Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2018/861 E. 2014/1802 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2018/861
Karar No
2014/1802
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2021/1244 KARAR NO:2025/354 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2020/655 KARAR NO:2021/710 KARAR TARİHİ:01/07/2021 DAVA:Kayıt Kabul KARAR TARİHİ: 26/03/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müflis şirketin, müvekkil şirkete ait ... Merkezinde 20/06/2017 tarihli kira sözleşmesi mucibince yaklaşık 2 yıl 3 ay süre kiracı olarak yer aldığını, müflisin bahse konu kira sözleşmesinden doğan borçlar nedeniyle müvekkil şirkete 20/06/2017 tarihinde başlayıp tahliye olduğu 30/09/2019 tarihine dek işleyen 968.597,81 TL ve 14.645,98 USD olmak üzere elektrik, ısıtma-soğutma, gecikme bedeli, işletim vs. giderlerinden, ciro kirası ve kira bedellerinden kaynaklanan faturaya dayalı borcu bulunduğunu, işbu alacağın tahsili amacıyla Bakırköy ... İcra Dairesinin ... İflas sayılı dosyasına alacak kaydı için başvuru yapıldığını, işbu alacak nedeniyle iflas masasına kayıt talebi geçerli bir sebep gösterilmeksizin tamamen reddedildiğini, müvekkili şirket alacağının davalının kabul ettiği tutarla sınırlı olduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalı tarafın konkordato talepli olarak açmış olduğu Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/861 E. Sayılı dosyası kapsamındaki ikrar beyanında dahi 117.158,59 TL'lik tutarın kabul edildiğini, ayrıca bildirilen alacak miktarı da hatalı gösterilmiş olup yukarıda belirtilen tutarlar yönünden değerlendirme yapılmadığını beyan ederek; fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, 968.597,81 TL ve 14.645,98 USD alacağının tamamının sıra cetveline kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 05/12/2019 tarih ve 2018/861 Esas sayılı ilamı ile ... A.Ş. hakkında iflas kararı verildiğini, iflas İdaresinin yaptığı işlemlerde masanın menfaatlerini gözeterek hareket etmek zorunda olduğunu, davacı işbu dava ile 968.597,81 TL ve 14.645,98 USD talep etmiş ise de iflas masasına yaptığı başvuruda 85.128.791,81 TL talep ettiğini, ayrıca alacağı kanıtlar nitelikte bir belge ibraz etmediğini, söz konusu alacağa ilişkin müflis şirket yetkililerinin de beyan vermediklerini, bu nedenlerle talep yargı denetimini gerektirdiği için tamamının reddine karar verildiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; "...Taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacı ile Müflis Şirket arasında akdedilen “Kira Sözleşmeleri” çerçevesinde 2017 yılından itibaren yürütüldüğü ve davacı şirketçe müflis şirkete kesilen kira, ciro Kira bedeli ve İşletim gider yansıtma faturalarının söz konusu sözleşme kapsamında düzenlendiği anlaşılmaktadır.Taraflar arasındaki yazılı kira sözleşmesi kapsamında iflas tarihinden önceye dayalı olarak sözleşmeden kaynaklı faturaya dayalı olarak davacının kayıt kabul talebine konu alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının tespiti hususlarından kaynaklanmaktadır. Kayıt kabul davası bilindiği üzere alacağı kısmen veya tamamen red edilen alacaklı tarafından iflas idaresine karşı açılır. Davada husumet iflas masasına yöneltilmelidir. İflas masasının temsilcisi adi tasfiyede iflas idaresi, basit tasfiyede ise iflas dairesidir. İspat yükü kural olarak masaya yazdırılması gereken alacağı olduğunu iddia eden davacı alacaklı üzerindedir. Davacı alacağını genel hükümlere göre ispat etmek yükümlülüğü altındadır. İş bu dava İİK 235.madde uyarınca açılmış alacağın iflas masasına alacak kaydı talebi olduğu dikkate alınarak davacı taraf vekilinin 968.597,81 TL ve 14.645,98 USD ile 84.287,62 TL alacak kaydı talebinde bulunduğu, konuyla ilgili alacağın red sebebi iflas müdürlüğünden sorulmuş olup gelen cevaba göre talep edilen, ... A.Ş.’nin iflasına karar verildiğini, iflas işlemlerinin Müdürlüğün 2019/103 iflas sayılı dosyası ile sürdürüldüğü, iflas kararının henüz kesinleşmediği, sıra cetvelinin 22/09/2020 Tarihinde ... Gazetesinde yayınlandığı, ret kararının 23/09/2020 tarihinde davacı vekili Av. ...'a e-tebliğ olarak gönderildiği, davacı tebliğ için gerekli masrafı yatırdığı, iflas kararı kesinleşmediğinden 2. Alacaklılar Toplantısı için bir tarih belirlenmediği, iflas idare memurlarının iflas masasını münferiden temsile yetkili olduklarının bildirilmesi ve iflas kararı dikkate alınmış bu defa mahkememizce yapılan yargılama sonunda kayıt ve defterlere incelenmesi sonucu; Müflis Şirketin yasal defter ve kayıtları incelendiğinde ise müflis şirketin 19.09.2018 geçici mühlet tarihinde davacıya 117.158,59 TL, 30.09.2019 tarihinde ise 1.036.642,23 TL borçlu olduğu yönde bakiyesinin bulduğunun anlaşıldığı, diğer yandan davacı tarafça davalıya kesilen fatura ve muhteviyatlarının davacı tarafça davalıya verilip verilmediği yönünde yapılan incelemelerde; söz konusu faturaların E-Fatura-Temel fatura şeklinde ve taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında düzenlendiği, E-Fatura –Temel Fatura şeklinde düzenlenen faturaların interaktif olarak Müflis şirkete tebliğ edildiği ancak müflis şirketçe söz konusu fatura ve muhteviyatlarına itiraz edildiğine ve iade edildiğine dair dava dosyasında herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, belirtilen sebeplerle söz konusu fatura ve muhteviyatlarından davalının sorumlu olacağı kanaatine varıldığı, netice itibariyle davacının müflis şirketten 05.12.2019 iflas tarihi itibariyle alacaklı olduğu tutarın 968.597,81 TL ve 14.645,98 USD karşılığı (05.10.2019 iflas tarihli TL Karşılığı 14.645,98 x 5,7550 TL=) 84.287,62 TL olmak üzere toplamda 1.052.885,43 TL olarak hesaplandığı nazara alınarak takdiren 968.597,81 TL ve 14.645,98 USD ile 84.287,62 TL'nin davalı müflis şirket iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verme gereği doğmuştur. Tüm bu nedenlerle; davanın kabulü ile kayıt kabule konu toplam 1.052.885,43 TL alacağın ... sayılı dosyasında iflas tasfiye işlemleri yürütülen müflis ... Şirketi’nin iflas masasına davacı alacağı olarak kayıt ve kabulüne karar verilmiştir." İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesini tekrar ederek, iflas idaresi olarak masanın menfaatlerini gözetilerek verdiği kararın yasa ve hukuka uygun olduğunu, alacağın kabul edilmesini sağlayacak nitelikte belgeler olmadan iflas idaresi olarak alacak kayıt talebinin kabul edilemeyeceğini, davanın açılmasına iflas idaresinin sebebiyet vermediğini, bu nedenle aleyhe yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı iflas masasından alınarak davacı tarafa verilmesine yönelik yerel mahkemece kurulan hüküm yerinde olmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır. Dava, İİK'nın 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır. Sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davası açma süresi, İİK 235.maddesi uyarınca 15 gündür ve özel dava şartı niteliğindedir. Bu süre iflas masasına başvurulduğu sırada tebliğ masrafının yatırılması halinde sıra cetvelinin tebliğ tarihinden aksi halde son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. Davacı tarafından tebliğ masrafı yatırıldığından süre tebliğden itibaren işlemeye başlamış ve dava hak düşürücü sürede açılmıştır. İİK'nun 195/1. maddesinde "Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur." hükmü yer almaktadır. İİK'nın 195. maddesinde müflisin borçlarının iflasın açılması ile muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekmektedir. İflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır. Yabancı para alacaklarının iflas masasına kayıt şekli konusunda 2004 sayılı İİK'da açık bir hüküm bulunmamakla birlikte İİK'nın 198/1 maddesinde konusu para olmayan alacakların, ona eşit bir kıymette para alacağına çevrileceği öngörülmüş olup öğretide de konusu yabancı para olan alacakların anılan yasa hükümlerine göre iflasın açıldığı andaki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek iflas masasına yazdırılacağı hususu kabul edilmiştir. (Kuru: B. İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2013, 2. Baskı, Ankara, sf.1244). İİK'nın 195. maddesinde iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin aynı zamanda belirlenerek müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılması gerekmektedir. Bunun için de yabancı para alacaklarının Türk Lirasına çevrilmesi gerekir. Yabancı para alacakları ve konusu para olmayan alacakların Türk Lirasına çevrileceği tarih ise iflas kararının verildiği tarihtir. Ayrıca, yabancı para alacağının aynen kaydı alacaklılar arasında eşitliği ön planda tutan İflas Hukuku'nun bu prensibini de zedelemiş olacaktır. Zira, iflasta imtiyazlı alacaklar İİK'nın 206. maddesinde ilk beş sırada sayılmış olup, yabancı paranın masaya aynen kaydedilmesi halinde, yabancı paranın TL'ye karşı değer kazanması halinde yabancı para alacağı yönünden bir azalma söz konusu olacağından alacaklar arasındaki eşitlik bozularak TL'nin alacakları lehine kanunda öngörülmeyen bir imtiyaz yaratılmış olup, bu durumda, aynı sırada bulunan ülke parası alacaklısı ile yabancı para alacaklısı arasında eşitsizlik meydana gelecektir. Bu sonuç her sıradaki alacaklıların eşit hakka sahip olduğunu belirten İİK'nın 207. maddesine aykırılık teşkil eder. İflas davalarının kamu düzenini ilgilendiren davalardan olması ve mahkemece kayıt kabulüne karar verilecek miktarın diğer alacaklıların alacak miktarlarını ve haklarını da etkileyecek olması sebebiyle alacağın iflasın açıldığı tarihteki ... Bankasının efektif satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 08/05/1997 tarih ve 2756 E. 4683 K. sayılı ilamı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/03/2014 tarih ve 2013/7176 E. 2014/1802 K. sayılı, 12/05/2015 tarih ve 2014/5224 E. 2015/3582 K. sayılı, 02/06/2015 tarih ve 2014/4900 E. 2015/4147 K. Sayılı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 09/05/2024 tarih ve 2023/2805E. 2024/1401 K sayılı emsal ilamları). Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/12/2014 tarihli 2014/10328 E. 2014/7923 K. sayılı ilamında; "...kayıt kabul davalarında, ispat yükü kural olarak, hakkının tanınmasını isteyen davacı alacaklıda olup, davacı alacağının mevcudiyetini gerçek bir hukuki ilişkiye dayandığını sonradan düzenlenmesi mümkün olmayan ve birbirini doğrulayan delillerle ispatlaması gerekir..." şekilde açıklandığı üzere kayıt kabul davalarında ispat yükü davacı alacaklı üzerindedir. Somut olayda; müflis şirket ile davacı şirket arasında, davacı şirkete ait ... Merkezinin ...Katında, ... kapı nolu dükkan alanının kiralanmasına yönelik sözleşme imzalanmıştır. Sözleşmeye göre "Ciro Kira Oranı (KDV Hariç) İşbu Kira Sözleşmesi'nin süresi boyunca %8'dir.", Aylık Asgari Kira Bedeli (KDV hariç) yıllara göre; "1.yıl süresince aylık 75,00 ABD Dolar/m2, 2.yıl süresince aylık 78,75 ABD Dolar/m2, 3.yıl süresince aylık 82.69 ABD Dolar/m2, 4.yıl süresince aylık 86.82 ABD Dolar/m2, 5.yıl süresince aylık 91,16 ABD Dolar/m2" olarak belirlenmiştir. Yine İşletim Giderinin (KDV hariç) Madde 7'de açıklandığı şekilde, kiracı tarafından kira bedelinin dışında ayrıca ve ilaveten ödeneceği kararlaştırılmıştır. Dava konusu edilen alacaklar ise işbu sözleşmeden kaynaklanmaktadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; müflis şirket tarafından yasal defterleri iflas dosyasına ibraz edilmediğinden incelenememiş ise de şirketin konkordato dosyasında alacak kayıt bilgileri ile hazirun alacaklı çalışmaları üzerinde yapılan incelemelerde 19/09/2018 geçici mühlet tarihinde davacıya 117.158,59 TL, 30/09/2019 tarihinde ise 1.036.642,23 TL borçlu olduğu yönde bakiyesinin bulduğunu tespit edilmiş, bu miktarların ise davacı kayıtlarıyla ve talebiyle uyumlu olduğu belirlenmiştir. Yine talebe konu alacağa ilişkin davacı tarafça faturalar düzenlendiği ve faturalara karşı davalı tarafça itiraz edilmediği tespit edilmiştir. Davacı şirketin iflas tarihi itibariyle 968.597,81 TL ve 14.645,98 USD alacaklı olduğu, 14.645,98 USD alacağın 05/10/2019 iflas tarihi itibariyle TL karşılığının 14.645,98 x 5,7550 TL= 84.287,62 TL hesaplandığı, bu durumda toplam alacak tutarının 968.597,81 TL + 84.287,62 TL = 1.052.885,43 TL olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece bu tutarın iflas masasına kayıt kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmediği gibi harcın ve vekalet ücretinin maktu olarak belirlenmesi, HMK'nın 326.maddesinde yer alan "Kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir." hükmü uyarınca yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulması da usul ve yasaya uygundur. Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış olup, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilemediği gibi istinaf sebeplerinin açıklanan gerekçelerle yerinde olmadığı, dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince iade edilmesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nin 361/1. maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 26/03/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2018/861, K. 2014/1802, T. 05.10.2019, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2018-861-e-2014-1802-k-9e682a6360c0