Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1200 E. 2025/180 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1200
- Karar No
- 2025/180
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2022/1200
KARAR NO:2025/180
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:25/04/2022
NUMARASI:2020/552 E. - 2022/281 K.
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Alım Satım)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:30/01/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacının eski yetkilisi olduğu ...Şti.'nden alacaklı olduğu iddiasıyla ... sayılı dosyasında başlatılan icra takibine konu senetlerde borçlunun dava dışı ....Şti. ve kefilin müvekkili davacı olarak gösterildiğini, takibe konu senetlerin bazılarının üzerinde bulunan kefile ait isim, soy isim ve imzanın kendisine ait olmadığını, Bursa 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/30 Esas sayılı dosyasında takibe konu 4 senet yönünden takibin iptali için dava açtığını, bilirkişi marifetiyle yapılan imza incelemesinde, takibe konu 4 adet senette kefil adına atılmış bir imzanın olmadığı icra takibine konu; 19.03.2018 keşide tarihli 30.07.2018 vadeli 9.400.ABD Doları tutarlı, 19.03.2018 keşide tarihli 30.08.2018 vadeli 9.400.ABD Doları tutarlı, 19.03.2018 keşide tarihli 30.09.2018 vadeli 9.400.ABD Doları tutarlı, 19.03.2018 keşide tarihli 30.10.2018 vadeli 9.400.ABD Doları tutarlı senetler üzerinde “...” isim yazılarının davacıya ait olmadığı, bu ibarenin başkası tarafından yazılmış olduğu, senette kefil adına atılmış bir imzanın bulunmadığı” yönüne mütalaa verildiğini, ... sayı dosyasında takibe konu 19.03.2018 keşide tarihli 30.07.2018 vadeli 9.400.ABD Doları tutarlı, 19.03.2018 keşide tarihli 30.08.2018 vadeli 9.400.ABD Doları tutarlı, 19.03.2018 keşide tarihli 30.09.2018 vadeli 9.400.ABD Doları tutarlı, 19.03.2018 keşide tarihli 30.10.2018 vadeli 9.400.ABD Doları tutarlı olmak üzere toplam 37.600. ABD Tutarlı 4 adet senet sebebiyle borçlu olmadığının tespitine, takip dayanağı 4 adet senedin iptaline, davalının %40 tan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı ile mahkumiyetine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu senetler üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olduğunu ve davanın reddedilmesi gerektiğini, davacının davalı şirkete borçlu olduğu halde gerçek dışı beyanlarda bulunarak borçtan kurtulma çabası içine girdiğini, tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde de bu durumun ortaya çıkacağını, davacı tarafın kendi el mahsulü ürünü olan çift imzasını inkar etmediğini ve icra dosyasına konu olan 18 adet senetten sadece 4 adet senede sırf kendi el yazısı ile isim ve soyisim yazmadığından (kabul anlamına gelmemek kaydı ile) itiraz ettiği düşünüldüğünde davacının 14 adet senede şahsi olarak borçlanmışken dava konusu 4 adet senede borçlu olmadığı şeklinde iradesi olduğunun tamamen hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla senetlerdeki 2. imza için davacının aval sıfatına haiz olup borçtan sorumlu olduğunu, kefalet hükümlerinin aval için geçerli olmadığını, davanın reddine,%20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "davanın reddine " karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece gerekli hiç bir delili toplamadan, davalının soyut iddialarını esas alarak davanın reddine karar verildiğini, dosyada sunulan protokollerde, davacı müvekkilinin borca kefil olduğuna dair bir ibare olmadığını, davacının yetkilisi olduğu ....Şti.nin borca karşılık olarak davalıya bono verdiğini, takibe konu 4 adet senette kefil adına atılmış bir imzanın olmadığını,“...”yazısının da davacıya ait olmadığının bilirkişi raporuyla belirlendiğini, kefalet akdi ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinin 4 adet ve 37.600.ABD.Doları borç sebebiyle borçlu olmadığının tespitinin gerektiğini, alacaklının, kefil ismi ve imzasını içermeyen dava konusu 4 adet senedin üzerine, müvekkilin adını soyadını yazarak veya yazdırarak icra takibine konu ettiğini, davalının kötü niyetli ve haksız olduğundan mahkemece davanın reddine dair verilen kararın kaldırılmasını, davanın kabulünü, davalının %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap:Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; dava konusu 8, 9, 10 ve 11 sıra nolu senetlerdeki imzalar davacı eli ürünü olduğundan davacının itirazlarının reddinin gerektiğini, dava konusu senetlerde davacının kendi el mahsulü ürünü olan çift imza mevcut olduğunu, imzalardan ilkinin şirket için ikincisinin kendi şahsi sorumluluğu için atıldığını, dava konusu 4 adet senette davacının kendi el yazısı ile isim ve soy ismini yazmaması sebebiyle şahsi sorumluluğunu inkar etmesinin hukuken kabulü mümkün olmayan kötü niyetli bir iddia olduğunu, borçlunun atmış olduğu 2 adet imza nedeniyle borçtan aval sıfatı ile sorumlu olduğunu belirterek davacının istinaf isteminin reddine mahkemece verilen kararın onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.Davacı vekili, davacının eski yetkilisi olduğu ... Şti. Ve davacıya karşı ... sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, senetlerde borçlunun...Şti. ve kefilin müvekkili olarak gösterildiğini takibe konu senetlerin bazılarının üzerinde bulunan kefile ait isim, soy isim ve imzanın davacıya ait olmadığını, Bursa 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/30 Esas sayılı dosyasında takibe konu 4 senet yönünden takibin iptali için dava açtığını, 19.03.2018 keşide tarihli 30.07.2018 vadeli 9.400.ABD Doları tutarlı, 19.03.2018 keşide tarihli 30.08.2018 vadeli 9.400.ABD Doları tutarlı, 19.03.2018 keşide tarihli 30.09.2018 vadeli 9.400.ABD Doları tutarlı, 19.03.2018 keşide tarihli 30.10.2018 vadeli 9.400.ABD Doları tutarlı senetler üzerinde “...” isim yazılarının davacıya ait olmadığı, kefil adına atılmış bir imzanın bulunmadığı” yönünde bilirkişi raporu ile mütalaa verildiğini,... sayı dosyasında derdest icra takibinde takibe konu toplam 37.600. ABD Tutarlı 4 adet senet sebebiyle borçlu olmadığının tespitine, senetlerin iptaline, %40 tan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Ticaret sicil kayıtlarına göre,... Şirketi'nin 08/12/2009 tarih 26 sayılı Ortaklar kurulu kararı ile ...'ın 10 yıl süre ile münferit imzası ile şirketi temsile yetkili kılındığı, 06/10/2017 tarihli genel kurul kararı ile ... şirketine ait hisselerini dava dışı ...'ya devir ettiği ve müdürlük görevinin sona erdiği, ilgili kararın 13/12/2017 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlandığı anlaşılmıştır. ... sayılı dosyasında davalı tarafından ... Şti. Ve davacıya karşı 18 adet kambiyo senedine dayalı olarak İcra takibine geçildiği, dava konusu edilen 4 adet senedin 19/03/2018 tanzim tarihli 9.400 ABD dolar bedelli 30/07/2018, 30/08/2018, 30/09/2018 ve 30/10/2018 vade tarihli olarak senetler olduğu, senetlerde borçlunun... Şirketi , lehtarın .... A.Ş. Olduğu, borçlu şirket kaşesi dışında , davacı adı ve soyadının yer aldığı, senetler üzerinde 2 adet imza atılmış olduğu görülmektedir. Bursa 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/30 Esas sayılı dosyasında,... sayılı takip dosyasına dayanak yapılan bonolardaki imzanın davacının eli ürünü olmadığına dayalı takibin iptali davası açıldığı, grafoloji uzmanı bilirkişiden alınan rapor ve ek raporda; takibe dayanak yapılan 18 adet bononun ön yüzlerinde ödeyecek bölümlerinde atılı olan tüm imzaların ... eli ürünü olduğunun tespit edildiği, takip borçlusu belirtilen şirket kaşesi üzerinde senetlerde imza bulunmadığından şirketin borçtan sorumlu olmayacağı, bonolardaki açığa atılı imzaların davacı eli ürünü olduğu, davacının asıl borçlu olarak senetleri imzaladığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, Bursa BAM 6. H.D'nin 2021/3642 - 2022/1506 sayılı kararı ile istinaf talebinin reddine karar verildiği ,Yargıtay 12. H.D'nin 2022/10367- 2023/2973 sayılı ve 02.05.2023 tarihli kararı ile onanmak suretiyle kesinleştiği anlaşılmıştır. Yine TTK'nun 778. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 701 ve 702. maddeleri gereğince, keşideci imzası dışında bononun ön yüzüne konulan her imza aval şerhi sayılır.... için sadece imza yeterli olup, ayrıca ad ve soyadın yazılması gerekli değildir. TTK'nun 778. maddesi göndermesiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 678. maddesi gereğince;Temsile yetkili olmadığı hâlde bir kişinin temsilcisi sıfatıyla bir poliçeye imzasını koyan kişi, o poliçeden dolayı bizzat sorumludur; bu poliçeyi ödediği takdirde, temsil olunduğu kabul edilen kişinin haiz olabileceği haklara sahip olur. Yetkisini aşan temsilci için de hüküm böyledir.Hukukî niteliği itibariyle ...,kambiyo senetlerine özgü teminat işlevi olan bir kambiyo taahhüdüdür. Türk Ticaret Kanunu’nun 702. maddesinin 1. fıkrasında aval verenin, kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Avalistin Türk Ticaret Kanunu’nun 724. maddesinin 1. fıkrası uyarınca hamile karşı müteselsil borçlu sıfatıyla sorumludur. Hemen belirtmek gerekir ki, aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdü geçerlidir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 20.04.2018 tarihli ve 2017/4 E., 2018/5 K. sayılı kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/11-3091 esas, 2021/965 karar sayılı kararı).Somut olayda, davacı, 22/03/2022 tarihli celsede, davaya konu senetler üzerinde şirket adına olacak şekilde iki imza bulunduğunu, bu iki imzanın da tarafına ait olduğunu, ancak senetlerde kefil olarak imzasının bulunmadığını ileri sürmüş ise de, davacının kambiyo senedinde borçlu temsilcisi olarak attığı imza dışında açığa ikinci imza attığı, borçlu şirketi temsilen attığı imza nedeniyle senetlerin düzenleme tarihinde yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla senet borcundan bizzat sorumlu olduğu, bu hususun kesinleşen Bursa 7.İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/30 Esas sayılı dosyası ile sabit olduğu, imzası ikrar edilen senetler nedeniyle bizzat sorumluluğu bulunan davacının açtığı davanın reddi kararının dosya kapsamı ve hukuka uygun olduğu istinaf talebinin reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/04/2022 tarih ve 2020/552 E. 2022/281 K. sayılı kararına karşı davacı vekil tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/01/2025