Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/4808 E. 2021/1790 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/4808
- Karar No
- 2021/1790
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/839 KARAR NO: 2024/1366 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/111 KARAR NO: 2024/149 TARİHİ: 23/02/2024 DAVA: İflas (Kambiyo Senetlerine Mahsus Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 174)) DAVA TARİHİ: 16/02/2024 KARAR TARİHİ: 30/10/2024 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı müvekkilinin alacağına istinaden üç adet senet/bono tanzim edilerek müvekkiline teslim edildiğini, vade tarihi gelmesine rağmen senetlerin ödenmemesi üzerine; İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. Say ılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine geçildiğini, borçlunun artık herhangi bir borcu ödeme gücü olmadığını, tahsilat imkanının kalmadığı ve iflasa tabi olduğu tarafımızca anlaşıldığından takip türü İİK M.43 uyarınca kambiyo senetlerine özgü iflas yoluna çevrilmiş ve bu kez de borçlu vekiline Örnek 12 ödeme emri tebliğ edildiğini ve bu ödeme emrine de itiraz edildiğini bildirerek davanın kabulü ile, icra dosyasına yönelik itirazın kaldırılmak suretiyle borçlu şirketin iflasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP Mahkemece tensip tutanağı ile karar verilmiş olması nedeniyle dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece "Dava, İİK m.154 hükmü uyarınca iflas talebinden kaynaklanmaktadır. İİK m.154/f.3 madde "Borçlu ile alacaklı yetkili icra dairesini yazılı anlaşma ile tayin etmişlerse, o yerin icra dairesi dahi iflas takibi için yetkili sayılır. Şu kadar ki, iflas davaları için yetki sözleşmesi yapılamaz ve iflas davası mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılır." şeklinde düzenlenmiştir. Bu açıdan öncelikle mahkememiz görevlidir.İİK m.154/son hükmü gereği, sonuç itibariyle iflas niteliğindeki bu davanın açıldığı anlaşılmakla mahkemece mutlak kesin yetki kuralının gözetilmesi, buna göre açılan iflas davasının davalı borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesinde açılıp açılmadığının kendiliğinden dikkate alınması zorunludur. Davacı icra takibini İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasına istinaden başlatmış, ancak iflas davasını mahkememiz nezdinde açmıştır. Ancak iflas davaları açısından mahkemenin yetkisi yukarıda açıklandığı üzere kamu düzenine ilişkin olup kesin yetki niteliğindedir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden alınan kayıtlarda ve dava dilekçesindeki kayıtlarda dahi dava tarihi itibariyle davalı şirketin sicil adresinin "İçerenköy Mah. Prof.Dr.... Cad. ... İş Merkezi, No:... Ataşehir/İSTANBUL" olduğu kayden açıktır. İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yargı çevresini düzenleyen, önceki yıllarda yayınlanan, dönemin HSYK Genel Kurulunun 19/03/2014 tarih ve 129 kararına göre Ataşehir ilçesinin İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresi içinde kaldığı açıktır. Bu itibarla davalı şirketin yani borçlu şirketin muamele merkezi Ataşehir olmakla, iflas davasının borçlunun muamele merkezi nedeniyle İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri nezdinde görülmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere davalı borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi nezdinde iflas davası açılması gerekli olup bu husus 6100 sayılı HMK m.114/f.1 bend (ç) hükmü uyarınca dava şartı niteliğindedir. Bu nedenle diğer usuli itirazlardan önce bu hususun dikkate alınması gerektir. Dava şartlarının mevcut olup olmadığının, davanın her aşamasında kendiliğinden mahkemece araştırılması, HMK m.115 hükmü uyarınca yasal olarak zorunlu olup mevcut dava şartı noksanlığı durumunda ise HMK m.115/f.2 hükmü uyarınca ise davanın usulden reddi gerekir. Bu arada Mahkememizin halihazırdaki başkanı tarafından 2021 yılında yapılan talep üzerine toplanan İstanbul BAM Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunca yapılan başvuru sonucunda Yargıtay 6.HD oluşturmuş olduğu 2021/4808E.2021/1790K.sayılı ilamında; "İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu kararında belirtildiği üzere konkordato talebi üzerine kesin yetki kuraları gereğince talebin ileri sürüldüğü mahkemenin yetkisizlik nedeniyle davayı usulden reddetmesi halinde, dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi bakımından HMK’nın 24 ve 26'ncı maddelerindeki ilkeler de gözetilerek, HMK’nın 20'inci maddesindeki yasal düzenleme açısından çekişmesiz yargı işleri bakımından aksine bir hüküm öngörülmediği gibi konkordato talebinin hukuk niteliği de gözönünde bulundurulduğunda, kesin yetki kuralı nedeniyle davanın usulden reddi kararıyla birlikte dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye talep halinde gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir." Bu nedenle İstanbul BAM 17.HD'nin aksi yöndeki uygulaması benimsenmemiş, Mahkememizin önceki uygulamasına aynen devam olunmuştur. Yapılan açıklamalar karşısında Mahkememizin, HMK m.114/f.1-bent (ç) ve HMK m.115/f.2 hükmü uyarınca kesin yetkili olmaması karşısında, davanın dava şartı yokluğundan ve usulden reddine, talep halinde, dava dosyanın kesin yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, karara karşı kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde; süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleştirilmiş ise kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesine, başka mahkemede davaya devam edilmesi söz konusu olmadığında dava hakkında açılmamış sayılma kararı verilerek davacının yargılama giderlerine mahkum edileceğinin taraf vekillerine ihtarına, HMK 331/2 maddesi uyarınca davaya başka bir mahkemede devam olunacağından yargılama giderlerine" karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; dilekçeler aşaması tamamlanmadan yetkisizlik kararı verilemeyeceği Yargıtay içtihatları ile de ortaya konulduğunu, bu karar ile Anayasa da korunan savunma hakkı ve hukuki dinlenilme hakkı ihlal edildiğini, icra takibine yetkisizlik itirazında bulunulmadığını, böyle bir durumda taraflar arasında zimni bir kabulün varlığı göz ardı edilmemeli ve yetki bakımından dikkate alınması gerektiğini, para borcunda borcun ödenmesi zamanındaki alacaklının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerektiğinden İstanbul mahkemeleri yetkili olup, yerel mahkeme tarafından yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunun kabulü ile ilamının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; HMK m. 341 gereğince istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, HMK m. 355 gereğince resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava, İİK'nun 154 vd maddelerinde düzenlenmiş olan, iflas yoluyla takip sonucu borçlunun takibe itirazı nedeniyle açılan itirazın kaldırılması ve iflas davasıdır. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında; davacı tarafından, davalı aleyhine toplam 70.556,02 TL alacağın tahsili istemiyle kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla takip başlatılmış, davalı vekilinin itirazı üzerine takip durmuştur. 2004 sayılı İİK'nun 154/1. maddesi uyarınca iflas yoluyla takipte yetkili icra dairesi borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki icra dairesidir. Ancak, İİK'nun 154/3. maddesi uyarınca icra dairesinin yetkisi kamu düzeninden olmadığından bu konuda yetki sözleşmesi yapılabilir. Borçlu ve alacaklı yetki sözleşmesi veya yetki şartı ile borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerden başka bir yer icra dairesini yetkili kılmışlarsa o yerin icra dairesi de iflas takibi için yetkili sayılır. Ancak iflas davaları için yetki sözleşmesi yapılamaz ve iflas davası mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılır. Davalının sicilde kayıtlı adresi "Ataşehir/İstanbul" olup iflas yoluyla takip İstanbul İcra Dairesi'nde başlatılmış, dava İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmıştır. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını 6100 sayılı HMK'nun 114.maddesinde yer alan sıralamaya göre belirleyecektir. HMK'nun 114/1.ç maddesinde yer alan kesin yetki dava şartıdır. Bu nedenle mahkemenin öncelikle kesin yetki kuralının olduğu hallerde, yetkili olup olmadığını tespit etmesi gerekmektedir. Somut dosya yönünden, yukarıda açıklandığı şekilde iflas davasının mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılması gerektiğinden, bu şart HMK'nun 114/1.ç maddesinde ifade edilen kesin yetki dava şartıdır. (Yargıtay 23. HD 2016/3373 E. 2017/2542 K. ve 2015/8560 E. 2016/5306 K.)Davalı şirketin muamele merkezi Ataşehir ilçesi olup, İİK'nun 154/3 maddesinde yer alan kesin yetki kuralı uyarınca iflas davası yönünden yetkili mahkeme İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğundan, Mahkemenin 6100 sayılı HMK'nun 114/1.ç maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan red kararı isabetlidir. Davaya konu uyuşmazlık itibariyle dava şartı yokluğuna ilişkin kesin yetki halinin sabit olduğunun açık olması dikkate alındığında kamu düzeninden olan bu hususun mahkemece resen gözetilerek tensip tutanağı ile değerlendirme yapılmasının usul ekonomisine uygun olması ile davalının cevap dilekçesi sunması ve dilekçesinde mahkemenin yetkiye itiraz etmemiş olması halinde dahi mahkemenin kesin yetkili hale gelmeyeceği, verilen karara karşı davalıya istinaf kanun yoluna başvurma hakkının da tanınmış olduğu gözetildiğinde davalının savunma hakkının kısıtlandığından bahsedilemeyeceği anlaşılmakla HMK m. 320/1 fıkrası hükmü de dikkate alınarak mahkemece başkaca bir işlem yapılmaksızın dosya üzerinden yetkisizlik kararı verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla davalının bu yöndeki istinaf sebebine de itibar edilmemiştir. (Yargıtay HGK 2013/4-2247 E. 2023/1667 K.) Açıklanan gerekçelerle; incelenen mahkeme kararının istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı yapılan inceleme itibariyle usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b.1 gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.g maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.30/10/2024