Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2020/229 E. 2021/665 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2020/229
Karar No
2021/665
Karar Tarihi

T. C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/470 KARAR NO: 2024/198 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/11/2022 NUMARASI: 2021/43 Esas 2022/897 Karar DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) İSTİNAF KARARININ VERİLDİĞİ TARİH:02/02/2024 YAZILDIĞI TARİH:02/02/2024 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/43 Esas 2022/897 Karar sayılı kararı davalı ... A.Ş vekili ve davalı ... tarafından istinaf incelemesi için dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 06.08.2019 tarihinde, davalılardan ... sevk ve idaresindeki davalı adına trafiğe tescil edilmiş olan ... plaka sayılı aracın ( ... AŞ. tarafından ZMMS'lı) Silifke-Mersin karayolunun 15.km'si ... Mah. sınırları yaya geçidi yakınlarında, hız sınırlarının üstünde seyretmesi nedeni ile trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin yaralandığını; sürücünün dosya içindeki video kaydından da anlaşılacağı üzere hızını artırarak trafikte seyir halinde olduğunu, kaza anında 80 km/s hızla seyrettiğini, azami hız sınırının 50 km/s olduğunu, müvekkiline çarpmakla yaralanmasına sebep olduğunu; 18 gün bilinci kapalı Mersin Tıp Fakültesi Hastanesi'nde yattığını, Kayseri Şehir Hastanesi tarafından düzenlenen Sağlık Kurulu raporunda müvekkilinin %15 oranında engelli durumunun tespit edildiğini; sonuç olarak, davalı ... yönünden 06.06.2019 kaza tarihinden başlayarak, davalı sigorta yönünden sorumlulukları sigorta poliçesi limitleri ile sınırlı kalmak kaydı ile, sigorta şirketine tazminat ödemesi talepli olarak müracaata bulundukları 06.02.2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte; bilirkişi raporu sonrasında, tazminat değerini ıslah etmek ve fazlasını talep etme hakları saklı kalmak kaydı ile, geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile müvekkilinin geçici iş göremezlik durumu ve sürelerinin tespiti ile 1.000,00-TL geçici iş göremezlik tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesini (Davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesi limitleri dahilinde sorumlu tutulması) gerektiğini, bilirkişi raporu sonrasında, tazminat değerini islah etmek ve fazlasını talep etme hakları saklı kalmak kaydı ile, geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile müvekkilinin dalmi iş göremezlik durumunun tespiti ile, 9.000,00-TL daimi iş göremezlik tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesini, (davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesi limitleri dahilinde sorumlu tutulması) yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin dava dilekçesinde 06.06.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını belirterek 51.000,00TL tazminat talep ettiğini; davayı kabul anlamına gelmeyerek, kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, başvuru sonrasında serbest medikal firma tarafından dosya değerlendirilmesi yaptırılmış olduğunu ve belirlenen alt derece tali kusur ve maluliyet oranına göre davacı tarafa 27.08.2020 tarihinde 15.755,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemenin yeterli olduğunu ve davanın reddi gerektiğini; davacı tarafından maluliyetin %15 olduğunun iddia edildiğini, sunulan raporda belirlenen Maluliyet oranının 9614 olduğunu, mahkemenin aksi kanaate olması halinde, davacı tarafın Kayseri Şehir Hastanesi'nde çalıştığı dikkate alınarak kusur durumunun belirlenmesinin ardından maluliyet durumunun tespiti ile davacı taraf sigortalı çalışan olduğundan geçici iş göremezlik zararı SGK tarafından karşılanacağını, geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve bakıcı gideri tazminatlarının SGK'nın sorumluluğunda olmakla kaza tarihinde mevcut genel şartlar uyarınca geçici iş göremezlik teminatı adı altında bir teminat bulunmadığını; davacının kazadan kaynaklı sürekli bakıcı ihtiyacı mevcut ise sakatlık teminatı ile sınırlı olarak tespit edilmesi gerektiğini; davacının sair beyanları kabul etmediklerini; sonuç olarak, davacı tarafa yapılan ödemenin yeterli olması nedeni ile davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmektedir.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını; davaya konu kazada kendisinin kusurunun bulunmadığını, asıl kusurun kazazedede olduğunu, bu hususun Silifke 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/329 esas sayılı dosyası ile sabit olduğunu, dava dilekçesinde geçici iş göremezlik tazminatı talep edildiğini, davacının kaza tarihinde herhangi bir işte çalışmadığından geçici iş göremezlik tazminatı talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde belirtilen ve Kayseri Şehir Hastanesi tarafından düzenlenen sağlık raporunda gösterilen maluliyet oranının gerçeği yansıtmadığını, maluliyet oranına itiraz ettiklerini, ATK gibi kuruluşların konuya yönelik tespiti gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine, 1-Davacının geçici iş göremezlik zararına ilişkin tazminat talebinin reddine, 2-Davacının sürekli iş göremezlik zararına ilişkin davasının kabulü ile 130.053,13-TL'nin sigorta şirketi bakımından poliçe limiti ile sınırlı olmak ve 27/08/2020 tarihinden itibaren faiz yürütülmek kaydı ile kaza tarihi olan 06/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazla faiz talebinin reddine," dair karar verildiği görülmüştür. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... tarafından süresi içinde verilen istinaf dilekçesinde özetle; kazada kendisinin kusurunun bulunmadığını, asıl kusurun kazadedede olduğunu, davacının kusur derecesi göz önüne alındığında tarafına yüklenecek tazminat miktarında indirim yapılması gerektiğini, mevcut olayda davacının trafik kurallarına riayet etmeyerek, kendisinden beklenen asgari özeni dahi göstermemesi sebebiyle kendi kusuruyla kazaya sebep olduğundan kazadan sorumlu tutulamayacağını, davacının dava dilekçesinde belirtilen ve Kayseri Şehir Hastanesi tarafından düzenlenen sağlık raporunda gösterilen maluliyet oranının gerçeği yansıtmadığını, maluliyet oranına itiraz ettiğini, davacının maluliyetinin yeniden tespiti için Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesine gönderilmesini talep ettiğini, davacının karşıdan karşıya geçerken sigortalı aracın uzaklık ve hızını kontrol etmediğini, uygun zamanda geçmek için de çaba göstermediğini, davacının çekirdek çitlediğinin iddia edilmesinin de karşıdan karşıya geçerken yola dikkat ve özeni göstermediğini, ayrıca uygun zamanda karşıya geçme iradesinin olmadığını kanıtlar nitelikte olduğunu, mahkemece tespit edilen kusur oranının hatalı olduğunu, tazminat hesabında hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda 1/Kn tablosu kullanılarak hatalı şekilde hesaplama yapıldığını, dava konusu kazanın 18/09/2019 tarihinde meydana gelmiş olup, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından önce olduğunu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları geçmişe yürümeyeceğinden kaza tarihinde yürürlükte olan 1,8 teknik faiz hesap yöntemi dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini beyan ederek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ... A.Ş vekili tarafından süresi içinde verilen istinaf dilekçesinde özetle; sigortalı araç sürücüsüne izafe edilen kusur oranının hatalı olduğunu, mahkemece tespit edilen kusur oranının da hatalı olup, kabulünün mümkün olmadığını, sigortalı araç sürücüsünün herhangi bir kural ihlali bulunmamakta olup, kural ihlali yapmış olsa bile KTK md.52/1-b maddesinden yaygın olarak %25 kusur oranı izafe edildiğini, bu nedenlerle bilirkişi raporuna itirazlarını sunarak, Adli Tıp Kurumundan itirazlarının irdelendiği yeni bir rapor alınmasını talep edildiğini ancak mahkemece itirazlarının incelenmediğini, kusur tespiti yönünden mahkeme kararının hatalı olduğunu, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda 1/Kn tablosu (progressif rant) kullanılarak hatalı şekilde hesaplama yapıldığını, dava konusu kazanın 18/09/2019 tarihinde meydana gelmiş olup, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından önce olduğunu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları geçmişe yürümeyeceğinden kaza tarihinde yürürlükte olan 1,8 teknik faiz hesap yöntemi dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, bu nedenlerle yürürlükte olan kanun ve yönetmelik uygulanmamasının usul ve yasaya uygun yargılama yapılmamış olması ve eksik yargılama yapılmış olmasından dolayı hatalı yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesi gereği geçici işgöremezlik ve sürekli işgöremezlikten oluşan maddi tazminat istemine ilişkindir.Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 09/11/2022 tarih, 2022/43 Esas 2022/897 Karar sayılı kararı ile, trafik kazasından kaynaklı, geçici ve sürekli iş göremezlikten oluşan maddi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.İlk derece mahkemesi kararına karşı süresi içerisinde davalı ... Aş. vekili ve davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.Duruşma açılmasını gerektiren sebepler bulunmadığından HMK'nın 353 ve 355 maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler dosya üzerinden yürütülmüştür.Yargıtay uygulamalarına göre, maluliyet raporu adli tıp uzmanları tarafından düzenlenmeli ve maluliyet oranı kaza tarihindeki mevzuata uygun olarak belirlenmelidir.“Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan” başlığı altında düzenlenen TBK'nın 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 ila 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01/06/2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri, yaralananın çocuk olması halinde ise 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir.Somut olayda, ilk derece mahkemesince, usulüne uygun teşekkül ettirilmiş olan Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan davacı ... 'nın maluliyet oranının tespitine ilişkin olarak alınmış olan 09/02/2022 tarihli “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri” kapsamında alınmış olan rapor mevzuata uygun kuruluşlardan ve maluliyet yönünden mevzuata uygun yönetmelik uygulanarak ve maluliyetle trafik kazası arasında illiyet bağı kurulmak suretiyle hazırlanmış olup; maluliyet raporunun usul ve yasaya aykırı olup, hüküm vermeye yeterli olmadığı yönündeki davalı ... vekilinin istinafının yerinde olmadığı görülmüştür.Trafik kazası ile ilgili olarak, ceza dosyasında alınan kusur bilirkişisi raporu, eldeki davada alınan kusur bilirkişisi raporu ile aynı trafik kazasına bağlı olarak açılmış olan diğer tazminat davalarında alınmış olan kusur bilirkişisi raporlarının tutarlı olup, birbiriyle çelişkili olmaması gerekir. Raporlar arasında çelişki olduğu takdirde çelişkinin mahkemece Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik kürsüsünden seçilecek heyetten ya da İTÜ trafik kürsüsünden seçilecek heyetten rapor aldırılmak suretiyle çelişkinin giderilmesi gerekir.Somut olayda, Silifke Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/229 E. 2021/665 K.sayılı ceza dosyasında hazırlık aşamasında trafik kusur bilirkişisi ... 'ten alınmış 22/03/2020 tarihli kusur raporunda, trafik kazasının meydana gelmesinde, ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ... 'in %40 oranında kusurlu, davacı yaya ... 'nın ise %60 oranında kusurlu olduğunun rapor edilmiş olduğu, yine hazırlık aşamasında Ankara ATK'dan alınmış olan 30/06/2020 t ... 'nın ise asli kusurlu olduğunun rapor edilmiş olduğu, eldeki dosyada trafik kusur bilirkişisi ... 'dan alınmış olan 14/06/2021 tarihli kusur raporunda davacı yaya ... 'nın eyleminin KTK'nın 68/1-b-3 ve KTY'nin 138-b maddesini ihlal ettiği, davalı sürücü ... 'in ise KTK'nın 52/1-b kuralını ihlal ettiğinin rapor edildiği, raporlar arasında çelişki olmadığı, hükme esas alınan kusur raporunun kazanın oluşumunu ve kusurun kimden kaynaklandığını gösterir şekilde hazırlanmış olduğu ve kaza tespit tutanağını da doğruladığı kanaatine varılmış olunduğundan, davalı sigorta vekilinin ve davalı ... 'in aksi yöndeki istinaflarının yerinde olmadığı görülmüştür.01/06/2015 tarihinden önce meydana gelmiş olan trafik kazalarında cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında Yargıtayca PMF - 1931 yaşam tablosu esas alınıyor ve %10 artırım %10 iskonto yöntemiyle zarar görenlerin tazminat alacağı hesaplanıyordu. 01/06/2015 tarihinde yeni Genel Şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte, 01/06/2015 tarihinden sonra meydana gelen ve 01/06/2015 tarihinden sonra düzenlenmiş olan poliçelerde PMF 1931 yaşam tablosu ve %10 artırım %10 iskonto yönteminden vazgeçilerek poliçelerin eki niteliğindeki genel şartlar gereğince tazminat hesabında TRH - 2010 yaşam tablosu ve 1,8 Teknik Faiz yöntemi kullanılmaya başlanıldı. Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarih 2019/40 Esas 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK’nın 90. ve 92. maddelerinde “genel şartlara” atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar 09/10/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesince zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir. (Yargıtay 17.HD.’nin 2019/5206 E. 2020/8874 K. 22/12/2020 tarihli ilamı) Somut olayda, davacının sürekli iş göremezlik tazminatında hükme esas alınan aktüerya bilirkişisi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi esas alınmak suretiyle hesaplanmış olduğu anlaşılmakla; 19/06/2021 tarihinde 31516 sayılı RG'de aynı gün yürürlüğe giren 7327 kanun numaralı "İCRA VE İFLAS KANUNU İLE BAZI KANUNULARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN'un; 18. maddesi ile 2918 sayılı KTK'nun 90. maddesine yapılan değişiklik neticesinde "...sürekli sakatlık tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu, zorunlu malu sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2'yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı ve sürekli sakatlık oranı esas alınarak hayat üniteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak, hesaplanır..." hükmünün 19/06/2021 tarihinden sonraki kazalar neticesinde açılan tazminat davalarında uygulanacağı, 06/06/2019 kaza tarihi dikkate alındığında eldeki davada uygulanamayacağı kanaatine varılmış olunduğundan, davalı sigorta vekilinin ve davalı ... 'in tazminatın TRH 2010 ve 1,8 teknik faiz uygulanmak suretiyle hesaplanması gerektiği yönündeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. Yukarıda izah edilen sebeplerle, dosya içeriği, tarafların dayandığı ve davanın niteliği gereğince toplanan deliller, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçe ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ... Aş. vekilinin ve davalı ... 'in istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-)Davalı ... Aş. vekilinin ve davalı ... 'in istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-) İstinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 8.883,93-TL istinaf karar harcından davalılar tarafından başvuru sırasında peşin yatırılan toplam 4.462,15‬-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 4.421,78‬-TL istinaf karar harcının istinaf eden davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına, 3-)İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-)Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalıların üzerinde bırakılmasına, 5-)İstinaf yargılaması bakımından davalılar tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine, 6-) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin HMK md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, tarafların yokluğunda, HMK'nın 353/1-b/1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1 - a maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/02/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2020/229, K. 2021/665, T. 27.08.2020, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2020-229-e-2021-665-k-d6ec2775728a