Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/854 E. 2024/703 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/854
- Karar No
- 2024/703
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/238 KARAR NO : 2025/654 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/11/2024 NUMARASI : 2024/854 E. 2024/703 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 24.04.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 24.04.2025 İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.11.2024 tarih 2024/854 E. 2024/703 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı kaza nedeniyle hasara uğradığını, hasar ihbarına istinaden hasar dosyası açtığını, eksper incelenmesi üzerine davalıdan aracın onarım onayı alındığını, aracın onarımının kasko poliçesinden gerçekleştirilerek davalının sigortalasına aracın eksiksiz olarak teslim edildiğini, yapılan işlemlere istinaden 76.538,52-TL hasar onarım bedeli fatura kesildiğini, davalının süresi içerisinde fatura bedelini ödememesi üzerine genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalının kötü niyetli olarak takaibe itiraz ettiğini, belirterek; itirazın iptaline, takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davaya konu aracı için davalı nezdinde genişletilmiş kasko paket sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, aracının karıştığı trafik kazası nedeni ile hasar alması karşısında davacı tarafından onarımını yapılması nedeni ile dava dışı sigortalıya şahsa onarım faturası kesildiği, sigortalının hasar ile ilgili tazminat alacağını davacıya temlik ettiğinine ilişkin temliknamenin dosya içerisinde yer aldığı, bu hali ile davacı ile davalı sigorta şirketi arasında sigorta sözleşmesi bulunmadığı ancak davacı şirketinin hasar tazminat yönünden dava dışı sigortalının haklarına halef olduğu, dava dışı sigortalının tacir olmadığı, aracın ticari nitelikte bulunmadığı, davanın ticari mahiyetinin olmadığı, davacının halefiyet hükümleri çerçevesinde görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu, belirtilerek; davanın görev dava şartı yokluğu sebebiyle açılan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davanın Haksız Fiilden kaynaklanmadığını, davacı ile davalı arasındaki anlaşmalı özel ve yetkili servis sözleşmesinden kaynaklanan mutlak ticari dava olduğunu, davada hiçbir koşulda haksız fiil davasının unsurları ve tarafları bulunmadığını, davalının yaptığı işlemler neticesinde kestiği fatura bedelini davalıdan tahsil edemeyen tacir olduğunu, davacı ile davalı arasındaki sözleşme şartlarına istinaden hasar onarım sürecinin gerçekleştirildiğini, Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Dava kasko sigorta poliçesi kapsamında hasar onarımını gerçekleştiren servisin onarım faturasına dayalı alacağının tahsili istemi ile yapmış olduğu takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle görevsizlik nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, karar verilmiştir 1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2. Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında, yerleşik uygulamada belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede; dava dışı sigortalı ile davalı arasında düzenlenen kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalı araçta oluşan hasar nedeniyle araç onarımını yapan davacıya temlik edilen hasar bedelinin halefiyete dayalı olarak tahsilinin talep edilmesine, davacının eldeki davayı temilike istinaden sigortalının halefi olarak açmış olması nedeniyle görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınacak olmasına, dava tarihi itibariyle temlik eden dava dışı sigortalının gerçek kişi davaya konu sigortalı aracın kullanım amacının da hususi olması nedeniyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki sigorta sözleşmesi de tüketici işlemi sayılmasına, temlik eden yerine geçerek açılan davada halefiyet ilkesi gereğince eldeki davaya konu uyuşmazlığın da Tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmasının gerekmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.