Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/19 E. 2022/368 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/19
- Karar No
- 2022/368
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/1119 KARAR NO: 2025/111 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/04/2022 NUMARASI: 2020/19 E. - 2022/368 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/01/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ...İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyasından müvekkili aleyhine icra takibi yapıldığını, bu ödeme emrine karşı müvekkilinin İstanbul 21. İcra Hukuk Mahkemesi 2011/356 Esas sayılı dosyasından yetkiye ve borca itiraz ederek dava açtığını, bu davada müvekkilinin yetki itirazına ilave olarak söz konusu çekte alacaklı olduğunu ileri süren ...’nın haklı hamil olmadığını çek bankaya ibraz edildikten sonra gerçek alacaklı olmadığı halde mevcut ciro silsilesini bozarak araya imza atmak suretiyle çek te tahrifat yaptığını ve bu çekin gerçekte kayıp bir çek olduğunu bu çekten dolayı borcunun bulunmadığını ifade ettiğini, İcra Hukuk Mahkemesi’nin esasa girmeden yetki itirazını kabul ettiğini, bu kararın 27.12.2011 tarihli olduğunu, alacaklı taraf aradan tam 7 yıl geçtikten sonra bu kez Çatalca İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasından tekrar ödeme emri gönderdiğini, bu işleme karşı Çatalca İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/111 Esas sayılı dosyasından şikayet ve borca itiraz yoluna başvurularak -çekin ciro silsilesi bozulduğu için çek vasfında olmadığı ve bu nedenle kambiyo evrakı olarak işlem göremeyeceği, çekin ve alacağın zamanaşımına uğradığı, alacaklı olduğunu ileri süren kişinin gerçekte alacaklı olmadığı, bu şahsı tanımadığı hiç bir şekilde ne kendisinin ne de çekte cirosu olan diğer kişilerin bu şahsa borçlarının bulunmadığının ileri sürüldüğünü, Çatalca İcra Hukuk Mahkemesi 2019/111 E. sayılı dosyasında 31.12.2019 tarihinde her iki tarafta mazeret beyan edip mazeretini de tevsik ettiği halde, bu mazeretleri kabul etmeyerek şikayetin reddine karar verildiğini, İcra Hukuk Mahkemesinin sınırlı görevli olması nedeniyle muhtemelen bu takip ile ilgili nihai sonuç alınamayacağını, icra dosyasından alacaklı müvekkile ait mal varlığının haczini talep ederek 35 yıllık meslek yaşamının sonucunda edindiği tüm birikimini Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından haksız olarak haciz ettiğini, haciz edilen bu dosya ya gelen bedelden tüm alacak ve ferilerini karşılayacak bedel kesilerek dava konusu çekin icraya konulduğu Çatalca İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına gönderildiğini, icra takibine konu evrakın kambiyo evrakı niteliğinde olmadığını, çekinde, alacağında zamanaşımına uğradığını, bu çek nedeniyle müvekkilinin hem diğer cirolara, hem de araya sonradan yasaya aykırı olarak adını yazmak suretiyle çeki tahrif ederek kendini alacaklı yapan bu şahsa hiç bir borcu olmadığını, bu şahıs ile hiç bir ticari ilişkisi de olmadığını, iş bu evrak çek niteliğinde olmadığı için alacaklı olduğunu ileri süren davalının kambiyo evraklarının sebebinden soyut olduğu define de dayanamayacağını, davalının bir nedene dayalı olarak alacaklı olduğunu kanıtlaması gerektiğini, bu evrakın müvekkile iade edilmesi gereken çek vasfını kaybetmiş bir evrak olduğunu, müvekkilinin haciz edilmek suretiyle alacaklı olduğu dosyadan davaya konu Çatalca İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına dosya kapak hesabının tamamı yatırıldığını, bu bedelin 54.444.75-22.613, =31.831.18 TL olduğunu, olayın oluş şekli, aradan 8 yıl geçtikten sonra tekrar işlem yapılması vs alacaklının güvenilir bir kişi olmadığını ve özelikle de süreçte kötü niyetli olduğu, bankadan gelecek yazı ile de müvekkilin haklı olduğunun görüleceğini, davanın kabulü ile davalıya borçlu olmadıklarının tespitini, ödeme halinde ödeme tarihinden itibaren banka reeskont faizi ile birlikte davalıdan geri alınmasını, davalı aleyhine %20 den az olmamak kaydı ile inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibinin kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip hukukuna uygun olarak yapıldığını, takibin ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından başlatıldığını, yetki ve borca itiraz üzerine İstanbul 21. İcra Hukuk Mahkemesi 2011/3561 Esas sayılı kararı ile yetki itirazı kabul edilerek Çatalca İcra Daireleri yetkili olduğu yönünde karar verildiğini, Çatalca İcra dairesinden takibe devam edilmesi için tekrar ödeme emri gönderildiğini, takibin kesinleştiğini, yapılan işlemlerin usulüne uygun şekilde yapıldığını, takibe konu çekin kambiyo vasfında olmadığı iddialarının mesnetsiz olduğunu, çeke bağlanmış olan alacak hakkının istenebilmesi için çekin ibrazının şart olduğunu, başka bir kişiye devrin de ancak çekin devri yoluyla sağlanabildiğini, ibraz süresinin geçmesinden sonra yapılan cironun, alacağın temliki sonuçlarını doğurduğunu, bu halde çek, kambiyo vasfı niteliğini kaybetmemekte, sadece şahsi def'iler çeki ciro ile alan yetkili hamile karşı da ileri sürülebildiğini, müvekkilinin söz konusu çek ilişkisinde yetkili hamil olduğunu, çekin keşidecisi davacı ile ciranta ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti. arasında ticari ilişki olup bu ilişki sebebiyle çekin verildiğini, müvekkilinin de ... Deri’den alacağına istinaden bu çeki aldığını, bu hususların tarafların ticari defterleri ile de sabit olduğunu, İcra müdürünün kıymetli evraktaki alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığını araştırma yetkisi olmadığını, İcra Mahkemesine itiraz edilmediğini, davacı tarafın Çatalca İcra Hukuk Mahkemesi 2019/111 Esas dosyası ile yapmış olduğu zamanaşımı ve diğer iddialarının reddedildiğini, borçlunun yasal takibe itiraz ederken zamanaşımı itirazını ileri sürmediyse menfi tespit davası sırasında da bunu ileri süremeyeceğini, kambiyo senetlerine takipte icra dairesine itiraz eden borçlunun hem geçersiz bir itiraz yaptığı gibi hem de zamanaşımı itirazında dahi bulunmadığını, davanın reddine, davacı aleyhine %20 tazminata karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince "Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlık Çatalca İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasındaki takibe konu çeklerden ötürü davacının davalıya borçlu olup olmadığı, çekin kambiyo vasfında olup olmadığı ve zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, çekin istirdadının şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmakta olup bu kapsamda yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda Çekin ibraz anındaki görüntüsünde; Keşidecisi ..., Lehdarı ... San. Tic. Ltd. Şti., ... Cihazlar, ... Tic. Ltd. Şti., ... San. Tic. Ltd. Şti., ... Dış Tic. Ltd. Şti., olduğu, çekin ibraz anında davalının çek arkasında ciranta olarak yer almadığı, takip anındaki çekin görüntüsünde ise; ... San. Tic. Ltd. Şti.’den sonra davalı ...’nın cirosu olduğu ve ... Sist. San. Tic. Ltd. Şti.’ne ciro edilmiş gözüktüğü, Dolayısıyla davalının çekin ibraz anında çek arkasında ciranta olarak yer almadığı, icra takibine konu edildiğinde, davalının ciranta olarak eklenmiş olduğu, Davalı tarafından sunulan ancak davalı ticari defterleri ile tesvik edilmeyen delillere göre; davalının dava konusu çeki ... Deri firmasından aldığı, çeki ... Bilgisayar firmasına verdiğinin gözüktüğü, ancak dava konusu çek davalı elinde olmakla birlikte, karşılıksız çek bedelini kendisinden sonraki cirantalardan kime ne şekilde ödediğine ilişkin bir delil sunulmadığı, davacı tarafından her ne kadar davalı ile aralarında ticari ilişki olmadığı ve buna göre davalının yetkili hamil olmadığı iddia edilmiş ise de, zaten davacının ticari ilişkisinin çekin lehdarı olan ... Tıbbi Cihazlar ile olduğu, davalının ise sunulan delillere göre çeki ciro ile ... Suni Deri’den almış olduğunun tespit edilmiş olup yukarıda bahsi geçen T.C. Yargıtay19. Hukuk Dairesi, 2017/2708 Esas, 2018/4495 Karar sayılı ilamı da dikkate alındığında ibrazdan sonra yapılan cironun TTK madde 705 uyarınca alacağın temliki hükümünde olduğu, davalının yetkili hamil olmadığı, takip hakkının bulunmadığı anlaşılmakla açılan davanın kabulüne, Davalı tarafından davacı aleyhine yürütülen Çatalca İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Aayılı takip dosyası ve bu takibin dayanağı olan keşidecisi ... Çatalca Şubesi ... nolu 28.02.2011 vadeli 23.000,00 TL bedelli, Keşidecisi ..., ...San. Tic. Ltd. Şti. olan çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafından icra dosyasına ödenen 31.831,19-TL nin istirdadına, davacının kötü niyetli olduğunun ispatlanamamış olması nedeni ile de kötü niyet tazminat talebinin reddine" şeklinde hüküm kurulmuştur. AÇILAN DAVANIN KABULÜNE, Davalı tarafından davacı aleyhine yürütülen Çatalca İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ve bu takibin dayanağı olan keşidecisi ... Çatalca Şubesi ... nolu 28.02.2011 vadeli 23.000,00 TL bedelli, Keşidecisi ..., ... San. Tic. Ltd. Şti. olan ÇEKTEN DOLAYI DAVACININ DAVALIYA BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, davacı tarafından icra dosyasına ödenen 31.831,19-TL nin istirdadına, Davacının kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE, şeklinde hüküm kurulmuştur. İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kendisinden sonraki ciranta olan ... Bilgisayar' a çek karşılığını ödediğini, dosyada bulunan ... Bilgisayar tarafından verilen para alındığı ve borcu olmadığına dair yazının da bunun ispatı olduğunu, yerel mahkemenin ".. ancak dava konusu çek davalının elinde olmakla birlikte, karşılıksız çek bedelini kendisinden sonraki cirantalardan kime ne şekilde ödediğine dair ilişkin bir delil sunulmadığı," tespitinin yanlış bir tespit olduğunu, delilinin de dosyaya sunulduğunu, diğer yandan müvekkili ticari ilişkiyi de dosyaya sunduğu fatura ve diğer belgelerle ispat ettiğini, bu husus yargılamada tanık beyanları ile de sabit olduğunu, takibe konu çekin kambiyo vasfında olmadığı iddialarının dayanaksız olduğunu, her kıymetli evrak gibi çekte bir hak içerir ve bu hak çeklerde bir alacak hakkı şeklinde olduğunu, çeke bağlanmış olan alacak hakkının istenebilmesi için çekin ibrazı gerektiğini, başka bir kişiye devri de ancak çekin devri yoluyla sağlanabileceğini, 6102 Sayılı TTK'nun 790. maddesinde; "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağını, çizilmiş ciroların yazılmamış hükmünde olduğunu, "bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" düzenlemesi getirildiğini, aynı Kanun'un 793/1. maddesine göre ise, ibraz süresinin geçmesinden sonra yapılan ciro, alacağın temliki sonuçlarını doğurduğunu, bu halde çek, kambiyo vasfı niteliğini kaybettiğini ve sadece şahsi def'iler çeki ciro ile alan yetkili hamile karşı da ileri sürülebildiğini, müvekkilin söz konusu çek ilişkisinde yetkili hamil olduğunu, çeki elinde bulunduran kimse, kendi hakkı müteselsil birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığını, bir başka deyişle çeki düzgün bir ciro zincirine dayanarak elinde bulundurduğu takdirde yetkili hamil sayıldığını, bu da cironun hak sahipliğini teşhis işlevini gösterdiğini, yerel mahkeme kararının kaldırılarak müvekkili lehine olarak davanın reddine karar verilmesine yönelik yerel mahkemeye gönderilmesine veya yeniden hüküm verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK72 maddeye göre açılan menfi tespit ve istirdat davasıdır. İstanbul .. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile çeke istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığı İstanbul 21. icra mahkemesinin 2011/356 esas 2011/494 karar sayılı kararı ile yetki itirazının kabulü ile dosyanın Çatalca icra müdürlüğüne gönderilmesine karar verildiği ve çatalca icra müdürlüğünün 2019/381 esas sayılı dosyasında ödeme emri düzenlendiği görülmüştür. Davacı tarafından takibe konu çekin zaman aşımına uğradığı ve davalının yetkili hamil olmadığı ileri sürülmektedir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 07/03/2022 tarihli Bilirkişi raporunda özetle; " Dava konusu menfi tespiti talep edilen çek bilgilerinin aşağıdaki gibi olduğu;... Çatalca Şubesi ... nolu 28.02.2011 vadeli 23.000,00 TL bedelli, Keşidecisi .... San. Tic. Ltd. Şti. olduğu, Çekin keşidecisinin davacı olduğu ve çekin ödenmediğinin sabit olduğu, Dava konusu çekin arkasında ibraz anındaki ve icra takibindeki cirantaların şu şekilde tespit edildiği; Çekin ibraz anındaki görüntüsünde; Keşidecisi ..., Lehdarı .... San. Tic. Ltd. Şti., ...San. Tic. Ltd. Şti., ...Sist. San. Tic. Ltd. Şti., ... Dış Tic. Ltd. Şti., olduğu, çekin ibraz anında davalının çek arkasında ciranta olarak yer almadığı, takip anındaki çekin görüntüsünde ise; ... San. Tic. Ltd. Şti.’den sonra davalı ...’nın cirosu olduğu ve ... Sist. San. Tic. Ltd. Şti.’ne ciro edilmiş gözüktüğü, Dolayısıyla davalının çekin ibraz anında çek arkasında ciranta olarak yer almadığı, icra takibine konu edildiğinde, davalının ciranta olarak eklenmiş olduğu, Davalı tarafından sunulan ancak davalı ticari defterleri ile tesvik edilmeyen delillere göre; davalının dava konusu çeki ... Suni Deri firmasından aldığı, çeki ... firmasına verdiğinin gözüktüğü, ancak dava konusu çek davalı elinde olmakla birlikte, karşılıksız çek bedelini kendisinden sonraki cirantalardan kime ne şekilde ödediğine ilişkin bir delil sunulmadığı, Davacı tarafından her ne kadar davalı ile aralarında ticari ilişki olmadığı ve buna göre davalının yetkili hamil olmadığı iddia edilmiş ise de, zaten davacının ticari ilişkisinin çekin lehdarı olan ... Tıbbi Cihazlar ile olduğu, davalının ise sunulan delillere göre çeki ciro ile ... Suni Deri’den almış olduğunun tespit edildiği" belirtilmiştir. Menfî tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır: Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki İlişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü, hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (HMK m. 190; MK m.6). Fakat, senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. - Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru, s:143). 6102 sayılı TTK'nın 790. Maddesinde "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" hükmü düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 793. Maddesinde "Protestonun düzenlenmesinden veya aynı nitelikte bir belirlemeden veya ibraz süresinin geçmesinden sonra yapılan ciro, ancak alacağın temlikinin sonuçlarını doğurur. Tarihsiz bir cironun, protesto veya aynı nitelikte bir belirlemeden veya ibraz süresinin geçmesinden önce yapıldığı, aksi sabit oluncaya kadar karinedir" hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının icra takibine konu çekte keşideci olduğu çekin bankaya ibraz tarihinde davalının cirosunun bulunmadığı daha sonra cirosunun yer aldığı ibrazdan sonra son hamil olan, ... Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından davalıya yapılmışTTK.705 maddesi uyarınca alacağın temliki sonucunu doğuran bir cironun bulunmamasına göre davalı çekin yetkili hamil olmadığından davanın kabulüne dair verilen karar dosya kapsamına uygundur. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/04/2022 tarih ve 2020/19 E. 2022/368 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.174,40-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 543,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.630,80-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 16/01/2025