Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2020/2326 E. 2024/33 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2020/2326
Karar No
2024/33
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2020/2326

KARAR NO: 2024/33

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 14/07/2020

NUMARASI: 2019/172 E. - 2020/148 K.

DAVANIN KONUSU: Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men ve Ref'i

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/01/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin 1968 yılından bu yana ülkemizde dershanecilik sektöründe “...” markası ile faaliyete başlayıp, günümüzde tüm Türkiye çapında “...” markası ile 135 özel eğitim kurumu ile yaklaşık 30.000 öğrenciye hizmet vermek suretiyle faaliyet gösterdiğini, ... markasının ... başvuru no ile Tanınmış Marka olarak özel eğitim/öğretim ve basılı yayın sınıflarında müvekkili adına tescilli olduğunu, .. markasının ... tescil numarası ile 2017 tarihinden, ... markasının ... tescil numarası ile 2003 tarihinden bugüne tescilli olduğunu, Türkiye çapında tanınmış ... markalarının münhasıran sahibi olduğunu, davalının ...’nın http://www...com adresindeki bilgiler ve ... Mah. ... Cad. ... Sokak No:... Beylikdüzü/İST adresinde bulunan ve müvekkil ile aynı faaliyet alanında özel öğretim kurumu işletmeciliği yaptığının öğrenilmesi üzerine, taraflarınca Beşiktaş .... Noterliği’nin 22.02.2019 tarih ve ... Yevmiye numaralı ihtarı ile ... ve ... markalarına tecavüzün sonlandırılması ihtarında bulunduklarını, davalının Büyükçekmece .... Noterliği’nin 27.02.2019 tarih ve ... Yevmiye numaralı ihtarlarında cevaben davalının adı ve soyadının ... olduğunu ve 556 sayılı yasanın 12. Maddesi uyarınca böyle bir yasal hakkının olduğunu muhatabın markasının ... kendi markalarınınsa ... olduğunu, benzerlik olmadığını ve markayı kullanmaya devam edeceklerini bildirdiğini, normal ve orta düzeydeki bir alıcının davalı markasını kendi markasıyla karıştıracağının açık olduğunu, zira markanın tanınmışlığı nedeniyle akla ilk olarak davacı müvekkilinin markasının geleceğini, ayrıca bu durumun haksız rekabette oluşturduğunu iddia ederek, markaya yönelik tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, önlenmesini, durdurulmasını ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ile verilecek hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıların herhangi bir kişiliği bulunmayan bir "markayı" davalı olarak gösterdiklerini, dava şartı noksanlığı sebebi ile davanın usulden reddedilmesi gerekirken, HMK m.124 uygulanmasının kanuna aykırı olduğunu, kabul edilebilir yanılgının söz konusu olmadığını, davacılardan ... A.Ş.'nin davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, bu nedenle davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, TPMK tarafından Mahkemeye gönderilen 24/05/2019 tarihli cevabi yazıda, davacının ... sayılı "..." markası olduğunu iddia ettiği markanın, "... şekil" markası olduğunun anlaşıldığını, ayrıca davacıya ait diğer markalar ile müvekkiline ait marka arasında; isim, marka şekli, renkler ve ilk bakışta davalıya ait markalar ile karıştırılma yani iltibas noktasında herhangi bir benzerliği bulunmadığını, ... marka başvurusunun müvekkilince 01/03/2019 tarihinde yapıldığını fakat TPE tarafından başvurunun reddi kararı verilmesi akabinde herhangi bir nam veya işletme adı altında kullanılmadığını, dava dilekçesinde belirtilen internet sitesiyle müvekkilinin bir alakası bulunmadığını ve "... Mah. ... Cad. ... Sokak No:... Beylikdüzü/İSTANBUL" adresinde aktif olarak ... Fen Bilimleri Anadolu Lisesi işletmesinin faaliyet gösterdiğini, ... adına dava konusu adreste her hangi bir faaliyet bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince; "Buna göre, davalının reddedilen marka tescil başvurusundan başka davacının markadan doğan haklarına tecavüz veya haksız rekabetinin ispata yarar herhangi bir delil bulunmadığı" anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; rapor tanzim edilen dönemde belirtilen hususların giderildiği ya da siteye erilemediği ifade edilmişse de bu durumun tek başına müvekkilin haksız olduğunu ortaya koymayacağını, müvekkilin dava açılan dönemde iddialarında haklı olduğunu, dava tarihi esas alınarak geçmişe dönük olarak belirtilen marka ihlallerinin mevcut olup olmadığının tespiti gerektiğini, mahkemece talepleri doğrultusunda ek bilirkişi raporu almadan hüküm kurulduğunu, dosya kapsamında dava tarihinde iddia etmiş olduğumuz ihlallerin mevcut olup olmadığının tespiti için yeni bir bilirkişi raporu alınması gerekirken, mevcut bilirkişi raporu ile yetinilerek karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkil şirketin Türkiye çapında tanınmış "..." ve "..." markalarının münhasır sahibi olduğunu, davalının işlettiği ... http://www...com/ adresindeki bilgiler ve ... Mah...Beylikdüzü/İstanbul adresinde bulunan ve müvekkil ile aynı faaliyet alanında özel öğretim kurumu işletmeciliği yaptığını, bunun üzerine davalı tarafa Beşiktaş ....Noterliği’nin 22.02.2019 tarih ... yevmiye numaralı ihtarı tebliğ edilerek; Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli olan “...” ve “... ” markalarına ilişkin tecavüzün bir an evvel sonlandırılmasını aksi halde yasal yollara başvuracaklarının bildirildiğini, davalının cevaben markaya tecavüz olmadığını, adı ve soyadının ... olduğunu, bu bağlamda böyle bir yasal hakkının olduğunu belirterek ayrıca muhatabın marka isminin "..." olduğunu, kendi markasının ise "..." olması dolayısıyla benzerlik bulunmadığından markayı kullanmaya devam edeceğini bildirdiğini, davalının ihtarından anlaşılacağı üzere dava açılan dönemde davalının faaliyet gösterdiği iş yerinin müvekkil marka haklarını ihlal ettiğini, davalının keşide etmiş olduğu ve dosyada mübrez ihtarname tek başına davanın somut delillere ve haklı sebeplere dayanmakta olduğunu gösterdiğini, davalının bizzat beyan ettiği hususlarda dahi Yerel Mahkemece bir değerlendirme yapılmadığını, ihtarnamede belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak dava açılan dönemde dava konusu edilen ihlallerin mevcut olup olmadığının araştırılması gerektiğini, mahkemece ihtarnamede belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak dava açılan dönemde dava konusu edilen ihlallerin mevcut olup olmadığının araştırılması gerektiğini, ihtarnamede belirtilen ve davalı tarafından kullanılan "..." marka isminin aynı sektörde faaliyet gösteren müvekkile ait marka ismi ile birebir aynı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacılar tarafından ... adına dava açıldığını ve 21.11.2019 tarihli celsede HMK 124 uygulanarak müvekkile husumet yöneltildiğini ve davalı olarak davaya dahil edildiğini, bir davada taraflardan biri taraf veya dava ehliyetine sahip değilse davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davacıların herhangi bir kişiliği olmayan bir markayı davalı olarak gösterdiğini, bunun bir eşyayı taraf olarak göstermekten herhangi bir farkı olmadığını, kabul edilebilir yanılgının söz onusu olmadığını, ... markası ile davacıya ait markalar arasında iltibas bulunmadığını, ... marka başvurusunun TPE tarafından reddedildiğini ve müvekkil tarafından kullanılmadığını, dava tarihinde markaya tecavüz fiili bulunmadığını, bilirkişi raporunda marka haklarına tecavüz veya haksız rekabet olmadığının belirtildiğini, davacının kendi ihmali ve kusuru nedeniyle bu davayı açtığını, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılması talebidir.6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir. 6102 Sayılı TTKnın 54. maddesi ile, haksız rekabete ilişkin bu kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. 55. Maddesinin 4. fıkrasında ise, iyi niyetle bağdaşmayan, haksız rekabete ilişkin eylemlere örnek olarak, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak gösterilmiş ve haksız rekabet halleri hüküm altına alınmıştır. 04/06/2020 tarihli bilirkişi raporunda; belirtilen adreste davacıya ait herhangi bir markanın kullanımına rastlanmadığı gibi davalıca başvurusu yapılan ama tescil edilmeyen “...” markasına dair bir kullanıma da rastlanmadığı, bahsi geçen http://www...com internet sitesinde davacı markalarına tecavüz teşkil eden kullanımı gösterir hiçbir görselin veya delilin dosyaya sunulmadığı, söz konusu internet sitesi kontrol edildiğindeyse siteye ulaşılamadığı, herhangi bir delil dosyaya sunulmadığından ve değerlendirme için herhangi bir somut veri mevcut olmadığından internet sitesindeki kullanımın davacı markalarına tecavüz teşkil edip etmediği hususunun değerlendirilemediği hususları dikkate alındığında, davalının davacı marka haklarına tecavüz veya TTK m. 55/1-a-4 kapsamında haksız rekabetinin olmadığı belirtilmiştir. İhtar eden ... A.Ş. tarafından muhatap davalı aleyhine çekilen Beşiktaş .... Noterliğinin ... yev. nolu ihtarnamede marka hakkına tecavüzün önlenmesinin talep edildiği, davalı tarafından Büyükçekmece .... Noterliğinin 27/02/2019 tarih ... yev. Nolu ihtarname ile ihtarnameye cevap verildiği ,ihtarnameye cevapta müvekkilin ad ve soyadının ... olduğu, kendi adına kullanmak için marka tescil başvurusunda bulunduğu, 556 sayılı KHK marka tescilinden doğan hakların kapsamındaki hükme göre muhatabın marka isminin sadece "..." olduğunu, müvekkilin marka isminin ise "..." olduğunu, benzerlik bulunmadığını, Işık soyadının varlığının ayırt edici unsur teşkil etmekte olduğunu, haksız rekabete sebebiyet vermediğini, kullanılan logonunda tamamen farklı olduğunu, müvekkilin ad ünvan marka işaret gibi tanıtma vasıtaları tamamen farklı olduğundan iltibasa sebep vermediğini belirtmiştir. Somut olayda, mahkemece toplanan tüm deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı kendi markasına davalının tecavüz ettiği ve haksız rekabette bulunduğunun davacı tarafından ispat edilemediği, ihtarnameye verilen cevapta da markanın kullandığına dair bir ibare bulunmadığından davanın sübut bulmadığı anlaşılmıştır. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14/07/2020 tarih ve 2019/172 E., 2020/148 K. sayılı kararına karşı davacılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 108,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 318,80 TL harcın davacılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 11/01/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2020/2326, K. 2024/33, T. 11.01.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2020-2326-e-2024-33-k-197aa3e87aff