Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2020/407 E. 2015/13298 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2020/407
Karar No
2015/13298
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/769 Esas KARAR NO: 2023/679 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK VE İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) NUMARASI: 2021/287 Esas - 2022/720 Karar TARİH: 29/12/2022 DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat) KARAR TARİHİ: 27/04/2023 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, İstanbul 17 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/407 Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine ... Sigorta A.Ş. Tarafından 11/11/2020 tarihinde dava ikame edildiğini, sigortalı ... San. Ve Tic. A.Ş.'ye ait emtiaların Çin'den Türkiye'ye nakliyesi sırasında hasarlanan emtialara ilişkin sigortalıya ödenen 21.745,24 TL hasar bedelin tahsili için rücu davası açıldığını, deniz taşıma senedine ilişkin navlun faturasının davalı tarafından düzenlendiğini, davalının fiili taşıyan sıfatına haiz olduğunu, müvekkili şirkete kusur atfedilmesi durumunda TTK mad. 1188/f.3 maddesi gereğince fiili taşıyana rücu edileceğinden dolayı işbu davanın ikame edildiğini, İstanbul 17 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/407 Esas sayılı dosyanın bekletici mesele yapılmasını gerektiğini beyanla, İstanbul 17 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/407 Esas sayılı dosya nedeni müvekkilinin sorumlu tutulması durumunda ödemek zorunda kalınacak meblağın tazmini için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100.,00.TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, milletlerarası yetki itirazlarının bulunduğunu, yetkili mahkemelerin Hamburg Mahkemelerinin olduğunu, müvekkilinin ...'ın Türkiye acentesi olduğunu, bu hususun konşimento ile sabit olduğunu, husumet itirazlarının bulunduğunu, bahsi geçen İstanbul 17 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/407 Esas sayılı dosyasında alacağın belli olduğunu bu nedenle işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmayacağını, hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, davacı tarafından müvekkili şirkete süresinde ve yasal bir hasar ihbarının bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu taşımada yalnızca limandan limana deniz taşıması işini üslendiğini beyanla yetki yönünden, husumet yönünden, hukuki yarar yokluğu ve hak düşürücü süre nedenleriyle davanın reddine ve nihayetinde davanın esastan da reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 29/12/2022 tarih 2021/287 Esas 2022/720 Karar sayılı kararında; "Dava, Mahkememizin 2020/407 E.sayılı dosyası kapsamında davacının sorumlu olduğu bedelin rücu edilmesine ilişkin TTK 1188/3 md si uyarınca rücu tazminat davası olduğu, mahkememizin işbu dosyaya bakmakta yetkili olup olmadığı, tarafların husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı davanın belirsiz alacak davası n,iteliğinde açılıp açılamayacağı bu davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı, Mahkememizin 2020/407 E.sayılı dosyasının karara bağlanması sonucu davalının taşıma sözleşmesinden TTK 1188/3 md si uyarınca sorumlu olup olmadığı hususunda olduğu anlaşılmıştır.Davalı vekili tarafından konişmentoda bulunan yetki kaydı nedeniyle Milletlerarası yetki itirazında bulunulmuş olmakla öncelikle bu hususta değerlendirme yapılması gerektiği, dava konusu taşımanın ... sayılı konişmento tahtında Shekou Limanından İzmir Limanına yapıldığı, uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıdığından yetki itirazının MÖHUK kurallarına göre belirleneceği, MÖHUK 47.maddesinde, "yer itibariyle yetkinin kamu düzeni veya münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılabileceği" düzenlemesinin bulunduğu, konişmentonun arka yüzünde yer alan taşıma şartlarının düzenlendiği 25.maddedesinde sözleşmeden doğan taleplerde Hamburg Mahkemelerinin yetkili olacağının belirtildiği, taşımaya ilişkin düzenlenen konişmentonun taşıyanın yabancı acentesi tarafından imzalandığı, navlun faturasının fiili taşıyan ... tarafından düzenlendiği, Türk acentenin taşıma sözleşmesini yaptığına ya da taşımayı üstlendiğine dair delil bulunmadığı, bu nedenle münhasır yetkiden bahsedilemeyeceği, TTK'nun 1237.maddesinde taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmentonun esas alınacağı, sigortalının yükü teslim aldığı anlaşıldığından, konişmentodaki yetki şartının sigortalı gönderilen ve buna göre davacı açısından da bağlayıcı olduğu kabul edilmekle, konişmentodaki yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden Hamburg Mahkemelerinin yetkili olduğu kanaatine varıldığından, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, 1-Davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliği nedeni ile davanın USULDEN REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,Yerel mahkemece gerekçeli kararda navlun faturasının ... tarafından düzenlendiğini, Türk acentenin taşıma sözleşmesini yaptığına dair delil bulunmamaktadır denildiğini ancak bu durumun gerçeği yansıtmadığını, dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan navlun faturası davalı ... A.Ş. tarafından düzenlendiğini, ... şirketi tarafından düzenlenen konişmento numarası ... olduğunu ve deniz taşıma senedinin dosyada mübrez olduğunu, ayrıca ... A.Ş'de 19.01.2019 tarihli ... ve ... numaralı faturalar düzenleyerek taşıyan sıfatını haiz olduğunu, mahkeme her ne kadar ... A.Ş.'nin taşımayı üstlendiğine dair herhangi bir delil olmadığı gerekçesi ile konşimentodaki yetki şartı sebebi ile davayı usulden reddetmiş olsa da bu kararın açıkça hukuka aykırı olduğunu, zira ... A.Ş. navlun faturası düzenleyerek Türk Ticaret Kanunu doğrultusunda taşıyan sayıldığını, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 10.12.2015 tarihli 2015/3631E., 2015/13298K. sayılı kararı) Yerel mahkemece yetki itirazı nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiğini ancak konşimentonun arka sayfasında yer alan yetki şartının müvekkili şirketi bağlamadığı gibi konşimento arkası TBK'ya göre genel işlem şartı sayıldığından yetki sözleşmesinin taraflar arasında geçerli ve bağlayıcı olmadığını, ( İzmir 6. ATM’nin 2014/16 E., 2014/75 K. sayılı ve 15/5/2014 tarihli kararı ) (Yargıtay 11. HD.‘nin 2016/946 E., 2016/4616 K. sayılı ve 25/4/2016 tarihli kararı) Dava konusu taşıma yabancılık unsuru taşımadığından milletlerarası yetki bakımından Türk Mahkemelerinin yetkili olduğunu, Milletlerarası yetki klozunun Türk Mahkemesinin yetkisini ortadan kaldırmayıp Türk Mahkemesinin yanında ek bir yetki tesis ettiğini, Davaya konu taşımanın TTK madde 1188/3 uyarınca açılan bir rücu davası olduğunu ve İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/407 E. sayılı dosyasında aleyhe karar çıkması ihtimaline binaen açıldığını ancak İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/407 E. sayılı dosyasında devam eden davanın sonucu beklenmeden işbu davanın usulden reddedilmesi usule aykırı olduğunu savunma hakkının ihlali niteliğinde olduğunu ve işbu kararın kaldırılması gerektiğini, İleri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, rücuen tazminat davasıdır.Mahkemece, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeni ile davanın usulden reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili dava dilekçesi ile, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/407 E. sayılı dosyası nezdinde ... Sigorta A.Ş. tarafından Müvekkil Şirket ... A.Ş. aleyhine 11.11.2020 tarihinde dava ikame edildiğini, işbu dava ile ... Sigorta A.Ş. tarafından Nakliyat Abonman Sigorta Sözleşmesi ile sigortalanan ... TİC A.Ş.’ye ait muhtelif emtiaların Çin’den Türkiye’ye nakliyesi esnasında hasarlanması ve bu hasar sonucu sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tutarın ... A.Ş.’ye rücu edilmesine ilişkin olduğunu, İşbu taşıma için ... şirketi tarafından düzenlenen ... numaralı deniz taşıma senedine ilişiklin navlun faturasının davalı tarafından düzenlendiğini, davalının fiili taşıyan sıfatına haiz olduğunu, müvekkili şirkete kusur atfedilmesi durumunda TTK mad. 1188/f.3 maddesi gereğince fiili taşıyana rücu edileceğinden dolayı işbu davanın ikame edildiğini, İstanbul 17 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/407 Esas sayılı dosyanın bekletici mesele yapılmasını gerektiğini beyanla, İstanbul 17 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/407 Esas sayılı dosya nedeni müvekkilinin sorumlu tutulması durumunda ödemek zorunda kalınacak meblağın tazmini için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100.,00.TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. MÖHUK'un 47. maddesine göre, yer itibari ile yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılması mümkündür. Yetki şartının geçerli olması için; uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, Türk Mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması gerekmektedir. Taşıyan ile gönderilen arasındaki ilişkide konişmento esas alınır ( TTK.m.1237/1) Uyuşmazlık konusu taşıma bakımından düzenlenen Konişmentonun 25. maddesinde, " Aksi belirtilmedikçe işbu konşimento ve/veya taşıyıcı ile rezervasyon yapan taraf arasındaki sözleşmeden doğan herhangi bir talep, ihtilaf, işlem veya dava Alman yasalarına tabi olucak ve münhasıran Hamburg mahkemelerinde verilecektir. Taşıyıcı, tacirin iş yerinin bulunduğu yerde dava açma seçeneğine sahip olacaktır." şeklinde düzenleme yapıldığı görülmektedir. Somut olayda, Çin'den ithal edilen emtianın Çin'in SHEKOU Limanı'ndan İzmir Limanına taşımasının ... tarafından 22/12/2018 tarih ve ... numaralı konşimento tahtında yapıldığı, ibraz edilen ... numaralı konşimentoda yükleyicinin ... (... ) LTD, alıcının ise davacı ... ANONİM ŞİRKETİ olduğu, konşimentoda navlun peşin (freıght prepaıd ) ibaresinin yazılı olduğu, konişmentonun taşıyıcı ... adına acente olarak ... (...) ... LTD tarafından imzalandığı, ve navlun faturasınında ... adına ... (...) LTD tarafından düzenlendiği, ...'ın yabancı bir şirket olduğu, konişmentonun arka sayfasında taşıma şartları 25. bölümünde yer alan yetki klozu ile taşıma sözleşmesinin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklarda yetkili mahkemenin Hamburg Mahkemeleri olduğunun kararlaştırıldığı, anlaşılmaktadır. Türk acentenin taşıma sözleşmesini yaptığına ya da taşımayı üstlendiğine dair delil bulunmadığı, öte yandan dava konusu konişmentoda yer alan yetki şartı ticari hayatta yaygın olarak kullanıldığından, davacının taşıma şart ve koşullarını basiretli bir iş adamı gibi davranarak incelemiş olması gerekmekte olup, yetki sözleşmesinin taraflarının tacir olduğu, tacirler arasında TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği, konişmentodaki yetki şartınında TBK'nın 21/2. maddesi anlamında taşıma ilişkisinin niteliğine aykırı bir kayıt bulunmadığı, uluslararası yetki şartının aynı Kanun'un 25. maddesi anlamında dürüstlük kuralına aykırı haksız işlem şartı niteliğinin olmadığı, buna göre yetki sözleşmesinin geçerlilik koşullarını taşıdığı, verilen kararın mahiyeti gereği İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/407 E. sayılı dosyanın sonucunun beklenilmesine gerek olmadığı dolayısıyla mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine de aykırılık içermediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 179,90 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/04/2023 tarihinde HMK' nın 362/1-c maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2020/407, K. 2015/13298, T. 11.11.2020, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2020-407-e-2015-13298-k-38a5491523b8