Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/410 E. 2022/242 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/410
- Karar No
- 2022/242
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2022/1232 Esas KARAR NO:2025/208 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:21/03/2022 NUMARASI:2021/410 E. - 2022/242 K. DAVANIN KONUSU:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) İSTİNAF KARAR TARİHİ:30/01/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava talepli dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı ... Şti. arasında Faktoring Sözleşmesi imzalandığını, diğer davalı ...'ın da bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, sözleşmeye istinaden faturalara konu alacakların davacı şirkete devir edildiğini, davacı şirket tarafından davalı .... Şti.'ne finansman sağlandığını, temlik alınan faturaların ödenmediğini, borçlu davalılar tarafından sözleşme şartlarının ihlal edilmesi ile sözleşme gereğince borçlu davalıların hesabının kat edildiğini, ihtara rağmen ödenmeyen borç ile ilgili ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, bu icra takibinin ..., ..., ..., ... ve ... sayılı dosyaları ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile açıldığını,... sayılı dosyasında borçlu davalıların asıl alacağa, işlemiş faize ve faiz oranına haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalıların Beyoğlu ... Noterliği'nin 28/11/2013 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile borçtan haberdar olduğunu, sözleşmedeki imzayı da inkar etmediklerini, davacının alacağının... Sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğunu ve alacağın likit olduğunu beyan ederek ... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalıların %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davalı şirketin dava dışı ... Şti. ile iş yaptığını, bu işlerden kaynaklanan alacaklarının bir kısmını davacı şirkete temlik ettiğini, temlikle birlikte dava dışı şirketten aldığı çekleri de davacı şirkete tahsil edilmek üzere teslim edildiğini, temlik ettiği alacağının bir kısmını nakit olarak tahsil ettiğini, davaya konu ... sayılı dosyası açılmadan önce davalı aleyhine ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, İstanbul 21. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 01/04/2014 tarih 2013/1015 Esas 2014/250 Karar sayılı ilamı ile davacı borçlu şirket yönünden itirazın kabulü ile ... sayılı dosyası ile şirket hakkında yapılan takibin iptaline, davaya konu ... sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrine davalılar tarafından süresi içerisinde itiraz edildiğini, davalıların davacı şirkete hiçbir borcu olmadığını, davacı şirketin dosyaya sunduğu sözleşmenin 13. ve 14. sayfalarında davalı ... yönünden alınan müteselsil kefaletin Türk Borçlar Kanunu'na aykırı olarak alındığını, kefilin kendi el yazısının bulunmadığını, eşinin yazılı rızasının alınmadığını ayrıca davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını beyan ederek davanın zamanaşımı sebebiyle de reddedilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesin kararıyla "Davalı ... Şti. açısından yapılan takipteki asıl alacak likit ve belirlenebilir olduğundan davalı borçlu aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır. (...)" " ve (14). Fıkrası: " Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:... sayılı dosyasından arabulucuya 1.320,00-TL tarife bedeli üzerinden ödeme yapıldığı tespit edilerek tüm tarafların arabuluculuk ilk oturumuna katıldıkları ve davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği gözetilerek; taraflar aleyhine ret ve kabul oranına göre arabulucuk ücretine hükmedilmesi gerektiği" şeklindeki gerekçeleri ile;Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile;Davalı borçlu ... açısından takibin İPTALİNE,Davacı tarafın kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine, ..., ..., ..., . sayılı dosyaları ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla,... Sayılı takip dosyası açısından,Davalı ... Şti. açısından takibin 342.259,00 TL asıl alacak, 277.480,63 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 619.739,63 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına,Asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si olan 68.451,80 TL icra inkar tazminatının davalı ... Şti. 'den alınarak davacıya verilmesine, şeklinde hüküm kurulmuştur. İSTİNAF:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davalı borçlu ... açısından takibin iptaline karar verildiğini, davalı borçlu ... kendi el yazısı ile kefaletin türünü, adını, soyadını, adresini, azami kefalet tutarını ve kefalet tarihini yazıp imzaladığını, dolayısı ile davalının müteselsil kefaletinin geçerli olduğunu, mahkemenin 03/06/2013 tarihli kefil kabul beyanı ile davalı kefil ...'ın öncesinde müvekkili şirkete yönelik faktoring sözleşmesine ilişkin hükümlerinden haberdar olduğunu, mahkeme kefalete ilişkin kısımda bilirkişi raporu hükme esas aldığı ve raporda bu hususta itirazlarını sunduklarını, itirazlar doğrultusunda ek rapor alınması talebinin değerlendirilmediğini, mahkeme bilirkişi raporunun "kefilin" kefalet miktarını kendi el yazısı ile belirtmediği " tespitinin hatalı olduğunu, mahkeme bilirkişinin eksik ve hatalı inceleme yaptığını ve 07/06/2013 tarihli faktoring sözleşmesinin 14. sayfasına bakmadığını eksik ve hatalı incelme ile ... yönünden takibin iptaline karar verildiğini, mahkemenin davalı borçlu ... açısından takibin İptaline" ilişkin kararın kaldırılması gerektiğini, istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkemenin "Davalı borçlu ... açısından takibin İptaline" ilişkin kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davalı borçluların ... sayılı icra dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetle yapılan itirazın iptali ile takibin takip talebindeki şartlar ile davamına, haksız ve kötüniyetle yapılan itiraz nedeniyle davalılar aleyhine % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP:Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; tarafça ...'ı temsilen ... sayılı dosyası hakkında icra takibinin iptali için dava ikame edildiğini, İstanbul 7.İcra Hukuk mahkemesinin 09.04.2021 tarih ve 2021/48 Esas, 2021/266 karar sayılı ilamı ile; icra takibinin iptaline karar verildiğini, müvekkilleri aleyhine ... sayılı dosyası ile takibe girişildiğini, ödeme emri 14.06.2021 tarihinde vekaleten tarafa tebliğ edilmiş olmakla yasal süresi içerisinde itirazlarının sunulduğunu, müvekkilleri alacaklı tarafa hiçbir borcu bulunmadığını, bu sebeple borca, asıl alacağa, faiz oranına, işlemiş faize, takibe itiraz edildiğini, müvekkili ...'ın ve ... Şti. nin Beyoğlu ...Noterliğinin 28.11.2013 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ve 07.06.2013 tarihli sözleşmeden dolayı hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan 07.06.2013 tarihli faktoring sözleşmesinin 13. ve 14. sayfasında ... yönünden alınan müteselsil kefalet Türk Borçlar Kanunumuza aykırı olarak alındığını, müvekkilin evli olduğu ve eşinin işbu kefalete yazılı rızası alınmadığını, müvekkili ... yönünden kefaletin geçersiz olduğu işbu sebeple de davanın reddedilmesi gerektiğini, davacının tüm taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davanın zaman aşımı sebebiyle red edilmesi gerektiğini, davacının tüm talepleri zamanaşımına uğramış olmakla davanın zamanaşımı sebebiyle de reddedilmesi icap ettiğini, davacının istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar yerel mahkeme tarafından incelenerek cevaplandırıldığı ve davacının istinaf itirazları haksız ve kötü niyetli olup reddedilmesi gerektiğini, bu sebeplerle usul ve yasaya uygun mahkeme ilamı nazara alınarak davacının istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu taraflar arasında imzalanan faktoring sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla ... sayılı ilamsız icra takibine karşı İİK 67 maddeye göre açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece; Davalı borçlu ... açısından takibin İPTALİNE, Davacı tarafın kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine, diğer Davalı .... Şti. açısından takibin 342.259,00 TL asıl alacak, 277.480,63 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 619.739,63 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına,Asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si olan 68.451,80 TL icra inkar tazminatının davalı ... Şti. 'den tahsiline karar verilmiş olup, iş bu karara karşı davacı tarafça davalı borçlu ... yönünden verilen red kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. ... sayılı dosyasının tetkikinden; alacaklı ... A.ş. tarafından Borçlular ... ve ... aleyhine 342.259,00-TL asıl alacak + 277.480,63-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 619.739,63-TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlular vekilinin süresinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, müvekkillerinin Beyoğlu ...Noterliğinin 28.11.2013 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ve 07.06.2013 tarihli sözleşmeden dolayı hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, ileri sürdüğü takibin durdurulduğu görülmüştür.Davacı ile davalı .... Şti. arasında 07/06/2013 tarihinde azami faktoring hacmi 1.000.000,00-TL limitli Faktoring Sözleşmesi imzalandığı, davalı ...'ın sözleşmede müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu görülmüştür. Mahkemece hükme dayanak yapılan, davalı ... tarafından verilen 03/06/2013 tarihli kefil kabul beyanında; “Şirketiniz ile ... Şti. arasında akdolunmuş faktoring sözleşmesi, ekleri ile genel işlem şartlarına, müteselsil kefalet ilişkin düzenlemelerine kefilin sorumluluklarına ilişkin hükümler, açıklamalar tarafımızca üzerinde görülen tarihte yazdırmak suretiyle alınmıştır. Özellikle anılan sözleşmede yer alan genel işlem şartları ve müteselsil kefilin sorumlulukları hakkında bilgilendirilmiş anlamlarını aleyhimizde doğurabileceği sonuçlarını ayrıntıları ile incelemiş, değerlendirilmiş bulunmaktayız. Bu yükümlülük çerçevesinde şirketiniz ile alınan sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzalamaya ve sözleşme hükümlerinin uygulanmasını kabul ederiz.” ibarelerinin yazılı olduğu verilen bu belgenin kefaletname olmadığı, sözleşme şartları hakkında bilgi sahibi olduğuna yönelik olduğu ve kefaletin geçerliliği yönünden bu belgenin hükme esas alınmasının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren Türk Borçlar Kanununun 583 maddesinde; "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. "Düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda; 07/06/2013 tarihli kefalet sözleşmesinde davalı kefilin kefalet altına girdiği miktarın, kefaletin müteselsil olduğunun, kefalet tarihinin ve kefilin isim, soyad ve adresinin kendi el yazısı ile yazılı olduğu, TBK 583 göre geçerli bir kefaletin bulunduğu, davalının imzasının bulunmadığını ileri sürdüğü 03/06/2013 tarihli belgenin sözleşme şartları hakkında bilgi sahibi olduğuna, yönelik bir belge olduğu kefalet sözleşmesi olmadığı anlaşılmakla, mahkemece bu davalı yönünden de itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile, davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davalı ... yönünden de davanın kabulüne, asıl alacak likit olduğundan asıl alacak üzerinden %20 oranında inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilm verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,2- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/03/2022 tarih, 2021/410 E., 2022/242 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davanın KABULÜNE,-...,...,...,..., ... sayılı dosyaları ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, ... Sayılı takip dosyası açısından,-Davalılar açısından takibin 342.259,00 TL asıl alacak, 277.480,63 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 619.739,63 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına,-Asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si olan 68.451,80 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 42.334,41 TL karar harcından peşin alınan 7.484,91 TL'nin mahsubu ile 34.849,50 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 59,30 TL başvurma harcı, 7.484,91 peşin harç, 8,50 TL vekalet harcı, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 117,75 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 12.670,46 TL'nin, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 96.960,94 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 91,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 312,20 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 30/01/2025