Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1008 E. 2024/2113 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1008
Karar No
2024/2113
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2022/1008

KARAR NO: 2024/2113

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 24/03/2022

NUMARASI: 2021/475 E. - 2022/328 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/12/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine 18/12/2020 düzenleme, 28/12/2020 ödeme tarihli, 85.000,00-TL bedelli bononun dayanak gösterildiğini, icra takip dosyasındaki bono üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığının çıplak gözle dahi görülebildiğini, müvekkilinin davalı ile herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını beyanla müvekkilinin davalıya Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı tarafın 2013 yılından beri tanışmakta olduğunu, taraflar arkadaş olduğunu, davacı tarafın maddi durumunun iyi olmadığını, çok sıkışık olduğunu ve borcunu en kısa sürede ödeyeceğini söyleyerek müvekkilinden borç para istediğini, müvekkilinin davacıya 85.000,00-TL borç para verdiğini, karşılığında davacının dava konusu senedi müvekkiline verdiğini, borcun ödenmemesi nedeniyle Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleştiğini davacı tarafın mal varlığına haciz konulduğunu, davacı tarafın müvekkili ile yaptığı görüşmelerde bazı araçları üzerindeki hacizlerin kaldırılması halinde borcunu kapatacağını bildirdiğini, bunun üzerine davacı araçları üzerine konulan hacizlerin 31/05/2021 tarihinde kaldırıldığını, davacı tarafın iş bu davayı 02/06/2021 tarihinde kötü niyetli olarak açtığını beyanda davanın reddine, davacının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; "Açıklanan nedenle, dava ve takip konusu bono üzerindeki imzaların davacı eli ürünü olduğu sonucuna varılmakla sübut bulmayan davanın reddi ile, icra dosyasına yatırılan paranın tedbiren davalı alacaklıya ödenmemesi nedeniyle davalı lehine bono bedelinin %20'si oranında tazminata hükmedilmesi" şeklindeki gerekçeleri ile;Davanın REDDİNE, şeklinde hüküm kurulmuştur.

İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda ihtimaller üzerinden müvekkilin imzası olduğu sonucuna ulaştığını, raporda "Referans imzalar ile borçlu imzalarının çoğu aralarında eğim ve genel istikamet durumu, işleklik derecesi itibarıyla da uygunluk ve benzerlik saptanmıştır. Ayrıca senedin "Ödeyecek" kısmında yazılı "... Bahçelievler/ İST" içerikli el yazıları ile adı geçenin referans yazıları aralarında ortak harf ve rakamların tersim tarzı, birbirlerine oranı, konum, eğim, işleklik derecesi bakımından benzerlik tespit edilmiştir." ifadesi ile senet üzerindeki imza dışında isim kısmının müvekkil tarafından doldurulduğu ifade edildiğini, senet üzerindeki imzanın müvekkilinin el ürünü olmadığını, söz konusu rapora itirazda bulunulmasına rağmen mahkemece talepleri değerlendirilmeden karar verildiğini, müvekkilin referans imzaları incelendiğinde hiç bir referans imzasında ovallik bulunmadığını, fakat senette oval imza bulunduğunu, müvekkil imzasının senetteki imzalar ile uzaktan yakından ilgisi olmadığının bakıldığında dahi görülecek seviyede olduğunu, bilirkişinin bu kadar ayrı imzalar arasında benzerlik tespit etmesinin hatalı olduğunu, referans imzaların birbiriyle karşılaştırılması sonucu mümkün olmadığını, bilirkişinin tespitleri genel imzalara ilişkin olduğunu, böyle bir tespitlere aşağı yukarı tüm imzaların birbirine benzeme ihtimali oldukça yüksek olduğunu, dosyanın Adli Tıp İlgili İhtisas Dairesine gönderilmesi yönünde talepleri olmasına karşın mahkemece reddedildiği ve adaletin tecelli edilebilmesi adına dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesine var ise hatanın düzeltilerek davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini belirterek istinaf başvurusunun kabulünü talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkil ile davacı taraf 2013 yıllından beri tanıştıklarını ve arkadaş olduklarını, davacı taraf müvekkile maddi durumunun iyi olmadığını, çok sıkışık olduğunu ve borcunu çok kısa sürede ödeyeceğini söyleyerek müvekkilden borç para istediğini, müvekkilde bu arkadaşlığa istinaden kendisine elden 85.000TL borç para vermiş ve bunun karşılığında davacı taraf müvekkile senet verdiğini, davacı taraf bir kaç güne çok kısa süre içerisinde, borcunu ödeyeceğini söylemiş olmasına rağmen müvekkili hep oyalamış ve müvekkili geçiştirdiğini, bunun üzerine müvekkilde davacı taraf hakkında Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyada icra takibi başlattığını, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının kesinleşmiş ve davacı borçlunun mal varlığına haciz konulduğunu, davacı borçlu, müvekkile borcunu ödeyeceğini haricen defalarca söylediği ve süre istediğini, davacı taraf, müvekkil ile yaptığı görüşmelerde borcunu ödeyeceğini, bazı araçlar üzerinde bulunan hacizlerin kaldırılması halinde bütün borcunu kapatacağını söyleyerek ikna ettiğini, davacı tarafa ait ..., ..., ... Plakalı araçlar üzerinde hacizlerin kaldırılması tarafça talep edildiğini, tahsil harcı yatırılarak bu belirtilen araçlar üzerinde hacizler kaldırıldığını, belirtilen araçlar üzerinde hacizler 31.05.2021 tarihinde kaldırılmış ve davacı taraf 02.06.2021 tarihinde huzurdaki davayı açtığını, bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğunu, senetteki imzanın borçlu davacının eli ürünü olduğunu, davacı haksız bir şekilde menfi tespit davası açmış ve kötü niyetli olduğunu, senedin sonradan doldurulduğunu iddia eden borçlu, bunu yazılı delille ispatlaması gerektiğini, davacının iddiaları gerçek dışı olduğunu, kambiyo senedinde yer alan imza bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacı tarafa ait olduğunu, icra takibine konulmuş olan senedin zorunlu unsurlarının da tam olduğunu, davacı taraf haksız ve kötü niyetli olarak istinafa başvurduğunu, davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.Davacı tarafından dava konusu senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmektedir.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Sahtecilik ve grafoloji uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 02/03/2022 tarihli raporda özetle; davacının zengin kaligrafik unsurları ihtiva etmeyen v e buna rağmen kendi aralarında değişkenlik gösteren referans imzalarından bazıları ile aralarında karşılaştırmalı incelemelerde esas alınan kriterlerden mevcut olanlar itibarı ile uyum unsurları saptandığından ayrıca referans yazıları ile de aralarında eşleşme düzeyinde tespit ettiği benzerliklere istinaden dava konusu senette ... adına atılı imzaların davacının eli ürünü olduğu belirtilmiştir. Davacı rapora itiraz dilekçesinde ATK rapor aldırılması talep edilmiştir. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından icra takibine konu senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü dosyada mevcut Sahtecilik ve grafoloji uzmanı tarafından düzenlenen bilirkişi raporunun fizik laboratuvarında ..., ... ve diğer optik aletler yardımıyla karşılıklı detaylı grafolojik analizleri yapıldığının belirtildiği yapılan incelemenin yargıtay içtihatları doğrultusunda yapılmış olup hüküm kurmaya ve denetlemeye elverişli olduğundan ATK' dan rapor alınmasına gerek bulunmamaktadır. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/03/2022 tarih ve 2021/475 E. 2022/328 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 -TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/12/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/1008, K. 2024/2113, T. 19.12.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1008-e-2024-2113-k-88efde80a97c