Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1931 E. 2026/793 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1931
Karar No
2026/793
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

53.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1931

KARAR NO: 2026/793

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 31/03/2022

NUMARASI: 2020/109 Esas, 2022/202 Karar

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 10/06/2026

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :

I- DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalıdan olan alacağının tahsili için 07/10/2011 tarihinde İstanbul .... İcra Dairesi'nde ... esas sayılı dosya ile takibe başlandığını, ödeme emri davalıya (borçluya) 20/11/2019 tarihinde tebliğ edildiğini, davalıda süresinde icra takibine haksız ve yersiz olarak itirazda bulunarak takibi durduğunu, İİK ya göre götürülecek borçlardan olan bu alacak tercihe bağlı olarak alacaklı yada borçlu şirketin bulunduğu yer mahkemelerinde açılacağını, yetki itirazında bulunduklarını, müvekkilinin alacağı .... ...inşaat işi hak ediş no:... ..../06/2015 tarihli resmi ödeme cetvelinde bulunan c bendine dayalı geçici kabul kesintisi adı altında geçen kalem için olduğunu, takibe konu ödeme cetvelinde görüleceği üzere İş veren.... A.Ş., ..... ...-... olduğunu, evrakın üzerinde bulunan 27/06/2015 tarihi iş bitirme tarihi olduğunu, taraflarınca %5 olarak kesilen geçici kabul kesintisi bedeli olan 33.930.77 TL'yi, işveren firma iş bitirme ile birlikte teminat iadesi almış olmasına rağmen bize ödenmesi gerekirken ödemediğini, adı geçen şirketin geriye dönük cari hesap ve defterleri incelendiğinde bu paranın taraflarına ödenmediği tespit edilebileceğini beyan ederek, itirazın kaldırılarak takibin devamına karar verilmesini, davalının (borçlunun) %20 den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II- CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, yetki itirazında bulunduklarını, arabuluculuk dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının talep ettiği alacak zaman aşımına uğradığını, zaman aşımı nedeniyle de davanın reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesini usule ve kanuna uygun bir şekilde düzenleyerek davasını ikame etmediğini, HMK gereğince üzerine düşen somutlaştırma yükümlülüğüne uymadığını, davacı müvekkil ile arasındaki ilişkiyi ve bu ilişkiye dayanak sözleşme, belge v.b evrakları bildirmediğini, ilişkiyi somutlaştırmadığını, alacağını ve müvekkil ile arasındaki ilişkiyi ispat külfeti altında bulunan davacı bu külfeti yerine getirmediğinden ispatlanmayan davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı başlattığı icra takibine de dayanak herhangi bir belge eklemediğini, alacağını somutlaştırmadığını, davacı alacağının bir kısmını icra takibinde "geçici kabul kesintisi" alacağı olarak nitelendirmiş ancak 17.327,35 TL'lik kısmı için açıklama dahi yazmadığını, davacı dava dilekçesinde "geçici kabul kesinti alacağı" olarak nitelendirdiği alacağının miktarını 33.930,77 TL olarak belirtmesine karşılık icra takibinde bu açıklama ile 32.869,41 TL talep ettiğini, davacı itirazın iptali davasında icra takibinde talep ettiğini, dava dilekçesinde fazla olarak yazılan bu miktar bakımından davanın reddine karar verilmesini, davacı dava dilekçesinde "müvekkilinin alacağı .... ...inşaat işi hak ediş no:... 27/06/2015 tarihli resmi ödeme cetvelinde bulunan c bendine dayalı geçici kabul kesintisi adı altında geçen kalem içindir" demiş ve alacağını bu şekilde açıkladığını, bu ifade ile icra takibindeki 17.327,35 TL'lik alacak açıklanmamış olup açıkça dayanaktan yoksun olarak talep edilen açıklamasız alacak bakımından davanın reddini, davacı dava dilekçesinde müvekkilinin ticari defterlerine dayanmış ve incelendiğinde ödenmemiş olduğunun anlaşılacağını iddia ettiğini, alacak davasının davacının öncelikle alacağını ispat külfeti olduğunu, davacının kendi alacağını ispatlamadan ispatlanmamış alacağın ödenmediği yönündeki iddia ve beyanları kabul edilebilir olamayacağını beyan ederek, davacının ispatlanamayan davasının reddine karar verilmesini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ettiği görülmüştür.

III-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, Davacı vekilinin dava dilekçesinde müvekkilinin alacağı .... ... işi hak ediş no; .. ....06.2015 tarihli resmi ödeme cetvelinde bulunan c bendine dayalı geçici kabul kesintisi adı altında geçen kalem için olduğu, işveren davalı firmanın taşeron firma olduğu, 27.06.2015 tarihinin işi bitirme tarihi olduğu, müvekkili tarafından %5 olarak kesilen geçici kabul kesinti bedeli olan 33.930,77 TL yi işveren firma iş bitirme ili birlikte teminat altına almış olmasına rağmen müvekkiline ödenmesi gerekirken ödenmediğini iddia ettiği, Davalının cevap dilekçesinde iddiaları kabul etmediği, ispat yükünün davacıda olduğunu, müvekkilinin borcunun olmadığını , davanın reddini talep ettiği, dava dosyasına sunulan 27. 06.2015 tarihli .. nolu hakediş ödeme cetvelindeki %5 geçici kabul kesintisi tutarı 33.970,77 TL olduğu, ödeme cetvelini iki tarafın imzaladığı , tarafların 27.06.2015 tarihli ödeme cetvelinin dayanağı olan taşeronluk sözleşmesinin uhdelerinde bulunmadığını yazılı olarak beyan ettikleri ve dava dosyasına taşeronluk sözleşmesini sunmadıkları, dava dosyasına yazılı taşeronluk sözleşmesinin sunulmaması nedeniyle yapılan iş ile ilgili olarak geçici ve kesin kabul tarihleri ile sürelerinin ve esaslarının ve

usulünün, ödemeye yönelik düzenlemelerin tespitinin yapılamadığı, dosya kapsamına göre davacı taşeronun hakedişinden davalı işveren tarafından

Geçici Kabul Kesintisi adı altında kesilmiş olunan 33.970.77 TL.nın, geçici kabul noksanları ile ilgili olarak teminat niteliğinde tutulan bir tutar olduğu, bu tutarın geçici kabul noksanı bulunmayan işlerde geçici kabul onay tarihinden sonra, geçici kabul noksanı bulunan işlerde ise bu eksikliklerin tamamlanmasını müteakip geçici kabul tarihinden sonra ödenmesinin gerektiği, ancak davacı taşeron ile davalı işveren arasındaki geçici kabul tutanağının dava dosyasında bulunmadığı, geçici kabulün yapılması için davacının davalıya yazılı başvurusunun dava dosyasında olmadığı, davalı tarafından davacının hakedişinden yapılan 33.970.77 TL tutarlı hakkediş kesintisi ile ilgili olarak davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş bulunan 33.970.77 TL tutarlı faturanın davalının ticari defter ve cari hesap kayıtlarında kayıtlı olmadığı, davalı ticari defter ve cari hesap kayıtlarında davalının davacıya 7.11.2019 takip tarihi itibariyle borcunun gözükmediğinin görüldüğü, davacı vekili dava dilekçesinde davalı işveren firmanın iş bitirme ile birlikte teminat iadesi aldığını beyan etmekte ise de dava dosyasına bu yönde belge ibrazında bulunmadığı, davacı taşeron tarafından taahhüt altına alınan işin davacı taşeron tarafından

sözleşmeye, şartnameye, standartlara, fen ve sanat kaidelerine uygun olarak eksiz yapılmış olduğunu gösterir geçici kabul tutanağının davacı taşeron tarafından dava dosyasına ibraz edilmemiş olması ve işle ilgili olarak alınmış olunan kesin kabul tutanağının ve davalı tarafından iş ile ilgili teminat iadesi alındığına ilişkin olarak dava dosyasında belge bulunmadığından davacının alacak iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine ve davacının kötüniyetli olduğuna dair dosyada delil olmadığı anlaşıldığından davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV-İSTİNAF

Davacı vekili istinafında, müvekkilinden kesilen teminat bedelinin iadesi gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin davalıda kaldığını, 2.7.2015 tarihli fatura, yeşil defter ve ödeme cetvelini dosyaya sunduklarını, ilgili belgelerde davalı şirket yetkililerinin imzası bulunduğunu, kesilen teminatın müvekkiline iadesinin zorunlu olduğunu, davaya konu alacağın 33.930,77 TL. tutarındaki hak edişte yer alan %5 geçici kabul kesintisi olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

V-DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan teminatın iadesine dayalı itirazın iptali davasıdır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı yüklenici davada, taşeron olarak yol inşaatı işini yaptığını, ancak 6 hak edişte geçici kabul kesintisi olarak kesinti yapıldığını, işi teslim ettiğini fakat teminatın müvekkiline iade edilmediğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı iş sahibi, davalının hak edişlerinin ödenmiş olduğunu, her hangi bir muaccel alacağı bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

Yerel mahkemece, davacı taşeron tarafından taahhüt altına alınan işin davacı taşeron tarafından sözleşmeye, şartnameye, standartlara, fen ve sanat kaidelerine uygun olarak eksiz yapılmış olduğunu gösterir geçici kabul tutanağının davacı taşeron tarafından dava dosyasına ibraz edilmemiş olması ve işle ilgili olarak alınmış olunan kesin kabul tutanağının ve davalı tarafından iş ile ilgili teminat iadesi alındığına ilişkin olarak dava dosyasında belge bulunmadığından davacının alacak iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Taraflar arasında, dosyaya sunulmuş bir taşeron sözleşmesi yoktur. Ancak taraflarca imzalanmış ödeme cetveli olup, bu cetvelde 23.795,80TL. Taşerona ödenecek tutar olarak kararlaştırılmıştır. Dosya kapsamında davalı iş sahibi davacı taşeron ile hukuki ilişkiyi inkar etmeyip, davacının 23.795,80 TL. tutarındaki alacağının ödendiğini beyan etmiştir. Mahkeme davalının bu ödeme iddiası atlanarak, ispat yükü hatalı olarak davacıya yüklenerek, davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı olmuştur.

O halde Mahkemece yapılacak iş, davalı iş sahibinin ödeme iddiasına dair tüm yazılı delilleri toplanarak, yemin delili de dikkate alınarak, değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, hatalı karar verildiği anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir.

Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,

2-.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../03/2022 tarih, 2020/.. Esas, 2022/. Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,

5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,

6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 10/06/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1931, K. 2026/793, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1931-e-2026-793-k-4a712b630377