Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/17 E. 2025/18 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/17
- Karar No
- 2025/18
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/282 KARAR NO : 2025/635 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09.01.2025 NUMARASI : 2025/17 E. - 2025/18 K. DAVANIN KONUSU : Tespit KARAR TARİHİ : 17.04.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 17.04.2025 Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.01.2025 tarih 2025/17 E. - 2025/18 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin 12.07.2016 tarihinde dava dışı ...bank T.A.Ş.'ta hesap açtığını, ancak bu bankanın, müvekkili için ''şüpheli müşteri'' sıfatını koyduğunu, diğer şubelere de ihtarda bulunarak hesabına bloke koyduğunu, bu işlemin kaldırılması amacıyla müvekkilinin Tüketici Hakem Heyetine şikayette bulunduğunu, 19.04.2017 tarihli 2017/2012-2017/1321.249 K nolu kararla hesaplarına 2012 yılından bu yana ''fraud blokesi'' konulduğunu öğrendiğini, ancak söz konusu sabas kaydı (sahte bilgi/belge/beyan/başvuru alarm sistemi) ve fraud blokesinin hangi banka tarafından konulduğunun tespit edilemediğini, fraud blokesinin yasa dışı yollarla para veya mal elde etmeye yönelik eylemleri tespit edilen banka müşterilerinin bu sebeple hesabına koyulan blokeleri ve bankacılık işlemlerinin kısıtlanmasını ifade ettiğini, müvekkilinin haksız yere koyulan ''şüpheli müşteri'' sıfatı yüzünden bankalarda hesap açamadığını ve açık olan hesaplarında kısıtlama yaşadığını, müvekkilinin hesaplarına fraud blokesi koyulmasına sebep olabilecek herhangi bir eyleminin ve işleminin bulunmadığını, blokenin hangi kurum tarafından ve hangi sebeple konulduğunun tespit edilmediğini, çeşitli kurumlara yazı yazdıklarını, ancak her bir kurum tarafından ayrı ayrı olumsuz dönüş yapıldığını, hangi kuruma husumet yöneltileceği belirlenemeyeceği için şimdilik taraf olarak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nu gösterdiklerini, sabas kaydının ve freud blokesinin hangi kurum tarafından konulduğunun tespiti halinde HMK m. 124 uyarınca taraf değişikliği yapacaklarını belirterek, sabas kaydının ve freud blokesinin hangi kurum tarafından konulduğunun tespitine, müvekkili adına konulan freud blokesinin ve sabas kaydının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacının tacir olduğuna dair iddia bulunmadığı gibi davanın mutlak ya da nisbi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği, bu nedenle Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerektiği, görevli mahkemenin Aydın Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın görev dava şartı yokluğundan HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine, görevli mahkemenin Aydın Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilmiştir. Karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davanın TTK'nın 4/1-(a)-(f)’de öngörülen hususları içerdiğini, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, bu madde gereğince bir davanın ticari bir dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmeleri ile ilgili hususlardan doğması veya anılan yasa maddesinde sayılan ticari davalardan olması gerektiğini; aynı maddenin f bendinde "her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır." denildiğini, ilk derece mahkemesince görevli mahkeme konusunda yanlış hüküm kurulduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere, görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olmasa dahi müvekkillinin ikametgah adresinin Söke olması sebebiyle görevli mahkemenin Söke Asliye Hukuk Mahkemesi olması gerektiğini, kararın bu yönüyle de hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının banka hesapları üzerine konulan bloke kayıtlarının hangi banka tarafından konulduğunun tespiti ile bu işlemlerin kaldırılması için açılan işbu davanın müvekkili kuruma yöneltilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu olayın müvekkili kurumun eylem veya işlemlerinden kaynaklanmadığını, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, davacının banka hesaplarına konulan sabas kaydı (sahte bilgi/belge/beyan/başvuru alarm sistemi) ve fraud blokesinin kaldırılması istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-f maddesinde bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı düzenlenmiştir. Davacı, dava dışı ...bank T.A.Ş.'ta 2016 yılında açtığı hesabına ''şüpheli müşteri'' sıfatı konulduğunu, bunun dayanağının banka hesaplarına 2012 yılında konulan fraud blokesi ve sabas kaydı olduğunu, ancak bu blokenin hangi banka tarafından konulduğunun tespit edilemediğini belirterek, davacının hesaplarında bulunan sabas kaydının ve freud blokesinin hangi kurum tarafından konulduğunun tespiti ile bu bloke ve kaydın kaldırılması istemiyle eldeki davayı açmıştır. İlk derece mahkemesince, öncelikle davacıya, davalı kuruma karşı yönelttiği davanın hukuki niteliği açıklattırılarak, davanın haksız fiile dayalı olarak açıldığının tespiti halinde Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmesi; davanın bankacılık işlemlerinden kaynaklandığının tespiti halinde ise dava dışı ...bank T.A.Ş.'tan davacıya ait hesap bilgileri getirtilerek, davacının bankacılık işlemleri yönünden tüketici konumunda olup olmadığı ve bu yönden Tüketici Mahkemesinin görevli olup olmadığının değerlendirilmesi, davacının tüketici sıfatına sahip olmadığının tespiti halinde ise işin esasına girilerek taraf delillerinin toplanması ve özelikle davalı kurumun dava konusu kayıt ve bloke işlemleri yönünden husumet yöneltilmesinin mümkün olup olmadığı da tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile davacının tacir olduğuna dair iddia bulunmadığı, davanın mutlak ya da nisbi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi isabetli bulunmamıştır. Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.01.2025 tarih 2025/17 E. - 2025/18 K. sayılı kararının kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının istek halinde kendilerine iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.