Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2020/378 E. 2022/986 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2020/378
Karar No
2022/986

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2023/341 KARAR NO:2025/947 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:03/11/2022 NUMARASI:2020/378 E. - 2022/986 K. DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:03/07/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkili aleyhine yazılan ... sayılı dosyasına konu senet üzerinde bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığını, yaptırılacak inceleme sonrasında imzanın tespiti ile müvekkilinin takibe konu alacakla ilgili olarak borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın dava dilekçesindeki haksız ve mesnetsiz beyanlarının kabul etmediklerini, icra takibinde borçlu sıfatı ile bulunan davacıya usulüne uygun tebligat yapıldığını ve takibin kesinleştiğini, ardından icra takibinde borcun tahsili için yasal süreç başlatıldığını ve mesken haczi ve maaş haczi yapıldığını, icra takibi sürecince hukuka aykırı hiçbir işlem yapılmadığını, davalı müvekkil ile davaya konu icra takibindeki diğer borçlu ... arasında ticari ilişki mevcut olduğundan, aralarındaki ticari ilişki nedeniyle 400.00,00-TL bedelli senet müvekkile verildiğini, her ne kadar davacı yan dava dilekçesinde, davacı ve müvekkil davalı arasında hiçbir ticari ilişki mevcut olmadığını beyan etse de davacı ile diğer borçlu senedin müvekkile verildiği 30/11/2018 tarihinde evli olduklarını ve davacı, eski eşi ile beraber iş yaptığını, davalı müvekkili ile davacının eski eşi arasındaki iş ilişkisinden davacı asilin haberdar olmadığı yönündeki beyanları kabul etmediklerini, takibe dayanak senette kefil kısmında davacının adı ve imzası bulunduğunu, davacı eski eşine kefil olma suretiyle senede imza attığından bu borcun taraflarından biri haline geldiğini, gerekli imza incelemesi yapıldığında senet üzerindeki imzanın da davacıya ait olduğunun sabit olacağını belirterek davacı yanın haksız davasının reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI::İlk Derece Mahkemesin kararıyla; "Mahkememizce öncelikle dava konusu bonodaki imzanın davacı eli ürünü olup olmadığı noktasında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.... isimli grafolog bilirkişinin 25/04/2022 tarihli raporunda yapılan incelemede; dava konusu imzanın Davacı ... eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir.Davalı tarafın iş bu rapora itirazı üzerine dosya Adli Tıp Kurumuna imza incelemesi için gönderilmiş ve Fizik İhtisas Dairesinin 20/09/2022 tarihli raporu uyarınca; "senette borçlu bölümünde altta yanyana atılı 2 (iki) adet imza ile ... (...)'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ... (...)'ın eli ürünü olmadığı" tespit edilmiştir. Bu tespitler ışığında dava konusu bonodaki imzanın davacı eli ürünü olmadığı kabul edilmiştir.Bu açıklamalar ışığında; ispat külfeti kendisinde olan davalı taraf, bono ve bonodan kaynaklı olarak davacı taraftan alacaklı olduğunu ispat edemediğini şeklindeki gerekçeleriyle"Davanın KABULÜ ile,Dava konusu ... sayılı takip dosyasından dolayı ve takip dosyasına konu 30/10/2018 düzenleme ve 30/11/2018 ödeme tarihli 400.000,00TL bedelli bonodan dolayı davacının BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE" şeklinde hüküm kurulmuştur. İSTİNAF:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı müvekkili ile davaya konu icra takibindeki diğer borçlu ... arasında ticari ilişki olduğunu, aralarındaki ticari ilişki nedeniyle 400.00,00-TL bedelli senet müvekkiline verildiğini, mahkemece eksik inceleme ile senetteki imzanın davacı yana ait olmadığına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, söz konusu senette kefil kısmında davacının adı ve imzası bulunduğunu, davacı eski eşine kefil olduğundan senede imza attığını ve borcun taraflarından biri haline geldiğini, davacının eski ile ile müvekkili arasında ticari ilişki olduğunu davacının da kabul ettiğini, davacı ile ortak ticari iş yapan davacının eski eşine 100.00,00-TL banka hesabından çekerek elden verdiğini, 30/10/2018 tarihinde ... Bankasından toplamda 100.000,00-TL EFT yaptığını ve 200.000,00 TL'de elden teslim ettiğini, davacının eski eşi de 400.000,00-TL bedelli senedi doldurulmuş şekilde müvekkiline teslim ettiğini, senette herhangi bir tahribat söz konusu olmadığını, mahkemece alınan bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, itiraz üzerine ATK dan imza incelemesi yapıldığını, ATK tarafından tanzim edilen rapor gerçeği yansıtmadığını, bir üst uzman kurulu ya da Genel Kurula ya da daha ileri teknikle inceleme yapan ve çok ileri tekniklerle çalışan bu konuda uzman olan Teknik Üniversitelerden birine itirazları doğrultusunda rapor hazırlattırılması gerekirken mahkemece söz konusu mevcut raporla yetinilerek eksik inceleme ile karar verildiğini, müvekkili borcunu alamadığı için maddi ve manevi zor günler geçirdiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını davanın reddini talep etmiştir. GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.Davacı, ... sayılı takip dosyasına konu 30/10/2018 düzenleme ve 30/11/2018 ödeme tarihli 400.000,00TL bedelli bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmektedir.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. ... bilirkişisine ait 25/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" dava konusu imzanın Davacı ... 'ın eli ürünü olmadığı" belirtilmiştir. Adli Tıp Kurumu ve Fizik İhtisas Dairesinin 20/09/2022 tarihli raporunda özetle; "senette borçlu bölümünde altta yanyana atılı 2 (iki) adet imza ile ... (...)'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ... (...)'ın eli ürünü olmadığı" belirtilmiştir.Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından icra takibine konu senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü ve alınan bilirkişi raporu ve ATK' dan alınan bilirkişi raporlarında imzanın davacının eli ürünü olmadığı anlaşılmakla mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar yerindedir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/11/2022 tarih ve 2020/378 E. 2022/986 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 27.324,00 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 6.831,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 20.493‬,00 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 03/07/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2020/378, K. 2022/986, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2020-378-e-2022-986-k-d28d8bdc373a