Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi 2022/1014 E. 2024/2114 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1014
Karar No
2024/2114
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2022/1014 Esas

KARAR NO: 2024/2114

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 05/04/2022

NUMARASI: 2020/691 E. - 2022/264 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/12/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:

DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...,ün toplam 90.000,00 TL bedelli 3 adet bonoya dayanarak müvekkili ve davalılardan ... hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yaptığını, davalılardan ...'nın ise, toplam 45.000,00 TL bedelli 2 adet bonoya dayanarak müvekkil ve davalılardan ... hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yaptığını, müvekkilinin her iki davalıya da borcunun bulunmadığını, her iki davalının dayandığı tüm bonoların, müvekkili ...'in düzenlediği ve davalı ...'in lehtar olduğu bonolar olduğunu, müvekkili ... bu bonoları, Afyon, Eskişehir ve diğer bir kısım illerde elektrik dağıtım işini yürüten ... A.ş.'nin (...'ın), Afyon İlindeki bir kısım köylerin elektrik şebekesi tesis yapım işi ile ilgili olarak, "..." isimli projesinde iş yüklenmesi nedeniyle düzenleyerek davalılardan ...'e verdiğini, söz konusu proje kapsamında ... (İdare), işin yapımını ... Dağıtım A.ş.'ye verdiğini, ... A.ş. ise, başlangıçta işin yapımı için alt yüklenici olarak ... Taah. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile sözleşme imzaladığını, ... Ltd. Şti. ise söz konusu işin yapımı için davalılardan ... ve diğer bir kısım alt yüklenicilere iş verdiğini, fakat daha sonra ... Ltd. Şti. işi müvekkili ...'e devretmek istediğini, bunun üzerine ... Ltd. Şti., davalı ... ve işi yüklenmiş diğer bir kısım kişiler ile müvekkil ... ve ortağı ... arasında sözleşme imzalanarak söz konusu iş müvekkili ... ve ortağı ...'a devredildiğini, dava konusu bonolar, bu sözleşmeler nedeniyle müvekkil tarafından düzenlenerek davalı ...'e verildiğini, daha sonra işin asıl yüklenicisi olan ... A.ş. ile alt yüklenici olan ... Ltd. Şti. arasında imzalanmış olan sözleşmenin fesih olduğunu, ... Ltd. Şti.'nin söz konusu işi müvekkil ...'e devretmeye yetkili olmadığı ve bu nedenle sözleşmenin ifasının imkansızlaştığı anlaşılmış ve müvekkil ..., ... A.ş. ile ayrı bir sözleşme imzaladığını, bu nedenle dava konusu bonoların bedelsiz hale geldiğini, müvekkilinin dava konusu bonoların davalılardan ... ve ...'nın eline nasıl geçtiğini bilmediğini, müvekkilin esasen davalılardan ... ve ...'yı tanımadığını, müvekkil, ... adlı dava dışı başka bir kişiyi tanıdığını, müvekkilin ...'ın işlerini Eskişehir'de davalı ... ve diğer kişilerden devralma ve karşılığında bono verme sürecinde, ... adlı kişi davalı ...'in yanında bulunmakta ve tüm süreci bildiğini, davalılar ... ve ...'nın dava konusu olan icra takiplerini aynı avukat yaptığını, davalılar ... ve ...'nın söz konusu icra takipleriyle müvekkilden talep ettikleri alacağı bulunmadığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin her üç davalıya borçlu olmadığının tespitine davalı ... ve ... icra takibini haksız ve kötü niyetle yaptığından bu davalılar hakkında takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere müvekkili lehine tazminata hükmedilmesine ayrıca dava dosyasının bağlantı nedeniyle İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/358 E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ... ve davacı ...'in, diğer davalılar ... ve ...'ya icra takibine konu borçları bulunduğunu, dava konusu senetlerin düzenlenişi ve daha sonra bedelsiz kalışı davacının dava dilekçesinde anlattığı gibi olduğunu, dava konusu bonoların diğer davalıların eline geçmesininse müvekkil ..., dava konusu bonoları alınca, (senetlerin henüz bedelsiz kalmadığı dönemde), ticaretinde kullanmak üzere çabuk bir şekilde devredebilmek için arkalarına beyaz ciro yaptığını ve fakat senetlerin zilyetliğini kimseye devretmediğini, müvekkil esasen her iki diğer davalıyı da tanımadığını, müvekkil, ... adlı dava dışı başka bir kişiyi tanıdığını, geçmişte, Eskişehir'de ...'ın işini yaptıkları süreçte, ... ile müvekkil arasında fiili bir ortaklık olduğunu, müvekkilin, alt yüklenicisi olduğu ...'ın işlerini Eskişehir'de davacıya devretme ve karşılığında bonoları alma sürecinde, ... adlı kişi müvekkil yanında bulunmakta ve tüm süreci bildiğini, Hatta ..., bonoların düzenlenmesi ve müvekkile verilmesi sırasında da aynı ortamda bulunduğunu, Yine ..., müvekkilin davacı ile imzaladığı sözleşmenin ifasının imkansız hale geldiğini ve bonoların bedelsiz kaldığını da bildiğini, bununla birlikte ..., müvekkilin ... Bankası hesabına göndermek yoluyla müvekkile 10.000,00 TL borç verdiğini, dava konusu bonolar, ... tarafından, müvekkilin fiili ortağı olması nedeniyle, ortak hakimiyet alanından, müvekkilin rızası dışında alındığını, müvekkil, bonoların ... tarafından alındığını sonradan anladığını fakat söz konusu bonoları ...'dan istediğinde, ... bonoların kendisinde kalmasını istediğini, kullanmayacağını belirtmiş ve müvekkilin kendisine olan 10.000,00 TL borcunu ödemesi durumunda bonoları müvekkile iade edeceğini söylediğini, müvekkilin ise hem aralarında fiili bir ortaklık bulunması hem de ...'ya 10.000,00 TL borcu olması nedeniyle bonoları geri almak konusunu üsteleyememiş ve durumunun sıkışık olması nedeniyle borcunu ödeyerek bonoları geri alamadığını, daha sonra ise Eskişehir ...'taki işlerinin sona ermesi üzerine müvekkil ve ...'nın fiili ortaklıkları bitmiş ve ilişkileri son bulduğunu, müvekkilin, banka hesabına yatırılan 10.000,00 TL dışında, ... ile hiçbir ticari veya borç ilişkisi bulunmadığını, dava konusu bonolar bu şekilde müvekkilin elinden çıkmış ve daha sonra diğer davalıların eline geçerek diğer davalılar tarafından icraya konulduğunu, müvekkil ile her iki diğer davalı arasında da hiçbir ticari veya borç ilişkisi bulunmadığını, diğer davalıların söz konusu icra takipleriyle müvekkilden ve davacı ...'den talep ettikleri alacakları bulunmadığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin davacı ve diğer davalılara borçlu olmadığının ayrı ayrı tespitine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Diğer davalılar kendilerine yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen davacı yanın dava dilekçesine cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; "Somut olayda imzası inkar edilmeyen bonolar davalılar ... ve ... tarafından takip konusu yapılmış olup, davacı taraf söz konusu senetlerin davalı ...'e elektrik şebekesi tesis yapım işinin verildiğini, senetlerin bedelsiz kaldığını, takip yapılamayacağını ileri sürmüştür. Yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere; bir senedin teminat senedi vasfını taşıyabilmesi için; ya senet metninde açık olarak teminatın hangi hususta verildiği belirtilmeli, ya da ayrı bir sözleşmeyle söz konusu teminat senedine atıf yapılarak senedin teminat senedi olduğunun belirlenebilir olması sağlanmalıdır. Senet üzerine yazılacak olan "teminattır" ibaresi dahi tek başına senede teminat senedi olma hüviyetini kazandırmaz. "teminat senedidir," "devredilemez", "ciro edilemez", ibareleri de tek başına geçersiz olup, hiç yazılmamış kabul edilir. Aynı yönde (Yargıtay 12.Hukuk Dairesi’nin 2014/11410 E. 2014/13843 K. sayılı ilamı), bir senedin teminat senedi olduğunu ileri süren taraf bunu yazılı bir belge ile ispatlamalıdır. Somut olayda takip konusu bonoların davacı tarafından davalı ...'e elektrik işini yüklenmesi sebebiyle sözleşmeye istinaden teminat olarak verildiği, davacı tarafından senedin verilmesine esas olan sözleşmelerin dosyaya sunulduğu, sözleşmede teminat verileceği yazılı ise de teminatın somutlaştırılmadığı, iddialar yönünden davacı tarafça dosyaya herhangi bir yazılı belge sunulamadığı, davalıların bu yönde bir kabulünün bulunmadığı, bu durumda HMK'nın 200. Maddesine göre senede karşı senetle ispat yükümlülüğü altında bulunan davacı tarafça senedin teminat amacıyla sözleşme kapsamında verildiği hususunun kanıtlanamadığı kanaati ile diğer davalılar yönünden de davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı tarafından İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/358 E. Sayılı dosyasında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası için yine menfi tespit adavası açılmış ise de ilgili dosyanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın kesinleşmediği görülmüştür. Usul hükümlerine göre davanın açılmamış sayılma kararı temyizi kabil bir karar ise de, derdestlik yönünden kararın kesinleşmesini aramaya gerek yoktur. Derdestlik, 18.09.1996 tarih ve 1996/19-461 Esas, 1996/607 Karar sayılı HGK kararına göre dosyanın işlemden kaldırılması tarihinden itibaren üç aylık süre ile sınırlıdır. Bu süre hak düşürücü süredir. Ancak, davanın açılmamış sayılmasını gerektiren şartların doğumu ile dava kendiliğinden ortadan kalkar ve derdest olmaktan çıkar. Bu nedenle İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/358 E. Sayısı eldeki dava için derdestlik teşkil etmemiştir" şeklindeki gerekçeleri ile; Davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, Davalılar ... ve ... yönünden davanın REDDİNE, şeklinde hüküm kurulmuştur.

İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davası kapsamında davalıların bedelsiz kalan teminat senetleri üzerinden müvekkil aleyhine takip başlatması usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı müvekkil takip konusu bonoları davalı ...'e elektrik işini yüklenmesi sebebiyle sözleşmeye istinaden teminat olarak verildiğini, verilmesine esas olan sözleşmelerin geçersiz olması sebebiyle, müvekkilin söz konusu senetlere dayalı herhangi bir borcu bulunmadığını, her iki davalının dayandığı tüm bonoları müvekkili ...'in düzenlediği ve davalı ...'in lehtar olduğu bonolar olduğunu, müvekkili ...'in bu bonoları, Afyon, Eskişehir ve diğer bir kısım illerde elektrik dağıtım işini yürüten ... A.Ş.'nin (...'ın), Afyon İlindeki bir kısım köylerin elektrik şebekesi tesis yapım işi ile ilgili olarak, "...." isimli projesinde iş yüklenmesi nedeniyle düzenleyerek davalılardan ...'e verdiğini, proje kapsamında ... (İdare), işin yapımını ... Dağıtım A.Ş.'ye verdiğini, ... A.ş. ise, başlangıçta işin yapımı için alt yüklenici olarak ... İnş. Taah. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile sözleşme imzalamış ... Ltd. Şti. ise söz konusu işin yapımı için davalılardan ... ve diğer bir kısım alt yüklenicilere iş verdiğini, daha sonra ... Ltd. Şti., işi müvekkil ...'e devretmek istediğini, bunun üzerine ... Ltd. Şti., davalı ... ve işi yüklenmiş diğer bir kısım kişiler ile müvekkil ... ve ortağı ... arasında sözleşme imzalanarak söz konusu iş müvekkili ... ve ortağı ...'a devredildiğini, dava konusu bonolar, bu sözleşmeler nedeniyle müvekkili tarafından düzenlenerek davalı ...'e verildiğini, fakat daha sonra işin asıl yüklenicisi olan ... A.ş. ile alt yüklenici olan ... Ltd. Şti. arasında imzalanmış olan sözleşmenin fesih olduğu ... Ltd. Şti.'nin söz konusu işi müvekkil ...'e devretmeye yetkili olmadığı ve bu nedenle sözleşmenin ifasının imkansızlaştığı anlaşılmış ve müvekkil ..., ... A.ş. ile ayrı bir sözleşme imzaladığını, bu nedenle dava konusu bonolar da bedelsiz hale geldiğini, müvekkil dava konusu bonoların davalılardan ... ve ...'nın eline nasıl geçtiğini bilmediğini, müvekkil esasen davalılardan ... ve ...'yı tanımadığını, müvekkil, ... adlı dava dışı başka bir kişiyi tanıdığını, müvekkilin ...'ın işlerini Eskişehir'de davalı ... ve diğer kişilerden devralma ve karşılığında bono verme sürecinde, ... adlı kişi davalı ...'in yanında bulunmakta ve tüm süreci bildiğini, Hatta ... adlı kişi bonoların düzenlenmesi ve davalı ...'e verilmesi sırasında da aynı ortamda bulunduğunu, ... müvekkil ...'in davalı ... ile imzaladığı sözleşmenin ifasının imkansız ve geçersiz hale geldiğini de bildiğini, müvekkil ... ile davalılar ... ve ... arasında hiçbir ticari veya borç ilişkisi bulunmadığını, müvekkil ile davalı ... arasında geçersiz bir hukuki ilişki olduğunu, davalı ... ile diğer davalılar ... ve ... arasında da hiçbir ticari ve borç ilişkisi olmadığını, davalılardan ..., bağlantılı dava olan ve birleştirilmesini talep ettiğini, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/358 E. sayılı dosyada, diğer davalılar ... ve ... aleyhine menfi tespit davası açtığını, davanın dava dilekçesinde ... vekili tarafından, ... ile ... ve ... arasında hiçbir ticari ilişki olmadığı belirtildiğini, müvekkil ... ile müvekkili ... arasındaki sözleşmenin geçersiz olması nedeniyle bonoların bedelsiz kaldığını, bonoların müvekkili ...'in iradesi dışında ... adlı kişi vasıtasıyla ... ve ...'ün eline geçtiğini ve müvekkili ...'in ... ve ... ile hiçbir ticari ve borç ilişkisinin bulunmadığını, bonoların düzenlenme nedenini, müvekkil ... ile ... arasındaki ticari ilişkiyi ve Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2016/33180 numaralı soruşturmayı bildikleri de söz konusu cevap dilekçesinde belirtildiğini, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1402 E. sayılı dosyasında ... hakkında açtıkları menfi tespit davasında davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, davalı ... ve ...'nın aynı soyada sahip olup, aralarında akrabalık ilişkisi olduğunu, davalılar ... ve ...'nın yetkili hamil olmadıkları ve ... adlı kişiyle danışıklı ve kötü niyetli olarak hareket ettiklerini gösterdiğini, davalılar ... ve ...'nın söz konusu icra takipleriyle müvekkilden talep ettikleri alacağı bulunmadığını, müvekkil ... ile davalı ... ve diğer alt yükleniciler arasında, bonoların müvekkilden alınması husunda müvekkilin yaptığı şikayet üzerine Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/33180 Soruşturma numaralı dosyası ile soruşturma yapıldığını, müvekkil davacı ...'in, davalılar ... ve ... ile hiçbir ticari veya borç ilişkisinin bulunmaması diğer davalı ... ile arasında ise geçersiz bir hukuki ilişkinin bulunması yine davalı ...'in de davalılar ... ve ... ile hiçbir ticari veya borç ilişkisinin bulunmaması ve davalıları tanımaması, bonoların zilyetliğini diğer davalılara devretmemesi nedenleriyle menfi tespit davasını açma zarureti doğduğunu, yerel mahkeme tarafından dava konusu senetlerin, teminat amacıyla sözleşme kapsamında verildiği hususunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddi yönünde karar verilmesi usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu davalı taraf ... müvekkilin dava dilekçesinde öne sürdüğü maddi olayların doğru olduğunu, dava konusu senetlerin düzenlenişi ve daha sonra bedelsiz kalışı müvekkilin dava dilekçesinde beyan ettiği gibi olduğunu kabul ettiklerini dava konusu senetlerin dosyada mübrez sözleşmelere istinaden teminat amacıyla düzenlenmiş olduğu ve ilgili sözleşmelerin hükümsüz kalması sebebiyle senetlerin bedelsiz kaldığı hususu tanık beyanları ile de açıkça beyan edildiğini, dosya kapsamında dinlenen tüm tanık beyanlarının lehlerine olduğunu, yerel mahkemece bu hususun göz ardı edilmesi usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması gerektiğini, yerel mahkemece, müvekkilin dosyaya herhangi bir yazılı belge sunmadığı, HMK. M.200 uyarınca senetle ispat yükümlülüğü'nün yerine getirilmediği şeklindeki saptamanın dosya kapsamıyla açıkça çeliştiğini, dava konusu teminat senetlerinin verilme sebebi olan sözleşmelerin dosyaya sunulmuş bulunduğunu, söz konusu sözleşmelerin içeriği incelendiğinde görüleceği üzere, ilgili senetlerin anılan sözleşmelere teminat olarak verildiğinin sözleşmelerde açıkça yazdığını, İş bu senetler tek başına delil başlangıcı niteliğinde olup, yerel mahkemenin değindiği senetle ispat yasağının istisnası konumunda olduğunu, hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin yerinde olmadığını belirterek istinaf dilekçesinin kabulü ile İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/691 E. ve 2022/264 K. Sayılı 05/04/2022 tarihli usul ve yasaya aykırı Kararın müvekkil aleyhine kısmı bakımından kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır. İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyada alacaklı ... tarafından borçlular aleyhine kambiyo senedine istinaden icra takibi başlatılmıştır. İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyada alacaklı ... tarafından borçlular aleyhine kambiyo senedine istinade icra takibi başlatılmıştır. İcra takibine konu bonolarda davacı keşideci olup lehtarın ... olduğu ve takip alacaklısı hamillerin cirolarının bulunduğu görülmüştür. 6102 Sayılı TTK 776/b bendinde, bono veya emre yazılı senedin "kayıtsız ve şartsız belli bir bedeli ödemek vaadini" içermesi gerektiği düzenlenmiştir. Yerleşik Yargıtay kararlarında da, senedin teminat senedi olduğunun bunu ileri süren tarafça yazılı delillerle kanıtlanması gerektiği, senet üzerindeki teminat içindir vb ibarelerin (doktrinde mücerret teminat kaydı denilmektedir) yeterli olmadığı, hangi ilişkinin teminatı olduğunun senet üzerinde yada ayrı bir yazılı belgede belirtilmedikçe sadece senedin teminat için verildiğine dair ibarenin senedin kayıtsız şartsız belli bir bedelin ödenmesi vaadini etkilemeyeceğinden, senedin geçersizliği sonucunu doğurmayacaktır. Senedin teminat senedi olduğunun anlaşılması halinde ise, teminat altına alınan hususun gerçekleşmesi halinde senet takip konusu yapılabileceğinden, senedin teminat fonksiyonunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti gerekecektir. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, Davacı tarafından her iki icra takibine konu bonoların sözleşmeye istinaden teminat olarak verildiğini senetlerin teminat senedi olduğunu takip alacaklılarının eline ne şekilde geçtiğini bilmediğini ileri sürmüş ise de, takibe konu senetler üzerinde teminat senedidir ibaresinin bulunmadığı davacı tarafından teminat senedi iddiasının yazılı olarak ispat edemediği dava sübut bulmadığı anlaşılmakla mahkemece davalılardan ... ve ... yönünden davanın reddine dair verilen karar hukuken yerindedir.6100 sayılı HMK 311 maddeye göre; Feragat ve kabul kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.Davalılardan ... vekili 20/04/2021 tarihli cevap dilekçesi ile," Davacının dava dilekçesinde öne sürdüğü maddi olaylar doğrudur. Müvekkil ... ve davacı ...'in, diğer davalılar ... ve ...'ya icra takibine konu borçları bulunmaktadır.(sehven yazılmış) müvekkilin davacı ve diğer davalılara borçlu olmadığının ayrı ayrı tespitine karar verilmesini" talep etmiş olmakla davayı kabul ettiği anlaşılmakla bu davalı yönünden davanın kabulü nedeni ile kabul kararı verilmesi gerekir iken pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, Davanın davalılardan ... yönünden kabul sebebi ile bu davalı yönünden davanın kabulüne davacının her iki icra takibine konu bono nedeni ile davalılardan ...' e borçlu olmadığının tespitine, diğer davalılar yönünden davanın reddine, ilk celse dava kabul olduğu için 1/2 vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile, 2-İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/04/2022 tarih, 2020/691 E. 2022/264 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-DAVANIN Davalılardan ... yönünden, Kabul beyanı nedeni ile bu davalı yönünden Kabulüne, Davacının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı sayılı icra dosyasında takibe konu 18/08/2016 keşide tarihli, 17/10/2016,10/11/2016,27/11/2016 vade tarihli ayrı ayrı 30.000.00 TL bedelli bonolardan ve İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine konu 13/08/2016 keşide tarihli 30/11/2016 vade tarihli 15.000,00 TL bedelli ve 13/08/2016 keşide tarihli 30/12/2016 vade tarihli 30.000,00 TL bedelli bonolar nedeni ile davalılardan ...' e borçlu olmadığının tespitine, - Davanın Davalılar ...-... yönünden reddine 4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.865,12-TL karar harcından peşin alınan 2.466,29 TL'nin mahsubu ile 7.398,83 TL harcın davalı ...'ten tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 54,40 TL başvurma harcı, 2.466,29 peşin harç, 7,80 TL vekalet harcı, 154,20 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.682,29 TL'nin davalı ...'ten tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-Davalılar tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine maddesine göre ilk celse kabul olduğu için 30.000,00 TL vekalet ücretinin 1/2'si olan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan ...'ten tahsiliyle davacıya verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 221,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 441,70 TL'nin davalı ...'ten tahsiliyle davacıya verilmesine, 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/12/2024

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2022/1014, K. 2024/2114, T. 19.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-44-hukuk-dairesi-2022-1014-e-2024-2114-k-ec04d7aee458