Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2022/1621 E. 2025/770 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1621
- Karar No
- 2025/770
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2022/1621 Esas - 2025/770 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1621 KARAR NO : 2025/770
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : KONYA 3.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/06/2022 NUMARASI : 2017/435 Esas 2022/380 Karar
DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 30/06/2017 KARAR TARİHİ : 04/07/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/07/2025
Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1985 yılında kurulan ... Petrol İnş. San. ve Tic. A.Ş.'nin ortakları ... (%50), eşi ... ...(%20), müvekkili ... (%20), müvekkilinin eşi ... ... (%1) ve müvekkilinin kardeşi ... ... (%9) iken müvekkilinin bu şirkette kardeşi ve eşine ait hisseleri reel değerleri kendilerine ödenmek suretiyle devir ve temlik aldığını, ... tarafından ikame olunan Konya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/626 Esas sayılı davada usul ve yasaya aykırı tedbir kararı ile müvekkilinin kardeşi ve eşinden devir alınan hisselerin müvekkili adına tescil ettirilemediğini, akabinde davalı ...'nin kendisinin ve eşi ... ...'nin hisselerinden büyük bölümünü, mallarını muvazaalı olarak devir alan kızı ...'ın çocukları (torunları) ... ve ...'a yine muvazaalı olarak devir ettiğini, davalı ...'nin yıllardır şirketin hakim hissedarı ve 1989 yılından bu yana şirketin yönetim kurulu başkanı ve şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili temsilcisi olduğunu, davalı ...'nin gerek şirketi temsil ve ilzama yetkili, yönetim kurulu başkanı olarak, gerekse kendi adına asaleten, eşi ... ... adına vekaleten hareket eden hakim hissedar olarak yasaya aykırı ve aynı zamanda suç teşkil eden birçok eylemde bulunduğunu ve bulunmaya da devam ettiğini, TTK.369'da tanzim olunan özen ve bağlılık yükümlülüğüne riayet etmediğini, TTK.551'de tanzim olunan şirkete ait taşınır ve taşınmaz mallara ve kıymetlere değer biçilmesinde usulsüzlük ve yolsuzluk yaptığını, devralınan taşınmazın niteliğini farklı gösterdiğini, ayrıca şirketin bu taşınmazı devir almak için hiçbir karar almadığını, davalının gerek TTK.551'de tanzim olunan ortaklık ile işlem yapma ve borçlanma yasağına gerekse TTK.md.393'de tanzim olunan müzakerelere katılma yasağına aykırı hareket ettiğini, davalının, şirketin envanterinde bulunan ve şirket adına kayıtlı olan ... plakalı ara cı 1993 yılından bu yana şüpheli tarafından kişisel amaçlarla kullandığını ve tüm vergi, yakıt, gider ve bakım onarım masraflarını şirkete ödettirdiğini, bu hususun, davalı ...'nin şirketi zarara şirkette usulsüz olarak borçlanma yasağına aykırı davranışının açık kanıtı olduğunu ve davalının bu sebeple de sorumlu olduğunu, davalı ...'nin TTK.md.65 ve 66, md.549'a aykırı olarak; kira bedellerinin şirket kayıtlarına eksik ve/veya hiç geçirilmemesinin sağlandığını, gelir ve giderlerin şirket defter ve belgelerine tam olarak kayıt edilmemesi, gelir ve giderlerin(bilançonun) gerçeği yansıtmamasına, belge ve beyanların kanuna aykırı olmasına sebep olduğunu, yapılan kasti yolsuzluk ve zarar kastı taşıyan ve şirketi/ortakları açıkça zarara uğratan işlemler ve devirler yaptığını, davalı ...'nin, Yönetim Kurulu Başkanı/Üyesi olarak tüm yasaya aykırılıklardan ve kusuru ile yasadan doğan yükümlülüklerini yerine getirmemekten dolayı TTK.553/1 maddesi uyarınca sorumlu olduğunu iddia ederek HMK.md.107 uyarınca belirsiz alacak davası olmak üzere şimdilik 100.000,00 TL'nin TTK.'nun md.65, 66, 88, 358, 395, 549, 550, 551, TCK. 155 ve 257 maddelerine aykırı davranmak sureti ile şirketin zararına sebebiyet veren Yönetim Kurulu Başkanı ...'den TTK.557/2 uyarınca zararların şirkete iadesi edilmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile TTK.md.557/1 uyarınca şirkete verilmesine, ilamın şirket adına ve şirketi temsilen infazı için sadece bu konu ile sınırlı olmak üzere müvekkilinin sınırlı yetki ile temsil kayyımı olarak atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkili şirketin emanetten bulundurmasına rağmen gerçekte herhangi bir sermaye koymadığı halde tüm hisseleri alabilmesinin tehlikeye girmesi, her nasılsa şirket yönetim kurulu başkanı ve babası ...'nin ölümünden sonra tüm aileyi avucunun içine alarak, baskıyla istediğini yapmaya mecbur edecek ve böylece tüm malları edinecek beklentisinde iken müvekkili şirketin hissedarı ...'nin bir kısım hisselerini devretmesi karşısında telaşa kapıldığını, bu güne kadar tüm malları dilediği gibi çekip çevirirken ve kardeşlerini hiçe sayarken şirket yönetim kurulu başkanı babasına da güven vererek oyalarken aralarında uyuşmazlık çıkması üzerine ve ...'nin kendisine davalar açması üzerine, karşı saldırıya geçmek için bu davayı açtığını, iddia edilen muvazaa durumunun da gerçek dışı olduğunu, davacının şirkete ait akaryakıt istasyonunun başında olduğu dönemde istasyonun gelirlerini kendisi mal edinmesine rağmen borçlarını ödememesi üzerine babasının duruma el koyduğunu piyasadaki çekleri toplayarak yaklaşık 2.000.000,00 TL ödediğini, davacının bu istasyonu kiraya verdiğini, bundan dolayı akaryakıt istasyonundan dolayı bir zararın söz konusu olmadığını, davacının devraldığı hisselerin dava konusu edildiğinden işlem yapılamadığını, genel kurul tutanağının dikkatle incelenmesi halinde genel kurula ilişkin davacı iddialarının ne kadar asılsız olduğunun anlaşılacağını, davacının genel kuruldan önce yapılan ve daha sonra dava konusu edilen bir taşınmaz satışını önce dava dilekçesi ve beyan dilekçeleriyle defalarca çarpıtarak anlattığını, şirketin zarara uğratıldığını, şirketten müvekkilinin para çektiğini iddia ettiğini ancak defter ve belgeler incelendiğinde şirketten ödeme yapılmadığının ortaya çıktığını, müvekkili şirket yetkilisinin ... bankası ile kefalet imzalamadığını, davacının kendisine açılan haklı davalara karşılık her açtığı davada davayla ilgisi olsun olmasın müvekkili şirket yetkilisi ve babası hakkında her türlü iddiayı ileri sürdüğünü, davacının oğlu ... ...'nin haksız olarak dava ikame ettiğini, kendisi hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davacının Sarıkum hisseleri ve sahtecilik iddiasının da her yönüyle zamanaşımına uğradığını ve uğramasa dahil hiçbir hükmü ve gerçekliği olmadığını, davacının her iddiasının iş bu dava dilekçesinde boca etmekte geri durmadığını ve devam etmekte olan bir davanın tanıklarına ilişkin açıklama yaparak baskı uyguladığını, davacının Shell şirketine verilen akaryakıt istasyonunun kirası, tarlanın kira sözleşmesi, denetimin engellendiği iddiası, yetkileri devir iddiası, hakaret ve özel yaşamın gizliliğini ihlal iddialarının gerçek dışı olduğunu, şirketin faaliyetlerinin ve asıl dava konusunun, şirketin faaliyetlerinin neler olduğuna ve mal varlığına ne olduğu, şirketin akaryakıt istasyonun olduğunu ve kiraya verildiğini, kirasının düzenli ödendiğini, şirkete şirket yetkilisinin hiç para almadan kendisi ve eşi yani davacının anne ve babasının iki adet taşınmazı devrettiğini, bunların dışında dava dilekçesine yansıyan iddiaların hiçbir hukuki değerinin olmadığını, Umutevler kooperatifinde de, hakikatin aynı şekilde olduğunu ve bu arsaların bedelini babanın ödediğini ancak kendisi Kemer'de olduğu için Konya'daki işler ile davacının ilgilendiğini hepsini kendi üzerine tescil ettirdiğini, davacının böylece vahamet uyandırma çabasında olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacının davalının ... ilçesinde kendi ve eşi adına kayıtlı taşınmazların şirket zararına olarak şirkete satışının yapıldığına ve şirketi zarara uğrattığına yönelik iddia yönünden Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/238 Es.2017/998 Kar. Sayılı ilamının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi7nin 21/01/2019 tarih ve 2018/357 Es.2019/73 Kar. Sayılı ilamı ile kaldırılarak şirket adına kayıtlı taşınmazların tapusunun iptali ile ilk malikleri adına tesciline karar verildiği, bu taşınmazların satışı nedeniyle şirket zararına şirketten herhangi bir ödemeninin yapılmadığının belirlendiği, verilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/1691 Es.20120/5160 Kar. Sayılı ilamı ile onandığı, yine davacının Antalya İli Kemer İlçesinde bulunan taşınmaza yönelik şirketin zarara uğratıldığına yönelik itirazı yönünden de bu taşınmaza ilişkin de Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/30 Es.2018/3 Kar. Sayılı dosyasından açılan tapu iptali ve tesciline yönelik dava sonucu verilen kararın Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2018/2195 Es.2019/7638 Kar. Sayılı ilamı ile onandığı, yine davacının ... Bankasından kredi çekilmek ve şirketin kefil yapılmak suretiyle şirketin zarara uğratıldığı yönünden iddia yönünden davalı tarafından bu konuda Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/794 Es. 2019/816 Kar. Sayılı dosyasından görülen menfi tespit davasında davanının kısmen kabulü ile kefaletin geçersizliğine karar verildiği, yine davalı şirket adına kayıtlı taşınmazların ... Petrol Aş.ye kiraya verilmesi nedeniyle şirketin zarara uğratıldığına yönelik idda yönünden davalı şirketin ticari defterlerinde yapılan inceleme neticesi kira bedellerinin şirket kayıtlarına işlendiğinin belirlendiği, şirket adına kayıtlı ve davalı tarafından kullanıldığı tespit edilen ... plakalı araç nedeniyle yaklaşık 32.250,00 TL şirket zararına giderin olabileceği bilirkişilerce tespit edilmesine rağmen, şirket yönetim kurulu başkanlığı yapan davalının bu aracı kullanması ve bundan kaynaklı bir kısım giderlerin şirket tarafından karşılanmasının makul ölçüde olduğu, her ne kadar davacı tarafça yönetim kurulu başkanının şirketi zarara uğrattığı, hisselerini usulsüz devrettiği, yönetim kurulunun basiretli bir yönetici gibi davranmadığı iddia edilmiş ise de davacı ile şirket yönetim kurulu başkanı arasında birinci derecede akrabalık (baba-oğul) bulunduğu, bu davaya dayanak olarak gösterilen olaylarla ilgili sadece Konya Asliye Hukuk ve Asliye Ticaret Mahkemelerinde çok sayıda davanın bulunduğu ve halen bir kısım davaların devam ettiği, davacının davalı ...'nin kusuruyla şirketi zarara uğrattığını ve zararın varlığını ispatlayamadığı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın reddine; davanın, anonim şirket yöneticisinin sorumluluğu davası niteliğine haiz olup, davacı şirket ortağının 6102 sayılı TTK’nın 555. maddesi gereğince eldeki davayı açma hakkının bulunduğu ve hükmedilecek tazminatın da şirkete verilmesini talep ettiği gözönüne alındığında, bu davanını sadece davalı ...'ye açılmasının yeterli olduğu, (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin10/02/2015 tarih ve 2014/3664 Es. 2015/1626 Kar.sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 04/06/2021 tarih ve 2019/1126 Es.2021/688 Kar.sayılı ilamı benzer doğrultudadır.) davalı ... Petrol İnş. San. ve Tic.A.Ş.(... Petrol San.ve Tic.A.Ş.)'nin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, husumet itirazının taraflarca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi ileri sürülmese bile mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiği gerekçeleriyle davacı tarafından davalı ... Petrol İnş. San. ve Tic. A.Ş. (... Petrol San.ve Tic.A.Ş.) hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece bilirkişi raporuna itirazlarının reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ile düzenlendiğini, dava dilekçesinde belirttikleri iki adet petrol istasyonunun getirebileceği reel kira bedellerinin emsal kira bedelleri nazara alınarak hesaplanması gerekirken bu yöne ilişkin bir hesaplama bulunmadığını, yine dava dilekçesinde ... parselde kayıtlı 16.608 metrekare miktarlı arsanın kira bedellerine ilişkin talepleri yönünden bilirkişi raporunda ve mahkeme kararında bir değerlendirme yapılmadığını, işbu davanın yönetim kurulu başkanının görev yaptığı dönemdeki usulsüz ve yasaya aykırı iş ve işlemleri sebebi ile hukuki sorumluluğuna ilişkin olduğu, bu sebeple de gerek Konya C.Savcılığı 2020/33034 Srş. Sayılı soruşturma akıbetinin, gerekse dava konusu usulsüz iş ve işlemlere ilişkin olarak 2016-2017 ve 2018 yılı Genel kurul kararlarının butlanı/iptali istemi ile Konya 3 ATM 2017/443 E ve 2018/714 E. sayılı davalar ile Konya 4.ATM 2020/243 E. sayılı davaların ikame olunduğu, bu davaların sonuçlarının işbu dava ile irtibatlı olduğu gerekçesi ile bu soruşturma ve davaların bekletici mesele sayılması talep olunmuş ise de, mahkemece bu talebin usul ve yasaya aykırı olarak 28.12.2021 tarih ve 1 nolu ara kararı ile reddedildiğini, takipsizlik kararına vaki itirazlarının sonucu beklenmeden (takipsizlik kararı kesinleşmeden) hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yine işbu davada delil olarak bildirilen ve usulsüz iş ve işlemlerinden dolayı davalının sorumluluğunu kaldırmaya çalışan 2016-2017 ve 2018 yılı Genel kurul kararlarının butlanı/iptali istemi ile Konya 3 ATM 2017/443 E ve 2018/714 E. sayılı davalar ile Konya 4.ATM 2020/243 E. sayılı davaların sonuçlarının beklenilmesi gerektiğini, davalı şirket yönünden davanın pasif husumet ehliyeti nedeniyle reddinin hatalı olduğunu, davalı ...'in TTK'nun 369.maddesinde düzenlenen özenle bağlılık yükümlülüğüne göre hareket etmediğini, şahsi menfaatini şirket menfaatinden yüksek tuttuğunu, şirkete ait taşınır ve taşınmaz mallara ve kıymetlere değer biçilmesinde usulsüz veya yolsuzluk yaptığını, devralınan taşınmazın niteliğini farklı gösterdiğini, şirkete devrettikleri taşınmazların değerlerinin gerçek değerlerinden fazla gösterilmek suretiyle şirketi zarara uğrattıklarını, şirketin bu taşınmazları devralmak için hiçbir karar vermediğini, davalı ...'in ortaklık ile işlem yapma ve borçlanma yasağına ve ayrıca müzakerelere katılma yasağına açıkça aykırı hareket ettiğini, mahkemece bu hususların gözetilmediğini, kiracı ...'ın tanık olarak dinlenmesi taleplerinin reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kira gelirlerinin davalı şirket defterlerine eksik kaydedildiğini, taşınmazların rayiç kira bedellerinden düşük kiraya verilmesi nedeniyle de şirketin zarara uğradığını, bu hususlarda bilirkişi raporunda herhangi bir değerlendirme bulunmadığını, şirketin zararına olarak kefalet sözleşmesi imzaladığını, şirkete ait aracı şahsi işleri için kullandığını ve masraflarını şirkete ödettiğini, rekabet yasağına aykırı davrandığını, sermayenin azalmasına yönelik işlemlerde bulunduğunu, şirketin finansal tabloları ve yönetim kurulunun faaliyet raporunun dürüst resim ilkesine aykırı tanzimine sebep olduğunu, yine istinaf dilekçesinde belirttiği diğer dava dosyaların sonuçlarının beklenmesi gerektiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; anonim şirket yönetim kurulu üyesinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." halinde duruşma yapılmadan karar verileceği, düzenlemeleri yer almaktadır. Ticaret sicil kayıtları, bilirkişi raporu ve sair deliller dosya arasında mevcuttur. Davacı dava dilekçesinde, davalılardan ...'nin yıllardır şirketin hakim hissedarı ve 1989 yılından bu yana şirketin yönetim kurulu başkanı ve şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili temsilcisi olduğunu, davalı ...'nin gerek şirketi temsil ve ilzama yetkili, yönetim kurulu başkanı olarak, gerekse kendi adına asaleten, eşi ... ... adına vekaleten hareket eden hakim hissedar olarak yasaya aykırı ve aynı zamanda suç teşkil eden birçok eylemde bulunduğunu, davalı ...'in muvazaalı işlemler yaptığını, şirketin gelir ve giderlerinin usulüne uygun olarak şirket defterlerine kaydedilmediğini, şirkete ait aracı kişisel amaçlarla kullandığını ve masraflarını şirkete ödettiğini, kira gelirlerinin eksik kaydedildiğini, davalı ...'in tamamen şirketin zararına hareket ettiğini iddia ederek, söz konusu eylemlerin; a)... parsel de adına kayıtlı 100.000 m2 miktarlı tarla vasıflı taşınmazı 1.200,000.-TL bedelle, yine şirket ortağı olan eşi ... ...'ye ait ... parsel de adına kayıtlı 87.500 m2 miktarlı tarla vasıflı taşınmazı 800,000.-TL bedelle 1.12.2015 tarihinde temsilcisi ve ortağı olduğu ... Petrol İnşaat San ve Tic. AŞ.'ne taşınmazların gerçek değerinden çok fazla bir bedel ile, gerek şirketi gerekse ortak olan müvekkilim ile diğer ortakları zarara uğratmak, şirketin içini boşaltmak kastı ile devrettiklerini ve satış bedeli olarak gösterdikleri fahiş bedeller kadar da şirketten alacaklı olduklarını, bu suretle şirketin zarara uğratıldığını, b)Şirketin maliki olduğu ... parselde kayıtlı şirkete ait taşınmaz (EK-H Taşınmazın şirkete ait olduğu zamanda şirket tarafından Kemer Belediyesi'ne Verilen Emlak Beyannamesi) şirketin 1998 krizine yakalanması sebebi ile ortaklar arasında tasfiyesinin kararlaştırılması ve davalı ...'nin tasfiye payına karşılık bu taşınmazı istemesi üzerine tasfiye payına karşılık dava konusu taşınmazın tasfiyeden vazgeçilmesi halinde şirkete iade koşulu ile taşınmazın davalıya devri aile ve ortaklar arasında kabul edilerek, şirketin 31.5.1999 tarihli genel kurulunda tasfiye kararı alındığını, tasfiye ile şirkete ait taşınmazın davacıya verildiğini ancak 10.8.2010 tarihli genel kurul kararı ile şirketin tasfiyesinden vazgeçilmesine rağmen davalı ...'nin şirket malvarlığına ait olan ve tasfiye yapılmaması sebebi ile şirkete iadesi gereken söz konusu taşınmazı şirkete iade etmeyip 3.kişilere muvazaalı olarak devretmek suretiyle şirketi zarara uğrattığını, c)Davalı ...'nin, TTK Md.395 hükmüne aykırı olarak ... Petrol A.Ş.'ni, Kemer'de yetkilisi ve ortağı olduğu ... Ltd.Şti.'nin ...'dan kullandığı krediye müşterek ve müteselsil kefil olmak suretiyle şirketi zarara uğrattığını ve şirket hakkında icra takibine neden olduğunu, d)Davalı ...'nin ... Petrol A.Ş.'ne ait 1,774.309.-TL parayı ... Petrol A.Ş.'nin herhangi bir borcu, mal alımı ve genel kurul kararı olmaksızın Kemer'de ortağı ve yetkilisi bulunduğu ... ... Ltd.Şti.'ne usulsüz bir şekilde aktardığını, bunun karşılığında aktardığı şirketin diğer ortağı ve müvekkilimin oğlu olan ... ... ve diğer oğlu ... ...'den teminat senetleri alarak şirketi borçlandırdığını, söz konusu teminat senetlerinin icra takibine konu edildiğini, davalı ...'nin şirketten usulsüz olarak aldığı bu para ile de şahsi mal edindiğini, edindiği o malları da muvazaalı olarak kızlarına, torunlarına ve damadının kardeşine devir ettiğini, e)Davalı ...'nin, şirketin envanterinde bulunan ve şirket adına kayıtlı olan ... plakalı aracı 1993 yılından bu yana kişisel amaçlarla kullandığını ve tüm vergi, yakıt, gider ve bakım onarım masrafları şirkete ödettirildiğini, f)Davalı ...'nin şirketin maliki bulunduğu ... ilçesi, ... parselde kayıtlı 4,137,52 m2 miktarlı 2 adet petrol istasyonunun kirada bulunduğu dönemde gerek bayilik veren ... Petrol A.Ş.'den alınan intifa ve inkişaf bedellerini şirket kayıtlarına hiç işlemediğini ya da eksik işlediğini, söz konusu istasyonları reel değerlerinin çok altında kiraya verdiğini, bu suretle şirketi zarara uğrattığını, g)Davalı ...'nin şirkete ait petrol istasyonları yanında bulunan ... adresinde bulunan tapunun ... parselde kayıtlı 16.608 m2 miktarlı arsanın kira bedellerini şirket defter ve kayıtlarına hiç işlemediğini yada eksik işlediğini, h)Davalı ...'nin şirketin kira gelirleri işlenmediği gibi ortakların ve şirkete zarar kastı ile 2 adet petrol istasyonu 2-3 yıldır kiraya verilmediğini, atıl vaziyette tutularak şirketin zararına sebep olunduğunu, ı)Davacının eşi ve kendisine ait hisseleri devralmasına rağmen hisse devirlerini şirket kayıtlarına işlemediği gibi davacı aleyhine dava açarak şirketi zarara uğrattığını, j)Davalı ...'nin TTK 396.maddesine muhalefet ederek Rekabet Yasağı'na aykırı davranmak suretiyle faaliyet konusu aynı olan ve Kemer'de faaliyet gösteren ... Ltd.Şti.'ni kurduğunu, yönetici ve hakim ortağı olduğunu, ... Petrol AŞ'den bu şirkete paralar aktardığını, muvazaalı iş ve işlemleri bittikten sonra da bu şirketteki hisselerinin çoğunu da müvekkilin oğlu ... ... ve davalının diğer oğlu ... ...'ye devir ederek borçları diğer oğlu ve torunu üzerine yıktığını, hatta bu şirket aleyhine damadı vasıtası ile icra takibi bile yaptırdığını, böylelikle şirket zararına neden olduğunu, k)Yukarıdaki eylemler nedeniyle şirketin sermayesinin azalmasına neden olduğunu, l)Davalı ...'nin şirketin finansal tabloları ve yönetim kurulunun faaliyet raporunun dürüst resim ilkesine aykırı tanzimine sebebiyet vermiş ve bu suretle TTK 515.maddesine açıkça aykırı hareket ettiğini, zira, yukarıda sayılan açık yasaya aykırılıklar finansal tabloların, yönetim kurulu faaliyet raporunun yasaya aykırı biçimde tanzimine sebebiyet vermiş, çoğunluk hissesine sahip olan davalı ve diğer davalılar oy nisapları ile bu kanunsuzluğu örtmeye çalışmak suretiyle gerçekleştirildiğini iddia etmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının dava dilekçesinde belirttiği taleplerinden petrol istasyonlarının kira gelirlerine, davalı ... ve eşi tarafından davalı şirkete devredilen iki adet taşınmaza davalı ...'nin davalı şirketi adına müteselsil kefalet sözleşmesi imzalaması nedeniyle zarar oluşup oluşmadığını, davalı ...'nin davalı şirkete ait ... plakalı aracı kullanması nedeniyle zarar oluşup oluşmadığına ilişkin değerlendirmeler yapıldığı, mahkemece de bilirkişi raporundaki tespitler esas alınarak hüküm kurulduğu, gerek bilirkişi raporunda gerekse mahkeme kararında davacının dava dilekçesinde belirttiği diğer taleplerine ilişkin herhangi bir gerekçe yazılmadığı ve değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli nitelikte yukarıda "b, d, f, g, h, ı, j, k ve l" bentlerinde ayrıntılı ve tek tek belirtilen hususlarda davalı şirket kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle bilirkişi raporu alınmak ve davacının istinaf dilekçesinde belirttiği dava dosyaları da incelenmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli nitelikteki delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olduğu anlaşılmakla 6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE, 2-Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/06/2022 tarih ve 2017/435 Esas 2022/380 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 7-Antalya Genel İcra Müdürlüğünün 2022/151299 Esas sayılı takip dosyasına davacı tarafından sunulan teminatın İİK'nın 36. maddesi uyarınca davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6.maddesi uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/07/2025
Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...