Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi 2020/2317 E. 2024/31 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/2317
- Karar No
- 2024/31
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/2317 Esas
KARAR NO: 2024/31
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/02/2020
NUMARASI: 2018/218 E. - 2020/137 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/01/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkili aleyhine açtığı İstanbul .. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından ödeme emrinin bila tebliğ edildiğini ancak müvekkilinin e devlet üzerinden dosyadan haberdar olduğunu, müvekkilinin dava dışı ...'in yetkilisi olduğu eğtim sektöründeki şirkette teminat nitelikli senet imzalayarak 20/07/2015 tarihinden itibaren öğretmenlik yaptığını, müvekkilinin işyerindeki çeşitli sorunlar nedeniyle ... ile tartışması üzerine bu kişinin müvekkilini telefondan tehdit ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin Bakırköy 31 İş mahkemesinin 2017/592 esas sayılı dosyası ile çalıştığı kuruma ve ... dava açarak işyerindeki haklarını talep ettiğini, bu kişinin diğer çalışanlara bu durumun örnek olmaması için teminat niteliğinde verilen senedi icra takibine koyduğunu, müvekkilinin ne şahısa ne şirketine borcunun olmadığını, davanın kabulüne karar verilmesini, davalı aleyhine tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... olan alacağına karşılık dava konusu senedi bu kişiden aldığını, senette davacının keşideci olduğunu, senedi icra takibine koyduğunu, davacının kötü niyetle ve haksız olarak icra takibinin durdurulması ve alacağın engellenmesi amacıyla davayı açtığını, davacının lehtar ile arasındaki bağı bilemeyeceklerini takibin keşideci ve lehtara açıldığını, davacının müvekkiline karşı menfi tespit davası açmasının mümkün olmayacağını, davanın davalısı ... değil müvekkilinin olmasına bir anlamda veremediklerini, davanın reddini, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "Netice olarak takibe konu senedin 6102 sayılı TTK'nun aradığı şartları taşıyan, usulüne uygun düzenlenmiş kambiyo senedi olduğu, davacı tarafça her ne kadar senedin dava dışı ...'e teminat amaçlı olarak verildiği iddia edilmiş ise de, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olması nedeniyle bu senetlerdeki iddia edilen ikili ilişkinin tarafı olmayan davalı alacağının aksinin aynı kuvvet ve mahiyetteki delillerle kanıtlanması gerektiği, davacı tarafça bu yönde herhangi bir delil ibraz edilmediği anlaşılmış olup, davacı davasını ispatlayamadığından, bono dolayısıyla doğrudan ikili ilişki içerisinde bulunulmayan davalıya karşı açılan menfi tespit talepli davanın" reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ...’in yetkilisi olduğu ... Ltd.Şti. isimli şirkette, teminat nitelikli senet imzalatılmak suretiyle işe alındığını, 20.07.2015 tarihinden itibaren öğretmenlik yapmaya başladığını, müvekkilinin okula gelmeyen öğrencilere, eğitim-ders verilmediği halde kayden verilmiş gibi tutanaklar tutulması, işbu tutanaklara imza atmasının istenmesi, müvekkilin, gelmeyen öğrenci tutanaklarını imzalamaması, bir öğrencinin ... tarafından darp edilmesi, hem öğrencileri darp etmesi, hem de öğretmenlere aşağılayıcı tavır ve davranışlarda bulunması sebepleriyle iş akdini feshedildiğini, ödenmemiş işçilik hak ve alacaklarına ilişkin Bakırköy 31. İş Mahk. 2017/592 E. sayılı dosyası ile dava açtıklarını, dosyada teminat senedi iddialarının temeli ispat edildiğini, müvekkilinin yasal haklarını kullanmasına ve kurumdaki diğer öğretmenlere örnek olmasına engel olmak adına, adeta misilleme yapılarak, kurumda işe başlarken alınan teminat nitelikli senetlerin ciro edilen kişi eliyle icra takibine konulduğunu, söz konusu senedin misilleme amaçlı takibe konulduğunu, takip dosyasında alacaklı ile borçlu ...’in vekili aynı kişiler olduğunu, bu halde kimse vekili olduğu kişi aleyhine takip yapamaz kuralınıda çiğnediğini, icra dosyasının bir bütün olarak mahkemeye sunulmadığını, mahkemece tam olarak incelenmediğini, ... Ltd. Şti. aleyhine yapılan soruşturma dosyasında da, kurumun yapmış olduğu usulsüzlükler, hem öğretmenlerin, hem de velilerin beyanlarıyla sabit olmuş ve tüm bu hususlar resmi tutanaklarla sabit olduğunu, dosyaya celbedilen disiplin soruşturmasının da karine olduğu üzere, dava dışı asilin yöneticisi olduğu kurum, sık sık hukuka aykırı fiiller ile haksız kazanç elde ettiğini, devlet kurumlarını dahi dolandırarak haksız kazanç sağladığını, işbu davaya konu olayda, asıl oyuncu konumunda bulunan tarafın bir başka dosyada dinlenilen kendi tanığı dahi, söz konusu senedin bir "teminat senedi" olduğunu ve bu uygulamanın ilgili kurumda oldukça yaygın olduğunu, her yeni öğretmen ve çalışandan alındığını beyan ettiğini, yapılan usulsüzlüklerden bir tanesininde huzurdaki dava olup, yasaların verdiği (kambiyo hukukunun) her türlü usuli korumadan, azami ölçüde faydalanabilme adına, uydurma bir alacaklı bulunmak suretiyle işbu dava konusu olan, haksız icra takibi başlatıldığını, tüm bu nedenlerle mahkemece verilen kararın kaldırılmasını, istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İstanbul .... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyasının dayanağı bonodan dolayı borçlu olmadığının menfi tespit davasıdır. Takibe dayanak bononun düzenleme tarihinin 15/04/2017 vade tarihinin 01/06/2017 bedelinin 10.000,00 TL olduğu emrü havalesine düzenlendiği keşidecinin ... olduğu görülmüştür. Mahkemece tanıklar dinlenmiştir. Tanık ... beyanında özetle; Davacıyla daha önce birlikte çalıştıkları ... sahibi olduğu Özel Rehabilitasyon okulunda tanıştıklarını, kendisinin öğretmen olarak orada çalıştığını, şuan başka bir kurumda çalıştığını, emekli öğretmen olduğu için burada işe girerken kendisinden senet alınmadığını, emeklilerden senet almadıklarını, ancak işe yeni giren öğretmenlerden teminat için senet alındığını, davacıdan ve diğer çalışanlarda da senet alındığını bildiğini, çalıştıkları dönemde bu konu hakkında aralarında konuştuklarını, senet alındığını bildiği kişilerin ... Hanım olduğunu hatırladığını beyan etmiştir. Tanık ... beyanında özetle; Davacıyla daha önce birlikte çalıştıkları ... sahibi olduğu Özel Rehabilitasyon okulunda tanıştıklarını, davacının işten ayrıldığı dönemde orada işe başladığını, öğretmen olarak orada çalıştığını, şuan başka bir kurumda çalıştığını, ... sahibi olduğu okulda çalışan ... Hoca'nın kendisini araması üzerine oraya gittiğini, ancak ilk gittiğinde sözleşmenin yanında teminat senedi de imzalaması gerektiğinin söylendiğini, bunun üzerine teminat senedi imzalamayacağını ve işi kabul etmediğini, aradan bir süre geçtikten sonra acil öğretmen ihtiyacı olduğunu söyleyerek iş için tekrar aradıklarını, ikinci gittiğinde de sözleşme ile birlikte yine teminat senedi imzalamasını istediklerini, teminat senedini yine imzalayamayacağımı belirttiğini, acil öğretmen ihtiyacı için teminat senedi imzalamadan beni işe başlatıldığını, 2 ay çalıştığını ve parasını alamadığı için işten ayrıldığını, işe yeni giren öğretmenlerden teminat olması açısından senet alındığını bildiğini, davacıdan ve diğer çalışanlarda da senet alındığını bildiğini, senet alındığını bildiği kişilerin ..., ... ve ... Hocayı hatırladığını, işten ayrılanların uzlaşma ile teminat senetlerinin geri aldığını, ancak davacının teminat senedini almadığını beyan etmiştir. Tanık ... beyanında özetle; Davacıyla daha önce birlikte çalıştıkları ... sahibi olduğu Özel Rehabilitasyon okulunda tanıştıklarını, öğretmen olarak orda çalıştığını, şuan başka bir kurumda çalıştığını, sertifikası olduğu için işe girerken senet alınmadığını, a ancak işe yeni giren öğretmenlerden teminat için senet alındığını, davacıdan ve diğer çalışanlarda da senet alındığını bildiğini, birlikte çalıştıkları dönemde kendilerinden senet alındığı konusunda konuşmalarınını olduğunu, senet alındığını bildiği kişiler ... olduğunu hatırladığını beyan etmiştir. Somut olayda, Davacı tarafından takip konusu bononun davalılardan ... yetkilisi olduğu ... LTD. şirketinde çalışması sebebiyle teminat amaçlı imzalatıldığını, teminat senedi olduğunu belirterek menfi tespit davasının kabulünü talep ve dava ettiği, dosya kapsamına celp edilen Bakırköy 31. İş Mahkemesi'nin dosya kapsamı ve mahkemece dinlenen tanık beyanlarından, davacı ile senet lehtarı ... şirketi arasında iş akdi bulunduğunun anlaşıldığı, senedin iş akdi kapsamında teminat senedi olup olmadığı ve davalı tarafın ... ile hemşerilikten kaynaklı ilişkisi kapsamında iyiniyetli olarak devralınıp devralınmadığının değerlendirilmesinin, İş Mahkemesi'nin görevine girdiği, bu iddia kapsamına göre uyuşmazlığa İş Hukukunun uygulanması gerektiği anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; görevli mahkeme iş mahkemeleridir. Görev hususu kamu düzeninden olup resen incelenmiştir. Mahkemece görevsizlik nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir.Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/3. maddesi gereğince kabulüne mahkeme kararının kaldırılmasına dosyanın ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/02/2020 tarih, 2018/218 E. 2020/137 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/3. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/3. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 11/01/2024