tarihinden itibaren davalı karşı davacı ödemelerde cezai şart bedeli olarak kesinti yapabileceği, dolayısıyla gün başına 500,00 TL'lik kesinti yapılmaya başlanacak tarihin 3 Kasım 2014 tarihi olduğu, ancak dosyada işin tümüyle bitiş tarihi belli olmadığı, İstanbul 14. Sulh Hukuk Mahkemesi'nden yapılan tespitte 08/01/2015 tarihide işlerin tamamlanmadığı tespitinin yapıldığı, daha sonra İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/96 Değişik İş dosyasında 26/01/2015 tarihi itibarıyla işlerin bittiğinin tespit edildiği, ancak bilirkişi raporunda 15. sayfasında izah edildiği üzere malzeme teslimi hem montaj dahil ifa edilme süresi 22 Aralık 2014 tarihi olduğu, buna 10 günlük süre eklendiğinde cezai şart bedeli kesintisinin başlayacağı tarihin 2 Ocak 2015 tarihi olduğu, 2 Ocak 2015 - 26 Ocak 2015 tarihleri arası 24 gün olup 24 x 500,00 = 12.000,00 TL olduğu, davacının davalıya ödemesi gereken bedelin 12.000,00TL olduğu, diğer işler tamamlandığından davalı karşı davacının geri kalan talebinin reddi gerektiği, davacının çektiği ihtarname tarihinin 14/01/2015 tarihi olduğu en son işin tamamlanma tespit tarihi 26 Ocak 2015 olduğundan 26 Ocak 2015 tarihinden itibaren davalı karşı davacı lehine faize karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. İSTİNAF SEBEPLERİ
Asıl davada davalı karşı davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, asıl dava yönünden mahkemenin kararının eksik ve hatalı incelemeye dayandığı, mahkeme kararında sadece malın teslimi yönünden inceleme yapıldığı, oysa sözleşmenin sadece mal teslimini değil, sözleşme konusu ürünlerin montajını da içerdiği, malın teslim edilmediğinin dosyada bulunan bilirkişi raporlarıyla da sabit olduğu, dosyada bulunan 22.05.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda da gösterildiği üzere , dosyada malın teslim edildiğini gösteren son tarihin 08.12.2014 olduğu, bu tarihten sonraki bir teslimi gösteren herhangi bir yazılı teslim belgesi bulunmadığı, dosya içinde bulunan diğer belgelere göre de teslim belgelirinin hiçbirisinde müvekkilinin veya yetkilendirdiği bir kişinin imzası olmadığı, davacı-karşı davalının dayandığı İstanbul 3 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/96 D İş sayılı bilirkişi raporu eksik ve taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözecek nitelikte olmadığı, dosya içinde bulunan İstanbul 14. Sulh hukuk Mahkemesinin 2014/415 D. İş sayılı dosyasındaki bilirkişi raporu ise gerekli ölçümlerin yapıldığı teslim edilen veya edilmeyen, hatalı ve ayıplı işlerin tamamının ayrıntılı olarak gösterildiği bir rapor olduğu, oysa bilirkişi raporunda gösterildiği üzere, müvekkil tarafından yaptırılan keşif ve tespittin sonra mal teslimine ve üretim ve montaj yapıldığına dair davacı-karşı davalının hiç bir delil ve belgesi bulunmadığı, dosya içinde bulunan tanık beyanlarının incelenmesinden görüleceği üzere, davacı-karşı davalı tanığı olan ... yeminli ifadesinde, davacı-karşı davalının şantiyeden ayrıldığını, davalı-karşı davacı tanıklarından ..., davacı-karşı davalının yapmadığı işi kendisinin tamamladığını eksik bırakılan malzemenin başka bir firmadan tedarik edildiğini, sözleşmenin yürürlük tarihinde davacı-karşı davalı firmada dava konusu yerle ilgili saha sorumlusu olarak çalışan ...; ...yapılan iş ile ilgili olarak ayıplı iş yaptıklarını bunu da şirket yetkilisi ile tespit ettiklerini, diğer sembol dövizin olduğu binada hiç bir işlem yapılmadığını, tanık ... ise, davacı karşı davalının yapmadığı ve eksik bıraktığı tüm işlerin kendisi tarafından yapıldığını eksik ve hatalı malzemelerin müvekkil tarafından başka firmalardan tedarik edildiğini açık bir biçimde beyan ettikleri, tüm bu tanık beyanlarındaki açıklığa karşın sayın mahkemenin sadece mal tesliminden ki teslim edilmediği de açık olan bir vakıayı olmuş gibi göstererek davacı-karşı davalının talebini kabul etmesi usul ve yasaya açıkça aykırı olduğu, yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, davacı-karşı davalı sözleşme konusu malı teslim ettiğini yazılı belge ile kanıtlaması gerektiği, bu konuda yazılı bir belge sunulmadığı, bu nedenle mahkemenin bilirkişi ek raporundaki İstanbul 14 sulh hukuk Mahkemesinde yapılan tespit ile, İstanbul 3 asliye Ticaret mahkemesi tespiti arasındaki tarihler aralığından teslim ve montaja ilişkin hiç bir belgenin sunulmamasını dikkate almadan karar ittihazı usul ve yasaya aykırı olduğu, tanık beyanlarından da açıkça anlatıldığı üzere davacı-karşı davalı işi yarım bıraktığı ve eksik ürün teslim ettiği, karşı dava yönünden, mahkemenin bilirkişi raporundaki müvekkil yönünden yapılan tespitlerin hiç birisini dikkate almadığı, dosya içinde bulunan 15.09.2021 tarihli Kök rapor ile 20.05.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda açık bir şekilde müvekkilin gecikmeden doğan cezai şart alacağının 42.000.-TL olacağı belirtilmesine ve kök rapordaki mütalaanın değiştirilmesine gerek olmadığı yolundaki görüşlerine karşın mahkemenin kararında herhangi bir gerekçe göstermeden müvekkilin alacağını 12.000.-TL olarak belirlemesi usul ve yasaya aykırı olduğu, sözleşmedeki açık hükme karşın malı teslim etmeyen, ve hatalı ayıplı olarak eksik teslim eden, sözleşme gereği yapması gereken montajı bitirmeden inşaat alanını terk eden davacı karşı davalı adeta mahkeme eliyle ödüllendirildiği, mahkemenin işin tamamlanmış olduğunu nasıl 26.01.2015 olarak kabul ettiğinin belli olmadığı, bilirkişilerin bu konuda kesin bir tespit ve beyanları olmadığı, dosyada bulunan, olay anında davacı-karşı davalı çalışanı olan tanıkların beyanları dahi iş bitmeden 2014 aralık ayı içinde inşaat alanından işçilerin çektiğini beyan eden davacı-karşı davalının işi nasıl bitirdiği ve teslim ettiğini anlamak dosya içeriğinden anlaşılamadığı, sözleşmeye göre yapılması gereken iki binaya ait dış cephe işinin, sadece bir tanesi yapılırken inşaat alanının terk edildiği diğerine hiç başlanmadığı sabit iken, İstanbul 14 Sulh hukuk Mahkemesinin tespiti ile bu tarihten 10 gün sonra yapılmış olan İstanbul 3 Asliye ticaret mahkemesinin tespitine kadar nasıl bitirildiği ve mahkemece buna nasıl kanaat getirildiği anlaşılamadığı, dosya içindeki bilirkişi raporları dahi dikkate alınmadığı iddialarıyla ilk derece mahkemesi kararının hem asıl dava hem de karşı dava yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davacı karşı davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle,08.12.2014 tarihinden sonrası için teslimde gecikmeden bahsedileyeceği zira sözleşmenin 7. maddesine göre malzeme sevki tamamlandığında 30.000TL ödeneceği, malzeme sevkinin tamamlandığı tarihin ise 08.12.2014 olduğu, 09.12.2014 tarihli email ile ...'ya, tüm prekastların şantiye alanına indirildiği ve montajının devam ettiği, 18.08.2014 tarihli sözleşmenin 7. maddesi gereği 30.000TL'nin ödenmesinin istendiği, davalı ... tarafından 16.12.2014 tarihli mail ile cevap verildiği, .... Noterliğinin 06.01.2015 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile teslimin 8.12.2014 tarihinde tamamlandığı, bu tarih itibariyle ödenmesi gereken 30.000TL'nin ödenmesinin ihtar edildiği, davalı ... tarafından müvekkiline gönderilen 11.12.2014 tarihi ve sonrası emaillerde, müvekkilinin ve montaj ekibinin şantiye sahasına girmesi yasaklandığının bildirildiği, hal böyle olunca 11.12.2014 tarihinden sonra şantiye sahasına girişi yasaklanan müvekkilinin 11.12.2014 tarihinden sonra yükümlülüklerini yerine getirmesinden ve temerrüdünden de bahsedilemeyeceği, sözleşmenin 7. maddesinde, sözleşme süresince 2 kez ödemenin geciktirilmesi durumunda yüklenici temerrüd hakkını kullanabileceği sözleşmeyi askıya alarak montajı durdurup tüm alacaklarını tahsil ettikten sonra işi tamamlama yoluna gidebileceğinin düzenlendiği, 35.000TL'lik avans 8 gün, ilk sevkiyatta ödenecek 25.000TL'nin ise 10 gün geç ödendiği, bu 10 günlük gecikme ile davalının 2. kez geç ödeme yapması sebebi ile oluşan davalı temerrüdü karşısında müvekkilin işi durdurma hakkının 04.11.2014 tarihinde doğduğu, 08.12.2014 tarihli son teslimattan sonra ödenecek 30.000TL'nin ise hiç ödenmediği, davalının 3. kez geç ödeme sebebi ile temerrüde düştüğü, belirlenen 8+10=18 günün (sözleşmenin 7. maddesine göre işverenin geç ödeme yaptığı 18 günün) her halde sözleşme süresine eklenmesi gerektiği, sözleşme ile 407,16-m2 iş yüklenildiği, ancak ek işlerle birlikte 495,79-m2 toplam iş yapıldığı, buna göre 88,63-m2 fazladan ek iş yapıldığı, 405,16-m2 iş için sözleşmede 130 gün öngörüldüğünden 88,63.m2.lik ek işler için orantı kurulmak sureti ile 29 gün ek süre olacağı, sözleşmenin 7. maddesine göre, sözleşmenin ön avansın ödenmesi ile yürürlüğe gireceği, sözleşmenin imzasından sonra 35.000TL avans ödemesi yapılacağı, davalının avans ödeme tarihinin 22.08.2014 olduğu, sözleşmenin bu tarihte yürürlüğe gireceği, proje hazırlanması ve işveren onayına sunulması tarihinin 19.09.2014 olduğu, 30 günlük sürenin bu tarihten itibaren hesaplanması gerektiği, işverenin imalat ve detay projeleri onay tarihi 24.09.2014 olduğu, 50 günlük imalat süresi en erken 24.09.2014 tarihinde başlayacağı, işverenin, işyerini montaj için hazır halde teslim tarihinden sonra montaj süresi 50 gün olduğu, ancak davalı işyerini montaj için hazır halde müvekkile hangi tarihte teslim ettiğini ispat edemediği, bu sebeple 50 günlük montaj süresinden dolayı gecikmeden söz edilemeyeceği, iddialarıyla ilk derece mahkemesi kararının karşı dava yönünden kaldırılmasına ve karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Asıl davada davacı yüklenici, davalı iş sahibi, karşı davada ise davacı iş sahibi davalı yüklenicidir.
Asıl davada davacı tarafın, davalıyla olan anlaşmaya istinaden yaptığı iş karşılığı alacağından bakiye kalan kısmın tahsiline karar verilmesini talep ettiği davalı tarafın davanın reddini talep ettiği, karşı davada ise gecikme cezası, fazla ödeme ve kötü istifleme nedeniyle oluşan zararın tahsilinin talep edildiği, davalı tarafın davanın reddini talep ettiği, ilk derece mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Davalı-karşı davacının istinaf dilekçesi incelendiğinde, karşı dava yönünden gecikme cezası hariç, reddedilen diğer talepler yönünden açık ve somut bir şekilde gerekçeli istinaf itirazı ileri sürülmediği anlaşılmış ve istinaf incelemesi bu kapsamda yapılmıştır.
Dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmalarına göre, davacı-karşı davalı yüklenici, işin henüz ifa süresi dolmadan iş sahibi tarafından şantiye sahasına girmesi yasaklanmak suretiyle engellendiğini iddia etmiş, davalı-karşı davacı iş sahibi ise, yüklenicinin işi bıraktığını ve kalan işi bir başka kişiye tamamlattığını savunmuştur.
O halde, taraf beyanlarından, taraflar arasındaki sözleşmeye konu işin fiilen sona erdirildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince yapılması gereken iş, işin fiilen sonra erdirildiği tarih kesin bir biçimde belirlenerek, davacının talep edebileceği imalat bedelinin belirlenmesi, iş sahibinin gecikmeye bağlı cezai şart talebi yönünden ise, sözleşmenin fiilen sonra erme tarihi sözleşme süresi henüz dolmadan yani ifa zamanı içinde ise bir gecikmeden bahsedilemeyeceğinden gecikmeye bağlı cezai şart talebinin reddine karar verilmesi, sözleşmenin fiilen sona erme tarihi işin sözleşmeye göre kararlaştırılan süresinden sonra ise, gecikmeden kimin kusurlu olduğu tespit edilerek süresi de belirlendikten sonra sonucuna göre gecikme tazminatı talebi hakkında karar verilmesi olması gerekirken, ilk derece mahkemesince bu hususlar gözetilmeden, salt taraflarca değişik iş dosyasından yaptırılan tespitler sonucu tanzim edilen bilirkişi raporları temel alınmak suretiyle, asıl ve karşı davanın esası hakkında karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf nedenleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, taraf vekillerinin istinaf taleplerinin asıl ve birleşen dava yönünden kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının asıl ve birleşen dava yönünden KABULÜNE,
2-İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../06/2022 tarih, 2016/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,
5-Davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 13/07/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.