Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/340 E. 2021/957 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/340
- Karar No
- 2021/957
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2022/584 KARAR NO:2024/1856 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:21/12/2021 NUMARASI:2020/340 E. - 2021/957 K. DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:07/11/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı ....Şti’nin yetkili müdürü olduğunu, 30.08.2019 keşide tarihli ve 65.000 TL bedelli çekin hamili dava dışı ... Şti. tarafından 05.09.2019 tarihinde müvekkiline ibraz edilmesi üzerine ... şirketinin ortağı ...’ın hesabına 65.000,00 TL çek bedelinin ödendiğini ancak çekin alınmadığını, ... şirketi tarafından çek cirantacıları dava dışı . aleyhine ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığından çek bedelini ödeyen ...’ın müvekkilinin yetkili olduğu ... şirketine 22.01.2020 tarihinde ihtarname göndererek çekin bedelini talep etmesi üzerine şirketin ...’ ile sulh ibra protokolü imzalanarak yeniden 65.000 TL ödemek zorunda kaldığını, aynı çekten kaynaklı 2 kez ödeme yapılmış olması sebebiyle davalı aleyhine sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca 10.02.2020 tarihinde davalı aleyhine ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatılarak bankadan havale yolu ile ödenen 65.000,00 TL’nin talep edildiğini beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibine konu dekonttaki ödemenin ne sebeple yapıldığının ispatının davacı yana ait olduğunu, davacının dekont açıklama kısmında ödemenin ne için yapıldığına dair hiçbir ibarede bulunulmadığı gibi davacının çek bedelini ödediği halde çek aslının teslim alınmadığı yönündeki iddiasının ticari teamüllere aykırı olduğunu, öncelikle usuli itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddine,sonrasında davanın esastan reddi ile davacı tarafın alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; "Davanın kabulü ile davalının ... sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynı şartlarla devamına, Asıl alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dosyanın yargılaması görevsiz mahkemede yapıldığını, gerçek kişiler arasındaki husumet Ticaret Mahkemelerinin görev alınana girmediğini, Asliye Hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, söz konusu davanın ticari bir dava olmadığını, icra takibine konu dekonttaki ödeme ... hesabından ... hesabına yapılan bir ödeme olmasına rağmen mahkeme şirket adına yapılan bir ödeme olarak değerlendirdiğini, ödemenin ne sebeple yapıldığının ispat yükü davacıda olduğunu, delil kural olarak taraflarca gösterilmesi gerektiğini, hakim delile kendiliğinden başvuramayacağını, mahkeme ispat külfetini davalı müvekkiline çevirdiğini, davacı dekontta ödeme için açıklama yapmadığını, ödemeyi ne için yaptığı ispat etmesi gerektiğini, mahkeme; kural olarak vadeden sonra yapılan ödemenin mevcut borcun ifası amacıyla yapıldığının kabul ettiğini, 21.12.2021 tarihli celsede davalı müvekkilin isticvap davetine icabet etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiğini, isticvap ara kararı usule aykırı olmakla birlikte müvekkiline gönderilen isticvap davetiyesinde usulsüz tebligat söz konusu olduğunu, tebligat müvekkilinin orada bulunup bulunmadığının araştırılmadan tebligatın eşi ...'a teslim edildiğini, eşi ile 2021 yılı başından beri ayrı yaşadıklarını müvekkilinin eşiyle boşanma aşamasında olduğunu, henüz boşanma davası açılmadığını ve 2021 Eylül ayı içerisinde boşanma protokolü hazırladıklarını, müvekkilinin alınan tebligattan haberi olmadığını, Müvekkilinin ''.... Esenyurt/İstanbul'' adresinde yaşadığını, buna ilişkin elektrik ve su aboneliğine ait faturaları ibraz ettiğini, isticvap davetiyesinin usulsüz tebliğe sebebiyle verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, verilen kararın kaldırılmasını, davanın reddini, davacı aleyhine %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı vekili ek istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin gönderilen isticvap davetine rağmen iştirak edilmediği için davacının iddialarını ikrar edilmiş sayarak davanın kabulüne karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, isticvabın usulu bir işlem olduğunu, ispat aracı olarak kullanılamayacağını, isticvap davetinin de usulsüz tebliğ edildiğini, müvekkilinin ne keşideci ne lehtar ne de cirantası olduğu bir çeke dair banka hesabına para gönderildiği gerekçesiyle mükerrer ödeme nedenine dayalı takip ve dava başlatılmışsa da, müvekkili tarafından işbu husus kabul edilmediğini, ödemenin başka bir ilişki nedeniyle yapıldığı belirttiğini, davacının iddialarını ikrar etmiş sayılarak davanın kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, takibe konu çekin ne davacı ... ne de müvekkili ... ile bir ilgisi bulunmadığını, belirterek ek istinaf talebinin kabulü ile, mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddini, davacı aleyhine %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP:Davacı Vekili İstinafa Cevap Dilekçesinde Özetle; davalı’nın kötüniyetli olarak hareket etmesi neticesince müvekkilin mükerrer ödeme yaptığını ve bu sebeple davalının sebepsiz olarak zenginleştiği dosya kapsamında kanıtlandığından yerel mahkemenin kararı yerinde olduğunu, kararda da belirtildiği üzere, müvekkili tarafından yapılan EFT işlemleri ilgili çekin ödenmesi amacıyla gerçekleştirildiğini, davalının başka bir alacak için ödeme yapıldığı iddiasını ispatlayamadığını, tebligat usulsüzlüğü olmadığını beyanla, davalının haksız ve hukuka aykırı istinaf isteminin reddini talep etmiştir. Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, İİK'nun 67.maddesi gereğince ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. ... sayılı icra dosyasında, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 10/02/2020 tarihinde 65.000,00 TL asıl alacak, 5.533,90 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 70.533,90 TL alacağın tahsili için ilamsız takibe geçildiği, borcun sebebi olarak ... Bankası, ... Şubesine ait ... seri numaralı, 30/08/2019 keşide tarihli , 65.000,00 TL bedelli çekin iki kez ödenmesi nedeniyle sebepsiz zenginleşmeye dayalı rücuen tazmin olarak gösterildiği, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu, davanın süresi içerisinde açıldığı görülmektedir.Dava konusu ...Bankası... Şubesine ait ...seri numaralı, 30/08/2019 keşide tarihli , 65.000,00 TL bedelli çekin , keşidecisinin ... Mühendislik, ... olduğu, sırasıyla lehtar, bir zemin inşaat şirketi, ..., ....Mühendislik tarafından ciro edildiği , 04.09.2019 tarihinde bankaya ibrazında karşılıksız kaldığı görülmektedir. Davacı, ... şirketinin yetkilisi olduğunu, lehtar olunan çekle ilgili, kendisine başvurulduğunda davalı hesabına ödeme yaptığını ancak çekin alınmadığını, aynı çekin davalı tarafından takibe konulduğunu, bu nedenle çek bedelinin ikinci kez ödendiğini beyanla fazladan ödenen çek bedeli yönünden eldeki davayı açmıştır.Davacının 05.09.2019 tarihinde davalı hesabına 35.500,00 TL ve 29.500,00 TL olmak üzere 65.000,00 TL havale ettiği, ancak işlem dekontlarında yapılan ödemeye ilişkin açıklama yer almadığı , görülmektedir. ... sayılı dosyasında davalı tarafından dava konusu çekin ... aleyhine takibe konu edildiği, borçlu ... tarafından dosya borcu kapatılarak davacının yetkilisi olduğu ... şirketine ihtarname keşide edilerek çek borcunun ödenmesinin istendiği, ... tarafından 65.000,00 TL bedelli çek ile ilgili protokol yapılarak 03/02/2020 tarihinde 65.000,00 TL çek borcunun banka havalesi ile ödendiği tespit edilmiştir. 02/07/2021 tarihli bilirkişi raporunda ; "Davalı ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı, her iki tarafın yetkili oldukları dava dışı şirketler arasında 2016 yılından devam eden ticari ilişki mevcut olduğu, keşidecisi dava dışı ... .. Şirketi Olan 65.000.- TL bedelli 30.08.2019 keşide tarihli çekin dava dışı ... cirosu ile dava dışı ... şirketine geçtiğini , son hamilin dava dışı ... şirketi olduğunu, Davacının davalı ... hesabına 05.09.2019 tarihinde 65.000 TL EFT yaptığı ve davacının yetkilisi olduğu dava dışı ... şirketinin de, yine dava dışı ... ile ... sayılı dosyasına konu 65.000,00 TL bedelli çek ile ilgili protokol yaparak 03.02.2019 tarihinde 65.000 TL ödediği, Davacının,davalıya yapmış olduğu 65.000,00 TL ödemenin ... Bankası A.Ş, ... Şb. ... seri numaralı, 30.08.2019 keşide tarihli ve 65.000 TL bedelli çek için yapıp yapmadığı hakkında karar mercinin sayın mahkemeye ait olduğu" belirtilmiştir.Davanın temelini oluşturan uyuşmazlık, kambiyo senedi olan çek nedeniyle iki kez ödeme yapılıp yapılmadığı olduğundan , çeke dayalı dava 6102 Sayılı TTK'nun 4/1-a maddesi uyarınca mutlak ticari davalardandır. Bu anlamda tarafların sıfatının önemi yoktur. Yine 6102 Sayılı TTK'nun 5/1 maddesi uyarınca bu tür davaların asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerekir. Mahkemenin görevine ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir. Dosya kapsamına göre, davacının dava konusu çekte lehtar olan ... şirketinin yetkilisi olduğu, ciro edilen çekin son hamilinin ...şirketi olduğu,davacı ve davalının yetkilisi oldukları bu şirketler arasında eskiye dayalı ticari ilişki bulunduğu hamilin 30.08.2019 keşide tarihli çeki 04.09.2019 tarihinde bankaya ibraz ettiği ve karşılıksız işlemi yapıldığı, bir gün sonra 05.09.2019 günü davacı tarafından çek hamili şirket yetkilisi ... hesabına toplam 65.000,00 TL ödeme yaptığı, çek hamilinin daha sonra çeki kendisine ciro ile devreden ... aleyhine takip yapıp çek bedelini tahsil ettiği, takip borcunu ödeyen ... tarafından davacının yetkilisi olduğu şirkete rücu edilmesi nedeniyle çek borcunun bir kez daha lehtar tarafından ödendiği , davacı tarafından 05.09.2019 tarihinde çekte yetkili hamil olan şirket yetkilisi hesabına çek bedeli kadar yapılan ödemeye ilişkin banka dekontunda açıklama yer almamakla birlikte , TBK madde 101'e göre, "Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır. " aynı yasanın 102. Maddesine göre de ; "Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur." hükmü dikkate alındığında ; davalı yapılan ödemenin hangi borca karşılık yapıldığını beyan etmemiş ve çek borcuna karşılık yapılmadığını aksinin davacı tarafça ispatı gerektiğini ileri sürmüşse de, alacaklı tarafından davacının muaccel başkaca borcu olduğu somut olarak ortaya konulmadığından , açıklama içermeyen ödemenin öncelikle mevcut , muaccel borca karşılık yapıldığının bu kapsamda çek borcunun ifası olarak kabulü gerektiği, ayrıca davalının isticvap davetine özürsüz olarak gelmediği bu nedenle HMK 171. maddesi gereğince isticvap konusu vakıaları ikrar etmiş sayıldığı , isticvap davetiyesinin ihtarat içerir şekilde düzenlendiği ve 18.10. 2021 tarihinde davalının kayıtlı adresinde eşinin imzasına tebliğ edildiği, tebliğ mazbatasında muhatabın geçicici olarak gittiği ibaresinin bulunduğu bu ibarenin muhatabın tebliğ anında adreste bulunmadığı ve geçici olarak dışarıda olduğu şeklinde anlaşılması gerektiği açıktır. 7201 sayılı Tebligat Kanunun 16. Maddesine göre tebliğin yapıldığı görülmektedir. Bu maddede muhatabın adresinde bulunmaması durumunda aynı konutta oturan kişilere tebligatın yapılabileceği öngörülmüştür. Tebliğ mazbatasında muhatabın adreste bulunmadığının ve tebligatın aynı konutta birlikte oturan kişiye yapıldığının belirtilmesi ve tebligatı alan kişinin imzasının alınması yeterlidir. Tebligat kanunu ve ilgili yönetmelikte , muhatabın adreste neden bulunmadığının araştırılması bu madde kapsamında yapılacak tebliğler bakımından öngörülmemiştir. Dolayısıyla istinaf sebebi yapılan tebligatta bir usulsüzlük söz konusu değildir. Tüm bu nedenlerle davalının yetkilisi olduğu şirketin çeke dayalı alacağını hem lehtardan hem de takip yaptığı cirantadan mükerrer tahsil ettiği, bu nedenle çek bedeli kadar sebepsiz zenginleştiği, lehtar ... şirketi tarafından çek bedeli ödeme yapan ciranta ...'a ödendiğinden aynı zamanda lehtar şirket yetkilisi tarafından yapılan fazla ödemenin iadesinin gerektiği anlaşılmıştır. Sebepsiz zenginleşme haksız iktisap niteliğinde olup, taraflar arasında sözleşmesel ilişki bulunmadığından haksız iktisap tarihinden itibaren temerrüdün gerçekleşeceği ayrıca bir ihtara gerek bulunmadığı bu nedenle ödeme tarihinden itibaren faiz istenebileceği kanaatine varılmış , mahkemece davanın , kabulü ile davalının ... sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynı şartlarla devamına, alacak miktarı likit olduğundan asıl alacağın % 20' si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı , davalı vekilinin istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2021 tarih ve 2020/340 E., 2021/957 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.818,17 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.204,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.613,62 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 07/11/2024