Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2020/709 E. 2021/752 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2020/709
Karar No
2021/752
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/51 Esas KARAR NO: 2024/1518 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/10/2021 NUMARASI: 2020/709 E. - 2021/752 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/09/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalı ...’nın lehtarı olduğu, 2 adet emre yazılı senet keşide ettiğini, davacının bu senetlere ilişkin borcunu ...’ya ödemiş olmasına ragmen, davacının bilgisi dışında senetleri başkalarına ciro ettiği işbu iki senetlerin 01.07.2020 vadeli 22.500.00 TL emre yazılı senet, 01.09.2020 vadeli 22.500.00 TL emre yazılı senet olduğunu, tarafların 04.06.2020 tarihindeki anlaşmaları ile yukarıda belirtilen senet bedellerine karşılık olarak 38.000.00 TL ödendiği takdirde davacının borcunun kalmayacağının kabul edildiğini, nitekim 04.06.2020 tarihinde, senetlerin vadesinden çok daha önceki bir tarihte 38.000.00 TL ödemeyi banka kanalı ile davalı ...’ya gönderdiğini, dekont açıklamasında da “01.07.2020 ve 01.09.2020 senet ödemesi “ yazılarak senedin vade tarihlerinin belirtildiğini, davacının yurtdışında (Japonya) olduğundan dolayı ...’ya senetleri teslim almayacağını, onları yırtmasını söylemiş ise de, ...'nın bunun yerine 09.06.2020 tarihli bir video çekimi yaparak “... bana senetten dolayı bankaya para yatırdı, benim alacağım kalmadı. Senet her hangi bir geçerliliği yok. Benim ...’tan alacağım kalmamıştır.” şeklinde cümeleri bir kağıda yazarak T.C. nosunu da yazarak birlikte imzaladığı, işbu yazılı beyanı ile belirtilen senetlerle kendisine borç kalmadığını ikrar ettiğini, 01.07.2020 vadeli 22.500,00 TL bedelli emre yazılı senet (dava dışı) davacı tarafından ...’ya ödenmiş olmasına ragmen ... isimli şahsa ciro edildiğini, ...'in işbu senet ile ilgili olarak davacı aleyhine İstanbul ... İcra Md. ... E Sayılı dosyasından takip balatıldığını, davacı aleyhine ihtiyati haciz kararı aldırıldığı ve davacının banka hesaplarına bloke konulduğunu ve dosya borcunun bu şekilde tahsil edildiğini, ...'in asıl ...’dan alacaklı olduğu halde kötü niyetli olarak sadece davacı borçlu olarak gösterdiğini, takip sonrasında davacı ...’ya mesaj gönderdiği borcunun kalmamasına ragmen senedin başkasına ciro edilmesinin nasıl olabildiğini sorduğunu ve vadesi gelmeyen senedin de ...’a ödendiği başkasına ciro edilmemesini bildirdiğini, ...'nın bir yanlışlık olduğunu ve geri ödeme yapacağını davacıya bildirdiğini, icra dosya borcunun davacıdan tahsil edilmeden önce davalı ...’ya Beyoğlu ... Noterliğinin 25.08.202 tarih, ... yevmiye nolu ihtarname keşide edilerek, haksız şekilde icra takib dosya borcunun ödenmesini, dosyanın infaz edilmesini ve icraya konulan 01.07.2020 vadeli 22.500,00 TL bedelli senedin iptal edilmesini, 01.09.2020 vadeli 22.500,00 TL bedelli senedin başkasına ciro edilmemesi iptali ve iadesinin istendiğini, davalıya gönderilen ihtarnamenin iade edildiğini, ...’ya ... üzerinden mesaj gönderildiğini, davacı alacaklı olduğu halde bir başka icra dosyası olan İstanbul ... İcra Md. ... E Sayılı dosyasından davalı ...’nın borçlu olduğunu, işbu İcra dosyasında ...’nın Avukatı ... olduğunu, aynı avukatın ...’in de avukatı olduğunu, 01.09.2020 vadeli 22.500.00 TL bedelli Emre Yazılı senet ( İşbu Dava Konusu) bedelini davacı tarafından ...’ya ödenmiş olmasına ve ayrıca ihtarname gönderilmesine ragmen Ciro edilerek .. İth. İhr. Ve Sanayi A.Ş’ye verildiğini, senedin ... A.Ş tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında takibe konulduğunu, ... A.Ş’nin Yönetim kurulu başkanı ...’nın ablası ... olduğunu, ...'nın bu şirketle irtibatlı olduğunu hatta şirketi kendisinin yönettiğini, şirketin avukatının da Av. ... olduğunu, belirtildiği üzere davacı ile davalı aralarındaki anlaşma gereği 2 adet senede karşılık, senet vadelerinden önce olmak üzere 38.000 TL ödeme yapıldığını, 2 adet senet bedelinin ise 45.000 TL olduğu senetlere ilişkin 7.000 TL eksik ödemenin söz konusu olduğunu, senet vadelerinin ise 01.07.2020 ve 01.09.2020 olduğunu ve 01.09.2020 vadeli 22.500 TL bedelli senetten 15.500 TL borçlu olunmadığının tespitinin talep edildiğini, her ne kadar “senedin ödenmiş olduğuna ilişkin def’i bir kişisel def’i olsa da hileli anlaşma ile senedin ciro edildiği hamile karşı da senedin ödendiği def’isi ileri sürülebileceğini, bu halde senedi ciro ile alan kişinin kötü niyetli hamil sayılacağını, Yargıtay, senet hamilinin senet lehtarının kardeşi olması halinde iyiniyet iddiasınında bulunulamayacağını ve kötü niyetli sayılcağına ilişkin emsal kararlarında kabul edildiği, senetlerle ilgili olarak davacının borcu kalmadığını kabul eden davalı ...'nın, buna ragmen işbu senetleri başkalarına ciro etmiş olduğundan hakkında İstanbul C.Başsavcılığına 2020/179426 soruşturma nolu dosyasından nitelikli dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma, bedelsiz senedi kullanma suçlarından suç durusunda bulunulduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla, davacı hakkında İstanbul ... İcra Md. ... E Sayılı dosyasıyla başlatılan 01.09.2020 vadeli 22.500 TL bedelli emre yazılı senede ilişkin borcun 7.000 TL’lık kısmının davacı tarafından eksik ödendiğini, 15.500 TL’lik kısmından borçlu olmadığının tespitine, senedin iptaline, dava sonuna kadar teminat karşılığında icra veznesine yatırılacak teminatın davalılara ödenmemesine, ayrıca davalıların haksız ve kötü niyetli olduğundan %20 tazminat ödemelerine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın Tüketici mahkemesinde açılması gerektiğini, davanın Ticaret Mahkemesinde açılmış olmakla görev ve yetki yönünden itiraz ettiklerini, davacının davalıdan taşınmaz satın alan müşteri olduğunu, işin niteliği itibariyle ticari iş olmadığını bu sebeple dosyanın görevli ve yetkili Mahkemeye gönderilmesi gerektiğini, davacı ile davalı ...'nın taşınmaz satımı ile aralarında anlaştıklarını, ancak sonrasında davacıya konum itibariyle daha değerli olan başka bir yerden taşınmaz verilmesi için sözleşmenin yenilendiğini, satış işlemine ek olarak davalının 90.000 TL daha ödemesinin kararlaştırıldığı ve 01.07.2020 vadeli 22.500 TL 1.ci senet, 01.07.2020 vadeli 22.500 TL 2.ci senet, 01.09.2020 vadeli 22.500 TL 3.cü senet, 01.09.2020 vadeli 22.500 TL 4.cü senet düzenlendiğini, bu senetlerden 2 tanesine karşılık 38.000 TL kısmi ödeme yapıldığını, davaya konu video ve mesaj kayıtlarının da bu iki senede ilişkin yapıldığını, hatta ödenen bu iki senedin davalı tarafından yırtıldığını, davacının da bu hususta Mahkemenize video kaydını sunduğunu, yırtılan senetlerin başkalarına ciro edilmesinin mümkün olmadığı, halihazırda icra takibinde olan iki senede ilişkin davacı tarafından imza itirazının da yapılmadığını, kendisinin düzenlediği 4 adet senet olduğunu, açıkça ortada olduğunu, davalının ticaret yaptığı iş için, iş yaptığı kişilerden yüksek meblağlı senet kabul etmediğini, zira yüksek meblağlı senetlerin tahsilinin zor olduğunu, ticari dolaşımının da zor olduğunu, davalının 90.000 TL’ye istinaden 4 adet senet düzenlenmesinin davacıdan istediğini, davacının da bu senetleri düzenleyerek kendi imzasını atarak davalıya teslim ettiğini, davalıya ödenen 2 senedi icra takibine konu etmediğini, tedavülde dolaşımına müdahale etmediğini, davacının ödeme yapmış olduğu 38.000 TL’ye karşılık diğer iki senedin davalı ... tarafından yırtılmak suretiyle yok edildiğini belirterek davanın görevli Mahkeme olan İstanbul Tüketici Mahkemesinde görülmesi için görevsizlik kararı verilmesine, esasa girilecek ise; düzenlenen 4 adet senet göz önüne alınarak davacının açtığı Menfi Tespit davasının reddine, davalar lehine alacağın % 20’den az olmamak üzere İcra İnkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekkalet ücretinin davacıdan tahmiline karar verilmesi talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davalı tarafın görev itirazının dava konusu uyuşmazlığın taraflar arasında düzenlendiği belirtilen 01/07/2020 vadeli, 22.5000,00 TL bedelli ve 01/09/2020 vadeli, 22.500,00 TL bedelli senetten kaynaklanan menfi tespit davası olduğu anlaşılmakla reddine, yine davalı tarafın Arabuluculuk yönünden itirazının ise 6102 sayılı TTK 5/A maddesinin açık düzenlenmesi ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2020/85 Esas, 2020/454 karar sayılı ilamı uyarınca ticari nitelikteki menfi tespit davalarında dava açılmadan önce Arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu olmadığı ve Arabuluculuğa gidilmiş olmasının bir dava şartı olmadığına hükmedilmiş olması dikkate alınarak reddine karar verilmiştir. Davacı tarafça, 01/07/2020 vadeli 22.500 TL bedelli ve 01/09/2020 vadeli 22.500 TL bedelli olmak üzere toplam bedeli 45.000 TL olan iki adet senedin davalı ...'ya keşide edildiğini, borcun 38.000 TL'lik kısmını davalıya ödediğini, 01/09/2020 vadeli senedin 7.000 TL'lik kısmını ise ödemediğini, senetler ödenmesine karşın davalı tarafından başkalarına ciro edildiğini, 01/09/2020 vadeli senet yönünden davalının ciro ettiği ablası ...'nın tek yetkilisi ve yönetim kurulu başkanı olduğu diğer davalı ... İth.İhr.ve San.Tic.A.Ş.'nin senede ilişkin İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlattığını beyanla 01/09/2020 vadeli senedin kalan kısmı olan 15.500 TL'lik kısmına ilişkin davacının davalılara borçlu olmadığının tespiti ve senedin iptali talep edilmiştir. Taraflar arasında 26/07/2017 tarihli Satış Vaadi Sözleşmesi düzenlenmiş olup davacı vekili 07/06/2021 tarihli dilekçesi ile satış vaadi sözleşmesine istinaden 136.000 TL yükleniciye ödeme yaptığını, yüklenici tarafından bina yapılmadığı için satış vaadi sözleşmesini feshettiğini, ödediği 136.000 TL'yi geri alabilmek için İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından talip başlattığını, satış sözleşmesine ilişkin keşide edilen senet bulunmadığını belirtmiştir. Davalı taraf her ne kadar cevap dilekçesinde sözleşmenin yenilendiğini, davacının ek olarak davalıya 90.000 TL daha ödemesinin kararlaştırıldığından bahisle 90.000 TL'nin ödenmesi için 4 adet senet düzenlendiğini iddia etmiş ise de; taraflar arasında düzenlenen 26.07.2017 tarihli satış vaadi sözleşmesinde uyuşmazlığa konu senetler hakkında düzenleme yapılmadığı anlaşılmış olup, sözleşmenin yenilendiğine dair dosyaya herhangi bir yazılı delil sunulmadığı gibi dava konusu senetler dışında bono da ibraz edilmediğinden davalının bu yönden iddiasına itibar edilmemiştir.Somut olayda, dosyada mevcut tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde davacı tarafından 04.06.2020 tarihinde yapılan 38.000,00-TL ödemenin 22.500,00-TL'lik kısmının 01.07.2020 tarihli senet bedeli olarak yapıldığının, bakiye kalan 15.500,00-TL'lik kısmının da 01.09.2020 vadeli 22.500,00-TL bedelli senet için yapıldığının kabulü ile takip konusu senedin davacı tarafça davalı ...'ya 7.000 TL bedel dışında ödendiği anlaşılmış olduğundan takip konusu senetle ilgili davacının 15.500,00-TL'lik kısım yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekmiştir. Öte yandan, bono sebepten mücerret kıymetli evrak olup; hamil temel borç ilişkisinin tarafı olmadığından, TTK 687. maddesi uyarınca, temel ilişkideki defiler hamile karşı ileri sürülemez; meğer ki hamil, senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. Hamilin kötü niyetini ispat yükü ise iddia eden davacıya aittir. Davacı tarafça davalı ... İth.İhr.ve San.Tic.A.Ş.'nin senedi iktisap ettiği anda kötü niyetli olduğu ispatlanamamıştır. Bu nedenle davacı tarafından bu davalı hakkında açılan davanın ve senedin iptali talebinin ve şartları oluşmadığından davacı lehine kötü niyet tazminatı talebinin reddine," karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasında 15.500,00-TL'lik kısma ilişkin olarak, dava sonuna kadar -teminat karşılığında- icra veznesine yatırılacak paranın davalılara ödenmemesine karar verilmesi taleplerinin olduğunu, İİK 72/3. Maddesinde belirtilen ve takip sonrası menfi tespit davalarında uygulanan ihtiyati tedbire mahkemenin reddetmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, -Müvekkilinin, davalı ...’nın lehdarı olduğu 2 adet emre yazılı senet keşide ettiğini, Müvekkilinin bu senetlere ilişkin borcunu ...’ya ödediğini ancak ..., müvekkilinden habersiz bir şekilde senetleri başkalarına ciroladığını, 01.07.2020 vadeli, 22.500,00-TL bedelli, 1 no.lu emre yazılı senet ve 01.09.2020 vadeli, 22.500,00-TL bedelli, 2 no.lu emre yazılı senet ile ilgili Davalı ... ile müvekkili 04.06.2020 tarihinde anlaştıklarını ve yukarıda belirtilen iki senet bedeline karşılık olarak 38.000,00-TL ödendiği takdirde, müvekkilin borcu kalmayacağını kabul ettiğini, 04.06.2020 tarihinde 38.000,00-TL ödemeyi banka kanalıyla davalı ...’ya gönderdiğini ve sunulu dekont açıklamasına, “01.07.2020 01.09.2020 senet ödemesi” yazarak senetlerin vade tarihlerini belirttiğini, yurtdışında (Japonya’da) olduğundan dolayı ...’ya, senetleri teslim alamayacağını, onları yırtmasını söylediğini, ... bunun yerine; kendi yüzünü de göstererek, 09.06.2020 tarihli bir video çektiğini ve “... bana senetten dolayı bankaya para yatırdı. Benim alacağım kalmadı. Senet herhangi bir geçerliliği yok. Benim ...’tan alacağım kalmamıştır”. şeklinde cümleler sarf ederek, bu cümlelerini bir kağıda yazarak, TC no.su ile birlikte imzaladığını, 01.07.2020 vadeli 22.500,00-tl bedelli senet bedelini, 04.06.2020 tarihinde davalı ...'ya ödemiş olmasına rağmen, senedin davalı tarafından ...'e ciro edildiğini ve ... de işbu senede ilişkin olarak 06.07.2020 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... e. sayılı dosyası ile icra takibine geçtiğini, bu dosya borcundan sorumlu olmadığını, işbu dava dışı icra dosyasında, borcun tamamı müvekkili tarafından ödenmiş olup, bu hususta taraflarınca ayrıca istirdat davası açılacağını, müvekkilinin davalı ...'ya yapmış olduğu 38.000,00-TL ödemeden, ilk olarak 01.07.2020 vadeli 22.500,00-tl bedelli senet bedeli tahsil edilmiş sayılacağından; 38.000-22.500= 15.500-TL bedel geriye kalacağını ve bu geriye kalan 15.500,00-TL bedel de, davaya konu 01.09.2020 vadeli, 22.500,00-TL bedelli senet için ödenmiş sayılacağını,-Müvekkilinini, davaya konu, 01.09.2020 vadeli, 22.500,00-TL bedelli senet bedelinin 15.500,00-TL'lik kısmını, 04.06.2020 tarihinde davalı ...’ya ödemiş olmasına ve ayrıca bu hususta kendisine taraflarına ihtarname gönderilmiş olmasına rağmen, işbu senet “...”ne ... tarafından ciro edildiğini ve ... Et şirketi de işbu senede ilişkin, müvekkili hakkında 09.09.2020 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasıyla takip başlattığını, işbu takipteki 15.500-tl bedel yönünden müvekkilinin 04.06.2020 tarihinde ödeme yapmış olduğundan, bu bedele ilişkin icra dosyasında ferilerden müvekkilinin sorumlu olmadığını, Davalı ...'nın, davaya konu “01.09.2020 vadeli, 22.500,00-tl bedelli, 2 no.lu emre yazılı senedi” ciro ettiği ... Et şirketinin tek yetkilisi ve Yönetim Kurulu Başkanı'nın, davalı ...’nın ablası olan ... olduğunu, ...’nın ablası olan lehtar ...'nın, senet bedelinin ödendiğini bilecek bir konumda olup ve kötüniyetli olduğunu, bu sebeple davalı ... Et şirketi de, davalı ... ile birlikte davada sorumlu olduğunu, -1. Maddede belirtmiş olduğumuz senetlerle ilgili olarak, müvekkilinin borcu kalmadığını kabul eden davalı ...'nın; buna rağmen işbu senetleri başkalarına ciro etmiş olduğu için, taraflarınca hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2020/179426 Soruşturma No.lu dosyasında, “Nitelikli Dolandırıcılık, Güveni Kötüye Kullanma, Bedelsiz Senedi Kullanma” suçlarına ilişkin suç duyurusunda bulunulduğunu, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/709 E. sayılı dosyasında 25.12.2020 tarihli ara kararı ile verilen, ihtiyati tedbir taleplerinin reddine ilişkin kararın istinafen incelenerek bozulması ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasında 15.500,00-TL'lik kısma ilişkin olarak, dava sonuna kadar -teminat karşılığında- icra veznesine yatırılacak paranın davalılara ödenmemesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davacı ile müvekkili ...'nın; taşınmaz satımı için aralarında anlaştıklarını, ancak daha sonra davacıya konum itibari ile daha değerli olan başka bir yerden taşınmaz verilmesi üzerine aralarındaki sözleşme yenilendiğini ve davacının bu satım işlemine ek olarak müvekkiline 90.000TL daha ödenmesinin kararlaştırıldığını, tarafların bu konuda mutabık kaldıklarını ve 90.000TL'nin ödenmesine dair 4 adet senet düzenlendiğini, 01/07/2020 vadeli, 22.500 TL bedelli birinci senet, 01/07/2020 vadeli, 22.500 TL bedelli ikinci senet, 01/09/2020 vadeli, 22.500 TL bedelli üçüncü senet, 01/09/2020 vadeli, 22.500 TL bedelli dördüncü senet olmak üzere, Davacı ile müvekkili ... arasında toplamda 4 adet senet düzenlendiğini, bu senetlerden 2 tanesine karşılık olarak davacı 38.000TL tutarında kısmi bir ödeme yaptığını, davaya konu video ve mesaj kayıtlarının da bu iki senede ilişkin yapıldığını, hatta ödenen bu iki senedin müvekkili tarafından yırtıldığını, davacının da bu hususta mahkemenize video kaydını sunduğunu, yırtılan senetlerin başkalarına ciro edilmesinin mümkün olmadığını, davacının kendi sunmuş olduğu delilinde de 2 adet senedin yırtılmış olduğu açık ve net bir şekilde görüldüğünü, halihazırda icra takibinde olan diğer iki senede ilişkin davacı tarafından imza itirazı da yapılmadığı göz önüne alındığında kendisinin düzenlediği 4 adet senet olduğunu, Müvekkilinin ticaret yaptığı için iş yaptığı kişilerden yüksek meblağlı senet kabul etmediğini, müvekkilinin ödenen iki senedi icra takibine konu etmediğini, veyahut tedavülde dolaşmasına müdahale etmediğini, Davacının ödeme yapmış olduğu 38.000TL'ye karşılık diğer iki senedin müvekkili ... tarafından yırtılmak suretiyle yok edildiğini, Yerel Mahkemenin Davanın ... açısından 15.500,00tl'lik kısmı yönünden borçlu olduğu yönünde karar tesis etmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, -Bilirkişi raporunda "...taraflar arasında anlaşma olduğu yönündeki beyanlarına ilişkin olarak her iki taraf da iddia edilen anlaşmaya ilişkin herhangi bir somut belgenin dosyaya ibraz edilmediği..." ve "...icra takibine konu senetlerin aynı tarihli diğer senetler olduğu şeklinde herhangi bir beyan ve savunmada bulunulmadığı..." belirtilmiş olsa da bu husus gerçeği yansıtmadığını, 16/04/2021 günü mahkeme kaleminde bilirkişi huzurunda yapılan incelemede taraflar arasında satış vaadi sözleşmesi akdedildiği hususu taraflarınca belirtilmiş ayrıca 26/07/2017 tarihinde taraflar arasında akdedilen "satış vaadi sözleşmesi" mahkeme dosyasına sunulmuş olduğunu, 19/04/2021 tarihinde UYAP üzerinden mahkeme dosyasına sunulduğunu, 19/04/2021 tarihli beyan dilekçelerinin hiçbir şekilde bilirkişi tarafından ele alınmadığını, davacı ... ve müvekkili ...'nın ıslak imzasının bulunduğunu, 26/07/2017 tarihli Satış Vaadi Sözleşmesinde işbu uyuşmazlık konusu bonoların keşide edilme sebebinin açık bir şekilde belirtildiğini, bu bono/senetlerin keşide edilme sebebinin ... Ada ... Parsel (... Mah. ... Sk. No:...)'de yapılacak olan taşınmazın satışı için tarafların 230.000,00TL'ye anlaşmış olmaları, ancak ödemenin doğrudan değil, senetler vasıtasıyla ödenmesi konusunda mutabık kalınması olduğunu, ilgili sözleşme incelendiğinde 136.000,00TL için çek keşide edilmiş, kalan 94.000,00TL'si de sözleşme tarihinden itibaren 10 ay içerisinde alıcı ... tarafından müvekkilime ödenmesi hususunda anlaşmaya varılmış olduğunu, ancak 94.000,00TL ... tarafından sözleşmede belirtilen zamanda ödenmeyince söz konusu bedelin (94.000,00TL) davacı tarafından ödenmesi adına (94.000,00TL yerine düz hesap 90.000,00TL olarak ödenmesi kararlaştırılarak) taraflar 4 adet senet düzenlendiğini, bu senetlerin de 01.07.2020 vadeli 22.500,00TL, 01.07.2020 vadeli 22.500,00TL, 01.09.2020 vadeli 22.500,00TL ve 01.09.2020 vadeli 22.500,00TL bedelli senetler olduğunu, bonoyu elinde bulunduran yani bono hamili ...'in 01/07/2020 vadeli 22.500TL bedelli bonoya karşı başlatmış olduğu kambiyo takibinde ciranta ...'ya başvurmaksızın doğrudan senedin keşidecisi olan davacı ...'a takip başlatmasında yasadan kaynaklanan bir aykırılığın bulunmadığını, anlatılan bu husus 01/09/2020 vadeli 22.500TL bedelli senedin yetkili hamil ... tarafından sadece ... aleyhine kambiyo takibine girişilmesi durumunda da geçerli olup her iki takip bakımından da ... aleyhine takibe girişilmemiş olması hayatın olağan akışına ters olan bir durum olmadığını, -davacının davalı müvekkilinden almış olduğu borç karşılığı 01/07/2020 vadeli 22.500,00TL bedelli ve 01/09/2020 vadeli 22.500,00TL bedelli 2 adet senet keşide etmiş olduğu iddialarının tamamen kurgudan ibaret olduğunu, zira taşınmazın satışı için 230.000,00t TLye anlaşılıp bunun kalan 94.000,00tl yerine toplam bedeli 45.000,00tl olan 2 adet senedin müvekkili lehine keşide edilmesi hayatın olağan akışına ters düştüğünü, hiçbir insan bir evin satışı için anlaşılan bedelden kalan 94.000,00tl yerine 45.000,00tl'lik senet keşide etmeyeceğini, 4 adet senet toplamı 90.000,00 TL olup, söz konusu satış vaadi sözleşmesinde belirtilen rakamlarla ve somut olayın koşullarıyla da paralellik gösterdiğini ancak bu husus bilirkişi tarafından gözardı edildiğini, ve büyük bir hesaplama hatası yapıldığını, müvekkili hakkında 4 adet toplam 90.000,00TL bedelli senet keşide edilmiş olduğu sabit olduğundan yerel mahkemenin kararının hatalı bir değerlendirme ürünü olduğu anlaşılmakla işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalı ...'dan almış olduğu borç karşılığında iki adet senet keşide ettiğini, 01.07.2020 vadeli, 22.500,00-TL bedelli, 1 no.lu emre yazılı senet (dava dışı senet) ve 01.09.2020 vadeli, 22.500,00-TL bedelli, 2 no.lu emre yazılı senet (davaya konu senet) olduğunu, Dava dışı 01.07.2020 vadeli 22.500-TL bedelli senet bedeli, 04.06.2020 tarihinde ödenmiş olmasına rağmen, ...'e ciro edildiğini ve ... de işbu senede ilişkin olarak 06.07.2020 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... e. sayılı dosyası ile icra takibine geçtiğini, Müvekkil işbu senet bedelinin tamamını takipten önce ödemiş olduğu için, mezkur icra dosyasındaki ferilerden de sorumlu olmadığını, 01.07.2020 vadeli senet ilk senet olduğu için, müvekkilinin davalı ...'ya 04.06.2020 tarihinde yapmış olduğu 38.000-TL ödemeden ilk olarak, 01.07.2020 vadeli senet bedeli mahsup edileceğini, 38.000-22.500= 15.500-TL geriye kalacağını ve bu ödemenin de 01.09.2020 tarihli 22.500-TL bedelli senet için yapılmış sayılacağını, dava konusu 01.09.2020 vadeli 22.500-TL bedelli senet bedelinin 15.500-TL'lik kısmının 04.06.2020 tarihinde ödendiğini ancak Davalı ...'nın buna rağmen işbu senedi davalı ... Et şirketine ciro ettiğini bu senette ablası olması nedeniyle davalı ...'nın cirosunun kötüniyetli olduğunu, ... Et şirketi, işbu senede ilişkin 09.09.2020 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasıyla takip başlattığını, Müvekkilinin işbu senet bedelinin 15.500-TL'lik kısmını takipten önce ödemiş olduğu için, bu kısma ilişkin mezkur icra dosyasındaki ferilerden de sorumlu olmadığını, ...'nın taşınmaz satımına ilişkin iddiasının Davalılar vekili, tensip zaptının kendisine tebliğinden 2 ay geçtikten sonra, 16.04.2021 tarihinde, dosya bilirkişiye tevdi edilirken dosyaya 26/07/2017 tarihli Satış Vaadi Sözleşmesi'ni sunduğunu, yasal süresinde bu belgeyi sunmayan davalıların, söz konusu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığını, ayrıca davanın ön inceleme duruşması 22.03.2021 tarihinde yapılmış olup, davalılar vekilinin de duruşmaya katıldığını, ön inceleme duruşmasından 2 haftalık kesin süre içerisinde de davalılar vekilinin söz konusu sözleşmeyi dosyaya sunmadığını, bu nedenlerle davacının yasal süresinden sonra dosyaya sunmuş olduğu 26/07/2017 tarihli Satış Vaadi Sözleşmesi'nin İstinaf Mahkemesi'nce dikkate alınmaması gerektiğini, davaya konu senetlerin, davalının iddia ettiği Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi ile bir ilgisi bulunmadığını, Müvekkili tarafından, Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi'ndeki 136.000-TL yükleniciye ödenmiş ancak yüklenici tarafından bina yapılmadığı için müvekkilinin mağdur olduğunu ve Satış Vaadi Sözleşmesinin fesholunduğunu ve sözleşmeye ilişkin müvekkil tarafından başka bir ödeme de yapılmadığını, Müvekkilin bu satış sözleşmesine ilişkin keşide ettiği herhangi bir senet de bulunmadığını, sözleşmede hiçbir senetten bahsedilmediğini, ayrıca müvekkilinin, sözleşmeye istinaden ödediği 136.000-TL'yi geri alabilmek için, ... ve ... İnş. A.Ş. hakkında 18.04.2019 tarihinde, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasıyla takip başlattığını ve söz konusu takip kesinleştiğini, işbu icra dosyasında davalı ...'nın mal varlığına haciz işlemi uygulandığını, Davalının yasal süresinden sonra sunmuş olduğu söz konusu Satış Vaadi Sözleşmesi'ne ilişkin ayrıntılı şekilde 07.06.2021 tarihli beyan dilekçemiz ile Yerel Mahkeme dosyasına beyanda bulunulduğunu, Davalılar vekilinin; 2 adet 01/07/2020 vadeli, 22.500 TL bedelli senet, 2 adet 01/09/2020 vadeli, 22.500 TL bedelli senet olduğu iddiasının tamamen soyut bir iddia olduğunu, burada davalılar vekilinin hayali bir şekilde, söz konusu senetlerden 1'er tane daha olduğunu ve müvekkili tarafından onların ödemelerinin yapıldığını iddia ettiğini, ancak müvekkilin aynı tarihli iki ayrı senet keşide ettiği iddiasının dayanaktan yoksun olup, davalı bu durumu yazılı delille ispatla mükellef olduğunu, Davalıların bu hususta dosyaya hiçbir yazılı delil sunamadıklarını, davaya konu 2 adet senedin de ödendiğini kabul ettiklerini, davalının bu iki senedi yırttığı ve davacının bu hususta dosyaya video kaydı sunduğu iddiasının doğru olmadığını, video kaydında, davalı ..., söz konusu 2 adet senedi yırtmadığını, sadece müvekkilinin kendisine herhangi bir senet borcu kalmadığını söylediğini, ayrıca davalı ... bu iki senedi cirolayarak, müvekkili hakkında icra takipleri açılmasına sebebiyet verdiğini, Yerel Mahkeme kararında, davalı ... Et şirketinin kötü niyetli olduğunun davacı tarafından ispatlanamadığı belirtilmiş ise de bu husus davada tarafımızca açık bir şekilde ispat olunduğunu, davalı ...'nın, davaya konu “01.09.2020 vadeli, 22.500,00-TL bedelli, 2 no.lu emre yazılı senedi” ciro ettiği ... Et şirketinin tek yetkilisi ve Yönetim Kurulu Başkanı, davalı ...’nın ablası olan ... olduğunu, Davalı ...’nın, müvekkilinin haklarını bertaraf etmeye çalışmak için; dava konusu senedi, ablası ...’nın tek yetkilisi ve Yönetim Kurulu Başkanı olduğu ...’ne ciro ettiğini, ...’nın ablası olan lehtar ..., senet bedelinin ödendiğini bilecek bir konumdadır ve kötüniyetli olduğunu, bu sebeple davalı ... Et şirketi de, davalı ... ile birlikte davada sorumlu olduğunu, müvekkili lehine %20 tazminatın davalılardan tahsiline hükmedilmesi gerektiğini, davalının istinaf itirazlarının reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, İstanbul ... İcra Md. ... E Sayılı dosyasıyla başlatılan 01.09.2020 vadeli 22.500 TL bedelli emre yazılı senede ilişkin borcun 15.500 TL’lik kısmından borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, 18/12/2019 tanzim 01/07/2020 vade tarihli 22.500 TL bedelli bono yönünden toplam 22.609,88 TL üzerinden 06/07/2020 tarihinde takip başlatıldığı anlaşılmıştır. İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında alacaklının ... San.Tic.A.Ş., borçlunun ... olduğu, 18/12/2019 tanzim, 01/09/2020 vadeli 22.500 TL bedelli bono yönünden toplam 22.632,31 TL üzerinden 09/09/2020 tarihinde takip başlatıldığı anlaşılmıştır. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında.alacaklının ..., borçluların ... ve ... İnş.A.Ş.olduğu, 01/01/2019 tarih 136.000 TL bedelli Satış Vaadi Sözleşmesi yönünden toplam 139.521,10 TL üzerinden 16/04/2019 tarihinde takip başlatıldığı anlaşılmıştır. Mahkemenin 25/12/2020 tarihli ara kararı ile davacının ihtiyati tedbir talebinin; 01/07/2020 vadeli 22.500 TL'lik senet hakkında İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığı, 01/09/2020 vadeli 22.500 TL bedelli senet hakkında da İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, davacı tarafça söz konusu senetlere istinaden lehtar ...'ya 38.000 TL'lik ödeme yapıldığı, senetlerin ... tarafından ciro edildiği şahıslar/şirket tarafından takip başlatıldığı, 01/09/2020 vadeli 22.500 TL bedelli senet yönünden 7.000 TL eksik ödendiği, 15.500 TL için menfi tespit isteminde bulunulduğu anlaşılmış olmakla birlikte; keşideci ile senet hamili arasındaki kişisel defilerin ve söz konusu icra dosyalarında yapılan ödemeler ile ödeme neticesinde bakiye alacaklılık/borçluluk durumunun yargılama aşamasında yapılacak inceleme neticesinde tespit edilebileceği, bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı değerlendirilmekle reddine karar verilmiştir.Dosya Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 17/06/2021 tarihli raporda; taraf beyanlarında ve kabullenmeye göre; 01.07.2020 vadeli 22.500 TL bedelli ve 01.09.2020 vadeli 22.500. TL bedelli olmak üzere 2 adet bononun, “…Bedeli nakden ahzolunmuştur..” açıklamasına yer verilerek, taraflar arasında borç/alacak ilişkisine dair davacı tarafından davalı emrine 18.12.2018 tarihinde düzenlendiği, taraflar arasındaki mesaj yazışmalarında, dava dilekçesindeki davacı beyanları ve davalı yanın beyan ve kabulü ile işbu iki adet senet karşılığında davacının davalıya 04.06.2020 tarihinde 38.000 TL banka havalesi ile ödeme yapıldığının kabulü gerektiği, taraflar arasında anlaşma olduğu yönündeki beyanlarına ilişkin olarak her iki taraf da iddia edilen anlaşmaya ilişkin her hangi bir somut belgenin dosyaya ibraz edilmediği, taraflar arasındaki Watsap yazışmalarında, davacı 01.07.2020 ve 01.09.2020 vade tarihli senet bedellerinin 04.06.2020 tarihinde ödendiği ve senetten dolayı borç kalmadığı beyanına karşılık, davalının “ödemeni yaptın senetten alacağım kalmadı, kağıda yazıp göndereceğim ilk fırsatta ..” şeklindeki karşı mesaja karşılık, “Senedi yırt gönder dedim sana “ şeklinde beyanda bulunulduğu, icra takibi sonrasında vadeli senet hala elinde mi? yırtmadın mı o senedi? şeklişndeki davacı mesajına, davalının cevap dilekçesinde idddia edildiği şekilde, senetleri yırttım icra takibine konu senetlerin aynı tarihli diğer senetler olduğu şeklinde her hangi bir beyan ve savunmasında bulunulmadığı, farklı senetler olduğu yönündeki iddia cevap dilekçesinde savunulduğu, taraf beyanları, dosyaya sunulan somut deliller birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında düzenlenen 01.07.2020 vadeli 22.500 TL bedelli ve 01.09.2020 vadeli 22.500.00 TL bedelli senet olmak üzere 2 adet senet düzenlendiği ve işbu senetlerden dolayı davacının davalıya işbu 2 senetten toplam 45.000 TL borç yükümlülüğü bulunduğunun kabulü gerektiği, davacı tarafından davalı ... cı emrine düzenlenen 01.07.2020 ödeme vadeli 22.500 TL bedelli senedin ...’e ciro edildiği ve icra takibinde, senet keşidecisi davacı ... aleyhine Kambiyo takibi yapılmış olmasına karşılık, senedin cirantası olan davalı ... aleyhine takip yapılmaması, yine 01.09.2020 vadeli 22.500 TL bedelli senet ile ilgili Kambiyo takibinde senedi ciro yoluyla elde eden ... Et A.Ş'nin ( Davalının ablası ... tek ortaklı) sadece ... aleyhine takip yapıldığı, her iki takipte de emrine senet düzenlenen ... aleyhine takip yapılmamış olması, ticari hayatın olağan akışına ve takip işlerinde olağan olmadığının da kabulü gerektiği, davacı aleyhine 01.07.2020 vadeli 22.500.00 TL bedelli senet ile ilgili olarak İstanbul ... İcra Md. ... E. sayılı dosyasından başlatılan takip dosyasına, davacı /borçlu ... tarafından dosyaya yapılan ödemelerle dosya borcunun infaz edildiği, icra dosyasındaki 30.10.2020 tarihli beyanından anlaşıldığı, davacının, İstanbul ... İcra Md. ... E Sayılı takip dosyasına dayanak edilen 01.07.2020 vadeli 22.500.00 TL bedelli senet ödemesini yapıldığının kabulü ile 04.06.2020 tarihinde, davalının banka hesabına havale ile yapılan 35.000 TL ödeme ile birlikte toplamda davacının davalıya 01.07.2020 vadeli 22.500 TL ve 01.09.2020 vadeli 22.500 TL bedelli olmak üzere 2 adet senetten önceden yapılan ödemenin 38.000 TL ile birlikte; 22.500 TL + 38.000 TL= 60.500.00 TL olduğu, İstanbul ...İcra Md. ... E Sayılı Takip dosyasına ayrıca yapılan ödeme için istirdat davası açılacağının davacı vekili tarafından beyan edildiği, davacı her ne kadar 01.07.2020 vadeli 22.500 TL ve 01.09.2020 vadeli 22.500 TL olmak üzere iki adet senet için senet vadelerinden önce 04.06.2020 tarihinde 38.000 TL ödeme ile işbu senetlerden her hangi bir borcun kalmayacağı (7.000 TL İskonto ile) yönündeki beyanı ve işbu beyanına davalının her hangi bir itirazı olmamasına karşılık, dava dilekçesinde söz konusu iki senetten borcun 45.000 TL için yapılan 38.000 TL ödemenin 7.000 TL eksik yapıldığını beyan ve kabul ettiği, davacı tarafından 04.06.2020 tarihinde Yapılan 38.000 TL’nın 22.500 TL’lık kısmının 01.07.2020 tarihi senet bedeli olarak yapıldığının kabulü ile bakiye kalan 15.500 TL’lık kısmının da 01.09.2020 vadeli 22.500 TL bedelli senet için yapıldığının kabulü gerektiği, bu halde, davacı aleyhine 01.09.2020 vadeli 22.500 TL bedelli senetten dolayı İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E Sayılı dosyasından bakiye senet borcunun 7.000 TL olduğu, diğer bir anlatımla, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E Sayılı Kambiyo takip dosyasından 15.500.00 TL borçlu olmadığının kabulü gerektiği, tarafların diğer taleplerinin (icra inkar tazminatı vs. de dahil olmak üzere…) münhasıran Mahkeme takdirlerinde olduğu belirtilmiştir. Davacı vekilinin istinaf istemine ilişkin olarak; Davacı taraf, hem senet nedeni ile davalı ...'ya hem de davalı şirkete kötü niyetli olduğu gerekçesi ile İstanbul ... İcra Md. ... E Sayılı dosyasıyla başlatılan 01.09.2020 vadeli 22.500 TL bedelli emre yazılı senede ilişkin borcun 15.500 TL’lik kısmından borçlu olmadığının tespitini talep etmiş olup, davalı ... yönünden davanın kısmen kabul edildiği ve davalı şirket yönünden ise kötü niyetli olduğunun ispatlanamaması nedeniyle red kararı verildiği, davacının reddedilen kısım yönünden istinaf talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Dava menfi tespit davası olup, ispat yükü, davacı üzerindedir. Davaya ve takibe konu senedin kambiyo vasfında olduğu, ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı, davalı ... İnşaat Kuyumculuk İth. İhr. Ve Sanayi A.Ş'nin son ve yetkili hamil olduğu, yetkilisinin diğer davalının kardeşi olduğu, takibin davalı ... olan kardeşe değil, sadece davacıya yapıldığı, dosyadaki delil durumuna göre davalı şirketin kötüniyetli olduğunun kabulünün gerektiği, buna göre davalı şirket yönünden de davanın kabulünün ve kötü niyet tazminatının da kabulünün gerektiği anlaşılmakla davacının tüm istinaf istemlerinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. İİK 72/3 maddesi gereğince, icra veznesine yatacak paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilmesi talep edilmiş ise de, davanın kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle takip duracağından ayrıca bu konu hakkında karar verilmesi gerekli bir durum bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin istinaf istemine ilişkin olarak; Davalı, iddiaya konu ödemelerin dava konusu senetle ilgisi olmadığını, aynı tarihli iki idet senet daha olduğunu ve başka bir alacakla ilgili olduğunu ileri sürmüş ise de, taşınmazın satışı için 230.000,00 TLye anlaşılıp bunun kalan 94.000,00 Tl için 4 adet senet düzenlendiği iddiasının yazılı olarak ispatlanması gerektiği, davalının bu iddiasını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği, sunmuş olduğu sözleşmede senetlere atıf yapılmadığı, aynı tarihli iki adet senedin bulunduğunun sunulan deliller ile ispatlanamadığı, video kayıtlarının senetlerin varlığını ispatlamadığı anlaşılmakla istinaf isteminin reddinin gerektiği anlaşılmıştır. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine , davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile, 3- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/10/2021 tarih, 2020/709 E., 2021/752 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 4-Davalı ... yönünden ve davalı ... İth.İhr.ve San.Tic. A.Ş. Yönünden davanın kabulü ile, İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında takibe dayanak olan 18.12.2019 tanzim tarihli, 01.09.2020 ödeme tarihli 22.500-TLlik bononun 15.500,00-TL'lik kısmı yönünden davacının işbu davalılara borçlu olmadığının TESPİTİNE, 5-Senedin 15.500,00-TL'lik kısmı yönünden davacının işbu davalılara borçlu olmadığının TESPİTİNE karar verilmiş olduğundan, senedin tamamen iptali talebinin REDDİNE, 6-15.500,00 TL asıl alacağın %20 si oranında 3.100,00 TL kötüniyet tazminatın davalı ... İth.İhr.ve San.Tic. A.Ş.'den tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 7/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.058,80 TL karar harcından peşin alınan 264,71 TL'nin mahsubu ile 794,09 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 7/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 54,40 TL başvurma harcı, 264,71 peşin harç, 7,80 TL vekalet harcı, 900,00 TL bilirkişi ücreti, 287,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.513,91 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 7/c-Davalılar tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 15.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 8- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 8/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 8/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 49,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 120,5‬0 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 8/c- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.058,80 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 267,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 791,1‬0 TL harcın davalı ...'dan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 8/ç-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 8/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 9- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/09/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2020/709, K. 2021/752, T. 01.09.2020, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2020-709-e-2021-752-k-caa2436beb23